mahkeme 2025/801 E. 2025/1022 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2025/801
2025/1022
27 Ekim 2025
T.C.
ANTALYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
11. HUKUK DAİRESİ
KARAR TARİHİ:27/10/2025
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
KARAR TARİHİ:11/11/2022
DAVANIN KONUSU:İtirazın İptali
GEREKÇELİ KARAR
YAZIM TARİHİ:27/10/2025
İlk Derece Mahkemesinin kararı ve dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.
Üye hakimin görüşü değerlendirildi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ:
Davacı vekili; davacı ile davalı arasında 12.08.2015 tarihinde ... Turizm ve Ticaret A.Ş.'deki hisselere ilişkin "Haricen Yapılan Anonim Şirket Hisse Devri Sözleşmesi" akdedildiğini, davacının sözleşme gereği hisselerini davalıya devrettiğini, sözleşmenin 9. maddesinde; taraflardan ...'ın hissedarı olduğu Antalya ili Muratpaşa ilçesi ... Mahallesi ... Ada ... Parselde bulunan 364 metrekare arsanın Antalya 3. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile ortaklığın satış yoluyla giderilmesi davasının devam ettiğini, taşınmaz hakkında ortaklığın satış yoluyla giderilmesi kararı verilmesi ve taşınmazın ihaleye çıkarılması halinde ... tarafından taşınmazın tamamının ... adına ihale yoluyla alınmasının tüm masrafları karşılanacağını, diğer hissedarlarla harici anlaşma sağlanması halinde de diğer hissedarlara ödenecek satış bedellerinin ... tarafından ödeneceğinin kararlaştırıldığını, taşınmaza bitişik olan ve ...'ın hissedar olduğu diğer taşınmazda da aynı şekilde izale-i şuyu istemi ile dava açılması ve davanın neticelenmesi sonucunda taşınmazın tamamının ihale ile ... adına alınması için gereken tüm masrafların ... tarafından ödeneceğini, iki taşınmazın da ihale yoluyla veya haricen diğer hissedarlardan satın alınması işlemi tamamlandığında tevhid işlemi ile birlikte ... veya onun yetkilendireceği müteahhit tarafından yapılacak olan inşaatın maliyetinin de ... tarafından karşılanacağını, ihale ile veya haricen her iki parselin tamamının ... adına tescil edilmesinin akabinde inşaatın anahtar teslim fiyatı toplamı olarak taraflar 1.600.000,00.-TL olarak mutabık kalındığını, taşınmazların tamamının ... adına tescil edildiği tarihin muacceliyet tarihi olarak belirlendiğini, sözleşmeye göre söz konusu taşınmazlar olan Antalya ili Muratpaşa İlçesi ... (...) Mah. ... ada ... ve ... nolu parsellerin davacı adına tescil edildiği tarihte davalının davacıya 1.600.000,00.-TL ödeyeceğinin kararlaştırıldığını, davacının hisselerini davalıya devretmesine rağmen davalının vadesi gelen borcunu davacıya ödemediğini, davacının alacağını şifahen istediğini, yine de davalının borcunu ödemekten imtina ettiğini, borcun ödenmemesi üzerine Antalya 16. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalı borçunun süresinden takibe itiraz etmesi üzerine takip durdurulduğunu beyanla Antalya 16. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasına İİK'nın 67 maddesi uyarınca haksız olarak yapılan itirazın iptali ile % 20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DAVALININ SAVUNMASININ ÖZETİ:
Davalı vekili; davanın dayanağı 12.08.2015 tarihli sözleşmenin davalıda bulunmadığını, davacı babası olduğu için müvekkilinin sözleşme örneğini almadığını, sözleşme içeriğinde ortaklığın giderilmesi davası ve diğer işlemler bittikten sonra inşaatı kendisinin yapacağının kararlaştırıldığını, dosyaya sunulan sözleşmede ... tarafından yaptırılacağının yazdığını, davalının 1.600.000,00.-TL rakamın da konuşulmadığını, dosyaya farklı bir sözleşme sunulduğunu, sözleşme aslının celbini talep ettiklerini, davalıya ait imzanın davalının eli mahsulü olup olmadığının tespitinin gerektiğini, kabul anlamına gelmemek üzere bir an için sözleşme gerçek olsa bile muacceliyet tarihi olarak taşınmazların tamamının davacı ... adına tescil tarihi yazıldığı halde icra takibinde sözleşme tarihinden itibaren faiz işletilerek 532.000,00.-TL talep edilmesini kabul etmenin mümkün olmadığını, %19,50 oranındaki faizin de dayanağının bulunmadığını, taşınmazların ... adına tescil tarihinden sonra davalının inşaatı yapması için herhangi bir bildirimde bulunulmadığını, icra takibine girişilmesinin olanaklı olmadığını, davalının temerrüde düşmediğini belirterek muaccel bir alacak bulunmaması nedeniyle haksız açılan davanın reddine, icra takibi kötü niyete dayandığından davacının % 20 kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:
Mahkemece 07/02/2020 tarih ve ... Esas ... Karar sayılı kararla; "Davanın kısmen kabulü ile Davalının Antalya 16. icra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasına yönelik itirazının kısmen iptaline, takibin 1.600.000,00.-TL asıl alacak, 197.030,14.-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 1.797.030,14.-TL alacak üzerinden ve asıl alacağa takip tarihinden itibaren ticari avans faizi uygulanmak suretiyle devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine" karar verilmiş, işbu karar davacı ve davalı tarafından istinaf edilmiş, Dairemizin 07/06/2022 tarih ve ... Esas ... Karar sayılı kararı ile; "İstinaf aşamasında davacı vekilince, davacının vefat ettiği bildirilmiş ve mirasçılarına ilişkin veraset ilamı ile vekaletname sunulmuştur. Vefat eden davacı tarafından oğlu davalı aleyhine 1.600.000,00 TL asıl alacak, 532.701,37 TL faiz olmak üzere toplam 2.132.701,37 TL alacağın tahsili istemiyle takibe geçilmiş, itiraz üzerine duran takibin devamı için eldeki itirazın iptali davası açılmıştır. Karardan sonra davacı 30/04/2021 tarihinde vefat etmiştir. Davacı vekilince sunulan veraset ilamına göre vefat eden davacının mirasçılarının ..., ..., ..., ... ile davalı ...'ın olduğu anlaşılmıştır. Davalının da mirasçı olması nedeniyle hükümden lehe etkilenecektir. Miras hissesi yönünden alacaklı ve borçlu sıfatı birleşmiştir. Mirasın reddi durumu olup olmadığı araştırılmalıdır. Karardan sonra gelişen bu durum itibariyle infazı kabil bir karar bulunmamaktadır. Bu nedenle mahkemece yeniden yargılama yapılarak karar verilmesi gerekmektedir. HMK'nın 297 ve 355. maddeleri gereğince bu durum re'sen Dairemizce gözetilmiş, sair istinaf sebepleri incelenmeksizin karar bu yönden kaldırılmıştır." gerekçesiyle davacı ve davalı vekillerinin istinaf başvurularının re'sen gözetilmesi gereken yön nedeniyle kabulü ile kararın kaldırılmasına, dosyanın Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiş, kaldırma kararı neticesinde dava dosyası Mahkemenin yukarıda belirtilen esas sırasına kaydedilerek yargılamaya devam olunmuştur.
Dairemiz kaldırma kararı sonrası Mahkemece yapılan yargılama sonucunda; "Mahkememizce yapılan yargılama, BAM 11. Hukuk Dairesi kaldırma kararı, davacı murisin veraset ilamı birlikte değerlendirildiğinde mahkememizce verilen karardan sonra davacının vefat ettiği, vekili tarafından davalı dışındaki tüm mirasçıların vekaletinin ibraz edildiği, davalının da murisin mirasçısı olup, terekede 3/16 oranında payı bulunduğu, mirasçıların hiçbirinin mirası reddetmediği anlaşılmakla davalının protokol nedeniyle murise 1.600.000,00.-TL borçlu olduğu, murisin ölmesi nedeniyle kendi 3/16 mirası payı yönünden borçlu ve alacaklı sıfatlarının birleştiği anlaşılmakla davalının 3/16 payına isabet eden kısım mahsup edilerek bakiye 1.300.000,00.-TL asıl alacak ve bunun temerrüt tarihinden takip tarihine kadar işlemiş faiz tutarı olan 160.086,99.-TL faiz olmak üzere toplam 1.460.086,99.-TL alacak üzerinden takibin devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine karar vermek gerektiği sonuç ve kanaatine varılmakla aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
İlk Derece Mahkemesince verilen karara karşı, davacılar vekili ve davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesinin kararında, asıl alacağa eklenecek geçmiş gün faizinin başlangıç tarihini yanılgılı değerlendirdiğini, istinaf incelemesi sonucunda ilk verilen karar ortadan kaldırılmasına rağmen, yine faiz yönünden değerlendirme yapmaksızın aynı kararı kopyala-yapıştır şekli ile tanzim ettiğini, sadece davacının vefatı üzerinde davalının, davacının mirasçısı olması sebebiyle alacaktan isabet eden hisse payını çıkarıp karar verdiğini, tapu kayıtlarının incelenmesinde davacı adına taşınmazların en son tescil tarihinin 02.12.2015 olduğunu, İlk Derece Mahkemesi'nin yanılgılı değerlendirme yaparak taşınmazlarda kat irtifakının tesis tarihi olan 27.10.2017 tarihini faiz başlangıcı olarak baz aldığını, istinaf incelemesi sırasında 11. Hukuk Dairesi'nin ilk incelemesi olan ... Esas ... Karar sayılı ilamı ile bu hatayı gördüğünü ve tapu kayıtlarının celbi için dosyayı geri çevirdiğini, davaya dayanak sözleşmenin 9. maddesine göre alacağın muacceliyet tarihinin en son tapu tescil tarihi olan 02.12.2015 tarihinin alındığını ve icra takibinde faizin doğru bir şekilde bu tarihten itibaren başlatıldığını, İlk Derece Mahkemesi'nin, davacının vefatı üzerine davalının da davacının mirasçısı olması sebebiyle davacı ve davalı sıfatının birleşmesi üzerine davalının miras payı olan 3/16 oranından asıl alacağı mahsup ettiğini, diğer mirasçı olan davacılar yönünden hüküm kurduğunu, hükümde asıl alacak ve faizden mahsup edilen davalının payı olan 3/16 hisse oranına isabet eden asıl alacaktan 300.000,00-TL, işlemiş faizden 27.000,00-TL'ye göre davacıların aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücreti takdir edildiğini, sıfatların birleşmesinin bir kişinin, aynı davada hem davacı hem davalı konumunda olması olduğunu, bunun genellikle bir tarafın ölümü sonrası mirasçılar arasında olduğunu, davacı-babanın vefatı sonrası mirasçı sıfatıyla hem davacı hem davalı konumu kazanan davalı-mirasçı/evlat için reddedilen kısım nezdinde karşı vekalet ücretine hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu, bu sıfat birleşmesi nedeniyle mirasçının lehine karşı vekalet ücretine hükmedilemeyeceğini, bu bireyin kendi halinde kazanımı için vekalet ücreti takdir edilmesinin hukuken mümkün olmadığını, davalının davaya dayanak icra takip dosyasına yapmış olduğu itirazın haksız olduğunu, itirazının iptaline karar verildiğini, yargılama giderleri ve vekil ile takip edilen davalarda vekalet ücretinin davanın sonunda haklılık durumuna göre hesap edildiğini, hükmün asıl alacaktan davalının payına isabet eden oran hakkında davanın reddi yerine, davanın konusuz kalması sebebiyle karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmesi gerektiğini, İlk Derece Mahkemesinin ilk verdiği kararından sonra kararın faiz yönünden istinaf edilmesi üzerine istinaf incelemesi aşamasında davacının öldüğünü ve bunun üzerine davalının da davacının mirasçısı olması sebebiyle, aynı zamanda davacılardan biri olduğunu, diğer bir anlatımla, davalının, miras payı kadar davacı-alacaklı olması sebebiyle payı kadar miktarda davanın konusuz kaldığını, Mahkemece HMK'nın 331/1. maddesi uyarınca konusuz kalan dava hakkında yargılamaya devam edilerek, dava açıldığı zaman hangi tarafın haksız olduğu tespit edilmesi ve o tarafın yargılama giderlerine (bu bağlamda vekalet ücretine de) mahkum edilmesi gerektiğini, davada müteveffa davacının, davanın açıldığı andaki mevzuat ve içtihat durumuna göre dava açmakta haklı olduğunu, dava sonunda haklılığının ortaya çıktığını, davaya konu itirazı yapan davalının, davanın açılmasına sebebiyet verdiğini, davanın davalının icra takip dosyasına konu sözleşmedeki imzaya itirazı üzerine açılan itirazın iptali davası olduğunu, davalının itirazı üzerine yapılan yargılama sonunda davalının itirazının kaldırılarak takibin devamı ile inkar tazminatına karar verildiğini, sırf davacının vefatı üzerine davalının da mirasçısı olması sebebiyle lehine yargılama gideri takdir edilmesinin doğru olmadığını, davacı vefat etmemiş olsa idi davalı lehine yargılama giderinin takdir edilmeyeceğini, davada haklılık yönünden de bir değişiklik olmaksızın sırf davacının vefatı sebebiyle kısmen sıfat birleşmesine dayalı, yargılama gideri ve vekalet ücreti takdirinin yanlış yorumlanarak haksız çıkan davalı taraf lehine kısmen hüküm kurulmasında hukuka uyar bir yön bulunmadığını ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava dosyasına konu dayanak belgenin müvekkilinde bulunmadığını, davacının müvekkilinin babası olduğu için sözleşme örneğini almadığını, sözleşme içeriğinde ortaklığın giderilmesi ile diğer işlemler bittikten sonra inşaatı müvekkilinin yapacağının kararlaştırıldığını, dosyaya sunulan sözleşmede ... tarafından yaptırılacağının yazılı olduğunu, ayrıca müvekkilinin 1.600.000,00 TL rakamının konuşulmadığını belirttiğini, dosyaya farklı bir sözleşme sunulduğunu, sözleşme aslının sunularak imzanın müvekkiline ait olup olmadığının tespitinin gerektiğini, sözleşme gerçek olsa bile muacceliyet tarihi olarak taşınmazların tamamının davacı ... adına tescil tarihi yazıldığı halde icra takibinde sözleşme tarihinden itibaren faiz işletilerek 532.000,00 TL talep edilmesinin mümkün olmadığını, %19,50 oranındaki faizinde dayanağının bulunmadığını, taşınmazların ... adına tescil tarihinden sonra müvekkilin inşaatı yapması için herhangi bir bildirimde bulunulmadığını, icra takibine girişilmesinin olanaklı olmadığını, müvekkilinin temerrüte düşmediğini, muaccel bir alacak bulunmaması nedeniyle haksız açılan davanın reddine karar verilmesi gerektiğini ve icra takibi kötü niyete dayandığından davcının %20 kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE:
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341 ve devamı maddeleri uyarınca ve özellikle istinaf incelemesinin kapsamının öngörüldüğü 355. maddeye göre re'sen gözetilecek kamu düzenine aykırılık halleri dışında istinaf incelemesi istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır. Dairemizce de istinaf incelemesi bu çerçevede yapılmıştır.
Yargılamada ileri sürülen iddia ve cevaplar, mevcut deliller ve tüm dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde;
Dava; ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Antalya 16. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinden; davacı müteveffa tarafından davalı aleyhine 12/08/2015 tarihli hisse devir sözleşmesine dayalı olarak 1.600.000,00-TL asıl alacak, 532.701,37-TL % 19,50 değişen oranlarda işlemiş reeskont - avans faizi olmak üzere toplam 2.132.701,37-TL alacak üzerinden ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalı borçlunun vekili aracılığıyla borca, ferilerine ve faiz oranına itirazı üzerine takibin durduğu anlaşılmıştır.
Dosya kapsamından; davalının, takibe dayanak yapılan 12/08/2015 tarihli hisse devir sözleşmesini kabul etmediğini, dosyaya sunulan sözleşmenin taraflar arasında imzalanan sözleşme olmadığını, başka bir sözleşme olduğunu ileri sürerek sözleşmedeki imzaya itiraz ettiği, Yerel Mahkemece 12/08/2015 tarihli hisse devir sözleşmesinin aslı dosyaya getirtilerek grafoloji uzmanı bilirkişiden rapor alındığı, grafoloji uzmanı bilirkişi tarafından tanzim edilen 09/12/2019 havale tarihli raporda; sonuç olarak 12.08.2015 tarihli Haricen Yapılan Anonim Şirket Hisse Devri Sözleşmesinin 4. sayfası üzerinde "Devir Alan; ..." adına atılı bulunan imzanın ... elinden çıktığının, 12.08.2015 tarihli Haricen Yapılan Anonim Şirket Hisse Devri Sözleşmesinin 1., 2., 3. sayfaları üzerinde "Devir Alan; ..." adına atılı bulunan imzaların ... elinden çıkmadığının tespit edildiği, davacı tarafın rapora süresinde itiraz ettiği anlaşılmıştır.
Yerel Mahkemece "davalı tarafça her ne kadar sözleşmeye itiraz edilmiş ise de; sözleşmenin son sayfasındaki imza davalıya ait olduğu gibi sözleşme hükümleri de taraflarca yerine getirilmiş olup, sözleşme karşılıklı olarak aynen ifa edildiğinden davalı savunmasına itibar edilmediği" gerekçesiyle sözleşmenin geçerli olduğu kabul edilmiş ise de varılan bu sonuç dosya kapsamıyla uyumlu değildir. Grafoloji uzmanı bilirkişi tarafından davacı tarafça dosyaya sunulan 12.08.2015 tarihli Haricen Yapılan Anonim Şirket Hisse Devri Sözleşmesinin yalnızca 4. sayfasındaki imzanın davalıya ait olduğu tespit edilmiş olup sözleşmenin 4. sayfasında yalnızca "13-İş bu 14 maddeden ibaret HARİCEN YAPILAN ANONİM SİRKET HİSSE DEVİR SÖZLEŞMESİ 3 nüsha olarak 12.08.2015 tarihinde ANTALYA ilinde taraflarca okunup anlaşıldıktan sonra imza altına alınmış, bir gün evvel yapılan 11.08.2015 tarihli aynı başlıklı sözleşme ise taraflarca kendi iradeleri ile karşılıklı olarak fesih edilmiştir." ibaresinin bulunduğu, sözleşmenin esaslı unsurlarının ise önceki sayfalarda yer aldığı görülmüştür. Bu husus da nazara alınarak davacı tarafın grafoloji uzmanı bilirkişi tarafından tanzim edilen 09/12/2019 havale tarihli rapora itirazları değerlendirilerek 12.08.2015 tarihli Haricen Yapılan Anonim Şirket Hisse Devri Sözleşmesindeki imzaların davalıya ait olup olmadığı hususunda Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesi'nden veya üniversitelerin Güzel Sanatlar Fakültesi'nden seçilecek grafoloji dalında uzman bilirkişi heyetinden rapor alınması ve dosya kapsamında toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi isabetsizdir.
Kabule göre de; davacının vefatı üzerine davalının da davacının mirasçısı olması sebebiyle davacı ve davalı sıfatının birleşmesi nedeniyle davalının miras payı oranında davanın konusuz kaldığı gözetilerek bu kısım yönünden davanın konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi ve davanın açıldığı tarihteki haklılık durumuna göre yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken bu yönden davanın reddine karar verilmesi de isabetsiz olmuştur.
Yine kabule göre; Dairemizce verilen geri çevirme kararı sonrası dava konusu taşınmazların tapu kayıtları dosyaya getirtilmiş ise de takyidatlarının dosya kapsamında bulunmadığı anlaşılmış olmakla taşınmazların tapu kayıtları tüm tedavülleriyle birlikte getirtilerek sözleşme hükmü uyarınca faiz başlangıç tarihinin belirlenmesi gerekirken bu hususun gözetilmemiş olması da hatalıdır.
Ayrıca gerekçeli karar başlığında yargılama sırasında vefat eden davacı ...'a davacı olarak yer verilmesi, müteveffa davacının mirasçılarının gösterilmemesi de isabetsizdir.
Bu durumda Mahkemece; davacı tarafın bilirkişi raporuna itirazları da nazara alınarak Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesi'nden veya üniversitelerin Güzel Sanatlar Fakültesi'nden seçilecek grafoloji dalında uzman bilirkişi heyetinden rapor alınması, sözleşmeye konu taşınmazların tapu kayıtlarının tüm tedavülleriyle birlikte dosyaya celbedilmesi ve yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda dosya kapsamında toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi yönünden İlk Derece Mahkemesi kararının HMK’nın 353/1-a.6. maddesi gereğince kaldırılmasına, dosyanın yeniden yargılama yapılmak üzere İlk Derece Mahkemesi'ne gönderilmesine karar vermek gerektiği sonuç ve kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçeleri yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacılar vekili ve davalı vekillinin İlk Derece Mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurularının ayrı ayrı ESASTAN KABULÜNE,
2-6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a.6. maddesi gereğince Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 11/11/2022 tarih ve ... Esas ... Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,
3-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'ne GÖNDERİLMESİNE,
4-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince davacılar vekili ve davalı vekili tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar harçlarının istem halinde İlk Derece Mahkemesi'nce yatıran tarafa İADESİNE,
5-Davacılar ve davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin İlk Derece Mahkemesi'nce yapılacak yargılama sonucunda dikkate ALINMASINA,
6-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından taraflar lehine istinaf vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
7-6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince peşin alınan ve harcanmayan istinaf gider avansının İlk Derece Mahkemesince ilgili tarafa İADESİNE,
8-Kararın İlk Derece Mahkemesi'nce taraflara TEBLİĞİNE,
Dair; dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a. maddesi uyarınca kesin olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 27/10/2025
...
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.