Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2024/1907

Karar No

2024/1642

Karar Tarihi

10 Aralık 2024

T.C.
ANTALYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
11. HUKUK DAİRESİ

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ALANYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR TARİHİ: 03/09/2024
GEREKÇELİ KARAR
YAZIM TARİHİ: 10/12/2024

İlk Derece Mahkemesinin dava dosyası istinaf yasa yolu incelemesi yapılmak üzere Dairemize gönderilmiş olmakla, dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.
Başkanın inceleme raporu okundu.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
İhtiyati haciz talep eden vekili, ... seri numaralı 31/05/2024 tarihli 750.000,00-TL bedelli çekin borçlu tarafından müvekkiline vadesinde ödenmediğini ve bütün talep ve ihtarlarına rağmen halen ödenmediğini belirterek borca yetecek tutarda borçlunun taşınır ve taşınmaz mallarına ve üçüncü şahıslardaki hak ve alacaklarına ihtiyaten haciz konulmasına ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin borçlu üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece 03/09/2024 tarihli değişik karar ile; " talep eden çeke istinaden ihtiyati haciz talep etmiştir. İhtiyati haciz, alacaklının bir para alacağının zamanında ödenmesini güvence altına almak için mahkeme kararı ile, borçlunun mallarına geçici olarak el konulması olarak tanımlanmaktadır. İhtiyati haciz talep edebilmek için, İİK'nın 257/1. maddesine göre alacağın para alacağı olması, vadesi gelmiş ve rehinle temin edilmemiş olması ya da İİK'nın 257/2. maddesindeki şartların gerçekleşmiş bulunması gerekir. İİK'nın 258/1. maddesinin ikinci cümlesinde "Alacaklı alacağı ve icabında haciz sebebi hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeye mecburdur." şeklinde yapılan düzenleme ile alacaklının ihtiyati haciz talep edebilmesi ve ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için alacağın varlığı ve istenebilir olduğunun tam ve kesin olarak ispat edilmesi gerekliliği aranmamış, bu konuda mahkemeye kanaat getirecek delillerin sunulması yeterli kabul edilmiştir. Talep eden ihtiyati haciz talebinde çeke dayanmakta olup, talep eden çeki bankaya ibraz eden kişiden önceki cirantalardan ise de bankaya ibraz eden hamil değildir. Talep eden çekin bankaya ibrazından sonra ve fakat ibraz edenin cirosu olmaksızın talepte bulunmaktadır. Çekin talep eden tarafından bankaya ibraz edildiğine ilişkin bir kayıt olmadığı gibi çekin karşılıksız çıkmasından sonra da talep eden lehine bir ciro (alacağın temliki hükmünde olsa dahi) da bulunmamaktadır. Bunun gibi ara ciranta olan talep edenin "geriye ciro" ile çekleri devralınması da söz konusu değildir. Kısacası talep eden dayanak çek bakımından yetkili hamil sıfatını haiz bulunmamaktadır. Buna göre ihtiyati haciz talep edenin yetkili hamil olmaması karşısında koşulları oluşmayan ihtiyati haciz talebinin reddine" karar verilmiştir.
Karara karşı ihtiyati haciz talep eden vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
İhtiyati haciz talep eden vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkemenin ihtiyati haciz talebinin reddine ilişkin kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu,
Bonoda düzenleyenin geriye ciroyla senedi iktisap etmesi hâlinde “alacaklı” ve “borçlu” sıfatı aynı kişide birleşecek ise de anılan maddenin 6098 sayılı TBK’nin 135.maddesinde belirtilen alacaklı ve borçlu sıfatının birleşmesi hâlinde borcun düşeceğine ilişkin düzenlemenin istisnasını oluşturduğunu, bu durumda bononun geriye ciro ile iktisabı hâlinde senedi devralanın, devretmeden önceki durumuna geri dönmekte ve bunun sonucunda senedi elinden çıkarmadan önce içinde bulunduğu duruma döndüğünü,
6102 sayılı TTK’nin 778/1-a maddesi atfıyla bonolara da uygulanması gereken 686/1 maddesi gereğince; bir poliçeyi elinde bulunduran kişinin, son ciro beyaz ciro olsa da kendi hakkı müteselsil ve birbirine bağlı cirolardan anlaşıldığı takdirde yetkili hamil sayıldığını, buna göre bononun yetkili hamilinin kim olduğunun ciro zincirine göre belirleneceğini ve düzgün bir ciro zinciri ile bonoyu elinde bulunduran kişinin bononun yetkili hamili sayılacağını, düzgün ciro zincirinden kastın ise, ilk cironun lehtar tarafından yapıldığı, ardından sırasıyla bir sonraki cironun cirantasının bir önceki ciroda lehine ciro yapılan olduğu, bu şekilde “müteselsil ve birbirine bağlı” cirolarla son cironun bonoyu elinde bulunduran kişiye (hamile) ulaştığı ciro silsilesi olduğunu, ciro zincirinde çizilmiş cirolar varsa silsilede bunların hiç yokmuş gibi değerlendirme yapıldığını, şayet silsile içinde beyaz cirolar varsa bu olasılıkta da beyaz ciro silsilede sonrada gelen cironun cirantasına yapılmış sayılacağını, senedi düzgün ciro ile elinde bulunduran kişinin, şeklen hak sahibi görünen kişi olup, bu kişinin aynı zamanda bonodan doğan hakları kullanma yetkisine de sahip olacağını, ihtiyati haciz istemiyle mahkemeye ibraz edilen çekin incelenmesi durumunda, kanuna ve doktrine aykırı herhangi bir unsurun bulunmadığını, ciro silsilesinin düzenli olduğu ve müvekkilin yetkili hamil olarak hak ve alacaklarını talep edebileceğinin anlaşıldığını, Yargıtay 11.Hukuk Dairesi'nin 05.02.2007 Tarihli ... E.-... K sayılı kararında ''İsteme konu çekler ve bonolar, aleyhine ihtiyati haciz istenen keşideci.. ... Ltd. Şti. tarafından ihtiyati haciz isteyen ..... ... Ltd. Şti. adına keşide edildiği konusunda uyuşmazlık yoktur. Çekler ibrazdan sonra, bonolar da vadeden sonra geriye dönüş cirosuna gerek olmadan elden teslim ile geri verilebilir ve bu şekildeki işlem alacağın temliki hükümlerini doğurur. Çekleri ve bonoları elinde bulunduran ve ihtiyati haciz isteminde bulunan .. Ltd. Şti. bu çeklerin ve bonoların lehtarı olması nedeniyle, gerçek hak sahibi olarak yetkili hamil durumundadır. Bu durumda, mahkemece, ihtiyati haciz isteminde bulunan adı geçen şirketin yetkili hamil olduğu dikkate alınarak, isteme ilişkin karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçelerle talebin reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.'' belirtilen hususlar göz önüne alındığında, çekin bankaya ibraz edilmesinden sonra ciro silsilesinde herhangi bir kopukluk veya bozulma durumunun yaşanmaması halinde, çeki elinde bulunduran kişinin yetkili hamil olduğunun kabul edildiğini, ''Talep konusu olan ... A.Ş. ... Şubesine ait ... çek numaralı, .... tarihli 60.000,00.TL bedelli çekin keşideci ... tarafından Lehtar olarak...emrine keşide edildiği, lehtar ... tarafından beyaz ciro ile ...- ...' e cirolandığı, ... tarafından da çekteki alacağını 21.08.2017 tarihinde çekin ibrazından sonraki tarih olan 28.08.2017 tarihli imzalandığı anlaşılan alacağın temliki sözleşmesi uyarınca ...' a temlik eden ..'e ciro ile verildiği, çekin 21.08.2017 tarihinde .... tarafından ibraz edildiği ve ibrazında karşılıksız şerhi verilip kendisine teslim edildiği dosyada yer alan ...A.Ş nin 25.10.2017 tarihli yazısından anlaşılmaktadır. TTK 790 maddesi de dikkate alındığında, çeki ibrazdan sonra davacıya alacağın temliki sözleşmesi ile devreden ...in cirosunu çizmesi ciro zincirinin kopukluğuna yol açmaz. Bu husus sadece kendisine yapılacak müracaatı önler. Yine bu şekilde ibrazdan sonra alacağın temliki sözleşmesi ile devredilen çekte hamilin yetkili olması açısından önemi haiz bulunmayıp, sadece hamile karşı def' ilerin ileri sürülmesi bakımından önem taşır. Açıklanan tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesince çekteki cirosu nedeniyle sorumlu olan borçlu ...yönünden ihtiyati hacze itirazın reddi gerekirken anılan hususlar gözden kaçırılarak bu borçlu yönünden de itirazın kabulüne karar verilmesi doğru olmamıştır.'' (İstanbul BAM 13.HD. 23.05.2018 Tarihli ... E.-... K.) Açıklanan hususlar ve içtihatlar bir arada değerlendirildiğinde, müvekkili şirketin çeki elinde bulunduran olarak ihtiyati haciz isteminde bulunma hakkının olduğunun kabul edilmesi gerektiğini, yerel mahkemenin yasal dayanaktan yoksun olarak verdiği karar sebebiyle müvekkil şirketin hak kaybına uğradığını, verilecek ihtiyati haciz kararı ile alacağını tahsil etme imkanı bulunmakta iken, mevcut şartlarda bu imkanının ortadan kalkma ihtimalinin bulunduğunu, tüm bu nedenlerle Mahkemece verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurma zorunluluğunun doğduğunu, beyan ederek istinaf talebinin kabulüne, Alanya Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... D.İş - ... D.İş Karar sayılı kararının ivedilikle kaldırılmasına, ihtiyati haciz isteminin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
Talep, ihtiyati haciz istemine ilişkindir.
Mahkemece yazılı gerekçeyle, ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir.
Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
6102 sayılı TTK'nun 790. maddesinde; "cirosu kabil bir çeki elinde bulunduran kişi son ciro beyaz ciro olsa bile, kendi hakkı müteselsil ve birbirine bağlı cirolardan anlaşıldığı taktirde yetkili hamil sayılacağı ..." öngörülmüştür. Yine tedavülü sona erip ibraz edilen ve muhtelif cirolar görmüş senetlerde cirantalar atlanmak suretiyle müracaat borçlularına başvurularak senet bedelinin tahsili ile ona iadesi mümkündür. Bu halde senet üzerinde ayrıca yeniden geriye dönüş ciro imzasının bulunması gerekmez. Ciro silsilesi içinde imzası olan ve senedi elinde bulunduran müracaat borçlusu yetkili hamil sayılır.
Öte yandan Hukuk Genel Kurulu'nun 24/04/1996 tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı ilamında da vurgulandığı üzere hamiline yazılı çeklerde takip alacaklısının ciro silsilesi içerisinde yer almaması halinde ve bankaya ibraz için ciro edeninde son hamil olduğunun belirlenmesi halinde takip alacaklısının yetkili hamil olabilmesi için ibraz süresinin geçmesinden sonra adı geçene (temlik hükmünde de olsa) bir cironun varlığı zorunludur. Somut uyuşmazlıkta takip dayanağı çekte ilk ciro lehdara ait olup, ihtiyati haciz talep eden ... Ltd. Şti. ciro silsilesi içerisinde yer aldığı ve çekin süresinde bankaya ibraz edildiği, dolayısıyla alacaklının kendisinin cirosundan önceki cirantalara başvurmakta yetkili hamil olduğu anlaşıldığından talep eden vekilinin istinaf başvurusu yerinde görülmüştür.
Sonuç olarak, ihtiyati haciz talep eden vekilinin istinaf başvurusunun esastan kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince kaldırılmasına karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-İhtiyati haciz talep eden vekilinin İlk Derece Mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun ESASTAN KABULÜNE,
2-6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince ALANYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 28/03/2022 tarih ve ... D. İş Esas, ... D. İş Karar sayılı KARARININ KALDIRILMASINA,
a-İhtiyati haciz talebinin KABULÜNE
Buna göre nitelikleri yazılı 750.000,00 TL miktarlı borcun muaccel olmasına rağmen ödenmediği ve rehin ile de temin edilememiş bulunduğu anlaşılmakla, ihtiyati haciz talebi İİK. 257. maddesine uygun olmakla, karşı taraf ... , ... Limited Şirketi ve ... Limited Şirketi'nin menkul ve gayri menkulleri ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklarının borca yetecek kadarının İHTİYATİ HACZİNE,
b-İhtiyati haciz talebinin %20'ine tekabül eden 150.000,00 TL nakti teminatın mahkeme veznesine yatırılması veya banka teminat mektubu getirilmesi halinde ihtiyati haciz kararının yerine getirilmesine,
c-Karara ilişkin müteakip işlemlerin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına,
d-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
e-Talep eden tarafından yatırılan 427,60 TL başvurma harcı ile 704,50 TL peşin harcın karşı taraflardan alınarak ihtiyati haciz talep edene verilmesine,
f-Talep eden kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 7.500,00 TL vekalet ücretinin karşı taraflardan alınarak talep edene verilmesine,
g-Talep eden tarafından yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmının 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince İlk Derece Mahkemesince davacıya iadesine,
3-İstinaf incelemesi yönünden;
a-Talep edenin istinaf başvurusu kabul edildiğinden 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince peşin alınan 427,60 TL maktu istinaf karar harcının talebi halinde talep edene iadesine,
b-Talep eden tarafından istinaf incelemesi için yapılan 1.169,40 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı, 232,00 TL posta masrafı, 40,00 TL tebligat gideri olmak üzere toplam 1.441,40 TL istinaf yargılama giderinin karşı taraflardan alınarak talep edene verilmesine,
c-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından talep eden lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
d-Talep eden tarafından yatırılan istinaf gider avansından kullanılmayan kısmının 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesince talep edene iadesine,
4-Kararın İlk Derece Mahkemesince taraflara tebliğine,
Dair, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle, 6100 sayılı HMK'nın 362/1-f. maddesi gereğince kesin olarak karar verildi.10/12/2024

....

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim