mahkeme 2024/301 E. 2025/311 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2024/301
2025/311
7 Nisan 2025
T.C.
ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
13. HUKUK DAİRESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: ANTALYA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 22/06/2021
DAVA : Maddi ve Manevi Tazminat
KARAR TARİHİ: 07/04/2025
KARAR YAZIM TARİHİ: 10/04/2025
Taraflar arasındaki davanın yapılan yargılaması sonucunda ilk derece mahkemesince verilen, yukarıda tarih ve numarası gösterilen kararına karşı davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmakla, dosyada duruşma yapılmasını gerektiren eksiklik görülmediğinden Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1 (a-6) maddesi uyarınca istinaf incelemesinin duruşmasız yapılmasına karar verilerek, dosya incelendi;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVACI İSTEMİNİN ÖZETİ:
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; davacı ....un müteveffa ... oğlu, davacı ...'nın müteveffa'nın erkek kardeşi diğer davacılar ....ve ...'nın da müteveffanın anne ve babası olduklarını, olay tarihinde davalı ....'ne ait ve davalı... sürücülüğünü yaptığı ... plakalı araç ile ...isimli iş yerine ait ve dosyadan tefrik edilen davalı ...sevk ve idaresinde bulunan ... plakalı aracın çarpışması sonucu olay yerindeki market içerisinde bulunan müteveffa ...çarpması sonucu meydana gelen yaralanma neticesinde ...nın öldüğü, davalı şahısların kusurlu davranışları nedeniyle ölüme sebebiyet verildiğini, kazada müteveffanın kusurunun olmadığını, davalı sigorta şirketinin davalı...ın aracının sigortalısı olduğunu beyanla, davacılardan ... için 50.000 TL destekten yoksun kalma tazminatı ile 20.000 TL manevi tazminat, davacı ... için 10.000 TL manevi tazminat ile 5.000 TL destekten yoksun kalma tazminatı, davacı...için 10.000 TL manevi tazminat ile 5.000TL destekten yoksun kalma tazminatı, davacı...için 10.000 TL manevi tazminat'ın kaza tarihi olan 27/08/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılardan (sigorta şirketi yönünden sigorta poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere) müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
DAVALI CEVABININ ÖZETİ:
Davalı ...vekili davaya cevap dilekçesinde özetle; kaza ile ilgili kendilerine yapılmış bir başvuru olmadığını, arabuluculuk sürecinde talep edilen eksik evrakları gidermeksizin açılan haksız davanın reddi gerektiğini, şirketlerinin sorumluluğunun sigortalı araç sürücüsünün kusuru ile sınırlı olduğunu, kaza tespit tutanağına göre de sigortalı araç sürücüsünün kusursuz olduğunu, bu nedenle davanın reddi gerektiğini, aksi kanaatte olunması halinde kusur tespitinin yapılması amacıyla dosyanın Adli Tıp Kurumuna gönderilmesi gerektiğini, destekten yoksunluk için kişinin desteğine ve bakımına muhtaç değilse destek tazminatına hak kazanılmadığını, kabul anlamına gelmemekle tazminat hesabına esas alınması gereken tablo başta olmak üzere tüm hususların tespit edilmesi ve hesaplamada dikkate alınması gerektiğini, müterafik kusur açısından da değerlendirme yapılarak Yargıtay içtihatları doğrultusunda hakkaniyet indirimi yapılması gerektiğini, faiz başlangıç tarihinin dava tarihi olarak kabul edilmesi gerektiğini, sigorta şirketinden manevi tazminat isteminde bulunulamayacağını beyanla davanın reddini istemiştir.
Davalı...vekili davaya cevap dilekçesinde özetle; zamanaşımı itirazında bulunduklarını, söz konusu kazada davalı ... herhangi bir kusuru bulunmadığını, ceza yargılamasında da davalı hakkında herhangi bir kusuru bulunmadığından beraat kararı verildiğini, araç üzerine konulan ihtiyati haciz kararının haksız ve hukuka aykırı olduğunu beyanla davanın reddini istemiştir.
Davalı ... vekili 21/06/2021 tarihli beyan dilekçesinde özetle; müvekkiline ait ... plaka sayılı aracın araç kiralama sözleşmesi ile...kiraya verilmiş olup, kaza tarihinde aracın belediye çalışanı...sevk ve idaresinde olduğunu, kiralamanın uzun süreli yapıldığını, aracın kaza tarihinde de belediyenin işletmesi altında olduğunu, bu nedenle müvekkilinin sorumluluğunun bulunmadığını, ayrıca sürücü için iddia edilen kusuru kabul etmediklerini, manevi tazminat talebinden müvekkilinin sorumlu tutulamayacağını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
(Tefrik olunan dosyada )Davalılar ...ve ...Şirketi davaya yanıt vermemiştir.
DELİLLER :
Antalya 5. Asliye Ceza Mahkemesinin... esas sayılı dosyası, Ankara Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Kurulu raporu, bilirkişi raporu ile tüm dosya kapsamı.
İDM KARARININ ÖZETİ :
İlk Derece Mahkemesince verilen kararda özetle; davalı ...in kazaya konu aracı iki yıla yakın bir süreyle dava dışı ... kiraya verdiği, aracın kaza tarihinde kiracının işletmesi altında olduğu, alınan kusur raporlarına göre meydana gelen kazada tüm kusurun ... plakalı aracın sürücüsü...e ait olması, ...plakalı araç sürücüsü davalı ...ın herhangi bir kusurunun bulunmaması, sigortalı araç sürücüsünün kusursuz olması sebebiyle işleten ve trafik sigortacısının da sorumlu tutulamaması nedenleriyle maddi ve manevi tazminat davalarının ayrı ayrı reddine karar vermek gerekmiş olup, davalı ...açılan maddi ve manevi tazminat davalarının ayrı ayrı pasif husumet yokluğundan reddine, davalılar...ve...e açılan maddi ve manevi tazminat davalarının ayrı ayrı reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ :
Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; kazanın meydana gelmesinde davalı şahısların kusurlu olduğunu, Antalya 5. Asliye Ceza Mahkemesinin...esas sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporunda kazanın meydana gelmesinde sürücü ... asli kusurlu, sürücü... tali kusurlu olduğunu, müteveffanın ise kusursuz olduğunu, hukuk hakiminin kusur olup olmadığı hakkında ceza hukukunun sorumluluğa ilişkin hükümleriyle bağlı olmadığını, yine davalı.... yönünden husumet yokluğu nedeniyle davanın reddi kararı verilmiş ise de, dava dışı belediyeye davanın ihbarı için taraflarına süre verilmediğini, mahkemenin kararının bu yönüyle de eksik incelemeye dayalı olduğunu, davalı firma tarafından aracın dava dışı belediyeye kiralandığına ilişkin kira sözleşmesi sunulmuş ise de kira parasının alındığına ilişkin bir belge sunulmadığını, bu nedenlerle araç maliki davalı.... yönünden işleten sıfatının kalktığından bahisle davanın reddine dair verilen karar usule ve kanuna aykırı olduğunu, yine diğer davalı... dava dışı belediye çalışanı olup olmadığı yönünde yöntemince de bir inceleme yapılmadığını beyanla ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulünü istemiştir.
İSTİNAFA CEVAP :
Davalı ... vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; şirketlerine yasal sürede başvurulmadığını, dava şartı eksikliği olduğunu, hükme esas alınan raporların Adli Tıp Kurumu tarafından düzenlendiğini, yasaya uygun şekilde düzenlenmiş raporların hükme esas alınmasının istinaf sebebi olarak gösterilmesinin hatalı olduğunu, davalı şirketlerinden manevi tazminat talebinde bulunulamayacağını beyanla istinaf talebinin reddini istemiştir.
Davalı ... vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; davacılar vekilinin tamamen somut verilerle istinaf talebinde bulunduğunu, davalı ... hakkında beraat hükmü kurulduğunu, ceza dosyasında Ankara Adli Tıp Kurumu Başkanlığınca düzenlenen rapor ve Karayolları Genel Müdürlüğü Trafik Güvenliği Daire Başkanlığı bilirkişi heyeti raporunda davalı ...'in kusursuz olduğunun bildirildiğini, bilirkişi raporlarıyla da açık ve net bir şekilde ortaya konulduğu üzere davalı ...n müteveffanın ölümünde herhangi bir kusurunun bulunmadığını beyanla istinaf talebinin reddini istemiştir.
Davalı ...vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesi kararının yerinde olduğunu, ... sürücüsü olduğu aracın davalı şirkete ait olması sebebiyle davaya dahil edilmiş iseler de, kazaya karışan aracın ihale kapsamında ... kiralandığını, bu nedenle husumetli olmadıkları gerekçesiyle davalı şirket hakkında davanın reddine karar verilmesinin yerinde olduğunu, davaya cevap dilekçelerinde araç kiralamaya ilişkin belgelerin dosyaya sunulduğunu beyanla istinaf talebinin reddini istemiştir.
G E R E K Ç E
Uyuşmazlık, trafik kazasına bağlı ölüm nedeniyle maddi ve manevi tazminat isteğine ilişkindir.
Türk Borçlar Kanunu'nun 49. maddesi gereğince kasten veya taksirle başkasına zarar veren bu zararı gidermekle yükümlüdür. Ölüm halinde ölenin yakınlarının aynı kanunun 53. maddesi gereğince maddi tazminat ve aynı kanunun 56/2 maddesi gereğince manevi tazminat isteme hakları bulunmaktadır. 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85. maddesi gereği motorlu araç işleteni doğan zararlardan sürücü ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur. 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 91, 97 ve 99. maddeleri gereği trafik kazasına ve zarara sebebiyet veren motorlu aracın zorunlu mali sorumluluk sigortacısı, yasa ve genel sigorta şartları kapsamına dahil maddi zararlardan işletenle birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur.
Davacılar trafik kazası sonucu yakınları olan...nın ölümü nedeniyle kazaya sebebiyet veren sürücüler, işletenler ve trafik sigortacısından destekten yoksun kalma zararları ve manevi zararlarının tahsilini talep etmişler, ilk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda tefrik kararı sonrası davalı sürücü ... kusuru olmadığından bu davalı ve trafik sigortacısı hakkındaki davanın esastan reddine, davalı ...nin işleten sıfatı bulunmadığından pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiş, bu karara karşı davacılar vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.
6100 Sayılı HMK.'nun 355. maddesi gereğince istinaf dilekçesinde gösterilen istinaf sebepleri ile sınırlı yapılan istinaf incelemesi sonucunda;
Antalya 5. Asliye Ceza Mahkemesinin... esas... karar sayılı dosyasında, sanıklar... ve... haklarında taksirle ölüme neden olma suçundan yapılan yargılamada, ...n beraatine,...ise adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği görülmüştür.
Kural olarak Türk Borçlar Kanunu'nun 74. maddesi gereğince ceza mahkemesince verilen kararlar hukuk hakimi bakımından bağlayıcı değildir. Ancak, hukuk hakiminin bu bağımsızlığı sınırsız değildir, ceza mahkemesince fiilin hukuka aykırılığına yönelik kesinleşen maddi olgular hukuk hakimi bakımından da bağlayıcı olup, taraflar yönünden de kesin delil niteliği taşımaktadır (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 17/09/2008 tarih ve 2008/4/564 esas, 2008/536 kararı).
1-Ceza mahkemesince trafik kazasının meydana gelmesinde tüm kusurun sürücü...de olduğu, davalı sürücü..kusursuz olduğu kabul edilmiş ve mahkemece ceza mahkemesinin davalı sürücü... hakkında beraat kararı verilmesi gerekçesi ile birlikte ceza mahkemesinde alınan kusur raporuna göre davalı sürücü ... kusurunun bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. Ancak ceza mahkemesinin kararı TBK'nın 74. maddesi gereğince kusur yönüyle hukuk hakimini bağlayıcı değildir. İlk derece mahkemesince kusur yönüyle herhangi bir bilirkişi incelemesi yapılmaması doğru görülmemiştir. Bu nedenle mahkemece hüküm kurmaya elverişli bir şekilde dava konusu kaza nedeniyle kazaya karışan araç sürücülerinin kusur oranlarının tespiti gerekirken yazılı olduğu şekilde kusur oranları tespit edilmeden karar verilmesi yerinde görülmemiştir.
2-Davalı .... kendisinin araç kiralama sözleşmesi ile aracı kaza tarihi itibariyle uzun süreli kira sözleşmesi kiraladığını, bu nedenle işleten sıfatının bulunmadığını savunmuştur.
2918 sayılı KTK'nın hükümlerine göre, trafik kaydı “işleteni” kesin olarak gösteren bir karine değilse de, onun kim olduğunu belirleyen güçlü bir kanıt niteliğindedir. Ancak, trafik kaydına rağmen işletenliğin 3. kişi üzerinde bulunmasını engelleyen bir yasa hükmü yoktur. Aynı Yasa'nın 3. maddesinde, “işleten: Araç sahibi olan veya mülkiyeti muhafaza kaydıyla satışta alıcı sıfatıyla sicilde kayıtlı görülen veya aracın uzun süreli kiralama, ariyet veya rehin gibi hallerde kiracı, ariyet veya rehin alan kişidir. Ancak, ilgili tarafından başka bir kişinin aracı kendi hesabına ve tehlikesi kendisine ait olmak üzere işlettiği ve araç üzerinde fiili tasarrufu bulunduğu ispat edilirse, bu kimse işleten sayılır.” şeklinde tanımlanmıştır. Aynı Kanun'un 85. maddesinde ise, “Bir motorlu aracın işletilmesi, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen bilet ile işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.” hükmüne yer verilmiştir.
Bu yasal düzenleme karşısında, kazaya karışan araçların meydana getirdikleri zararlardan araç sahiplerinin hukuken sorumlu olacağı ilkesi benimsenmiş ise de, araç malikleri tarafından herhangi bir sebeple yararlanılması için bir başka kimseye devir edilmesi halinde (kısa bir süre için kiralanmaması kaydıyla) artık üzerindeki fiili hâkimiyeti kalmaması ve bu sebeple ekonomik yönden de bir yararlanma olanağının kalktığı durumlarda, o araca kaza sırasında fiili hâkimiyeti altında bulunduran ve ondan iktisaden yararlanan kimsenin işleten sıfatıyla meydana gelen zarardan sorumlu tutulması gerekir. Bunun sonucu olarak da, araç maliki sorumlu tutulmamalıdır. Gerek doktrinde, gerekse Yargıtay'ın uygulamalarında, kiracının işleten sıfatının belirlenmesinde, kira sözleşmesinin uzun süreli olması, araç üzerinde fiili hâkimiyet ve ekonomik yararlanma unsurlarının birlikte bulunması gerekmektedir.
Bu durumda mahkemece taraflar arasında uzun süreli ve 3. kişileri bağlayacak güçte bir kira sözleşmesinin bulunup bulunmadığı, aracın fiilen teslim edilip edilmediği, ekonomik yararlanmanın kime ait olduğu, kira sözleşmesi ve kira bedelinin Maliye ve Vergi Dairelerine bildirilip bildirilmediği, gerektiğinde işleten ve kiracının ticari defter ve kayıtları üzerinde konusunda uzman bir bilirkişi marifetiyle inceleme yaptırılmak suretiyle, kira sözleşmesinin fatura, ruhsat ve cari hesap hareketleri gibi yan delillerle desteklenip desteklenmediği, davalı ...'nin işletenlik sıfatının devam edip etmediği hususları tartışılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik araştırma ile karar verilerek davalı... yönünden pasif husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Hal böyle olunca açıklanan nedenler ve tüm dosya içeriğine göre; davacılar vekilinin istinaf isteminin kabulü ile 6100 Sayılı HMK.'nun 353/1 inci fıkrasının (a-6) bendi gereğince ilk derece mahkemesi kararının esası incelenmeden kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacılar vekilinin istinaf isteminin KABULÜNE,
2-Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas ...Karar sayılı, 23/06/2021 tarihli kararının 6100 Sayılı HMK'nun 353/1 fıkra (a-6) bendi gereğince ESASI İNCELENMEDEN KALDIRILMASINA,
3-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine,
4-Davacılar vekili tarafından peşin yatırılan 162,10 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcının Hazineye gelir kaydına, 59,30 TL istinaf karar harcının isteği halinde kendisine iadesine,
5-Kesin olan işbu kararın taraflara tebliği, harç tahsil/ iade işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,
İlişkin dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda 07/04/2025 tarihinde, 6100 sayılı HMK'nun 353. maddesi (1-a) bendi gereğince KESİN olarak oy birliğiyle karar verildi.
...
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.