mahkeme 2024/1622 E. 2025/1212 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2024/1622

Karar No

2025/1212

Karar Tarihi

31 Aralık 2025

T.C.
ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
13.HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: DENİZLİ 1.ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
DAVA: Maddi ve Manevi Tazminat
KARAR TARİHİ: 31/12/2025
KARAR YAZIM TARİHİ: 31/12/2025

Taraflar arasındaki davanın yapılan yargılaması sonucunda ilk derece mahkemesince verilen, yukarıda tarih ve numarası gösterilen kararına karşı davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmakla, dosyada duruşma yapılmasını gerektiren eksiklik görülmediğinden Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1 (a-4) ve (a-6) maddesi uyarınca istinaf incelemesinin duruşmasız yapılmasına karar verilerek, dosya incelendi;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVACI İSTEMİNİN ÖZETİ:
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; .... günü saat ... sıralarında davacılar ... ve .. ın müşterek çocuğu olan müvekkili .. ın kardeşi ile yolun kenarında oyun oynadıktan sonra yolun karşısına geçmek istediği sırada, davalı .. un sürücüsü, davalı .. un kayıtlı maliki ve davalı ... A.Ş.'nin trafik sigortacısı olduğu ... plaka sayılı otomobilin bu müvekkiline çarparak ağır bir şekilde yaralanmasına sebebiyet verdiğinden bahisle maddi tazminat davası belirsiz alacak davası şeklinde açılan davada vücudunda fonksiyon kaybı oluşan davacı müvekkili ... için şimdilik 1.000,00 TL maddi tazminatın tüm davalılardan, davacı ... için 100.000,00 TL, davacı ... için 40.000,00 TL, davacı ... için 40.000,00 TL manevi tazminatın davalılar ... ve .. dan olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
DAVALI CEVABININ ÖZETİ:
Davalı ... A.Ş. vekili davaya cevap dilekçesinde özetle; müvekkili sigorta şirketinin sorumluluğunun poliçe limiti ve kapsamı ile sınırlı olduğu, trafik kazasının meydana gelmesinden sigortalı araç sürücüsünün bir kusurunun bulunmadığı, aksi halde kusur ve maluliyet hali ile zararın usulünce tespiti gerektiğini beyanla davanın reddini istemiştir.
Davalı ... vekili davaya cevap dilekçesinde özetle; davacıların Türk vatandaşı olmadıkları için teminat yatırmakla yükümlü oldukları, davalı .. un vesayet altında bulunması nedeniyle bu davalıya doğrudan dava yöneltilemeyeceği, gerçekleşen trafik kazasında müvekkilinin bir kusurunun bulunmadığı, talep edilen manevi tazminat miktarının fahiş olduğunu beyanla davanın reddini istemiştir.
Davalı ... velisi davaya cevap vermemiştir.
DELİLLER :
Denizli Cumhuriyet Başsavcılığının ... soruşturma dosyası kayıtları, tedavi evrakları, maluliyet raporu, kusur raporu, tüm dosya kapsamı.
İDM KARARININ ÖZETİ :
İlk Derece Mahkemesince verilen kararda özetle; trafik kazasının meydana gelmesinde davacı .. ın tam kusurlu olduğu, davalı sürücüye izafe edilebilecek bir kusur bulunmadığı gerekçesiyle maddi ve manevi tazminat davasının reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ :
Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı sürücünün yasal hız sınırlarının epey üstünde seyir halinde olduğu, davacı yayaya da üç şeritli yolun üçüncü şeridinde çarptığı, davalı sürücünün müvekkilini diğer şeritlerde görmesine rağmen kazayı önlemek için bir tedbir almadığı, davalı sürücünün kusurlu olduğunu beyanla ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
İSTİNAFA CEVAP :
Davalı ... A.Ş. vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; hem ceza soruşturması, hem de eldeki yargılamada alınan bilirkişi raporlarına göre sigortalı araç sürücüsünün kusursuz olduğunun belirlendiğini beyanla istinaf talebinin reddini istemiştir.
Davalı ... vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; olay anı öncesi itibariyle müvekkilinin iddia edildiği gibi epey hızlı araç kullanmadığı, tüm kusurun davacı tarafta olduğunu beyanla istinaf talebinin reddini istemiştir.
G E R E K Ç E
Uyuşmazlık, trafik kazasına bağlı yaralanma nedeniyle maddi ve manevi tazminat isteğine ilişkindir.
Türk Borçlar Kanunu'nun 49. maddesi gereğince kasten veya taksirle başkasına zarar veren bu zararı gidermekle yükümlüdür. Bedensel zarara uğrayanların aynı kanunun 54. maddesi gereğince maddi tazminat ve aynı kanunun 56/1 maddesi gereğince manevi tazminat isteme hakları bulunmaktadır. Yine aynı kanunun 56/2 maddesi gereğince ağır bedensel zarar halinde zarar görenin yakınları da manevi tazminat isteyebilirler. 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85. maddesi gereği motorlu araç işleteni doğan zararlardan sürücü ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur. 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 91, 97 ve 99. maddeleri gereği trafik kazasına ve zarara sebebiyet veren motorlu aracın zorunlu mali sorumluluk sigortacısı, yasa ve genel sigorta şartları kapsamına dahil maddi zararlardan işletenle birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur.
Olay tarihinde 7 yaşında olan davacı ... bölünmüş üç şeritli yolda yolun karşısına geçmek isterken üçüncü şerit üzerinde davalıların sürücüsü, işleteni ve trafik sigortacısı olduğu aracın çarpması sonucu yaralanmıştır. Bu yaralanma nedeniyle davacı ... maddi ve manevi zararlarının, davacılar ... ile ... oğullarının ağır derecede yaralanmaları nedeniyle manevi zararlarının tahsili için eldeki tazminat davasının açmışlar, ilk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucu davalı sürücünün kusurunun bulunmadığı gerekçesiyle davaların reddine karar verilmiş, bu karara karşı davacılar vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.
6100 Sayılı HMK.'nun 355. maddesi gereğince istinaf dilekçesinde gösterilen istinaf sebepleri ile sınırlı yapılan istinaf incelemesi sonucunda;
1-Davacıların ... uyruklu oldukları anlaşılmaktadır. İlk derece mahkemesi HMK'nın 85/1-c maddesinde yazılı "Davanın, sırf küçüğün menfaatlerini korumaya yönelik olarak açılmış olması" gerekçesiyle davacılardan teminat alınmasına gerek olmadığına karar vermiştir.
Türk Hukukunda kişilerin hak arama özgürlüklerini kullanmaları herhangi bir sınırlandırmaya tâbi tutulmamıştır. Ancak bazı istisnai durumlarda dava açan veya takip hakkını kullananın önceden belirlenen bazı özel yükümlülükleri yerine getirmesi şart koşulabilir. Bu istisnai şartlardan biri de teminat gösterme yükümlülüğüdür.
5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun’un 48.maddesinin 1. fıkrasına göre; “Türk mahkemesinde dava açan, davaya katılan veya icra takibinde bulunan yabancı gerçek ve tüzel kişiler, yargılama ve takip giderleriyle karşı tarafın zarar ve ziyanını karşılamak üzere mahkemenin belirleyeceği teminatı göstermek zorundadır.” 5718 sayılı Kanun’da teminat gösterme yükümlülüğü konusunda “yabancılık” ölçütü esas alınmıştır. Buna karşın davalının veya kendisine karşı takibe girişilen karşı tarafın vatandaşlığı, bu madde kapsamında da bir öneme sahip değildir. Bu maddeye göre hakim tarafından verilen kesin süre içinde teminat gösterilmezse, dava, dava şartı eksikliğinden 6100 sayılı HMK'nın 114/1-ğ maddesi uyarınca reddedilir.
5718 sayılı Kanun’un 48. maddesinin 2. fıkrasında ise; “Mahkeme, dava açanı, davaya katılanı veya icra takibi yapanı karşılıklılık esasına göre teminattan muaf tutar” hükmü yer almaktadır.
Buna göre Türk hâkimi, yabancı davacının, davaya katılanın veya icra takibinde bulunanın vatandaşı olduğu ülke ile Türkiye arasında karşılıklılık (mütekabiliyet) var ise, bu kişiyi teminattan muaf tutacaktır. Karşılıklılık, iki devlet arasında imzalanan (iki taraflı) anlaşma veya iki devletin de taraf olduğu uluslararası (çok taraflı) anlaşma ile sağlanabileceği gibi, kanuni veya fiili karşılıklılık şeklinde de sağlanabilir. Az yukarıda belirtilen anlaşmalardan biri de 1954 tarihli Hukuk Usulüne Dair Lahey Sözleşmesi olup, anılan sözleşmenin 17. maddesinde; âkit devletlerden birinde ikamet eden ve diğer bir devletin mahkemeleri huzurunda davacı veya müdahil olarak bulunan âkit bir devletin vatandaşlarından yabancı olmaları sebebi ile herhangi bir teminat istenemeyeceği düzenlenmiştir.
5178 sayılı Kanun’un 48. maddesinin 2. fıkrasında dava açanın karşılıklılık esasına göre teminattan muaf tutulabileceği düzenlendiğinden, öngörülen teminat hususu mahkemece resen gözetilmelidir.
Şu halde ilk derece mahkemesince, öncelikle davacıların teminattan muaf olup olmadığı hususu Adalet Bakanlığı Dış İlişkiler ve Avrupa Birliği Genel Müdürlüğünden sorularak davacıların teminat göstermesi gerektiği sonucuna varılırsa, teminatın yatırılması için davacılara kesin süre verilmesi, anılan sürede belirtilen teminatın yatırılmaması halinde istemin usulden reddine, yatırılması halinde ise, dava şartı eksikliği süresinde giderilmiş olacağından işin esasına girilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yanlış gerekçe ile davacıların teminattan muaf tutulması sonucu işin esasına girilmesi doğru görülmemiştir.
2-Trafik kazası sonrasında davalı sürücü, yaralanan davacıyı sağlık kuruluşuna götürmek için olay mahallini terk ettiği için trafik kazası tespit tutanağı düzenlenememiştir.
Ceza soruşturması sırasında ve eldeki davada alınan bilirkişi raporlarına göre davalı sürücüye kusur izafe edilmemiştir. Ne var ki bu raporlar mahallinde keşif yapılmadan dosya üzerinden yapılan inceleme ve bilirkişinin olay mahallini incelemesi suretiyle düzenlenmiştir.
Dosya içerisindeki maluliyet raporuna göre davacı küçüğün maluliyetinin ağırlığı dikkate alındığında, olay mahallinde bilirkişi refakatinde keşif yapılarak; yeterince aydınlatma bulunup bulunmadığının tespiti ile yol ve çevrenin gözlenip görselleri ile krokisinin dosya içerisine alınması, olay tarihinde de yolda yeterli aydınlatma yapılıp yapılmadığının yoldan sorumlu belediye ya da Karayolları Bölge Müdürlüğünden sorulması, olayla ilgili ceza soruşturma dosyası aslı da temin edilerek sonrasında Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi, İTÜ Trafik Kürsüsü veya Karayolları fen heyeti oluşturulacak 3 kişilik bilirkişi heyetinden rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi, davalı sürücüye kusur izafe edilirse kusurdaki çelişkinin giderilmesi gerekirken, kusur konusunda eksik inceleme ile karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Bilindiği üzere, 7251 Sayılı Kanunun 35. maddesi ile değişik 6100 Sayılı HMK'nun 353/1. fıkra a-6 ıncı bendinde; "Mahkemece, uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış veya değerlendirilmemiş olması ya da talebin önemli bir kısmı hakkında karar verilmemiş” olması halinde kararın esasının incelenmeden kararın kaldırılmasına karar verileceği hüküm altına alınmıştır.
Deliller toplanmış olmasına rağmen delilleri değerlendiren bir karar verilmemiş olması (örneğin sadece zamanaşımı yönünden karar verilmesi), delillerin kısmen eksik toplanması ve bu kısmının değerlendirilmemesi, hükmün esasını etkileyen en önemli delilin (maddi olayda olduğu gibi hüküm kurmaya elverişli kusur raporu alınmadan) toplanmaması madde kapsamında değerlendirilmelidir. Karşılaştırılmalı hukukta bu konu örneğin İsviçre’de “…önemli vakıaların tamamlanması gerekiyorsa…”, Alman Hukukunda ise “…eksiklik nedeniyle kapsamlı ya da çok emek harcayarak delil toplanması gerekiyorsa…” şeklinde düzenleme altına alınmıştır.
Eksik inceleme ile karar verilmesi hem yukarıda gösterilen düzenlemelere, hem de 6100 sayılı HMK’nun 27. maddesinde yer verilen Hukuki Dinlenilme, Anayasanın 36. ve AİHS’nin 6. maddesinde hüküm altına alınan Adil Yargılanma Haklarına aykırılık teşkil eder. 6100 Sayılı HMK’nun 30. maddesinde belirtilen Usul Ekonomisi İlkesi gözetilerek veya üstü kapalı buna dayanılarak Adil Yargılanma ve Hukuki Dinlenilme Hakkı bertaraf edilemez.
Hal böyle olunca açıklanan nedenler ve tüm dosya içeriğine göre; davacılar vekilinin istinaf isteminin kabulü ile 6100 Sayılı HMK.'nun 355 ve 353/1 inci fıkrasının (a-4 ve (a-6) bentleri gereğince ilk derece mahkemesi kararının esası incelenmeden kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, davacılar vekilinin diğer istinaf istemlerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacılar vekilinin istinaf isteminin KABULÜNE,
2-Denizli 1.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas - ...Karar sayılı, 21/01/2021 tarihli kararının 6100 Sayılı HMK.'nun 355 ve 353/1 inci fıkrasının (a-4 ve (a-6) bentleri gereğince ESASI İNCELENMEDEN KALDIRILMASINA,
3-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine,
4-Davacılar vekilinin diğer istinaf istemlerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına,
5-Davacılar tarafından peşin yatırılan (162,10 TL + 162,10 TL) 324,20 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcının Hazineye gelir kaydına, 59,30 ‬TL istinaf karar harcının istekleri halinde davacılara iadesine,
6-Kesin olan işbu kararın taraflara tebliği, harç tahsil/ iade işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,
İlişkin dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda 31/12/2025 tarihinde, 6100 sayılı HMK'nun 353. maddesi (1-a) bendi gereğince KESİN olarak oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim