Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2024/1873

Karar No

2025/135

Karar Tarihi

13 Şubat 2025

T.C.
ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
13. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: ANTALYA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 18/11/2022
DAVA: Tasarrufun İptali
KARAR TARİHİ: 13/02/2025
KARAR YAZIM TARİHİ: 14/02/2025

Taraflar arasındaki davanın yapılan yargılaması sonucunda ilk derece mahkemesince verilen, yukarıda tarih ve numarası gösterilen kararına karşı davacı ...vekili ile davalılar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... vekili tarafından ayrı ayrı istinaf başvurusunda bulunulmakla, dosyada duruşma yapılmasını gerektiren eksiklik görülmediğinden Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-a 353/1-b-1-son cümle uyarınca istinaf incelemesinin duruşmasız yapılmasına karar verilerek, dosya incelendi;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVACI İSTEMİNİN ÖZETİ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirketin noterlikte yapılan sözleşmeye istinaden davalı kooperatifin inşaat işlerini yaptığını, davacının inşaatta imalatları yapmaya devam ederken davalı kooperatifin sözleşmeyi fesih etmeksizin işi başka bir müteahhide verip şantiyeyi işgal ederek ihrazat malzemelerine el koyarak bu müteahhidi şantiyeye soktuğunu, 01.06.2004 tarihinde yeni müteahhit imalatada başlamadan önce Antalya 8. Asliye Hukuk Mahkemesine başvuru yaparak bu tarihe kadar yapılan imalatların değerinin tespitinin talep edildiğini, tespit talebinden bir gün sonra davalı tarafın ihtarname göndererek yeni müteahhitle sözleşme imza yapmasına rağmen müvekkiline 7 gün içinde işe başlaması için süre verdiğini beyan ettiğini, yapılan tespit sonucu tespit tarihine kadar 2.756.450.55 TL değerinde alacaklı olduklarına karar verildiğini, tespitin davalı kooperatife tebliğ edildiğini, davalı tarafın süresinde hiçbir itirazda bulunmadığını, bu nedenle mahkemenin ... ve ... esas sayılı dosyasında dava açıldığını, ... esas sayılı dosyasının diğer dosya ile birleştirildiğini, alacak talepleri devam ederken tedbir talepleri sonuçsuz kaldığından kooperatifin arsaları bağımsız bölüm olarak tahsis etme yetkisi alıp muhtelif kişilere tahsis ettiğinin öğrenildiğini, bunun üzerine Antalya Cumhuriyet Başsavcılığının ... sayılı dosyasında soruşturma başlatıldığını, sözleşmenin davalı tarafından haksız ve usulsüz olarak feshedilmesi nedeniyle davalı kooperatif aleyhine alacak ve tazminat davası açıldığını, davalı gerçek şahısların kooperatifin ve genel kurulun üyesi olduğunu, 2004 yılından sözleşmenin feshinden sonra genel kurulda bu kişilerin kooperatif yönetimine yetki vererek imalatları yapanın davacı olduğunu bilmelerine rağmen bağımsız bölüm tapularını kendilerine ...'e, kardeşine, karısına, kardeşinin nişanlısına, sekreterlerine, ... adındaki ...'ın yedieminine ve onlarca kişiye tahsis yaparak davalı kooperatifin mal varlığı olan bağımsız bölümleri kaçırdıklarını, bu olaylardan sonra müvekkilinin mahkememizin ... D.iş sayılı dosyasında tespit yaptırdığını, müvekkilinin davalıdan olan alacağını Ankara 16. Noterliğinin 24.08.2004 tarihli ihtarname ile talep ettiğini, mahkememizin ... ve ... esas sayılı dosyalarından alacaklı oldukları kesin olmakla birlikte ... esas sayılı dosyasından verilen ihtiyati haciz kararının Antalya 2. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile infaz edildiğinden davalı kooperatifin tahsis yapmak suretiyle 4 adet bağımsız bölüm dışındaki tüm bağımsız bölümleri muhtelif kimselere tahsis yaparak mal kaçırdığının anlaşıldığını, mal kaçıran davalılar hakkında ve daha sonra ikame edilecek diğer şahıslar hakkında Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasında ile açılan davanın meblağı yüksek olması nedeniyle harç ikmal edilemediğinden müracaata kaldığını, bu şekilde bu davanın açılması gerektiğini belirterek her türlü yasal hakları ve değişik hukuki nedenle dava ikame hakları saklı kalmak kaydı ile dava dilekçesinde ayrıntısı belirtilen gayrimenkul taşınmazların davalılardan kooperatif adına tescilini, davadan sonra gayrimenkulün 3.kişilere devri temlik veya ipotek tesis edilmesi, haczi veya mülkiyeti sınırlayıcı her türlü hukuki işlem ve tasarrufa karşı tapu kaydı üzerine ihtiyati tedbir/haciz konulmasını, esas hükümle beraber tedbir/haciz kararının alacak davalarının kesinleşmesi halinde dava sonucu alacaklarının tahsiline değin devamına karar verilmesini talep etmiştir.
DAVALI CEVABININ ÖZETİ:
Bir kısım davalılar vekili davaya cevap dilekçesinde özetle; kooperatif üyesi olan müvekkillerinin yıllarca üye aidatı ödediklerini, buna ilişkin makbuzlarının mevcut olduğunu, müvekillerinin mülklerini muvazalı olarak aldıklarına ilişkin iddialarının yersiz olduğunu, davacının varsa hak talebinin, ancak kooperatife karşı ileri sürebileceğini, davacı anlatımlarının gerçek olmadığını, kendi hesabına göre iddialarda bulunduğunu, davacı ile müvekkilleri ve diğer davalı kooperatif arasında Antalya 10. Noterliğinin 05.04.2001 tarih ... yevmiye nolu düzenleme şeklinde kat karşılığı (83 konut) inşaat yapım sözleşmesi düzenlendiğini, davacı şirketin edimlerini yerine getirmediğini, sözleşmeye açıkça aykırılık bulunduğunu, davacı şirket tarafından yapılan inşaatın seviyesinin % 40'ın altında bulunduğunu, müvekkillerinin kooperatifin, geriye dönük feshi tamamen yasal bir hakkın kullanımından ibaret olduğunu, davacının borçları, bu borçlardan doğan hacizler nedeniyle inşaatın 9 ay süre ile durduğunu, buna rağmen borçlarını ödemeyen davacının inşaatı tamamen durdurduğunu, davacının kusurlu davranışından dolayı diğer davalı kooperatif ve en önemlisi müvekkillerinin büyük ölçüde mağdur olduklarını, davacının bir takım haksız iddialar ile kooperatif aleyhine davalar açarken kooperatif üyelerine yönelik bu davayı açmakta hukuki yararı ve hakkının da bulunmadığını beyanla davanın reddini istemiştir.
Davalı kooperatif vekili davaya cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından açılan davada dava konusu taşınmazların müvekkili kooperatifin yönetim kurulu eski üyeleri tarafından genel kurulun bilgisi ve onayı olmaksızın, kooperatifin ana sözleşmesinde konutların tahsisen tescil işlemlerinin yapılabilmesi için kesin maliyetlerin çıkarıldığını, ortakların bu maliyetleri ödemesi koşuluna bağlı olduğu halde kooperatifin eski müteahhidinden mal kaçırmak amacına dayalı olarak bu koşullar oluşmadan tescil işlemi yapılarak dava konusu bağımsız bölümlerin müvekkili kooperatif ortaklarından 32 davalı adına tahsis ve tescil işlemi yapılmak suretiyle görevlerini kötüye kullanarak işlem yaptıklarını, tescil işlemi yapan eski üyeler hakkında Antalya 3. Ağır Ceza Mahkemesinin ... esas sayılı dosyası ile ceza davası açıldığını, kooperatif tarafından Antalya Cumhuriyet Başsavcılığının ... soruşturma nolu dosyasında soruşturma açıldığını, bu nedenle yapılan tahsisen tescil işlemlerinin kooperatif ana sözleşmesine ve K.K. Hükümlerine göre aykırı olarak suç teşkil ettiğinden açılan davayı kabul ettiklerini, dava konusu taşınmazların davalı adına mevcut tapu kayıtlarının iptaline karar verilmesini istemiştir.
DELİLLER :
Tapu kayıtları, Ticaret Sicil Müdürlüğü sözleşmeleri, Antalya 2. İcra Müdürlüğünün ... esas, Antalya 6. İcra Müdürlüğünün ... talimat, Ankara 15. İcra Müdürlüğünün ... (... yeni esas) esas sayılı takip dosyası, Antalya 3. Ağır Ceza Mahkemesinin ... esas sayılı dosyaları, Antalya 3. Ağır Ceza Mahkemesinin ... esas sayılı dosyası, keşif ve bilirkişi raporları ile tüm dosya kapsamı.
İDM'NİN ... E.-... K. SAYILI KARARININ ÖZETİ :
Davalılar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... aleyhine açılan dava taraflarca takip edilmediğinden HMK'nun 150. maddesi gereğince davanın işlemden kaldırılmasına ve işlemden kaldırılma tarihinden itibaren üç aylık süre içerisinde dava yenilenmediğinden, davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
Davalılar ..., ... ve ... yargılama sırasında bağımsız bölümlerini dava dışı şahıslara devrettiklerinden davacı tarafça İİK'nun 283/2 maddesinde belirtilen seçeneklerden tazminat seçeneği kabul edilmekle, davaya devreden davalılar yönünden tazminat davası olarak devam edilmiştir.
İİK'nun 280 madde gereğince mal varlığı borçlarına yetmeyen bir borçlunun alacaklılara zarar vermek kastıyla yaptığı tüm işlemler borçlunun içinde bulunduğu mali durumun ve zarar vermek kastının işlemin diğer tarafınca bilindiği veya bilinmesini gerektiren açık emarelerin bulunduğu hallerde iptal edilebilecektir. Dosya kapsamına göre davalı kooperatif ile davacı arasında 05.04.2001 tarihinde Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmesi imzalanmış, inşaata davacı şirket tarafından başlanıp, belli bir seviyeye getirildikten sonra sözleşme feshedilmeksizin başka bir müteahhide iş verilmiş, davacı tarafça yapılan iş Antalya 8. Asliye Hukuk Mahkemesinin ... D.İş sayılı tespit dosyasında tespit edilmiş ve bu tespite dayalı olarak davacı tarafça davalı kooperatif aleyhine mahkememizin ... ve ... esas sayılı dosyalarında alacak davası açılmış, mahkememizin ... esas sayılı dosyasında verilen karara dayalı olarak Ankara 15. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasında ilamsız icra takibi başlatılmış, yapılan takip sırasında alacak tahsil edilmeksizin geçici aciz belgesi alınmış, mahkememizin ... esas sayılı dosyası Yargıtayca bozularak iade edildikten sonra mahkememizin ... yeni esasına kaydedilerek yapılan yargılama sırasında taraflarca dava konusu üzerinde sulh olunarak davanın ve birleşen davaların kısmen kabulüne karar verilmiş, karar temyiz edilmeksizin kesinleşmiştir. Davalı kooperatif tarafından davacı tarafça yaptırılan tespit ve açılan davadan sonra kooperatife ait inşaatın tamamlanması ile kooperatife ait taşınmazlar kooperatif üyeleri olan diğer davalılara tahsis edilmiş, bir kısım üyeler de bağımsız bölümleri başka şahıslara tapuda satarak devretmiştir. Tahsis ve devir işlemlerinin tamamının davacının alacağının doğumundan sonra yapıldığı açıktır. Yine tamamı borçlu kooperatif üyesi olan davalıların davacının alacağı olduğunu bilmesi gerektiği tartışmasızdır. Kooperatif yönetiminin davaları kabul edip, temyiz etmeksizin kesinleştirmesi kooperatif üyeleri ile yönetim kurulu arasındaki mesele olup, üçüncü şahıs konumundaki davacıyı bağlamayacaktır. İncelenen dosyalardan davacının alacaklı olduğu sabittir. Yine alacağı icra takibi nedeniyle tahsil edilemediği ve kooperatife ait menkul veya gayrimenkul mal bulunamadığı açıktır. Bu nedenle davalılar ..., ..., ..., ..., ..., ... aleyhine açılan davanın kabulü ile; davalı kooperatif tarafından Antalya ili ... İlçesi ... Mahallesi ... ada ... parselde kayıtlı ... Blok ... nolu taşınmazın davalı ... 'a; aynı yer ...ada ... parselde kayıtlı ... Blok ... nolu taşınmazın davalı ...'e tahsis işlemlerinin Ankara 15. İcra Müdürlüğünün ... (... yeni esas) esas sayılı takip dosyasına konu alacak ve eklentileri ile sınırlı olarak İPTALİNE, davacı alacaklıya bu taşınmazların haciz ve satışını isteme yetkisi tanınmasına; taşınmazları devreden davalılar yönünden de dava İİK'nun 283/2 maddesi gereğince tazminata dönüşmüş olmakla, 30.000,00.-TL tazminatın ...'dan, 39.000,00.-TL tazminatın ...'den, 31.000,00.-TL tazminatın da ...'den alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
ANTALYA BAM 4. HUKUK DAİRESİNİN ... E.-... K. SAYILI
KARARININ ÖZETİ :
Usul açısından davalılardan ... kendisini vekille temsil ettirmediği halde hataen Av. ... bu davalının müvekkiliymiş gibi kendisine tebligat çıkarıldığı ve yargılamaların bu şekilde yürütüldüğü görülmektedir. Anılan durum usul ve yasaya aykırıdır. Bu itibarla, bahsedilen davalı usulünce davadan haberdar edilmeli, sunduğu takdirde delilleri toplanmalı, değerlendirilmeli ve sonucuna göre bir karar verilmelidir. Bu yönüyle bu davalının istinaf itirazlarının kabulü gerekir.
Yine mahkemece dava İİK 277 ve takip eden maddelerindeki tasarrufun iptali olarak nitelendirildiğine göre tüm dosya kapsamı, icra dosyası nazara alındığında davacı alacaklının bir kısım inşaat işlerini yaptığı anda, en geç karşılıklı feshin yapıldığı tarihten borcun doğmuş olduğunu, davaya konu tasarrufların bundan sonra 03/11/2014 tarihinde yapılmış olduğu, icra takibinin kesinleşmiş olduğu ve takip dosyasının incelenmesinde henüz borcun ödenmediği görülmekle bu yönlerden davanın dinlenebilirlik şartları mevcuttur. Ancak tüm dosya kapsamından Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... - ... sayılı kararıyla aynı davacı tarafından borçlu kooperatif ve... aleyhine tasarrufun iptali davası açıldığı, davalıların davayı kabul ettiği ve üçüncü kişi davalı... adına kayıtlı ... ada ... parseldeki 31 adet bağımsız bölüme ilişkin tasarrufun iptaline karar verildiği görülmekle bu dosyanın celp edilerek incelenmesi, şayet bu karar takibe konulmuş ve müddabih bağımsız bölümler üzerine icrai haciz konulmuş ise bu kez asıl icra dosyasıyla birlikte bu husus da birlikte değerlendirilerek cebr-i icraya elverişli mal varlığının alacağa karşılamaya yetip yetmeyeceği tespiti ile nihayetinde aciz halinin bulunup bulunmadığı belirlenmelidir. Bunun yapılmamış olması dava şartlarının eksik değerlendirdiğini göstermektedir. Bu yönüyle de itirazlar yerindedir.
Ayrıca kabule göre de, istinaf kanun yoluna başvuran davalılar açısından salt "borçlu kooperatifin üyesi oldukları kooperatifin borçlarını ve işlem niyetini bilebilecekleri" gerekçesiyle İİK 280.maddesi dayanak kılınarak yapılan tahsislerin iptal edilmesi usul ve yasaya uygun değildir. Şöyle ki anılan davalıların kooperatif üyesi oldukları fakat yönetim ve denetimde görevlerinin bulunmayışı dolayısıyla aktif ilgilerinin olmayışı nazara alınarak her bir davalı yönünden kooperatif kayıtları da celp edilerek incelenmek suretiyle ne kadar aidat ödedikleri, kooperatife borçları olup olmadığı, buna göre tahsis tarihi itibariyle kooperatifler mevzuatı ve borçlu kooperatifin ana sözleşmesi hükümleri uyarınca tahsise hak kazanıp kazanmadıklarının belirlenmesi, gerekiyorsa bu yönden bilirkişi heyetinden ek rapor alınması, sonucuna göre tüm deliller değerlendirilerek hasıl olacak neticeye göre davalılara yapılan tahsisin muvazaalı olup olmayacağının tespiti ile gereken kararın verilmesi icap eder.
Nihayetinde hüküm tarihinden sonra davalılardan ... ve ...'nin bağımsız bölümlerini dava dışı 4.kişilere hacizli biçimde devretmiş olmaları nazara alınarak davacıya bu davalılar yönünden davaya 2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 283/2.maddesi uyarınca tasarrufun iptali mi yoksa nakden tazmin olarak mı devam edeceklerinin sorulması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekir.
İDM ... E.-... K. SAYILI KARARININ ÖZETİ :
İlk Derece Mahkemesince verilen kararda özetle; Davaya esas alacağın konu olduğu Ankara 15. İcra Müdürlüğünün ... (...) Esas sayılı takip dosyasında davacı tarafça davalı ... Konut Yapı Kooparatifi aleyhine mahkememizin ... ve birleşen ... Esas sayılı dosyalarında verilen ... Karar sayılı ilamına dayalı olarak toplam 2.720.316,14.-TL alacak için başlatılan ilamsız icra takibi olduğu, dosyada yazılan talimat gereği Bakırköy 12. İcra Müdürlüğünün ... Talimat sayılı dosyasında 07/01/2016 tarihinde yapılan haciz sırasında borçluya ait herhangi bir haczi kabil mal bulunamadığı, dosyanın halen derdest olduğu, mahkememizin ... Esas sayılı dosyasının ise mahkememizin ..., ... ve ... Esas sayılı dosyaları ile birleştirilerek devam olduğu, yargılama sonunda ... Esas, ... Karar sayılı ilam ile asıl dosya yönünden 11.000,00.-TL, ... Esas sayılı dosya yönünden 395.000,00.-TL, ... Esas sayılı dosya yönünden 500.000,00.-TL ve ... Esas sayılı dosya yönünden 105.171,77.-TL imalat bedeli ve 31.181,05.-TL ihrazat bedeli alacaklarına hükmedildiği, kararın 21/12/2015 tarihinde kesinleştiği, Ankara 15. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasından verilen yazı cevabından davacı tarafça tasarrufun iptaline karar verilen toplam 31 adet taşınmaz için haciz ve satış talebinde bulunulmadığı, taşınmazların haricen devredildiği, sonrasında alacaklı vekili tarafından 31 adet taşınmaz için toplam 560.000,00.-TL tahsilat bildiriminde bulunulduğu, mahkememizin ... Esas sayılı dosyasında alınan raporda icra dosyasında yapılan toplam tahsilat tutarının 1.757.360,00.-TL olduğunun belirtildiği, yargılama sırasında davacı tarafça davalılar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... aleyhine açılan dava takip edilmemiş, işlemden kaldırılmış ve süresinde yenilenmemiş olmakla, bu davalılar yönünden davanın açılmamış sayılmasına karar vermek gerektiği, her ne kadar kısa kararda sehven ... ve ... hakkında da davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş ise de, davalı olmadıklarından gerekçeli kararda hükümden çıkarılmalarına, davalılar ... Kooperatifi, ..., ..., ..., ... ve ... aleyhine açılan dava yönünden ise aynı alacak ve icra takibiyle ilgili olarak bu davadan önce mahkememizin ... Esas sayılı dosyasında verilen karar gereği alacaklı tarafça davanın kabulüne karar verilen 31 adet taşınmazla ilgili olarak haciz ve satış istenmeden harici devir yapılıp icra dosyasından kısmi tahsilatlar da yapıldığı halde alacaklı tarafça sadece haricen 560.000,00.-TL tahsilat bildiriminde bulunulduğu, mahkememizin ... Esas sayılı dosyasında yapılan yargılama sırasında alınan bilirkişi raporunda ise; haricen devredilen taşınmazların keşif tarihi itibariyle toplam rayiç değerlerinin 3.350.000,00.-TL olduğu, yine keşif tarihinde icra dosyasında bakiye borç tutarının 2.429.725,19.-TL olduğu, buna göre de davacı tarafça talep edilebilecek bakiye alacak bulunmadığı gibi, haciz ve satış istemeyen alacaklı tarafın taşınmazları haricen devralıp, herhangi bir tespite dayanmaksızın toplam 560.000,00.-TL tahsilat beyanında bulunması mahkememizin ve davalı tarafın bağlamayacağı gibi yapılan keşif sonucu düzenlenen raporda da taşınmazların rayiç değerinin beyan edilenden yaklaşık 2 kat fazla olduğu, buna göre davalı borçlunun aciz halinin bulunmadığı, tasarrufun iptaline karar verebilmek için gerekli olan dava şartlarından aciz şartı gerçekleşmediğinden bu davalılar yönünden de davanın dava şartı yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ :
Davacı ... İnşaat vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, dairenin 02/07/2019 tarihli kaldırma kararının 6.bendinin (c) fıkrasında özellikle aynı taraflara ilişkin iptal kararı temin edilen ... Esas sayılı dosyanın irdelenmesi ve ona göre aciz durumunun tayin edilmesi düşüncesiyle hükmün kaldırıldığı, mahkemece bu davaya konu taşınmazlara ilişkin keşif yapıldığı, değerlerine ilişkin rapor alındığı ve buna göre hem devir hem de keşif tarihi itibariyle taşınmazlar değerlerinin borcu karşıladığı dolayısıyla aciz halinin bulunmadığı belirtilerek dava usulden reddine karar verilmiş ise de yapılan değerlendirme ve varılan sonucun dosya kapsamına uygun düşmediği, takip dosyasının incelenmesinde yine icra müdürlüğünce daireye verilen 21/10/2021 tarihli cevaptan o tasarrufun iptaline konu dosyadaki taşınmazlar üzerinde cebri icra yapılmadığı, karardan hemen sonra adedi 20.000,00 TL sayılarak alacaklıya devredildiği ve alacaklı vekilince de karardan 01/11/2010 tarihinde karardan hemen sonra icra dosyasının 560.000,00 TL harici tahsilat olarak beyan edildiğinin görüldüğü, bu durumda takip dosyası kapsamı, alacağın güncel olarak 3.150.361,27 TL olarak devam ediyor oluşuna göre fiili haciz tutanaklarının 2004 sayılı İİK'nun 105.maddesine göre aciz belgesi vasfında olduğunu beyanla ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulünü istemiştir.
Davalılar vekili Av. ... vekili istinafa cevap ve katılma yolu ile istinaf dilekçesinde özetle; davalı-borçlu kooperatifin aciz durumunda olmadığı gibi davacının alacağının da bulunmadığını, davanın reddi kararının yerinde olduğunu, davacının diğer istinaf sebeplerinin bu davada incelemeyeceğini, bu davaya dayanak icra takibinin kesinleşmediği gibi yargılama sırasında ödeme yapıldığı göz önüne alındığında aciz hali de gerçekleşmediğini, tasarrufun iptali şartlarının hiçbirinin gerçekleşmediğini, davaya dayanak yapılan Antalya 2. İcra Dairesinin ... esas sayılı icra takibinde alınan bir aciz belgesi olmadığını, gerekçeli kararda hükmedilen vekalet ücretinin hatalı, hukuka ve avukatlık asgari ücret tarifesine aykırı olduğunu beyanla davacının istinaf talebinin reddine, vekalet ücreti yönünden hatalı ve hukuka aykırı hükmün resen düzeltilmesine karar verilmesini istemiştir.
İSTİNAFA CEVAP :
Davalı ... vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; davacının istinafının yersiz ve mesnetsiz olduğunu, alacaklı olduğunu iddia eden davacı tarafça talep edilebilecek bir alacak bulunmadığını, tasarrufun iptali şartlarının oluşmadığını, verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğunu beyanla davacının istinaf talebinin reddine karar verilmesini istemiştir.
G E R E K Ç E
Uyuşmazlık, tasarrufun iptali istemine ilişkindir.
Davacı aralarındaki sözleşme uyarınca davalı kooperatifin inşaat işlerini yaparken davalı kooperatifin sözleşmeyi fesih etmeksizin başka müteahhide verip şantiyeyi işgal ederek ve ihrazat malzemelerine el koyduğunu, yeni mütahit imalata başlamadan Antalya 8. Asliye Hukuk Mahkemesine başvuru yapıp imalatların değerini talep ettiğini, tespit talebinden bir gün sonra davalı tarafından ihtarname gönderilerek yeni müteahhitle sözleşme yapılmasına rağmen davacının 7 gün içinde işe başlaması için süre verildiği, yapılan tespit sonucunda tespit tarihine kadar 2.756,450,55 TL alacaklı olduklarına karar verildiği, davalı tarafın süresinde bu tespite itirazda bulunmadığı, davalı kooperatifin arsaları bağımsız bölüm olarak tahsis etme yetkisi alıp muhtelif kişilere tahsis edildiğinin öğrenilmesi üzerine suç duyurusunda bulunulduğu, davalı gerçek kişilerin kooperatifin ve genel kurulun üyesi yada yakınları oldukları, alacağın tahsilinin engellenmesi için davalı kooperatifçe davacı yükleniciye verilecek bağımsız bölümlerin üçüncü şahıslara devredildiği ileri sürerek davalılar arasındaki taşınmaz tahsisi ve satışına ilişkin muvazaalı işlemlerin iptali ile kooperatif adına tescilini talep etmiştir. Mahkemece yürütülen yargılama neticesinde verilen nihai kararda, bir kısım taşınmazlara yöneltilen dava cihetiyle açılmamış sayılmasına, diğer taşınmazlar cihetinden ise özel dava koşulu olan aciz halinin somut uyuşmazlıkta bulunmadığından dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiş, bu karara karşı davacı vekili ve bir kısım davalılar vekili tarafından ayrı ayrı istinaf başvurusunda bulunmuştur.
6100 Sayılı HMK.'nun 355. maddesi gereğince istinaf dilekçesinde gösterilen istinaf sebepleri ile sınırlı yapılan istinaf incelemesi sonucunda;
Bilindiği üzere tasarrufun iptali davalarının esastan incelenebilmesi için İİK'nun 277 maddesi uyarınca alacaklı davacı tarafından aynı yasanın 143.maddesinde gösterilen aciz vesikası sunması ya da Kanunun 105.maddesinde açıklandığı üzere aciz belgesi niteliğinde haciz tutanağı sunulması gerekir. İcra takip dosyasında yapılmış ve semeresiz kalmış fiili hacizler bulunmaktadır.
İlk derece mahkemesince, yine mahkemelerinde yargılaması yapılan ... esas sayılı dava dosyasında alınan 18/08/2020 tarihli bilirkişi raporuna atıf yapılarak, Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 07/10/2010 gün ve ... esas, ... sayılı kararına konu dava dışı toplam 31 adet bağımsız bölümün 24/07/2020 (keşif) tarihi itibariyle toplam değerinin 3.350.000,00 TL, aynı tarih itibariyle takip alacak miktarının 2.429.725,19 TL olduğu, bu haliyle alacaktan fazla tahsilat yapıldığı gerekçesiyle davalı borçlunun aciz halinin oluşmadığı kabul edilmiştir.
Ne var ki, aynı alacağa ilişkin olarak farklı bağımsız bölümler nedeniyle açılan tasarrufun iptali davasında Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 10/11/2020 gün ve ... esas, ... sayılı kararıyla da aynı bilirkişi raporuna atıf yapılarak dava usulden reddedilmiş ve bu karar Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesinin 10/11/2021 gün ve ... esas, ... sayılı kararıyla "takip dosyasının incelenmesinde yine icra müdürlüğünce Dairemize verilen 21/10/2021 tarihli cevaptan o tasarrufun iptaline konu dosyadaki taşınmazlar üzerinde cebri icra yapılmadığı, karardan hemen sonra adedi 20.000,00 TL sayılarak alacaklıya devredildiği ve alacaklı vekilince de karardan 01/11/2010 tarihinde karardan hemen sonra icra dosyasının 560.000,00 TL harici tahsilat olarak beyan edildiği görülmektedir. Bu durumda takip dosyası kapsamı, alacağın güncel olarak 3.150.361,27 TL üzerinden devam ediyor oluşuna göre fiili haciz tutanakları 2004 sayılı İİK'nın 105. maddesine göre aciz belgesi vasfındadır." olduğu gerekçesiyle esası incelenmeden kaldırılmıştır.
Davacı alacaklı, Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 07/10/2010 gün ve ... esas, ... sayılı kararına konu taşınmazların 28 adedinin müvekkiline ya da müvekkilinin gösterdiği kişilere devredildiği, davalı borçlu ile yapılan mutabakat çerçevesinde her bir bağımsız bölüme 20.000,00 TL değer biçildiği ve devredilen taşınmazlar karşılığı 560.000,00 TL tahsilatın takip dosyasına beyan edildiği, bir adet taşınmazın davalı... tarafından satış izni verilmemesi, iki adet taşınmaz üzerinde de Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas sayılı dosyası ile verilen ihtiyati tedbir kararı bulunduğundan davacının uhdesine geçmediğini beyan etmiştir.
İlk derece mahkemesince, aynı mahkemenin ... esas sayılı dava dosyası için hazırlanıp eldeki bu dava için de hükme esas alınan 18/08/2020 tarihli bilirkişi raporuna göre bahsi geçen 31 adet bağımsız bölümün takip dosyasına tahsilat beyanının bulunduğu 01/10/2020 tarihi itibariyle rayiç değeri 1.028.164,00 TL'dir.
İlk derece mahkemesince, davacı alacaklının takip borcuna mahsuben tapuda üzerine devraldığı dava dışı taşınmazların değerinin; edinim tarihi yerine, bu tarihten sonraki bir tarih olan 24/07/2020 tarihindeki rayiç değere göre belirlenmesi doğru sonucu ulaşılmasına engel olmuştur. Davacıya devredilen taşınmazların, devir kararının alındığı tarih itibariyle rayiç değerinin dikkate alınması gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde sonraki bir tarihe göre rayiç değeri üzerinden karar verilmesi doğru görülmemiş ve bu nedenle davacı vekilinin istinaf istemi kabul edilmiştir.
Dairemiz kararının gerekçesine göre bir kısım davalı vekillerinin vekalet ücretine yönelen istinaf itirazları şimdilik incelenmemiştir.
Bilindiği üzere, 7251 Sayılı Kanunun 35. maddesi ile değişik 6100 Sayılı HMK'nun 353/1. fıkra a-6 ıncı bendinde; "Mahkemece, uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış veya değerlendirilmemiş olması ya da talebin önemli bir kısmı hakkında karar verilmemiş” olması halinde kararın esasının incelenmeden kararın kaldırılmasına karar verileceği hüküm altına alınmıştır.
Deliller toplanmış olmasına rağmen delilleri değerlendiren bir karar verilmemiş olması (somut olayda olduğu gibi sadece dava şartı yönünden karar verilmesi), delillerin kısmen eksik toplanması ve bu kısmının değerlendirilmemesi, hükmün esasını etkileyen en önemli delilin toplanmaması madde kapsamında değerlendirilmelidir. Karşılaştırılmalı hukukta bu konu örneğin İsviçre’de “…önemli vakıaların tamamlanması gerekiyorsa…”, Alman Hukukunda ise “…eksiklik nedeniyle kapsamlı ya da çok emek harcayarak delil toplanması gerekiyorsa…” şeklinde düzenleme altına alınmıştır.
Eksik inceleme ile karar verilmesi hem yukarıda gösterilen düzenlemelere, hem de 6100 sayılı HMK’nun 27. maddesinde yer verilen Hukuki Dinlenilme, Anayasanın 36. ve AİHS’nin 6. maddesinde hüküm altına alınan Adil Yargılanma Haklarına aykırılık teşkil eder. 6100 Sayılı HMK’nun 30. maddesinde belirtilen Usul Ekonomisi İlkesi gözetilerek veya üstü kapalı buna dayanılarak Adil Yargılanma ve Hukuki Dinlenilme Hakkı bertaraf edilemez.
Hal böyle olunca açıklanan nedenler ve tüm dosya içeriğine göre; davacı vekilinin istinaf isteminin kabulü ile 6100 Sayılı HMK.'nun 353/1 inci fıkrasının (a-6) bendi gereğince ilk derece mahkemesi kararının esası incelenmeden kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, davalılar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... vekilinin katılma yolu ile istinaf istemlerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacı vekilinin istinaf isteminin KABULÜNE,
2-Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas - ... Karar sayılı, 18/11/2022 tarihli kararının 6100 Sayılı HMK'nun 353/1 fıkra (a-6) bendi gereğince ESASI İNCELENMEDEN KALDIRILMASINA,
3-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine,
4-Davalılar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... vekilinin katılma yolu ile istinaf istemlerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına
5-Davacı tarafından peşin yatırılan 492,00 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcının Hazineye gelir kaydına, 179,90 ‬TL istinaf karar harcının isteği halinde kendisine iadesine,
6-İstinaf istemlerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar verilen davalılar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... vekili tarafından peşin yatırılan 492,00 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile 179,90 ‬TL istinaf karar harcının isteği halinde kendilerine iadesine,
7-Kesin olan işbu kararın taraflara tebliği, harç tahsil/ iade işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,
İlişkin dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda 13/02/2025 tarihinde, 6100 sayılı HMK'nun 353. maddesi (1-a) bendi gereğince KESİN olarak oy birliğiyle karar verildi.

...

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim