Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2024/154
2024/408
4 Aralık 2024
T.C.
ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
13. HUKUK DAİRESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: ANTALYA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 23/06/2021
DAVA: Maddi Tazminat (Trafik kazasından kaynaklanan)
KARAR TARİHİ: 04/12/2024
KARAR YAZIM TARİHİ: 05/12/2024
Taraflar arasındaki davanın yapılan yargılaması sonucunda ilk derece mahkemesince verilen, yukarıda tarih ve numarası gösterilen kararına karşı davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmakla, dosyada duruşma yapılmasını gerektiren eksiklik görülmediğinden Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1-son cümle uyarınca istinaf incelemesinin duruşmasız yapılmasına karar verilerek, dosya incelendi;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVACI İSTEMİNİN ÖZETİ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; .... tarihinde, ... ait, davalı ... A.Ş. nezdinde ZMMS poliçesi bulunan ve ... idaresindeki ... plakalı aracın tek taraflı trafik kazası yaptığı ve bu kaza neticesinde araçta yolcu konumunda bulunan ... vefat ettiği, ölenin davacılar ... ve ... babası olduğu ve vefat edenin maddi desteğinden mahrum kalındığı, davalı sigortaya yapılan müracaata ölenin araç işleteni olduğu ve araç sahibi tarafından ileri sürülecek tazminat taleplerinin teminat dışı sayıldığı gerekçesiyle başvuruya menfi cevap verildiğini beyanla ve fazlaya dair hakkı saklı tutulması kaydıyla davacı ... için 17.638,10 TL, davacı ... için ise 123.638,17 TL destekten yoksun kalma tazminatının 31/08/2020 temerrüt tarihinden işleyecek faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
DAVALI CEVABININ ÖZETİ:
Davalı vekili davaya cevap dilekçesinde özetle; dava konusu kazanın Denizli ili .... ilçesinde meydana geldiği, davacıların ikametinin de Denizli'de olduğu, davalı şirketin merkezinin ise İstanbul'da faaliyet gösterdiği, bu ahvale göre yetkiyle ilgili genel ve özel düzenlemelerle belirlenen mahkemelerde değil yetkisiz Antalya ilinde davanın açıldığı, ayrıca dava öncesi sigorta şirketine yapılan müracaat sırasında tazminat hesaplamasına esas evrakların tümü ibraz edilmediği, eksik evrak ile başvuru yapıldığından KTK 97 maddede öngörülen biçimde dava şartının yerine getirilmediği, somut olaya ilişkin poliçenin 01/06/2015 tarihinden sonra yeni genel şartlarının yürürlükte olduğu dönemde düzenlendiği, bu durumun sonucu olarak poliçenin tarafı olan sigortalının ya da işletenin eylemlerinden sorumlu bulunduğu kişilerin ölümü halinde ölenin üçüncü kişi sayılmayacağı, sürücü ve işletenin sigorta şirketi ile birlikte zarar gören üçüncü kişilere karşı müşterek ve müteselsil sorumlu olduklarından destekten yoksun kalma tazminatı talep etme hakkı bulunmadığı, aksi durumda ise kusurun ve zararın usulünce ispatı gerektiği, dava öncesi temerrüt oluşmadığı ve ancak yasal faiz işletilebileceğini beyanla davanın reddini istemiştir.
DELİLLER :
Trafik kaza tespit tutanağı, tazminat bilirkişi raporu, nüfus kayıt örneği, tüm dosya kapsamı.
İDM KARARININ ÖZETİ :
İlk Derece Mahkemesince verilen kararda özetle; yetki itirazında bulunan davalı tarafın cevap dilekçesinde yetkili mahkemeyi bildirmediği, bu nedenle yetki ilk itirazının dinlenmediği, davacıların babası ... kaza yapan aracın kayıt maliki ve sigortalısı olduğu, araçta yolcu konumunda seyahat ederken meydana gelen kazada hayatı kaybettiği, bu ölüm nedeniyle davacıların destekten yoksunluk tazminatı talep ettiği, ancak müteveffa ... poliçenin tarafı olması hasebiyle genel şartlara göre üçüncü kişi sayılamayacağı, ayrıca ölenin aracın işleteni olması dolayısıyla sürücünün kusurundan sorumlu olduğu ve destekten yoksunluk zararının poliçe kapsamında bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ :
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; aracın kazada hayatı kaybeden destek ... ait olduğunu, araç dava dışı ... idaresindeyken kaza yaptığını, destek yolcu konumunda olduğundan olayda herhangi bir kusuru da bulunmadığını, kaza yapan aracın zorunlu mali sorumluluk sigortacısının davalı şirket olduğunu, mahkemece poliçenin tarafı olan ve kazada hayatı kaybeden araç sahibinin üçüncü kişi sayılamayacağı şeklinde hatalı değerlendirme yapıldığını, zira burada kaza yapan sürücünün 1. Kişi, sigorta şirketinin 2. Kişi, yolcu konumunda seyahat eden davacılar desteğinin ise 3. Kişi konumunda olduğunu, sigorta şirketinin davacıların zararından sorumlu tutulması gerektiğini beyanla ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak talebi gibi karar verilmesini istemiştir.
İSTİNAFA CEVAP :
Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; davaya cevap dilekçesindeki savunmalarını tekrar ile vefat edenin çocuklarının hak sahibi olmadığını, yeni genel şartlarının yürürlük tarihinden sonra meydana gelen trafik kazalarında artık araç işleteni ve işletenin eylemlerinden sorumlu bulunduğu kişilerin ölümü halinde ölenin üçüncü kişi sayılmayacağını, bu yönde yüksek yargı kararları ve uygulama birliği oluştuğunu beyanla istinaf talebinin reddini istemiştir.
G E R E K Ç E
Uyuşmazlık, trafik kazasına bağlı ölüm nedeniyle maddi tazminat isteğine ilişkindir.
Türk Borçlar Kanunu'nun 49. maddesi gereğince kasten veya taksirle başkasına zarar veren bu zararı gidermekle yükümlüdür. Ölüm halinde ölenin desteğinden yoksun kalanların aynı kanunun 53/3. maddesi gereğince maddi tazminat isteme hakları bulunmaktadır. 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85. maddesi gereği motorlu araç işleteni doğan zararlardan sürücü ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur. 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 91, 97 ve 99. maddeleri gereği trafik kazasına ve zarara sebebiyet veren motorlu aracın zorunlu mali sorumluluk sigortacısı, yasa ve genel sigorta şartları kapsamına dahil maddi zararlardan işletenle birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur.
Müteveffa ... ait ve eşi ... idaresindeki aracın tek taraflı trafik kazası yapması sonucu araçta yolcu konumunda seyahat eden ... vefat etmiştir. Davalı kaza yapan aracın trafik sigortacısıdır. Davacılar ise kazada vefat eden yolcu ... çocuklarıdır. Davacılar bu ölüm nedeniyle destekten yoksunluk zararına karşılık maddi tazminatın davalıdan tahsilini talep etmiş, ilk derece mahkemesince yürütülen yargılama sonucunda davanın reddine karar verilmiş, bu karara karşı davacılar vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.
6100 Sayılı HMK.'nun 355. maddesi gereğince istinaf dilekçesinde gösterilen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni yönünden yapılan istinaf incelemesi sonucunda;
Türk Ticaret Kanunu’nun 1425. maddesine göre sigorta poliçesi genel ve varsa özel şartları içerir. Yeni Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigortası Genel Şartları 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Genel şartlar C.10. maddesi ile 12/8/2003 tarihli ve 25197 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları yürürlükten kaldırılmıştır. Yeni genel şartlar C.11 maddesine göre genel şartlar yürürlük tarihi olan 01.06.2015 tarihinden sonra akdedilmiş sözleşmelere uygulanacaktır. Bunun doğal sonucu olarak artık eski genel şartların yeni genel şartların yürürlük tarihinden sonra düzenlenen poliçelerde uygulanma imkanı bulunmamaktadır.
Sigortacılık Yasası 11. maddesi Karayolları Trafik Kanununun 93. maddesi gereği zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartları, teminat tutarları ile tarife ve talimatları Hazine Müsteşarlığının bağlı bulunduğu Bakanlıkça tespit edilir ve Resmi Gazetede yayımlanır. Böylece Hazine Müsteşarlığı kanundan aldığı yetki ile zorunlu sigorta genel şartlarını belirler. Bu nedenle zorunlu sigorta genel şartlarını Türk Borçlar Kanunu’nun 20 maddesinde düzenlenen genel işlem koşulu kapsamında değerlendirmek mümkün değildir. Bir sözleşmenin genel işlem koşulu kapsamında olması için sözleşme yapılırken taraflardan birinin önceden tek taraflı olarak sözleşme şartlarını hazırlayarak diğer tarafa sunması gerekir. Oysa Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Genel Şartları, sözleşmede taraf olmayan Hazine Müsteşarlığı tarafından kanundan aldığı yetkiye dayalı olarak belirlenir. Ayrıca Genel şartları, Türk Borçlar Kanunu 20. maddesinin son fıkrasında “Genel işlem koşullarıyla ilgili hükümler, sundukları hizmetleri kanun veya yetkili makamlar tarafından verilen izinle yürütmekte olan kişi ve kuruluşların hazırladıkları sözleşmelere de, niteliklerine bakılmaksızın uygulanır.” düzenlemesi kapsamında düşünmek de mümkün değildir. Çünkü kanunda açıkça belirtildiği üzere kanun veya yetkili makamlar tarafından verilen izinle kişi ve kuruluşların hazırladıkları sözleşmeler yürütmekte oldukları bir hizmet ile ilgili olmalıdır. Oysa Hazine Müsteşarlığı, zorunlu mali sorumluluk sigortası hizmeti veren bir kuruluş olmadığı gibi hizmeti alan taraf ile bir sözleşme ilişkisi içinde bulunmamaktadır.
01/06/2015 tarihinde yürürlüğe giren Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigortası Genel Şartları’nın uygulanmasını, Karayolları Trafik Kanunu’nun 95. maddesinde belirtilen tazminat yükümlülüğünün kaldırılması veya miktarının azaltılması sonucunu doğuran hallerin zarar görene karşı ileri sürülemeyeceği ilkesine aykırı olduğunu söylemek de mümkün değildir. Bu ilkenin uygulanabilmesi, her iki tarafın özgür iradesi ile poliçe düzenlendikten sonra zarar görenin aleyhine tazminatın kaldırılması yada azaltılmasını gerektirecek değişikliklerin yapılması durumunda geçerli olacaktır. Oysa 01/06/2015 tarihinde yürürlüğe giren Karayolları Motorlu araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigortası Genel Şartları, yürürlüğe girmesinden sonra düzenlenen poliçelerde geçerli olacağından, poliçenin düzenlendiği tarih itibarı ile Karayolları Motorlu araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigortası’nın kapsamı tüm taraflarca bilinmektedir. Sigortacı, işletenin sorumluluğunu poliçe ve genel şartlar kapsamında üstlendiğine göre, sonradan bir değişiklikten bahsetmek mümkün olmayacaktır. Kaldı ki 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 1423. maddesine göre sigortacı, sigorta sözleşmesine ilişkin tüm bilgileri, sigortalının haklarını, sigortalının özel olarak dikkat etmesi gereken hükümleri, gelişmelere bağlı bildirim yükümlülüklerinden oluşan aydınlatma yükümlülüğünü sigortalıya karşı yerine getirmese dahi sigortalı, sözleşmenin yapılmasına 14 gün içinde itiraz etmemiş ise sözleşme poliçede yazılı şartlar ve poliçenin ayrılmaz bir parçası olan genel şartlar kapsamında yapılmış olur.
Karayolları motorlu araçlar zorunlu mali sorumluluk sigortası teminatının kapsamı, poliçe ve poliçenin ayrılmaz bir parçası olan genel şartlara göre belirlenir. Nitekim Karayolları Trafik Kanunu’nun 90. maddesinde yapılan değişiklikle zorunlu sigortacının kapsamındaki tazminatları belirlemede Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının göz önüne alınması esası getirilmiştir.
01/06/2015 tarihinde yürürlüğe giren Karayolları Motorlu araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın amacı A.1 maddesinde “Karayolları Trafik Kanunu uyarınca motorlu araç işletenlerine yüklenen hukuki sorumluluk için düzenlenen Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasına yönelik ilgililerinin hak ve yükümlülüklerine ilişkin usul ve esasların düzenlenmesidir.” şeklinde belirlenmiştir.
Sigortanın kapsamı ise genel şartlar A.3. maddesinde “sigortacı, poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında, üçüncü şahısların ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununa göre sigortalıya düşen hukuki sorumluluk çerçevesinde Genel Şartlarda içeriği belirlenmiş tazminatlara ilişkin talepleri, kaza tarihi itibariyle geçerli zorunlu sigorta limitleri dahilinde karşılamakla yükümlüdür. Sigortanın kapsamı üçüncü şahısların, sigortalının Karayolları Trafik Kanunu çerçevesindeki sorumluluk riski kapsamında, sigortalıdan talep edebilecekleri tazminat talepleri ile sınırlıdır.” şeklinde düzenlenmiştir.
Kapsama giren teminat türlerinin tanımlandığı A.5. maddesinin (ç) bendinde ise Destekten Yoksun Kalma (Ölüm) Teminatı “Üçüncü kişinin ölümü dolayısıyla ölenin desteğinden yoksun kalanların destek zararlarını karşılamak üzere bu genel şart ekinde yer alan esaslara göre belirlenecek tazminattır.” şeklinde ifade edilmiştir. Genel Şartlar A.6. maddesinin (c) bendinde “İlgililerin, sigortalının sorumluluk riski kapsamında olmayan tazminat talepleri” ve (d) bendinde “Destekten yoksun kalan hak sahibinin, sigortalının sorumluluk riski kapsamında olmayan destek tazminatı talepleri ile destekten yoksun kalan hak sahibinin, sigortalının sorumluluk riski kapsamında olmakla beraber destek şahsının kusuruna denk gelen destek tazminatı talepleri” Zorunlu mali sorumluluk sigortasının teminatının dışında kalan hallerden sayılmıştır.
Talep edilen destek tazminatı, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununa göre sigortalıya düşen hukuki sorumluluk ve sorumluluk riski çerçevesinde Genel Şartlarda içeriği belirlenmiş tazminatlara ilişkin olmalıdır. Sigortalının hukuki sorumluluğu olmayan veya sigortalının sorumluluk riski içinde bulunmayan tazminat taleplerinden sigortacının sorumluluğu bulunmayacaktır.
Somut olayda, davacılar, kazanın oluşumunda tam kusurlu olan dava dışı sürücünün sevk ve idaresindeki aracın içinde yolcu olarak bulunan aracın işleteni olan babaları ... tek taraflı trafik kazasında ölmesi sonucu destekten yoksun kaldıkları iddiası ile, aracın zorunlu mali sorumluluk sigortacısından destekten yoksun kalma tazminatı talebinde bulunmuştur.
Trafik kazası dosya kapsamındaki kaza tespit tutanağına göre tek taraflı trafik kazası, desteğin eşi olan dava dışı sürücünün tam kusuru ile 06/06/2020 tarihinde gerçekleşmiştir.
Sigortalı aracın poliçe tanzim tarihi 05/10/2019 olup, 01/06/2015 tarihinde yürürlüğe giren yeni poliçe genel şartlarının yürürlük tarihinden sonradır. Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigortası Genel Şartları A.3. maddesine ve A.5. maddesinin (ç) bendine göre ancak, üçüncü kişinin ölümü dolayısıyla destek zararları, destekten yoksun kalma (ölüm) teminatı kapsamındadır. Bunun sonucu olarak, sigortacının destek zararlarından sorumlu olması için motorlu aracın işletilmesi sırasında mutlaka ölen kişinin üçüncü bir kişi olması gerekir. Aracın işleteni olan ve yolcu konumundayken vefat eden sigortalı ... üçüncü kişi olarak kabul etmek mümkün değildir.
Bu nedenle, kaza tarihinde yürürlükte bulunan Karayolları Trafik Kanununda sigortalının sorumluluk riski kapsamında olmayan destek tazminatı talepleri ile destekten yoksun kalan hak sahibinin, sigortalının sorumluluk riski kapsamında olmakla beraber destek şahsının kusuruna denk gelen destek tazminatı taleplerinin sigorta teminat kapsamında olduğuna ilişkin bir düzenleme olmaması ve kapsama giren teminat türleri arasında bulunmamasına göre, üçüncü kişi konumunda bulunmayan işletenin mirasçıları olan davacıların destek tazminatı talep etme hakkı bulunmadığından, ölen yolcu - işleten ... nedeni ile talep edilen maddi tazminatın ilk derece mahkemesince reddine karar verilmesi isabetlidir.
Yukarıda açıklanan nedenler ve tüm dosya içeriğine göre; ilk derece mahkemesince taraflarca gösterilen delillerin toplanmasında, değerlendirilmesinde esas ve usul bakımından hukuka aykırılık bulunmadığı ve davacılar vekilinin tüm istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden 6100 Sayılı HMK'nun 353/1. fıkrası (b-1) bendi uyarınca istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacılar vekilinin tüm istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden 6100 Sayılı HMK'nun 353/1. fıkra (b-1) bendi gereğince istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE,
2-Davacılar tarafından peşin yatırılan 162,10 TL istinaf kanun yoluna başvuru harcı ile 59,30 TL istinaf karar harcının Hazineye gelir kaydına, bakiye 368,30 TL istinaf karar harcının davacılardan alınarak Hazineye verilmesine,
3-Yapılan istinaf giderlerinin davacılar üzerinde bırakılmasına,
4-Artan istinaf gider avansının karar kesinleştiğinde yatıranlara iadesine,
İlişkin dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda 04/12/2024 tarihinde 6100 Sayılı HMK'nun 361/1 ve 362/1-a maddeleri uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta süre içinde Yargıtay İlgili Hukuk Dairesi nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.
...
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.