Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2024/1957

Karar No

2024/1624

Karar Tarihi

3 Aralık 2024

T.C.
ANTALYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
11. HUKUK DAİRESİ

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: Alanya Asliye Ticaret Mahkemesi
ARA KARAR TARİHİ: 09/10/2024
DAVANIN KONUSU: Hisse Devrinin Tespiti ve Tescili
GEREKÇELİ KARAR
YAZIM TARİHİ: 03/12/2024

İlk Derece Mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.
Üye hakimin görüşü değerlendirildi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ:
Davacı vekili, müvekkili ile 24.09.2020 tarihinde ... Limited Şirketine ait %50 hissesini bedelsiz olarak davalı adına geçici devretmeyi ve devir tarihinden sonraki tarihlerde istenildiği takdirde devredilen hisse oranının kendisine ya da göstereceği 3. bir kişiye devredeceği hususunda davalı ile arasında 24.09.2020 tarihinde sözleşme imzalandığını, sözleşmeden sonra müvekkilinin, ... Limited Şirketindeki %50 hissesinin davalıya devretmiştir ancak davalıya devrettiği hissesini geri iade istemesine rağmen davalının hisseyi devretmekten sürekli kaçındığını, Alanya Ticaret Mahkemesi'nin ... değişik iş sayılı dosyası ile 24.09.2020 tarihli inanç sözleşmesine konu hisselerin 3. kişilere devir ve temlikinin önlenmesi amacıyla ihtiyati tedbir kararı verildiğini belirterek, davanın kabulüne, davalı adına kayıtlı olan ... Limited Şirketindeki % 50 hissenin davacı tarafından inanç sözleşmesi gereğince davalıya devredilen % 50 hisse üzerine üçüncü şahıslara davayı konusuz bırakacak şekilde kötüniyetli devir ve temlikinin önlenmesi bakımından davalı adına kayıtlı olan hisseler üzerine davalıdır şerhi konulmasına, davacı ile davalı arasında imzalanan 24.09.2020 tarihli inanç sözleşmesi gereği davalıya devredilen ve halen davalı adına kayıtlı ... Limited Şirketinin %50 hisse kaydının iptali ile inanç sözleşmesi gereğince davalının, dava dışı şirketteki hissesinin davacı vekil edene ait olduğunun tespitine, vekil eden adına kayıt ve tesciline, yargılama giderlerinin ve nispi avukatlık ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin ... D. İş sayılı kararı ile; "... "Davacının ihtiyati tedbir talebinin kabulüne, 6100 sayılı hukuk muhakemeleri kanunun 393/1. maddesi gereğince, ihtiyati tedbire ilişkin bu kararın tebliğ tarihinden itibaren 1 haftalık kesin süre içerisinde 200.000,00 TL teminatın ya da aynı miktardaki kesin, süresiz ve sınırlamasız banka teminat mektubunun mahkememize ibrazı halinde tedbir isteyenin ihtiyati tedbir talebinin kabulü ile; dava dışı Manavgat Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün ... sicil numarasında kayıtlı ... Limited Şirketi'nin davalı ... adına kayıtlı hisselerinin üçüncü kişilere devir ve temlikinin önlenmesi için ihtiyati tedbir konulmasına, teminat yatırıldığında kararın bir örneğinin Ticaret Sicil Müdürlüğüne gönderilmesine," karar verilmiştir.
DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davalı vekili, dosyaya fotokopisi sunulan sözleşmede devre konu payların, 7.500 adet iken, müvekkilinin sahip olduğu 14.925 adet, yani tüm paylarına tedbir konulmuş olması dayanaktan yoksun olup, tüm hisseler üstündeki ihtiyati tedbirin kaldırılması talebimiz baki kalmak üzere, evvela tedbirin sözleşmede yazılı 7.500 adet hisse ile sınırlandırılması gerektiğini, 30.10.2020 tarihli pay devrinden itibaren müvekkilinin 2016-2020 yılları arasında davacının şirketi yönettiği dönemde sebep olduğu kamu borçları ve sair ticari borçların ödenebilmesi için şirkete durmaksızın nakit finansman sağlamaya devam ettiğini, 30.10.2020 tarihli sözleşme, yargısal içtihatlar ve öğretinin aradığı şartları karşılamaktan uzak olup bir inanç sözleşmesi olarak kabul edilemeyeceğini, ihtiyati tedbir talep dilekçesinde, sözleşmesinin belirtilen şartları taşıdığı gösterilmediğini, tesis edilen teminat tutarı tedbire konu hisselerin değerine kıyasla hakkaniyete uygun olmaktan çok uzak olduğunu, teminat tutarına itiraz ettiklerini, bu konuda hem hisse değeri hem de tebir nedeniyle uğranılacak zararların dikkate alınması gerektiğini, şirketin sahip olduğu arsa, bina, fabrika ve ekipman değerinin 270.000.000,00 TL olduğunu, davaya konu %50 hisse değerinin ise 146.154.000,00 TL olduğunu belirterek ihtiyati tedbir kararına itiraz incelemesinin murafaalı olarak yapılması suretiyle iptalini, ihtiyati tedbir kararının iptali mümkün olmaz ise, her durumda 7.500 adet hisse ile sınırlanmasını, ihtiyati tedbir kararının iptali mümkün olmaz ise, müvekkili davacının asıl davada haksız çıkma olasılığının oldukça yüksek olduğu dikkate alınarak tayin edilecek teminatın %50 nispetindeki 7.500 adet hissenin bağımsız değerleme raporu ile sabit olan 146.154.000-TL tutarındaki değeri, müvekkilinin şirketten olan alacakları ile garantörlüğü kapsamında ödemekle mükellef olacağı 77.000.000-TL'nin toplamı 223.154.000 TL'nin asgari %20'si olan 44.630.000-TL olarak takdir edilmesini, yargılama ve vekalet giderinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ ARA KARARININ ÖZETİ:
Mahkemece 09/10/2024 tarihli ara karar ile "... talep eden inanç sözleşmesine konu limited şirkete ait hisselerin geri iade edilmediğinden bahisle taraflarınca açılacak inanç sözleşmesine dayalı hisse devri davasının kesinleşmesine kadar davayı konusuz bırakacak şekilde 3. kişilere devir ve temlikinin önlenmesi bakımından dava dışı ... Limited Şirketi'ne ait hisseler üzerine ihtiyati tedbir konulması talebinde bulunmuştur. Mahkememizin ... D.iş sayılı kararında, talebin kabulü ile Manavgat Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün ... sicil numarasında kayıtlı ... Limited Şirketi'nin davalı ... adına kayıtlı hisselerinin üçüncü kişilere devir ve temlikinin önlenmesi için ihtiyati tedbir konulmasına karar verilmiş, davalı vekili ihtiyati tedbire itiraz etmiştir. Mahkememizin işbu esas sayılı dosyasında tensip tutanağı ile ... D.iş sayılı dosyada verilen ihtiyati tedbir kararının davalının 7.500 adet payıyla (ihtilaf konusu pay adedi olan) sınırlı olarak devamına karar verilmiştir. Mahkemece mevcut bir durumda meydana gelebilecek değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın veyahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde ihtiyati tedbir kararı verilebilecek olması, ihtiyati tedbir talep eden tarafın dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorunluluğu bulunması nedeniyle, dava konusu hisselerin tüm hisselere oranı dikkate alındığında bu hisselerin el değiştirmesi halinde hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağı ya da tamamen imkansız hale geleceği veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın veyahut ciddi bir zararın doğacağı ihtimalinin bulunması nedeni ile dava konusu hisselerin üçüncü kişilere devir ve temliki önler mahiyette ihtiyati tedbir talebinin kabulüne karar verilmesi gerekmiş ve aynı nedenlerle birlikte arabuluculuk sürecinde sürelerin işlemeyecek olması, arabuluculuğun ihtiyari ya da zorunlu olmasının bu hususa bir etkisinin bulunmaması, işbu davanın da değişik iş dosyasında belirtilen süre içerisinde açılmış olması, yine tedbir talebinin dava dilekçesinde de tekrarlanmış olması nedeniyle davacının talebinin bulunmadığı yönündeki itirazın yersiz olması, inanç sözleşmesinin unsurlarının bulunup bulunmadığı hususunun yargılama sonunda ortaya çıkacak olması, bu aşamada yaklaşık ispatın sağlanmış olması, hak arama hürriyetinin etkin olarak gerçekleşmesi bakımından teminatın makul olarak belirlenmiş olması nedenleriyle davalının ihtilaf dışı payları bulunduğu dikkate alındığında bu paylarını devretme imkanının bulunması sebebiyle tedbir kararında bir ölçüsüzlük bulunmadığı da dikkate alındığından itirazın reddine" karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Ara karara karşı, davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; asıl davanın iki haftalık hak düşürücü süre içinde açılmadığını, davacının talebine dayanak gösterdiği sözleşmenin bir an için bir inanç sözleşmesi olduğu kabul edilse bile, asıl dava sonunda sözleşmenin davacıya ayni değil fakat nispi bir talep hakkı verebileceği ve bu kaideye bağlı sonuçların dikkate alınmadığını, inanç sözleşmelerine dair istikrar kazanmış Yargıtay İçtihatları ve Öğretide aranan taraflar arasındaki asıl ilişkinin yani işlemin asıl amacı ve iade şartı unsurunun bariz şekilde eksik olduğunu, sözleşmeye yansıyan ifadelerin bir inanç sözleşmesi vasfını görünüşte dahi karşılamadığını, asıl davanın davalı lehine sonuçlanması gerektiğini, teminat tutarı belirlenirken her durumda davacının yüksek ihtimalle haklı çıkabileceği öngörülerek düşük teminata karar verilemeyeceğini, tedbire konu hisselerin değerinin nispetinde makul ve adilane bir teminata karar verilmesinin gerektiğini, gerekçelerin tek taraflı ve eksik olduğunu, ilk derece mahkemesi ara kararının hukuka aykırı olduğunu istinaf sebepleri olarak ileri sürmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE:
Dava, 24/09/2020 tarihli inanç sözleşmesi uyarınca davalıya geçici olarak devredildiği iddia olunan dava dışı ... Limited Şirketine ait %50 oranında hissenin davacıya ait olduğunun tespiti ve tescili istemine ilişkindir.
Talep ise mahkemece verilen ihtiyati tedbir kararına yapılan itirazın reddine ilişkin ara kararın kaldırılmasından ibarettir.
Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
HMK m. 359/3 uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK m. 355/1. gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, ihtiyati tedbir kararına konu edilen şirket hisselerinin uyuşmazlık konusu olmasına, ara kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davalı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK m. 353/1-b-1. gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerektiği anlaşıldığından aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davalı vekilinin İlk Derece Mahkemesi ara kararına ilişkin istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE,
2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
3-Davalının istinaf başvurusu nedeniyle yapılan yargılama masraflarının kendi üzerinde BIRAKILMASINA,
4-Kullanılmayan istinaf gider avansının 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesince ilgilisine İADESİNE,
5-İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından davacı lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
6-Kararın İlk Derece Mahkemesi tarafından taraflara TEBLİĞİNE,
Dair, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle, 6100 sayılı HMK'nın 362/1-f maddesi gereğince kesin olarak karar verildi. 03/12/2024
...

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim