mahkeme 2024/35 E. 2024/574 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2024/35
2024/574
19 Mart 2024
T.C.
ANTALYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
11. HUKUK DAİRESİ
KARAR TARİHİ : 19/03/2024
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANTALYA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR TARİHİ: 20/11/2023
DAVANIN KONUSU: Tespit
GEREKÇELİ KARAR
YAZIM TARİHİ: 19/03/2024
İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.
Üye hakimin görüşü değerlendirildi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ:
Davacı vekili, müvekkilinin 25.07.2008 tarihinde kurulan davalı şirketin kurucu ortaklarından olduğunu, müvekkilinin bu şirkete nakdi sermayesini değil şahsi emek ve bilimsel çalışmalarını sermaye olarak koyduğunu; diğer hissedarların şirket hisselerini 17/11/2016 tarihinde ... ve evladı ... devrettikleri, bu tarihten itibaren müvekkilinin şirkette temsil yetkisi de olmadığı halde yönetim kurulu üyeliği devam etmekle birlikte işçi sıfatıyla çalıştırıldığı, ancak 2022 yılı başına gelindiğinde müvekkiline yapılan ücret ödemelerinin huzur hakkı ödemesi olarak yatırılmaya başlandığı ve fakat sigorta pirimlerinin şirket tarafından yatırılmaya devam edildiği, bunun da yapılan ödemenin işçi ücreti olduğunu gösterdiği, 14/04/2022 tarihinde yapılan olağanüstü genel kurulda ise yönetim kurulu üyelerinin huzur hakkının kaldırılmasına karar verildiğini, müvekkilinin ise bu kararı imzalamadığını, bunun üzerine davalı şirketin daha önce müvekkilene verdiği personel kimlik kartını, tahsisli aracın taşıt tanıma sistemini, 5 adet anahtarı, bilgisayarı ve yemek kartını geri alarak müvekkilinin iş aktine eylemli olarak son verdiğini belirterek; iş aktini sona erdiren feshin geçersizliğinin tespitine ve işe iadesine, işten ayrı kaldığı süre için 4 aylık ücretinin ve diğer haklarının tahsiline, davalının müvekkili işe başlatmaması halinde 8 aylık brüt ücreti ve diğer haklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davalı vekili, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:
İlk derece mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonunda, davanın görülüp karara bağlanabilmesi davacı ile davalı arasında bir işçi-işveren ilişkisinin bulunması gerektiği, tanık beyanlarından da anlaşıldığı üzere davacının iş zamanını kendi belirlediği, talimat almadığı veya sınırlı olarak aldığının anlaşıldığı, arada bağımlılık unsurunun varlığından söz edilemeyeceği ve dolayısıyla bir iş/hizmet sözleşmesinin varlığından da söz edilemeyeceği, fakat bunun tartışmasının iş mahkemesinde yapılması gerektiği, iş mahkemesi ve iş mahkemesinin kararına yapılan istinafı red eden Bölge Adliye Mahkemesi’nce davacının yönetici olduğundan bahisle ihtilafın Türk Ticaret Kanunu kapsamında çözümlenmesi gerektiğinin belirtilmesine rağmen davalı şirket ile davacı arasındaki ilişkinin yargılama yapılmadan belirlenmesi mümkün olmadığı, mahkemece davacının işçi olmadığına karar verilmesi halinde davanın reddi yerine görevsizlik kararı verilmesinin doğru olmadığı, ancak İstinaf incelemesinden geçen görevsizlik kararının kesin olduğu, davacının da ticaret hukuku bağlamında yöneticilikten kaynaklı bir tazminat talebinin ve bu yönde bir ispat faaliyetinin olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar vermiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili tarafından açılan davada iş mahkemesi tarafından verilen görevsizlik kararının hatalı olduğunu, zira bu davanın konusunun bir para alacağına ilişkin değil iş aktinin geçerli neden olmaksızın sonlandırılması nedeniyle açılan “İŞE İADE” davası olduğunu, işe iade talebinin kabul edilmemesi halinde tazminat talep edildiğini; davanın geldiği Asliye Ticaret Mahkemesi'nin bu davayı ortaklığa iadesi ve ortaklar arasında bir alacak talebi olarak değerlendirmesinin mümkün olmadığını, ticaret mahkemesinden davacının işçi, davalının işveren ve feshin geçerli bir nedene dayanmadığını tespit etmesinin de beklenemeyeceğini, iş mahkemesinin görevsizlik kararını inceleyen Bölge Adliye Mahkemesi kararının kesin olduğuna ilişkin mahkeme gerekçesinin, dairenin müvekkilinin istinafını HMK.’nın 353/1-a maddesi uyarınca değil de 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddetmiş olması karşısında kararının kesin olmayacağını, bu sebeple de Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin davanın reddine ilişkin kararının doğru olmadığını, zira bu durumun davanın kadük hale gelmesine sebebiyet verdiğini, bunun da müvekkilinin hak arama hürriyetinin ve mahkemeye erişim hakkının ihlal edilmesi anlamına geldiğini, bu sebeple ticaret mahkemesinin vermesi gereken kararın görevsizlik kararı olduğunu, sorunun HMK’nın 353/1-a-3 maddesi ve 362/1-c maddesi hükmünün mahkemeye erişim hakkın kısıtlamasından kaynaklandığını, bu sebeple somut norm denetimine gidilmesinin gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasına, aksi halde Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunun m.353/1 maddesindeki “kesin olarak” ibaresinin ve 362/1-c maddesindeki “Yargı çevresi içinde bulunan ilk derece mahkemelerinin görev ve yetkisi hakkında verilen kararlar” ibarelerinin iptale için konunun somut norm denetimiyle Anayasa Mahkemesine götürülmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE:
Dava, işe iade olmadığı takdirde taziminat talebine ilişkin olup mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.
Dosya incelendiğinde davanın iş mahkemesine açıldığı, iş mahkemesi tarafından taraflar arasındaki ilişkinin işçi işveren ilişkisi değil anonim şirket ortaklığı ve yönetim kurulu üyeliğinden kaynaklandığı dolayısıyla görevli mahkemenin asliye ticaret mahkemesi olduğu gerekçesiyle davanın göreve ilişkin dava şartı yönünden reddine karar verilmiştir.
Bundan sonra dosyaya bakan asliye ticaret mahkemesi ise davacının talebinin iş hukukundan kaynaklanan bir talep olduğu, davacının iş zamanını kendi belirlediği, talimat almadığı veya sınırlı olarak aldığının anlaşıldığı, arada bağımlılık unsurunun varlığından söz edilemeyeceği ve dolayısıyla bir iş/hizmet sözleşmesinin varlığından da söz edilemeyeceği gerekçesiyle davanın esastan reddine karar vermiştir.
HMK'nın 359/3 maddesi uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, taraflar arasındaki ilişkinin iş ilişkisi olduğunun davacı tarafça ispat edilememesine, mahkemenin bu değerlendirmesinin işin esası ile ilgili olması karşısında mahkemeye erişim hakkının kısıtlanmasından söz edilemeyecek olmasına, HMK'nın 355/1 maddesi gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davacı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacı vekilinin ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 427,60 TL maktu istinaf karar harcından peşin olarak yatırılan 269,85 TL harcın mahsubu ile bakiye 157,75 TL istinaf karar harcının davacı taraftan tahsili ile Hazine'ye GELİR KAYDINA,
3-Davacının istinaf başvurusu nedeniyle yaptığı yargılama masraflarının kendi üzerinde BIRAKILMASINA,
4-Kullanılmayan istinaf gider avansının 6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesince ilgilisine İADESİNE,
5-İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından davalı lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
6-Kararın Dairemiz tarafından taraflara TEBLİĞİNE,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle 6100 sayılı HMK’nın 353/1-b-1 bendi gereğince aynı kanunun 361/1 maddesi gereğince Dairemiz kararının tebliğinden itibaren İKİ HAFTALIK süre içinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.19/03/2024
...
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.