mahkeme 2024/1831 E. 2024/1510 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2024/1831
2024/1510
25 Ekim 2024
T.C.
ANTALYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
11. HUKUK DAİRESİ
KARAR TARİHİ : 25/10/2024
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: Denizli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
ARA KARAR TARİHİ: 02/08/2024
DAVANIN KONUSU: Konkordato (Adi Konkordatodan Kaynaklanan (İİK 285 İla 308/h))
GEREKÇELİ KARAR
YAZIM TARİHİ: 25/10/2024
İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.
Üye hakimin görüşü değerlendirildi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Asli Müdahil ... vekili 29/07/2024 tarihli talep dilekçesinde özetle; 26.07.2024 tarihli dilekçede; "Sayın Mahkemeden zaten karar verilmiş bir hususta karar verilmesi talep edilmemekle birlikte; dönülmesini talep ettiğimiz 12.07.2024 tarihli ara karar, konkordato komiser heyetinin yalnızca davacı verilerinin yer aldığı ön projeye dayanarak hazırladığı rapor esas alınarak verilmiştir. Komiser heyetince ne çekler fiziken incelenmiş ne de bu hususta herhangi bir araştırma yapılmıştır. Kaldı ki söz konusu çeklerde yer alan cironun niteliği komiser heyetince değil hukuken Sayın Mahkeme tarafından tespit edilmelidir. Tekrar belirtmek isteriz ki konkordato kurumu borçlunun ticari varlığını devam ettirmesini amaçlarken alacaklının tahsilat imkanını ortadan kaldırmamalıdır. Ne yasa ne de yüksek mahkeme kararları zaten bu duruma yol açacak herhangi bir düzenleme içermemektedir. Ancak huzurdaki davada alınan 12.07.2024 tarihli ara kararda, müvekkil Banka'nın maddi hukuktan kaynaklanan haklarına halel getirilmektedir. Sadece firmanın iflasına karar verilecek olması ihtimali düşünüldüğünde dahi müvekkil Banka'nın oluşabilecek zararına ilişkin en azından teminat karşılığı 12.07.2024 tarihli ara karardan dönülmesi gerektiği kanaatinde olduğumuzu" şeklinde beyan dilekçesi sunmuşlarsa da Mahkemizden 12.07.2024 tarihli 2 nolu ara kararını teminat mektubu sunulması karşılığında tedbiren durdurulmasını talep etmişlerdir.
Asli Müdahil ... vekili 30/07/2024 tarihli talep dilekçesinde özetle; Mahkemece 29.07.2024 tarihinde 12.07.2024 tarihli 2 nolu ara kararı teminat mektubu sunulması karşılığında tedbiren durdurulması talebine ilişkin komiser heyetinden rapor alınmasına ve talebin rapor sonrası değerlendirilmesine karar verildiğini, karara itirazlarının olduğunu, konkordato komiser heyetinin bu husustaki görüşünün zaten belli olduğunu, 12.07.2024 tarihli ara kararın, komiser heyetinin görüşü esas alınarak verildiğini, davacının ticari faaliyetini sürdürmesi için bu çek bedellerinin tahsili halinde komiser denetimindeki hesaba gönderilmesinin uygun olacağı yönünde rapor düzenlendiğini, komiser heyetinin bu tespitinin; doğal olarak taraflı olarak hazırlanan, davacının ön projesinde yer alan bilgilere dayanarak yapıldığını, Mahkememize söz konusu çekler ve tevdi bordrolarının sunmalarının amacının bu çeklerin tahsil cirosu ile verilmediğinin hukuken mahkemenizce nitelendirilmesi olduğunu, komiser raporları ve rapor esas alınarak verilen mahkeme kararlarını kabul anlamına gelmemekle birlikte; gelinen aşama itibari ile müvekkili Banka'nın telafisi imkansız zararlarının oluşacağını açıktır. Bu nedenle 29.07.2024 tarihli dilekçelerinde; HMK m.395/2 "Aleyhine ihtiyati tedbir kararı verilen veya hakkında bu tedbir kararı uygulanan kişi, mahkemece kabul edilecek teminatı gösterirse, mahkeme, duruma göre tedbirin değiştirilmesine veya kaldırılmasına karar verebilir." düzenlemesi gereği verilen kararın tedbiren durdurulmasını talep ettiklerini, hukuku uygulamanın, hukuki vasıflandırmanın mahkemenin görevi olduğu hususunda mahkemeye açıklanacak bir durum bulunmadığını, bu nedenle talebin Mahkememizce değerlendirilmesi gerektiğini, hukukumuzda hukuki bilirkişi kurumu olmamakla birlikte bir an için böyle bir kurumun varlığı kabul edilse dahi bu kurumun, tamamen taraflı bir kurum olan konkordato komiser heyeti olmadığını, görüşü zaten belli olan komiser heyetinden rapor almanın hakkaniyet ve adalet duygusunu zedeleyici nitelikte olduğu gibi talepleri hakkında verilecek kararın herhangi bir görüşe muhtaç olmadığını, Mahkemece hukuki nitelendirmenin yapılması ve talepleri hakkında karar verilmesi gerektiğini, belirtilen nedenlerle Mahkememizin 12.07.2024 tarih 2 nolu ara kararının mahkememizce uygulanacak teminat karşılığı tedbiren durdurulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:
Mahkemece 02/08/2024 tarihli ara karar ile; "... Mahkememiz 12/07/2024 tarihli ara kararı ile; Davacı vekilinin davacılar tarafından bankalara verilen çek asıllarının iadesi talebinin reddine, listesi bulunan çek bedellerinin tahsili halinde; Tahsil edilen çek bedellerinin davacı adına ticari faaliyetlerde kullanılmak üzere ... nezdinde bulunan : ... nolu komiserlerin hesabına komiserlerin bilgisinde, denetiminde ve gözetiminde ödeme yapılması talebinin kabulüne karar verilmiştir. Mahkememizce yapılan değerlendirme neticesinde; Asli müdahil ... vekili mahkememizin 01/07/2024 tarihli ara kararı uyarınca teminat karşılığında durdurulmasını talep etmiş ise de mahkememizce yapılan değerlendirmede ara kararın teminat karşılığında durdurma şartlarının oluşmadığı anlaşıldığından; Asli müdahil .,.. vekilinin Mahkememizin 12.07.2024 tarih 2 nolu ara kararının mahkememizce uygulanacak teminat karşılığı tedbiren durdurulmasına talebinin reddine," karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Ara karara karşı, asli müdahil ... . vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Asli müdahil ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; Yerel mahkemenin 13.08.2024 tarihli ara kararına ilişkin istinaf başvurusunda bulunduklarını, yerel mahkemenin 15/05/2024 tarihinden itibaren davacılar hakkında geçici mühlet kararı verdiğini, yine 07.08.2024 tarihinde geçici mühlet kararının 2 ay süre ile uzatılmasına karar verildiğini, yerel mahkemenin 12.07.2024 tarihli ara kararının, komiser heyetinin görüşü esas alınarak verildiğini, buna ilişkin itiraz dilekçesini sunduklarını, davacının ticari faaliyetini sürdürmesi için bu çek bedellerinin tahsili halinde komiser denetimindeki hesaba gönderilmesinin uygun olacağı yönünde rapor düzenlendiğini, komiser heyetinin bu tespitinin taraflı olarak hazırlandığını, davacının ön projesinde yer alan bilgilere dayanarak yaptığını, yerel Mahkemeye söz konusu çekler ve tevdi bordrolarının sunmalarının amacının bu çeklerin tahsil cirosu ile verilmediğinin hukuken yerel mahkemece nitelendirilmesi olduğunu, yerel mahkemenin yalnızca ara kararın teminat karşılığında durdurma şartlarının oluşmadığını belirterek ret kararı verildiğini, verilen kararın haksız olduğunu, müvekkil Banka'nın usulüne uygun ciro yolu ile teslim almış olduğu, yetkili hamili bulunduğu çeke ilişkin muhtemel tahsilatlar maddi hukuktan kaynaklanan haklarına ilişkin bir durum olduğunu, Konkordato kurumu içerisinde; borçlunun ticari yaşantısının devam etmesi için gerekli tedbirler alınırken; bu tedbirler/kararlar alacaklıların maddi hukuktan kaynaklı haklarına halel getirecek nitelikte olmamalı olduğunu,13.08.2024 tarihli ara karar neticesinde müvekkil Banka'nın zararı oluşacağının açık olduğunu, yerel mahkemenin 13.08.2024 tarihli ara kararın kaldırılarak 12.07.2024 tarihli ara kararın uygulanmasının tedbiren teminat karşılığı durdurulmasına; aksi kanaatte olunması halinde 12.07.2024 tarihli ara karardan dönülmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE:
Dava, İİK'nın 285. vd. maddeleri uyarınca açılmış konkordato talebine ilişkindir.
İstinafa konu karar ise 02/08/2024 tarihli mahkemenin 12/07/2024 tarihli ara kararından rücu edilmesi talebinin reddine ilişkindir.
Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
HMK 341/1-b maddesinde istinafa tabi kararlar düzenlenmiş olup buna göre; ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz taleplerinin reddi kararları, karşı tarafın yüzüne karşı verilen ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz kararları, karşı tarafın yokluğunda verilen ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz kararlarına karşı yapılan itiraz üzerine verilen kararlar için istinaf yoluna başvurulabilir.
Öte yandan konkordato müessesi 28/02/2018 tarihli 7101 Sayılı Kanun ile İİK'nın 285 ila 309. maddelerinde yapılan değişiklik ile yeniden düzenlenmiştir. Belirtilen maddelerde konkordato yargılaması sırasında verilen kararların kanun yolları da düzenlenmiştir. İİK'nın 287/son maddesinde mahkemenin verdiği tedbirlere ilişkin istinaf kanun yoluna gidilemeyeceği düzenlenmiş olup, ilk derece mahkemesinin 02/08/2024 tarihli ara kararına karşı İİK'nın 287/son maddesi uyarınca istinaf yolu kapalı olduğundan, asli müdahil .... A.Ş. vekili istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 352/1-b maddesi gereğince kararın kesin olması nedeniyle usulden reddine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Asli Müdahil ... . vekilinin ilk derece mahkemesinin 02/08/2024 tarihli ara kararına ilişkin istinaf başvurusunun HMK'nın 352/1-b maddesi uyarınca USULDEN REDDİNE,
2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince harç peşin olarak alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
3-Asli Müdahil ... . istinaf başvurusu nedeniyle yaptığı yargılama masraflarının kendi üzerinde BIRAKILMASINA,
4-Kullanılmayan istinaf gider avansının 6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesince ilgilisine İADESİNE,
5-İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından davacı lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
6-Kararın ilk derece mahkemesi tarafından taraflara TEBLİĞİNE,
Dair, 6100 sayılı HMK'nın 352/1-b maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle, 6100 sayılı HMK'nın 362/1-f maddesi gereğince kesin olarak karar verildi. 25/10/2024
...
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.