mahkeme 2024/1211 E. 2026/3 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2024/1211
2026/3
2 Ocak 2026
T.C.
ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
13.HUKUK DAİRESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: DENİZLİ 1.ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
DAVA: Maddi Tazminat (Trafik Kazasından Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ: 02/01/2026
KARAR YAZIM TARİHİ: 08/01/2026
Taraflar arasındaki davanın yapılan yargılaması sonucunda ilk derece mahkemesince verilen, yukarıda tarih ve numarası gösterilen kararına karşı davacı vekili ile davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmakla, dosyada duruşma yapılmasını gerektiren eksiklik görülmediğinden Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-a-6 maddesi uyarınca istinaf incelemesinin duruşmasız yapılmasına karar verilerek, dosya incelendi;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVACI İSTEMİNİN ÖZETİ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... tarihinde maliki ... , sürücüsü ... olan ... plakalı aracın kontrolünü kaybetmesi sonucunda yaralanmalı ve maddi hasarlı tek taraflı trafik kazası meydana geldiğini, kazanın meydana gelmesinde araç sürücüsü .. ın kusurlu olduğunu, araçta yolcu olarak bulunan davacı ... nin ağır yaralandığını, sağ bacak kaval kemiğinde kırık ve boynundaki kırıklar nedeniyle ameliyata alındığını, uzunca bir süre tedavi gördüğünü, kazaya sebebiyet veren aracın davalı sigorta şirketine (kaza tarihinde ... A.Ş.) sigortalı olduğunu, sigorta şirketine yapılan başvuru sonrasında herhangi bir ödemede bulunulmadığını, arabuluculuk sürecinde de anlaşma sağlanamadığını beyanla artırılmış haliyle 5.396,17 TL geçici ve 267.198,44 TL kalıcı iş göremezlik tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
DAVALI CEVABININ ÖZETİ:
Davalı ... A.Ş. (.... A.Ş.) vekili davaya cevap dilekçesinde özetle; davaya bakmaya ticaret mahkemesi değil asliye hukuk mahkemesinin görevli olduğunu, yine davacı ile davalı arasında bir ticari sözleşmenin de mevcut olmadığını, davaya bakmaya yetkili yerin İstanbul Çağlayan Adliyesi olduğunu, davanın esas itibariyle haksız ve yersiz olup esastan da reddine karar verilmesi gerektiğini, davalı ....A.Ş.'nin sigortalısı araç sürücüsü ... ın kazanın meydana gelmesinde kusurunun bulunmadığını, müvekkili şirketin sigortalısının kusuru oranında sorumlu olduğunu, bu nedenlerden dolayı resen nazara alınacak hususlar doğrultusunda davanın usul ve esastan reddine, hatır taşımacılığıyla ile ilgili indirim yapılmasına, aksi halde davalı müvekkilinin davanın ferilerinden sorumlu tutulmamasına, buna karar verilemez ise poliçe limiti ile sorumlu tutulmasına karar verilmesini istediklerini beyanla davanın reddini istemiştir.
DELİLLER :
Pamukkale Üniversitesince düzenlenen tedavi evrakları, Adli Tıp Ana Bilim Dalı Başkanlığı raporu, Aktüerya bilirkişi raporu, tüm dosya kapsamı.
İDM KARARININ ÖZETİ :
İlk Derece Mahkemesince verilen kararda özetle; alınan raporda davacının özür oranının %10, iyileşme süresinin 6 aya kadar uzayabileceği, davacının emniyet kemeri takmaması nedeniyle zararın artmasına sebebiyet verdiği için tazminattan % 20 indirim yapılması gerektiği, davacının davalı sigorta şirketine 22/04/2019 tarihinde başvuru yaptığı, davalı sigorta şirketince ödeme yapılmadığından davalı sigorta şirketinin 8 iş gününün dolduğu tarih olan 03/05/2019 tarihinde tarihte temerrüde düştüğü, ayrıca dosya kapsamında kazaya sebebiyet veren aracın ticari niteliğinin bulunması dikkate alınarak hükmedilen tazminata avans faiz uygulanması gerektiği kanaatine varılarak davanın kısmen kabulü ile; 2.943,05 TL geçici iş görmezlik, 136.465,03 TL kalıcı iş göremezlik tazminatının 03/05/2019 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faiz oranıyla davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ :
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; alınan son maluliyet raporu ile müvekkilinin maluliyetinin %10 olarak tespit edildiği ve sağ bacaktaki kas atforisinde bağlı araz değerlendirilmediğini, raporlar arasındaki çelişki giderilmeden ve itirazları dikkate alınmadan dosyanın aktüer bilirkişiye tevdi edilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, müterafik kusur yönünden kaza tespit tutanağında emniyet kemerinin belirsiz olarak işaretlendiğini, emniyet kemeri takılı olsa dahi kazazedenin araçtan fırlayabileceğini beyanla ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulünü istemiştir.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı ile davalı arasında bir ticari sözleşmenin mevcut olmadığını, bu nedenle görevsizlik nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, davanın İstanbul adliyesinde açılması gerektiğinden yetkisizlik kararıyla davanın reddine karar verilmesini talep ettiklerini, davacının usulüne uygun başvuruda bulunmadığını, bu nedenle davanın usulden reddi gerektiğini, sigorta şirketinin hesaplama yapıp ödemede bulunabilmesi için davacı yanın gerekli evraklarla başvuru yapmaması sebebiyle mümkün olamadığını, bu yüzden davalı aleyhine davanın fer'ilerine hükmedilmemesi gerektiğini, usulünce başvuru yapılmadığından davalı şirketin temerrüdünden bahsedilemeyeceğini, Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Dairesinde rapor alınması gerektiğini, mahkemece ek rapordaki miktar üzerinden indirimler uygulanarak hüküm kurulduğunu, fer'ileri bakımından da kararın hatalı olduğunu beyanla ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddini istemiştir.
İSTİNAFA CEVAP :
Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; davacının bütün istinaf itirazlarının haksız ve yersiz olduğunu, kaza tarihindeki mevzuata göre sağlık raporu alınması gerektiği açık olduğundan davacının bu konuya ilişkin istinaf itirazlarının yersiz olduğunu, kazanın meydana geliş şekli ve davacının yaralanmalarına göre davacının emniyet kemerinin takılı olmadığının açık ve net olduğunu, dolayısıyla davacının emniyet kemeri indirimine ilişkin itirazın haksız olduğunu beyanla istinaf talebinin reddini istemiştir.
G E R E K Ç E
Uyuşmazlık, trafik kazasına bağlı yaralanma nedeniyle maddi tazminat isteğine ilişkindir.
Türk Borçlar Kanunu'nun 49. maddesi gereğince kasten veya taksirle başkasına zarar veren bu zararı gidermekle yükümlüdür. Bedensel zarara uğrayanların aynı kanunun 54. maddesi gereğince maddi tazminat isteme hakları bulunmaktadır. 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85. maddesi gereği motorlu araç işleteni doğan zararlardan sürücü ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur. 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 91, 97 ve 99. maddeleri gereği trafik kazasına ve zarara sebebiyet veren motorlu aracın zorunlu mali sorumluluk sigortacısı, yasa ve genel sigorta şartları kapsamına dahil maddi zararlardan işletenle birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur.
Davacı, trafik kazası sonucu yaralandığını ve maluliyete maruz kaldığını belirterek, geçici ve daimi iş göremezlik zararı adı altında bir miktar paranın karşı aracın trafik sigortacısı olan davalıdan tahsilini talep etmiş, ilk derece mahkemesince yürütülen yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, bu karara karşı davacı vekili ile davalı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.
6100 Sayılı HMK.'nun 355. maddesi gereğince istinaf dilekçesinde gösterilen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni yönünden yapılan istinaf incelemesi sonucunda;
1-... tarihinde malikinin ... ve sürücüsünün ... olduğu ... plakalı aracın Denizli İli ... İlçesi ... Mahallesi ...Bulvarında ... istikametine seyir halindeyken sürücünün kontrolünü kaybetmesi neticesinde yaralanmalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana gelmiş, araç içerisinde yolcu olarak bulunan davacı yaralanmıştır.
2-Pamukkale Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı'nın 08/03/2022 tarihli raporunun incelenmesinden, “Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik'e göre; davacının sağ diz eklemi hareket kısıtlılığına bağlı arızasının; Kas İskelet Sistemi 3. Alt Ekstremiteye Ait Sorunlarda Özürlülük Oranları başlığı altında diz eklemi hareket kısıtlılığına bağlı özürlülük tablosuna göre 'orta' derecede olduğu ve kişinin özür oranının % 10 (yüzdeon)'a tekabül ettiğinin tespit edildiği rapor edilmiş olup mahkemece söz konusu rapora istinaden davacının maluliyet oranının %10 olduğu kabul edilmiş ise de bu rapordan önce yine Pamukkale Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı'nın 28/01/2021 tarihli Çalışma Gücü yönetmeliğine göre düzenlenen raporunda davacının sağ bacağındaki kas atrofisisine bağlı araz olduğu kabul edilerek maluliyetinin olay tarihine göre toplam %17,2, rapor tarihi itibariyle de %18 olduğu belirtilmiş olmakla, hükme esas alınan maluliyet raporu ile önceki raporun her ne kadar farklı yönetmelik hükümlerine göre düzenlenmiş olması nedeniyle arada çelişki olmadığı düşünülecek ise de son raporda ilk raporda değerlendirilen sağ bacaktaki kas atrofisisi bakımından herhangi bir değerlendirme yapılmadığı anlaşılmakla mahkemece bu hususta yeniden olay tarihi itibariyle yürürlükte bulunan “Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik" hükümlerine göre davacının sağ bacağındaki kas atrofisi yönünden de bir değerlendirme yapılıp maluliyet derecesini etkileyip etkilemeyeceği hususunda ek rapor tanzim edilmesinin istenilmesi gerekirken bunun yapılmaması ve eksik inceleme ile karar verilmesi doğru görülmemiş olup açıklanan nedenlerle davacı vekilinin bu hususa ilişkin istinaf itirazının kabulüne karar vermek gerekmiştir.
3-Zarar görenin veya davacıların desteğinin koruyucu tertibat takmaması (kask yahut emniyet kemeri), alkollü olduğunu bildiği kimsenin veya ehliyeti bulunmayan kişinin sürücülüğünü yaptığı araca binmesi gibi hususlar mutazarrır açısından müterafik kusur oluşturur (Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 21/12/2017 gün ve 2016/19269 esas, 2017/11960 karar; 19/02/2018 tarih ve 2015/7675 esas, 2018/1070 karar sayılı içtihatları). Zarar görenin müterafik kusurunun olması durumunda yerleşik yargısal uygulamalara göre tazminat miktarından %20 oranında indirim uygulanması gerekir. Müterafik kusur indirimi sebebiyle yapılabilecek azami indirim oranı %20'dir. Birden fazla müterafik kusur oluşturan davranış bulunsa bile indirim oranı %20'yi aşamaz (Yargıtay 17. Hukuk Dairesi 2014/21303- 2017/4354). Ayrıca, müterafik kusur sebebiyle indirim yapılması için davalı tarafın bu hususu savunma olarak ileri sürmesi şart değildir. Dosya kapsamında hal ve şartlara göre müterafik kusurun belirlenmesi halinde mahkemece kendiliğinden gözetilmesi, tazminattan usulünce tenkis yapılması gerekir (Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 09/04/2018 tarih, 2015/9251 - 2018/3894 E.K. Sayılı içtihadı).
Bu açıklamalar ışığında somut dosyaya bakıldığında; davacının, dava dışı sürücünün alkollü olduğunu bilerek aracına bindiği sabit olduğundan davacının da zararın oluşmasında müterafik kusurunun bulunduğu sonucuna varılmış olup, ilk derece mahkemesince bu yön itibariyle müterafik kusur indirimi yapılması yerindedir. Ancak he ne kadar yaşanan kaza sonucu davacının araçtan fırlaması göz önüne alındığında emniyet kemeri takmadığı sonucuna varılması yerinde ise de bu yön itibariyle ayrıca bir müterafik kusur indirimi yapılamaz. Keza, müterafik kusur indirimi, kaç tane indirimi sebebi olursa olsun % 20 ile sınırlandırılmalı, her bir sebep için ayrı indirim yapılmamalıdır. Tüm bu nedenlerle, ilk derece mahkemesince hükmolunan tazminattan iki kez % 20 oranında müterafik kusur indirimi yapılarak karar verilmesi doğru görülmemiştir.
4-Hatır için yolcu taşıma veya aracı kullandırmadan söz edebilmek için, ölen veya yaralananın bir menfaat karşılığı olmaksızın taşınması veya aracın kullanılması, diğer bir deyişle taşıma veya kullanmada ölen veya yaralananın menfaatinin bulunması gerekir. Bu nedenle taşıma veya kullanmada işletenin veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin bir menfaatinin bulunması hâlinde hatır taşımasından söz edilemez. Bu bakımdan hatır ilişkisinin değerlendirilmesinde taşıma veya kullanmanın kimin menfaatine olduğunun belirlenmesi önemlidir. Taşıma veya kullandırma, ekonomik yarar için olabileceği gibi ortak toplumsal değerler nedeniyle de olabilir. Hâkim, gerekçesini kararında tartışmak ve nedenlerini göstermek koşuluyla tazminattan mutlaka indirim yapmak zorunda da değildir. Yerleşik Yargıtay uygulamalarına göre hatır taşıması indirimi yapılmasına karar verilmesi halinde bu indirimin % 20 oranında yapılması gerekir.
Cevap dilekçesinin incelenmesinden davalı vekilinin hatır taşıması savunmasında bulunduğu ancak ilk derece mahkemesince davalının hatır taşıması indirimi savunması konusunda herhangi bir değerlendirme yapılmadığı anlaşılmıştır. Bu nedenle de kararın kaldırılması gerekir.
5-Kabule göre ise dava belirsiz alacak davası olarak açılmış ve davacı vekili davacı ... için 50,00 TL sürekli iş göremezlik, 50,00 TL geçici iş göremezlik tazminatının davalıdan tahsilini talep etmiştir. 06/07/2021 tarihli bilirkişi raporunda; ... için 267.198,44 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 5.396,17 TL geçici iş göremezlik zararı hesaplanmış olup davacı vekili bu rapor doğrultusunda sürekli iş göremezlik tazminat taleplerini 50,00 TL'den 267.198,44 TL'ye, geçici iş göremezlik tazminat taleplerini 50,00 TL'den 5.396,17 TL'ye arttırarak toplam 272.594,61 TL’nin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle davalıdan tahsilini talep etmiş olup mahkemece davanın kısmen kabul kısmen ret edildiği halde reddedilen tazminat talebinin, talep artırım dilekçesi ile istenilen miktar üzerinden belirlenip hesaplanması gerekirken yanlış hesaplama yapılarak netice olarak davalı yararına hükmedilen yargılama gideri ve vekalet ücreti hususunda hatalı karar verildiği anlaşılmış olup açıklanan nedenle davalı vekilinin bu yöndeki istinaf isteminin kabulü ile bu gerekçeyle de kararın kaldırılması gerekmiştir.
Hal böyle olunca açıklanan nedenler ve tüm dosya içeriğine göre; davacı vekili ile davalı vekilinin istinaf istemlerinin, yukarıdaki bentlerde açıklanan sebeplerle kabulü ile 6100 Sayılı HMK.'nun 353/1 inci fıkrasının (a-6) bendi gereğince ilk derece mahkemesi kararının esası incelenmeden kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, davacı vekili ile davalı vekilinin diğer istinaf istemlerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacı vekili ile davalı vekilinin istinaf istemlerinin KABULÜNE,
2-Denizli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ....Esas - ...Karar sayılı, 24/11/2022 tarihli kararının 6100 Sayılı HMK'nun 353/1 fıkra (a-6) bendi gereğince ESASI İNCELENMEDEN KALDIRILMASINA,
3-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine,
4-Davacı vekili ile davalı vekilinin diğer istinaf istemlerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına,
5-Davacı tarafından peşin yatırılan 492,00 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcının Hazineye gelir kaydına, 179,90 TL istinaf karar harcının isteği halinde davacıya iadesine,
6-Davalı tarafından peşin yatırılan 492,00 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcının Hazineye gelir kaydına, 2.380,74 TL istinaf karar harcının isteği halinde davalıya iadesine,
7-Davalı ....A.Ş. tarafından ilamın icrasının geri bırakılması için Ankara 5. İcra Dairesinin ....esas sayılı takip dosyasına yatırılan teminatın İİK. 36 madde uyarınca bu davalıya iadesine,
8-Kesin olan işbu kararın taraflara tebliği, harç tahsil/ iade işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,
İlişkin dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda 02/01/2026 tarihinde, 6100 sayılı HMK'nun 353. maddesi (1-a) bendi gereğince KESİN olarak oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.