Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2024/1965
2024/1628
3 Aralık 2024
T.C.
ANTALYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
11. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: Alanya Asliye Ticaret Mahkemesi
KARAR TARİHİ: 19/04/2024
DAVANIN KONUSU: Zayi Nedeniyle Bono İptali
GEREKÇELİ KARAR
YAZIM TARİHİ: 03/12/2024
İlk Derece Mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.
Başkanın görüşü değerlendirildi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ:
Davacı vekili, davacı şirkette ..... tarihli olağanüstü genel kurul yapıldığını, genel kurulda eski müdürlerin azline karar verilerek yerine yeni müdürler seçildiğini, devir teslim işlemleri aşamasında şirket eski müdürleri alacaklısının ... Tic. Ltd. Şti. olduğu borçlusunun ... Tic. Ltd. Şti. olduğu .... euro bedelli .... düzenlenme tarihli ve .... ödeme tarihli senet, alacaklısının ... Tic. Ltd. Şti. olduğu borçlusunun ... Tic. Ltd. Şti. olduğu ... euro bedelli .... düzenlenme tarihli ve .... ödeme tarıhli senetlerin teslimini yapmadıkları gibi senetlerin nerede olduğu hususunda bilgi vermediklerini, sadece söz konusu senetlerin, Manavgat 2. Noterliğinin 12.10.2023 ve ... yevmiye numaralı kiymetli evrak defterine işlenip tasdik edildiğini beyan ederek bu senet defterini yeni şirket müdürlerine teslim etmediklerini, şirket eski müdürleri senetleri mahkeme teslim edeceklerini beyan ettiklerini, şirket müdürleri ile yapılan en son görüşmeden eski müdürler, senetlerin nerde olduğunu bilmediklerini beyan ettiklerini, senetlerin kaybolduğunu belirterek dava konusu bonoların zayi nedeniyle iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Dava hasımsız olarak açılmıştır.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:
Mahkemece, "davacı dava konusu bonoların zayi olduğunu belirterek bonoların zayi nedeniyle iptaline karar verilmesi istemi ile dava açmıştır. Mahkemece kaybolan bonolarla ile ilgili olarak ticaret sicil gazetesinde uygun aralıklarla 3 kez ilan yaptırılmış ve bonolara ilişkin herhangi bir başvuru yapılmamıştır. Bu nedenle dava konusu bonoların zayi olduğu sonucuna varıldığından davanın kabulü yönünde" karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Karara karşı, talep edenler vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Talep edenler vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu senetlerin, davacının eski müdürleri olan müvekkiller elinde olduğu bilinmesine rağmen, müvekkillere husumet yöneltilmeksizin ve usulüne uygun taraf teşkili sağlanmaksızın, davanın hasımsız olarak görülüp karara bağlanmasının usule aykırı olduğunu, usulüne uygun taraf teşkili temin edilmeksizin, müvekkillerin savunma hakları kısıtlanarak, tek taraflı, soyut ve gerçeğe aykırı beyanlara itibarla karar verilmiş olmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, dosyada acele ve objektiflikten uzaklaşılarak yargılama yapıldığı ve hatalı karar verildiğini, dava konusu senetlerde davacı şirketin alacaklı, davacı şirketin müdürlerinden ... bizzat ve ... hakimi olduğu ... Ltd. Şti. Borçlu olduğunu, senetler üzerinde davacı şirket ile davacı şirketin müdürü arasında menfaat çatışması olduğunu, senetlerin eski müdür müvekkillerce yeni müdürlere teslim edilmemesinin gerekçesi de bu menfaat çatışması olduğunu, davacının alacaklı olduğu senetlerin, borçlunun talimatı ile hareket eden davacı vekili tarafından zayi belgesi istemine konu edilmesi ve bu yapılırken de kötü niyetle senetlerin müvekkiller elinde olduğunun saklanması ve mahkemece istemin aşılarak senetlerin iptaline karar verilmesini, dava dilekçesine göre dahi mahkemenin, davayı aydınlatma yükümlülüğü ile ilgili kurallarının uygulamadığını ve hatalı olarak olaya ve gerçeklere uygun olmayan şekli bir şablonu uygulayarak karar verdiğini, ön inceleme duruşmasında ve bundan önceki safhada davacı vekilinin, dava dilekçesindeki istemlerini veya davasını değiştirmemiş, dava dilekçesini tekrar edip davanın kabulünü talep etmekle yetindiğini, mahkemenin kendiliğinden uyuşmazlık konusu olarak davanın konusunun bonoların zayi sebebiyle iptaline karar verilmesi koşullarının oluşup oluşmadığı noktasına taşıdığını, davacının yazılı ve sözlü beyanlarının, senetlerle ilgili zayi belgesi verilmesine yönelik olduğunu, dava dilekçesinde davacı hukuki neden olarak TTK m. 82 ve devamına dayandığını ve senetlerin zayi olduğuna dair zayi belgesi verilmesini talep ettiğini, mahkemece resen, hüküm ve sonuçlarının davacının taleplerinden tamamen farklı olan, TTK m. 757 ve devamı maddeler uyarınca davacının istemini aşan mahiyette bonoların iptaline karar verildiğini, talebin mahkemece aşılarak değiştirilerek talepten farklı ve fazlasına karar verilmesinin usule ve yasaya aykırı olduğunu, dava dilekçesindeki, eski müdürlerin senetleri mahkemeye teslim edeceklerini beyan ettikleri ifadesine göre, bonoların eski müdürler elinde olduğu mahkemece de bilindiğinden veya bilinmesi gerektiğinden, davanın öncelikle bu nedenle reddinin gerektiğini, mahkemenin kabulüne göre dahi, bonoların eski müdürler elinde olduğu mahkemece de bilindiğinden veya bilinmesi gerektiğinden, mahkemece TTK m. 758 uyarınca davacıya müvekkillere karşı iade davası açması için uygun bir süre verilmesi yerine, bononun kimin elinde olduğunun bilinmediğinin kabulü ile iptallerine karar verilmesinin isabetsiz olduğunu, dava konusu bonolardaki hakkın, davacı şirketin kendisinin, davacının şu andaki en büyük ortak ve müdür olan ... ' ten takibi ve tahsili gerekecek bir hak olduğunu, davacı şirketin kendi lehine olan bu bonolar üzerindeki haktan vazgeçmesinde kendi yararı olmayıp, aksine borçlu ... şahsi yararı bulunduğunu, adı geçen müdürün haklarını kötüye kullanarak davacının aleyhine işlem yapması/yaptırmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, maddeten davacının işbu davada hukuki yararı olmadığını, şirketin senet defterine kaydı yapılmış olan ve eski müdürler elinde bulunup mahkemeye ibraz veya tevdi olunacağı bildirilen bonoların iptali isteminin davacının hukuki yararının yokluğu nedeniyle reddi gerektiğini, dava konusu bonoların ciro edilmediğini, davacının yeni müdürlerine teslim edilmiş olan şirket senet defterindeki kayıtlar ile sabit olduğunu, sunulan teslim tesellüme ilişkin tutanakta bu defterin davacının yeni müdürlerine teslim edildiği ve senetlerin de mahkemeye teslim edileceğinin beyan edildiğini, senetler üzerindeki çekişmenin, davacı şirket tarafından müvekkillere yöneltilecek bir iade davası veya senet borçluları tarafından alacaklı (davacı) şirkete yöneltilecek bir menfi tespit davası ile çözümlenmesi gerekirken, gerçeğe aykırı kayıp iddiasının hatalı olarak kabulü ile, zayi sebebiyle iptallerine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, istinaf olunan bu kararın verildiği dava ile, davacı şirket müdürleri şirketin dava konusu senetler üzerindeki hakkını, kendi şahsi menfaatleri için, bertaraf etmeye çalıştıklarını ve temsil ettikleri şirketin aleyhine davrandıklarını, esasen davacı şirketin eldeki davayı açan temsilcisi ... ' in, temsilcisi bulunduğu davacı şirketle, dava konusu senetler üzerinde menfaat çatışması olduğundan, işbu davada davacı şirketi temsil yetkisi olmadığını, davacı şirketin menfaat çatışması bulunmayan ortaklar veya yöneticilerce veya kayyım marifetiyle temsil edilmesi gerektiğini, dolayısı ile böyle bir davada şirketin hak ve menfaatlerinin tam olarak korunması, şirketin gereği gibi temsil hakkı kısıtlanmaksızın dinlenilmesi ve gerçeğe uygun, adil bir karar verilmesin bakımından şirkete kayyım atanması gerektiğini beyan ederek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece verilen 31/10/2024 tarihli istinaf başvurusunun değerlendirilmesi kararında; "talep eden davacı dava konusu bononun zayi nedeni ile iptali istemi ile dava açmış, Mahkememizin 19/04/2024 tarihli ... Esas, ... Karar sayılı kararı ile; Davacının davasının KABULÜNE, karar verilmiştir. Bono iptali davaları, özelliği itibari ile hasımsız açılan davalardan olup, yapılan yargılama sırasında bono hamilinin ortaya çıkması durumunda, çek iptali davasını açan davacıya, mevcut çek hamiline karşı bono istirdadı davası açması konusunda süre verilmeli, istirdat davasının açılması halinde, bono iptali davasının konusuz kaldığından bahisle karar verilmesine yer olmadığına, açılmaması halinde ise bono iptali davasının reddi yönünde hüküm kurulmalıdır. Hasımsız olarak açılan davalarda, üçüncü kişilerin davaya müdahaleleri halinde davanın çekişmeli duruma gelmesi mümkün ve gerekliyse de, bono iptali davalarında anılan prosedür gereğince, kararda üçüncü kişilerin hakkını zedeleyen hükümler bulunsa dahi karar onun bakımından kesin hüküm teşkil etmeyeceğinden, hasımsız şekilde açılan davaya üçüncü kişilerin asli ya da fer'i müdahale imkanı bulunmamakta, dolayısıyla davada taraf sıfatı olmayan üçüncü kişilerin hükmü istinaf etme imkanları da bulunmamaktadır. Bu itibarla, üçüncü kişi olan ... ve ... istinaf isteminin reddine" karar verilmiştir.
Talep edenler vekili tarafından istinaf başvurusunun reddi üzerine sunulan dilekçesinde özetle; 30/10/2024 tarihli istinaf başvurusunun reddine dair ek kararın kaldırılmasını, müvekkillerin davaya davalı olarak kabul edilmelerine, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE:
Dava, 6102 sayılı TTK.'nın 757 vd. maddeleri uyarınca açılmış zayi nedeniyle bononun iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece yazılı gerekçeyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Zayi nedeniyle kambiyo senedi iptali davaları özelliği itibariyle hasımsız açılan davalardan olup, yapılan yargılama sırasında senet hamilinin ortaya çıkması durumunda, senet iptali davasını açan davacıya mevcut senet hamiline karşı senet istirdadı davası açması konusunda süre verilmeli, istirdat davasının açılması halinde, senet iptali davasının konusuz kaldığından bahisle karar verilmesine yer olmadığına, açılmaması halinde ise senet iptali davasının reddi yönünde hüküm kurulmalıdır. Hasımsız olarak açılan davalarda, üçüncü kişilerin davaya müdahaleleri halinde davanın çekişmeli duruma gelmesi mümkün ve gerekli ise de, senet iptali davalarında yukarıda açıklanan prosedür gereğince kararda üçüncü kişilerin hakkını zedeleyen hükümler bulunsa dahi karar onun bakımından kesin hüküm teşkil etmeyeceğinden, hasımsız şekilde açılan davada üçüncü kişilerin hükmü istinaf etme haklarının bulunmadığından bahisle mahkemece istinaf talebinin reddi kararı (Yargıtay 11. H.D ... Esas ... Karar sayılı ilamı) usul ve yasaya uygun görüldüğünden talep edenler vekili tarafından istinaf talebinin reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Talep edenler vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 bendi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
3-Talep edenlerin istinaf başvurusu nedeniyle yapılan yargılama masraflarının kendi üzerinde BIRAKILMASINA,
4-Kullanılmayan istinaf gider avansının 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesince ilgilisine İADESİNE,
5-İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından davacı lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
6-Kararın İlk Derece Mahkemesi tarafından taraflara TEBLİĞİNE,
Dair, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle, 6100 sayılı HMK'nın 362/1-ç maddesi gereğince kesin olarak karar verildi. 03/12/2024
....
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.