Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2023/340

Karar No

2025/85

Karar Tarihi

13 Şubat 2025

T.C.
ANTALYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
11. HUKUK DAİRESİ
KARAR TARİHİ : 13/02/2025

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
KARAR TARİHİ: 05/10/2022
DAVANIN KONUSU: Maden İşletmeleri Ruhsat Devir Sözleşmesinden Kaynaklı Tescil ve İfaya İzin
GEREKÇELİ KARAR
YAZIM TARİHİ: 13/02/2025

İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.
Üye hakimin görüşü değerlendirildi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, ... İli ... İlçesi ... ruhsat ve ... erişim numaralı 06/11/2019 yılına kadar geçerli olmak üzere mermer işletme izin ve ruhsatının davalı adına kayıtlı olduğunu, müvekkili ile davalı arasında 15/04/2009 tarihinde ruhsat süresi boyunca olmak üzere rödovans sözleşmesi yapıldığını, yine taraflar arasında düzenlenen 20/07/2016 tarihli sözleşme ile rödovansa konu ruhsatın tamamının müvekkiline devrinin kararlaştırıldığını, sözleşme gereği aynı gün davalı tarafından Gebze 11. Noterliği'nden 20/07/2016 tarih ve ... yevmiye numaralı vekaletname tanzim edilerek müvekkili firmaya verildiğini, Maden İşleri Genel Müdürlüğü nezninde ilgili Yönetmeliğin 80. maddesine göre devir işlemi yapıldığını, devrin ilgili makam onayına sunulduğunu, devir bedeli olan...USD'nin davalıya banka ve makbuz karşılığı ödendiğini, davalı şirket ortaklarının tamamen değiştiğini, davalı şirketin 24/01/2019 tarih ve ... kayıt sayılı dilekçesi ile ruhsat devir talebinden tek taraflı olarak vazgeçtiğinin ...’in 30/01/2019 tarihinde müvekkili şirkete gönderdiği yazıdan anlaşıldığını, davalı tarafından sözleşme gereği verilen iş bu vekaletten Gebze 11. Noterliği'nin 28/01/2018 tarih ... yevmiye ile gördüğü lüzum üzerine gerekçesi ile azil ettiklerini, davalı tarafından gönderilen 06/02/2019 tarihli ihtarnameye 12/02/2019 tarihli ihtarla cevap verildiğini, davalı tarafından bu ihtara karşı 25/02/2019 tarihli ihtar gönderilerek davalının başka bir firmayla rödovans sözleşmesi yapma hazırlığı içerisinde olmasından dolayı 5 gün içerisinde maden alanının tüm ekip ve techizatın da alınarak tahliye edilmesini talep ettiğini, müvekkilinin yıllarca rödovans bedeli ödediğini, milyonlarca dolar para ve emek harcayıp verimli bir ocak haline getirdiği maden sahasını kaybetme tehlikesi ile karşı karşıya kaldığını, yargılama süreci de göz önüne alındığında, bu yılın 8. ayında temdit yapılmadığı taktirde ruhsat hukukunun hükümsüz kalacağını, müvekkilinin sözleşmede belirlediği ... Milyon Dolar cezai şart ve devir bedeli ... Milyon Dolar'ı hiçbir mal varlığı olmayan şirketten tahsilinin de mümkün olmadığını, davalı şirketin 1.200.000 TL üzerindeki yıllarca ödenmemiş vergi borçlarının bulunduğunu, devir sözleşmesi bir yana, rödovans sözleşmesinin Borçlar Kanununda hasılat kirası hükümlerine tabi kira artı işletme sözleşmeleri olduğunu, davalının tahliye ve bir başkası ile rödovans yapacağını belirtilmesinin çekişmeyi ortaya koyduğu gibi bir de üçüncü şahıslarla muhatap olma halini gündeme getireceğini belirterek, davalının haksız olarak yarattığı muarazanın men’ine ve akitlerin geçerli olduğunun tespitine ve devrin tesciline, temdit talebinde bulunmak ve devrin yeniden işlerliği kazanması için sözleşmede bahsi geçen Gebze 11. Noterliği'nden 20.07.2016 tarih ve .... yevmiye numaralı vekalet gereği gibi BK 113. maddesi gereği ifaya izin verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davalı vekili cevap ve karşı dava dilekçesinde, davanın yetkisiz ve görevsiz yerde açıldığını, maden hakkını devir sözleşmesi ile rödovans sözleşmesinin birbirinden farklı iki sözleşme olduğunu, maden ruhsatı devri sözleşmelerinin sıkı şekil şartlarına bağlı olan sebep sonuçları bakımından hukuki olarak her anlamda rödovans sözleşmesinden tamamen ayrılan bir sözleşme olduğunu, maden ruhsatı devri için yapılan ön sözleşmede ayrıca yetkili yargı organı belirlenmediği için ve dava konu sözleşme ivazlı olup, davacıya bir miktar para alacağı borcu yüklediği için TBK. 89. madde kapsamında sözleşmenin ifa yerine (...Ankara) göre atfen HMK madde 10 kapsamında Ankara Mahkemelerinin yetkili olacağını, yine her iki tacir tarafın ticari işinden doğan ve konusu gereği ticari bir iş olan maden ruhsatı devrinden doğan uyuşmazlıklar için Asliye Ticaret Mahkemesi'nin görevli olduğunu, maden ruhsatı devrinden doğan uyuşmazlıklar için Ankara Asliye Ticaret Mahkemeleri'nin görevli ve yetkili olduğunu, rödovans sözleşmesine ilişkin davaya konu talepler yönünden ise yine sulh hukuk mahkemeleri görevsiz olup, Antalya Asliye Ticaret Mahkemeleri'nin görevli ve yetkili olduğunu, öncelikle davanın yetkisizlik ve görevsizlik yönlerinden usulden reddi gerektiğini, harca esas değerin neye göre belirlendiğinin anlaşılamadığını, maden hakkını devir sözleşmesinde sözleşmenin karşı tarafının, maden ruhsatının maden sicilinde adına tescil edilmesini talep etme hakkı elde ettiğini, adına tescili ile birlikte herkese karşı ileri sürebileceği kendisine özgü aynî bir hak elde ettiğini, rödovansçının ise ancak maden sahasının kendisine teslim edilmesini ve rödovans süresi boyunca kullanıma uygun hâlde bulundurulmasını talep edebileceğini, maden ruhsatı devirlerinin ...’de yetkili memur huzurunda yapılması gerektiğini, resmî şekil şartına tâbi tutulduğunu, rödovans sözleşmelerinin kural olarak herhangi bir şekle tâbi olmadığını, maden hakkını devir sözleşmesinin taraflarının, önceki ruhsat sahibi ile yeni ruhsat sahibi olduğunu, rödovans sözleşmesinin taraflarının, ruhsat sahibi ile rödovansçı olduğunu, 15.03.2009 tarihli rödovans sözleşmesine gelince ruhsat sahibi müvekkilinin üzerine düşen bütün sorumlukları ifa ettiğini, davacının ise sözleşmeyi madde 3.1 , 4.8 ve 4.9 kapsamında ihlal ettiğini, davacıya bu konu ile ilgili 3 adet ihtarname gönderildiğini, sözlemeden kaynaklı borçlarını ifa etmediğini, davacının 2015 yılından itibaren hiç bir şekilde rödovans bedeli ödemediğini, ihtarnamelerde karşı tarafa rödovans bedellerini ödemesi için ek süre verilmişse de davacı cevabında ruhsat devri sözleşmesine atıf yaparak borçlu olduğunu kabul etmediğini, ödenmeyen tutarın tam olarak bilinemediğini ancak 920.000 USD nin çok üstünde olduğunu, rödavansçının sevk fişlerini doğrudan Migem'den temin edebildiğini, ancak ne kadar hasılat elde edildiği kendileri tarafından bilinemediğini, rödovansçı tarafından talep ve ihtarlarına rağmen bildirilmediğini, ihtarname ile sevk fişleri ile birlikte rödavans bedeli talep edildiğini, davacının tüm ihtarlara rağmen bildirimde bulunmadığını, %20 oran üzerinden hesaplanacak rödovans bedelini de ödemediğini, bu sebeple rödavans bedeli tam olarak hesap edilemediğinden, davacının zaten kanunen en geç her yılın sonunda ödemesi gereken 2015, 2016, 2017 ve 2018 yıllarına ait rödovans bedellerini de ödemediğini, maden ruhsatı devri için yapılan anlaşma doğrultusunda davacı yanın sözleşmeden doğan para borcunu tam ve eksiksiz ifa etmediği için anlaşmayı feshederek ödenen miktarı ruhsat devri için yapılan anlaşma gereği iade etmeyerek rövans bedeline mahsup ettiğini, bu süreçte eksik rödovans bedellerinin ödenmesinin istendiğini, davacı şirketin maden ruhsat devri için yapılan ön sözleşmeyi imzaladıktan sonra idari işlemleri yürütmek için gerekli vekaletnameyi aldıktan sonra Migem'e başvuru yaptığını, sürecin, ödemenin tamamı yapıldıktan sonra ... resmi memur önünde resmi şekil şartlarına uygun düzenlenecek sözleşemeden sonra başlayacağını bilen davacının vekaletnameyi aldığı tarihten itibaren artık kendisini ruhsat sahibi olarak nitelendirerek kalan ödemeleri yapmaya yanaşmadığını, müvekkilini sürekli oyaladığını, oysa resmi olarak ruhsat devri gerçekleşene kadar davacınının rödovansçı sıfatına haiz olduğunun devir sözleşmesinde de açık olduğunu, maden ruhsat devri anlaşmasında ruhsat devrinin gerçekleşmediği durumda ... USD'nin iade edilmeyeceği, bu paranın geçen süre zarfındaki rödovans bedeline sayılacağını lakin ... USD tam ve ekisksiz bir şekilde ödenmediği için bu bedelin tamamının rödavans bedelinden mahsup edilmesinin de mümkün olmadığını, ruhsat devrinin gerçekleşmemesi halinde ruhsat süresinin sonuna kadar davacının bedelsiz olarak rövansçı konumunda olmasının hayatın olağan akışına aykırı oldıuğunu, her iki sözleşmenin ivazlı olduğunu, hatta .... USD'nin bazı yıllara ait rödovans bedelinin altında kalacağının da rödovans bedelleri tespit edildiğinde görüleceğini, davacının ruhsat devri gerçekleşene kadar rödavans sözleşemesi kapsamında rödovansçı olarak failiyetine devam edeceği ve rödovans sözleşmesinden doğan yükümlülüklerini de ifa etmesi gerektiğinin açık olduğunu, davacının maden ruhsatı devir işlemleri gerçekleştirmek için ilgili vekaletnameyi aldıktan ve bir takım başvuruları yaptıktan sonra müvekkillerini, kalan tutarı ödeme konusunda uzun süre oyaladığını, ardından kötü niyetli olarak artık ruhsat sahibi biziz ve hiç bir şekilde ödeme yapmıyoruz demeye getirdiğini, bunun üzerine müvekkilinin alacaklarına kavuşmadığı için davacı yanı azille birlikte devir işlemlerini de sonlandırdığını, davacının ibralaşma yapıldığını, iddia etmesinin abes olduğunu, söz konusu belgelerin şirketin o tarihteki yetkilisi tarafından düzenlenmediğini, şirket kaşesi de bulunmayan alelade yazılmış belgelerdeki gibi herhangi bir rödovans bedelinin de ödenmediğinin şifahen öğrenildiğini, bu durumun ticari defter ve kayıtlarla da tespit olunacağını, maden sahasında yapılan denetleme sonuçların sahada yapılan çalışmaların sözleşmeye ve kanunlara aykırı bir şekilde gerçekleştirdiğini, daimi nezaretçinin talebi ile Migem tarafından görevlendirlen bilirkişiler aracılığı ile 25.04.2019 tarihinde maden sahasında yapılan denetim sonucunda üretim faaliyetlerinin durdurulduğunu, dava tarihi ile itibari ile rödovans sözleşmesi kapsamında müvekkilince yapılmış her hangi bir muarazanın söz konusu olmadığını, rödavansçının sözleşmeden doğan yükümllüklerini yerine getirmesi için ihtar edildiğini, buna karşın davacı rödavansçının bir bedel ödemeksizin kanunlara aykırı usul ve teknikle üretime devam ettiğini, maden sahasını tahliye etmediğini, buna rağmen kendilerine henüz bir tahliye davası açılmadığını, maden sicilinde rödovans sözleşmesinin halen kayıtlı olduğunu muaraza iddiları yönünden davanın esastan reddi gerektiğini, üretim faaliyetinin ... tarafından yapılan denetleme sonucu durdurulduğunu, kendileri tarafından muaraza söz konusu olamakla birlikte 08 Mayıs 2019 keşide tarihli ihtarname ile 60 gün içerisinde rövans bedellerini ödemesi aksi halde sözleşmenin fesih edilerek tahliye davası açılacağı konusunda son kez iyiniyetli olarak bildirildiğini, davacının maden sahasına verdiği zarar da tespit olunduğu üzere sözleşmeyi her iki taraf için de çekilmez hale getirdiğini, ihtarname ile 60 günlük süre sonunda gerekli görülmesi halinde tahliye davasının açılacağını, rödovans sözleşmesi açısından davacının haksız davasının usulden ve esastan reddi gerektiğini, 20.07.2016 düzenleme tarihli maden ruhsatı devri kapsamındaki ön sözleşme adi yazılı olup, maden haklarınını devri sıkı şekil şartlarına tabi olduğundan mevcut sözleşmenin tek başına geçerli bir tasarrufi hukuki sonuç doğurmayacağını, mevcut sözleşmenin hukuki niteliğinin sadece bir borçlandırıcı işlem içerir adi yazılı sözleşme olduğunu kaldi ki söz konusu borçlandırıcı işlemin davacı tarafından ifa edilmediğini, borçlandırıcı işlemden sonra, bunun ifası için kazandırıcı (tasarrufi) işleminin yapılmasıyla maden hakkının devredilmiş olacağını, borçlandırıcı işlemin geçersizliğinin tasarruf işleminin geçersizliği sonucunu doğuracağını, böyle bir durumda yolsuz hale gelen maden sicilindeki kaydın düzeltilmesinin açılacak dava ile istenebileceğini, davacının ... USD ödememesinden dolayı müvekkili adına telafisi güç ve imkansız zararların meydana geleceği gözetilerek ruhsat devrinden vazgeçildiğini, davacının ruhsat sahibi olduğunu iddia ederek borçlarını ifa etmekten kaçındığını, ... söz konusu devir işlemini gerçekleştirebilmesi için öncelikle 2012/15 sayılı Genelge gereği Başbakanlıktan izin alınmasını aradığını, eğer Başbakanlık izin başvurusuna olumsuz cevap verirse devir başvurusunun... tarafından reddedildiğini, ....nün bu yöndeki ret kararının idari yargıda dava konusu yapılabileceğini, taraflar arasındanki borçlandırıcı işlem davacı tarafından gereği gibi ifa edilmediği için ruhsat devrinden vazgeçen müvekkilinin bu durumu bildirdiğini, tasarrufi işlemlerin gerçekleşmediğini, bu konuda müvekkilinin hiç bir kusuru olmadığını, davacının eksik kalan maden ruhsatı devir bedelini ödemediği gibi yine bakiye rödovans bedellerini de ödemediğini,
Karşı dava yönünden davacı-karşı davalı tarafından sözleşme kapsamında belirtildiği şekilde çıkarılan maden miktarı hakkında kendilerine bildirim yapılmadığı gibi ... de tam ve doğru bir şekilde bir bildirim yapılmadığını, maden sahasında ve ticari mali kayıtlarda yapılacak keşif ve bilirkişi incelemesi neticesinde bu durumun ortaya çıkacağını, davacı karşı davalının sözleşmede kararlaştırılan edimlerini tam ve olması gerektiği gibi yerine getirmediğini, ... tarafından ilgili kanun ve yönetmenlik gereğince faaliyetinin durdurulduğunu, davacı-karşı davalı ile ruhsat devrine ilişkin olarak şekil şartına uyulmaksızın yapılan ön sözleşme niteliğindeki protokolden karşı tarafın yükümlülüklerini yerine getirmemesinden dolayı müvekkilinin vazgeçtiğini, daha önce işlemlerin takibi için vermiş olduğu vekalet için ise azilname gönderdiğini, maden ruhsatı deviri için yapılan ön sözleşmenin madde 2.5 ve alt bentleri ruhsat devrinin gerçekleşmediği durumda ödenen ... USD ruhsat sahibi müvekkilinde kalacağını, madde 2.5'deki gibi rödavans sözleşmesinin ruhsat süresi boyunca yürürlükte kalacağının hükme bağlandığını, böylelikle ruhsatın yürürlükte kalacağı süre için rödavans bedelinin ödenmiş olacağını tarafların kabul ettiklerini, anlaşıldığı üzere ruhsat devir işlemleri zaman alacağı için bu sürecin sonunda ruhsat devrinin gerçekleşmemesi halinde ... USD iade edilmeyeceği için bu paranın geçen süre zarfındaki rödovans bedeline sayılacağının izahtan vareste olduğunu, aynı husus madde 3.3 de parantez içinde devir olmadığı taktirde rödovans bedeli olarak ödenmiş olan bedel geri talep edilmeyecek denilerek bu durumu açıkça ortaya koyduğunu, ... USD tam ve ekisksiz bir şekilde ödenmediği için bu bedelin tamamının rödavans bedelinden mahsup edilmesinin de mümkün olmadığını, kayıtlarda sübut olduğu üzere müvekkiline sadece 920.000 USD ödendiğini, ruhsat devrinin gerçekleşmemesi halinde ruhsat süresinin sonuna kadar davacının bedelsiz olarak rövansçı konumunda olmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, her iki sözleşmenin ivazlı olduğunu, hatta ... USD'nin bazı yıllara ait rödovans bedelinin de altında kalacağının rödovans bedelleri tespit edildiğinde görüleceğini, davacının ruhsat devri gerçekleşene kadar rödavans sözleşemesi kapsamında rödovansıçı olarak faaliyetine devam edeceği ve rödovans sözleşmesinden doğan yükümlülüklerini de ifa etmesi gerektiğini, buna rağmen davacının gerek maden ruhsatı devri için yapılan anlaşmadan doğan gerekse rödovans sözleşmesinden doğan borçlarını ödemediğini, borçlu olduğunu da inkar ederek sözleşmeyi iki taraf içinde çekilmez kıldığını, davacı yanca maden ruhsatı devrine yönelik yapılan ön anlaşma doğrultusunda borcunu gereği gibi ifa etmeyen rödovansçının maden ruhsatı devrinden vazgeçildiği için ödediği kısmın rödovans bedeline sayılacağı hususu ödemiş olduğu kısım kadarı ile rödovans bedeline mahsup edilerek yapılacak hesaplamalar doğrultusunda 2015 yılı dahil olmak üzere karşı dava tarihine kadar ödenmesi gereken rödovans bedellerinin keşif ve bilirkişi incelemesi ile tespit edilerek 06 Şubat 2019 ihtar tarihi ile mevzuata uygulanacak en yüksek faiz ile birlikte davacı-karşı davalıdan alınarak müvekkiline ödenmesi gerektiğini, davacı-karşı davalı üretim miktarlarıyla ilgili herhangi bir bilgilendirme yapmadığından sözleşmede kararlaştırılan % 20 oranına tekabul eden ücretin keşif ve bilirkişi incelemesi neticesinde ortaya çıkacağını davacı yanın sadece çıkarılan maden miktarı üzrende değil satış faturaları üzerinde de rödovans bedelinin düşük çıkması için muvazaalı işlem yaptığının mali kayıtların incelenmesi ile ortaya çıkacağını, bu sebeple fazlaya ilişkin hakları saklı tutmak kaydıyla şimdilik davayı 50.000 TL üzerinden harçlandırılarak açtıklarını, alacağın muaccel olduğu ve davacı borçlunun mal kaçırma şüphesi olduğunu gözetilerek ilerde telafi güç zararların doğmaması adına ihtiyati tedbir niteliğinde ihtiyati haciz kararı verilmesi gerektiğini belirterek, davacı karşı davalının davasının reddi ile karşı davanın kabulüne, öncelikle şimdilik 50.000 TL üzerinden takdiren teminat alınmaksızın ihtiyati tedbir niteliğinde davacı-karşı davalının menkul, gayrimenkullerinin ve alacaklarının İİK.md. 257 uyarınca ihtiyati haczine, ruhsat alanında çalışmanın durdurulması yönünde ihtiyadi tedbir kararı verilmesine, fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydı ile keşfen yapılacak bilirkişi incelemesi ile tam olarak belirlenebilecek %20 rödovans oranı üzerinden dava değerini arttırmak ve harç tamamlamak suretiyle HMK 107 maddesine göre belirlenmesine, şimdilik 50.000 TL rödovans bedelinin 06.02.2019 tarihinden itibaren mevduata işlenen en yüksek banka faizi ile birlikte davacı karşı davalıdan tahsiline karar verilmesi gerektiğini beyan ederek asıl davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Antalya 4. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 08/02/2022 tarih, ... Esas ve...Karar sayılı kararı ile; "Maden işletmeleri ruhsat devir sözleşmesine dayanan asıl dava yönünden mahkemenin görevsizliğine,.... Esas sayılı dosyasının tefriki ile asıl dava dosyasının ifa yeri doğrultusunda görevli ve yetkili mahkeme olan antalya nöbetçi asliye ticaret mahkemesine talep halinde gönderilmesine" karar verilmiş olup, dosya Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasına kaydı yapılarak yargılamaya devam olunduğu anlaşılmıştır.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:
Mahkemece, "...Taraflar arasında öncelikle ... İli, ... İlçesi, ... Köyü'nde bulunan ruhsat sahibinin davalı olduğu mermer maden sahasının çalıştırılması, işletilmesini ve değerlendirilmesini konu edinen 15/04/2009 tarihli maden sahasının rödovans verilmesine dair sözleşme, daha sonra 20/07/2016 tarihli söz konusu mermer maden sahasının davacı şirkete ... USD bedel karşılığında devredilmesine dair sözleşme imzalanmıştır. Taraflar arasındaki rödovans sözleşmesinin...nce kabul edildiği anlaşılmıştır. Davalı tarafından rödovans sözleşmesinden doğan işlemlerin yerine getirilmesi ve takibi ile maden sahasının devri sözleşmesinden doğan işlemlerin yerine getirilmesi için 20/07/2016 tarihinde Gebze 11. Noterliği'nce düzenlenen münferiden olmak üzere... ..., ...,...,..., ..., ... ve ...'ın vekil tayin edildiği vekaletnamenin düzenlendiği, yine aynı Noterliğin 28/12/2018 tarihli azilnamesi ile vekillerin azledildikleri anlaşılmıştır. Davalı tarafından Maden İşleri Genel Müdürlüğü'ne yazılan 24/01/2019 tarihli yazı ile tek taraflı olarak devirden vazgeçildiği ve devirle ilgili herhangi bir işlem yapılmamasının bildirildiği, davacı şirketçe, davalıya keşide olunan Antalya 15. Noterliği'nin 12.02.2019 tarihli ihtarnamesi ile devir sözleşmesinin gerekçesiz olarak tek taraflı feshinin mümkün olmadığı belirtilerek sözleşmeden doğan devir işlemlerinin yerine getirilmesinin ihtar edildiği anlaşılmıştır.
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı Maden İşleri Genel Müdürlüğü'nce düzenlenen Mermer İşletme Ruhsatı gereğince; davalı yanın 05/11/2009 tarihinden itibaren dava konusu maden sahasında ruhsat sahibi olduğu ve davacı şirket adına kayıtlı herhangi bir ruhsatın bulunmadığı; ancak davacı şirketin davalı uhdesindeki ruhsat sahasında rödovansçı olduğu anlaşılmıştır.
Dosya arasında bulunan Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı Maden İşleri Genel Müdürlüğü'nün 19/07/2019 tarihli yazı cevabında da; devrin davalı tarafın vazgeçmesi sebebiyle iptal edildiği ve tarafların görevli memur huzurunda devir zaptının imzalanması aşamasına geçilemediğinden devir talebinin sonuçlanamadığının bildirildiği anlaşılmıştır.
Uyuşmazlık, maden sahası devri sözleşmesinin, davalı tarafından feshinin haklı nedene dayanıp dayanmadığı, maden sahasının ve ruhsatın davacı şirket adına tescilinin mümkün olup olmadığı ve maden sahasının devrine ilişkin işlemlerin tamamlanıp tamamlanmadığı noktalarında toplanmaktadır.
Taraflar arasında maden sahası ve ruhsatının devrine ilişkin sözleşmenin imzalandığı tarihte yürürlükte olan Madencilik faaliyetleri Uygulama Yönetmeliği'nin "Devir" başlıklı 80. Maddesinde;
"(1) Maden ruhsatları ve sertifikaları talep halinde, hukuki bir sakınca bulunmadığı takdirde, Kanunun 6 ncı maddesindeki maden haklarını kullanma ile ilgili şartları taşıyan gerçek veya tüzel kişilere Genel Müdürlükçe devredilebilir. Buluculuk hakkı sahibi, bu hakkını ruhsat ile birlikte devredebilir.
(2) Devir işlemleri yapılacak ruhsatların yıllık harçları ile Devlet hakkının eksiksiz ödenmiş olması, çevre ile uyum teminatının yatırılmış olması, devredildiği tarihe kadar geçen süre için satış bilgi formu, işletme faaliyeti bilgi formunun ve teknik nezaretçi ücretinin tam olarak ödendiğine dair belgelerin verilmesi zorunludur.
(3) Ruhsatı veya sertifikayı devralacak kişinin; devralacağı ruhsata ait Kanundan doğan bütün hak ve vecibelerini, ruhsata uygulanmış yaptırımlar ile yükümlülükleri kabul ettiğini; ruhsat sahibinin de ruhsatını bütün hak ve vecibeleri ile devretmek isteğini belirten Ek Form-19’daki örnek dilekçe ile Genel Müdürlüğe müracaat etmeleri gerekir.
(4) Devralan kişinin, ruhsat ile ilgili uygulanmış teminat iratları esas alınarak hesaplanacak güncel teminat üzerinden ruhsat teminatını ve ruhsatın yıllık harcı kadar devir harcını yatırması zorunludur. Devir sonrası devredenin teminatı iade edilir." maddesine yer verilmiştir.
Kaynağını 3213 sayılı Kanun ve bu kanun uyarınca çıkarılan yönetmelik hükümlerinden alan maden ruhsatı devrine ilişkin sözleşmeler yukarıda belirtildiği üzere geçerlilik şartı olarak düzenlenen resmi şekil şartına tabi olan tam iki tarafa borç yükleyen ve kişisel hak sağlayan sözleşmelerdir. Bu özelliği nedeniyle maden ruhsatı devrini amaçlayan ön sözleşmelerin de geçerliliği resmi şekilde yapılması koşuluna bağlıdır. Kanundaki resmi şekilden maksat yasaların yetkili kıldığı memur tarafından usulüne uygun tanzim ve tasdik edilmiş sözleşmelerdir.
Bu açıklamalar uyarınca somut olaya gelindiğinde; Maden ruhsatının devir işlemi Maden İşleri Genel Müdürlüğü'nde sicil memuru önünde taraflarca veya bu konuda vekalet verilenlerce yapılabileceği düzenlenmiştir. Maden ruhsatı devrini amaçlayan sözleşmelerin resmi şekil şartına tabi tutulduğu, taraflar arasında imzalanan sözleşmenin maden ruhsatı devrine ilişkin ön sözleşme niteliğinde sayılacak olması nedeniyle geçerli addedilebilmesi için resmi şekilde yapılmış olmasının gerektiği, ancak taraflar arasındaki sözleşmenin resmi şekil şartı yerine adi yazılı şekilde yapıldığı ve devir işleminin Maden İşleri Genel Müdürlüğü'nde sicil memuru önünde devir zaptının imzalanması aşamasına geçilemediğinden devir talebinin sonuçlanamadığı anlaşılmıştır. Bu sebeple, taraflar arasında imzalanan 20/07/2016 tarihli sözleşme ile maden ruhsatının devri mümkün olmadığından; davacı yanın ruhsat sahasının kendi adına tescilini talep edemeyeceği anlaşılmış olup, davacının yerinde olmayan tescil, ifaya izin ve muarazanın menine ilişkin taleplerinin reddine karar vermek gerekmiş, tüm bu açıklanan nedenlerle; davanın reddine" karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemenin 21.09.2017 tarihinde 30187 sayılı resmi gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren Maden Yönetmeliği'nin 134. Maddesi ile yürürlükten kaldırılan Madencilik Faaliyetleri Uygulama Yönetmeliği'nin 80. maddesine göre devrin resmi memur önünde yapılmadığı gerekçesinin doğru olmadığını, her iki yönetmelik hükümlerinin değerlendirilmesi gerektiğini, devrin yapıldığı ve devir onayının verildiği tarihlerde mülga ve yeni yönetmelik hükümlerinin uygulanacağını, meri ve mülga yönetmelikte devir işlemlerinin Maden İşleri Genel Müdürlüğüne eski yönetmelikte yer alan EK 19 da yer alan, meride ise EK 21 yer alan dilekçe ile devir edileceğinin belirtildiğini, Maden Kanununun 5. maddesinde, ruhsat haklarının devir edileceği hiçbir şekil şartına bağlandığına dair bir hüküm getirmediğini, işletme hakkına dair ruhsat devir işleminin 23.09.2016 tarihinde ... kayıt numaralı EK 19'da yer alan örnek tanzim edilerek Genel Müdürlüğe verildiğini, formun Genel Müdürlüğün sitesinde yer aldığı gibi, devir belgesinde yer alan Eklerin eksiksiz şekilde sunulduğunu, devir bedelinin Genel Müdürlük hesabına yatırıldığını, Genel Müdürlüğün ek 19 da yer alan devir belgesi ve içerisinde yer alan ve eklenmesi istenilen belgelerin tamamı mevcut olduğu için bakanlık onayına sunulduğunu, devrin Bakanlık tarafından onaylandığını, buna ilişkin Maden İşleri Genel Müdürlüğünün sitesinde yayınlanan listenin 22. sırasında yer aldığına dair belgenin sunulduğunu, ruhsat devrine, Bakanlık tarafından onay verildiği sabit olduğundan, devir işleminin gerçekleştiğini, maden siciline şerh işleminin idari işlem olduğunu, bunun için tarafların bir araya gelerek şerh talebinde bulunmasının gerekmediğini, devrin Bakanlık onayı ile gerçekleştiğini, sicile şerh edilmesi ile işlemin tamamlanmış olacağını, bunun kanun gereği olduğunu, sicile tescilin sözleşmenin kurulması ile ilgili değil sözleşmeden doğan edimin ifası ile ilgili olduğunu, kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu istinaf sebepleri olarak ileri sürülmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE:
Dava, Maden ruhsatının devrine konu sözleşme kapsamında muarazanın men'i, ruhsatın tescili ve ifaya izin istemine ilişkindir.
Mahkemece yazılı gerekçeyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
3213 sayılı Maden Kanun 5. maddesi "Madenler üzerinde tesis olunan ilk müracaat (takaddüm), arama ruhsatı, buluculuk, görünür rezerv geliştirme ve işletme ruhsatı haklarının hiçbiri hisselere bölünemez. Her biri bir bütün hâlinde muameleye tabi tutulur.
Maden ruhsatları, görünür rezerv geliştirme hakkı ve buluculuk hakkı devredilebilir. Devir yapılmadan önce arama ve işletme ruhsatlarının devredildiği tarihteki ruhsat bedelinin iki katı tutarında devir bedeli alınır. Devir Bakanlık onayı ile gerçekleşir.
Durum maden siciline şerh edilir. Devir muamelesi maden siciline şerh edilmesi ile tamam olur.
Maden hak ve vecibeleri miras yolu ile intikal eder. Bu hak ve vecibeler, bütün mirasçıların vekaletini havi bir vekaletname ile 6 ncı maddede belirtilen niteliklere sahip mirasçılardan birine veya üçüncü bir şahsa devredilir. Mirasçıların ittifak edememeleri halinde mirasçılardan birinin müracaatı ile mahkeme mirasçılardan bu hakkın en ehil olana tahsisine veya bu da mümkün olmazsa ruhsatın satılmasına karar verir. Mahkeme bu hususu basit muhakeme usulü ile halleder. Eger dava söz konusu değil ise 6 ay içerisinde intikal işlemleri tamamlanmayan ruhsatlar fesh edilir.
Devir ve intikal işlemlerine ilişkin usul ve esaslar yönetmelikle belirlenir.
Madenler üzerindeki hakların devir ve intikali bu Kanun ve yönetmelikte gösterilen hükümlerin tatbikini geciktirmez."
3213 sayılı Maden Kanunu'nun 38/4 maddesi "Madenler üzerinde iktisap edilecek haklar tescil edilmedikçe hüküm ifade etmez." şeklinde düzenlenmiştir, yine 06/07/1970 günlü Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında "arama ruhsatının devrine dair ön sözleşmenin de kanundaki şekle göre yapılması gerektiği" belirtilmiştir.
Taraflar arasında maden sahası ve ruhsatının devrine ilişkin sözleşmenin imzalandığı tarihte yürürlükte olan mülga Madencilik faaliyetleri Uygulama Yönetmeliği'nin "Devir" başlıklı 80. Maddesinde;
"(1) Maden ruhsatları ve sertifikaları talep halinde, hukuki bir sakınca bulunmadığı takdirde, Kanunun 6 ncı maddesindeki maden haklarını kullanma ile ilgili şartları taşıyan gerçek veya tüzel kişilere Genel Müdürlükçe devredilebilir. Buluculuk hakkı sahibi, bu hakkını ruhsat ile birlikte devredebilir.
(2) Devir işlemleri yapılacak ruhsatların yıllık harçları ile Devlet hakkının eksiksiz ödenmiş olması, çevre ile uyum teminatının yatırılmış olması, devredildiği tarihe kadar geçen süre için satış bilgi formu, işletme faaliyeti bilgi formunun ve teknik nezaretçi ücretinin tam olarak ödendiğine dair belgelerin verilmesi zorunludur.
(3) Ruhsatı veya sertifikayı devralacak kişinin; devralacağı ruhsata ait Kanundan doğan bütün hak ve vecibelerini, ruhsata uygulanmış yaptırımlar ile yükümlülükleri kabul ettiğini; ruhsat sahibinin de ruhsatını bütün hak ve vecibeleri ile devretmek isteğini belirten Ek Form-19’daki örnek dilekçe ile Genel Müdürlüğe müracaat etmeleri gerekir.
(4) Devralan kişinin, ruhsat ile ilgili uygulanmış teminat iratları esas alınarak hesaplanacak güncel teminat üzerinden ruhsat teminatını ve ruhsatın yıllık harcı kadar devir harcını yatırması zorunludur. Devir sonrası devredenin teminatı iade edilir." düzenlemesine yer verilmiştir.
21 Eylül 2017 gün ve 30187 sayılı Resmî Gazetede yayımlanan Maden Yönetmeliği madde 82/1; "Maden ruhsatları ve sertifikaları talep halinde, hukuki bir sakınca bulunmadığı takdirde, Kanunun 6 ncı maddesindeki maden haklarını kullanma ile ilgili şartları taşıyan gerçek veya tüzel kişilere devredilebilir. Devir Bakanlık onayı ile gerçekleşir. Devir işlemi maden siciline şerh edilmesi ile tamamlanır. Buluculuk hakkı sahibi, bu hakkını ruhsat ile birlikte devredebilir.
(2) Devir işlemleri yapılacak ruhsatların/sertifikaların yıllık ruhsat bedellerinin, ruhsatla ilgili 6183 sayılı Kanuna tabi borçların, Devlet haklarının eksiksiz ödenmiş olması, devredildiği tarihe kadar geçen süre için, işletme faaliyet raporunun ve kullanılmayan sevk fişlerinin devralana verildiğine ilişkin tutanağın Genel Müdürlüğe verilmesi zorunludur.
(3) Ruhsatı veya sertifikayı devralacak kişinin; devralacağı ruhsata/sertifikaya ait Kanundan doğan bütün hak ve vecibelerini, ruhsata uygulanmış yaptırımlar ile yükümlülükleri kabul ettiğini; ruhsat sahibinin de ruhsatını bütün hak ve vecibeleri ile devretmek isteğini belirten Ek-21’deki örnek dilekçe ile Genel Müdürlüğe müracaat etmeleri gerektiği" şeklinde düzenlenmiştir.
Ruhsat devirleri Maden Kanunu ile Bazı Kanunlarda ve Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair 7164 sayılı Kanunla Değişik 3213 sayılı Maden Kanununun 5., 6., 13., 27., 38. ve 43. maddeleri ile Maden Yönetmeliğinin 82., 84., 95., 96., 97., 99. maddeleri ve 94/7. ve 94/8. fıkrasına göre yapılmaktadır. 7164 sayılı Kanunla Değişik 3213 sayılı Maden Kanununun 13. maddesinin dördüncü fıkrası; aynı maddenin beşinci fıkrası hükümlerine uygun olarak yapılan devir taleplerinin değerlendirmeye alınabilmesi için; devreden ve devralan tarafından imzalanan Ek-Form 21 ile müracaat edilmesi gerekmektedir.
Devir talebi Maden Kanununun 5. Maddesi kapsamında Bakanlık onayına sunulur. Genel Müdürlükçe yapılacak inceleme neticesinde ruhsatın tahakkuk eden ve devir tarihine kadar tahakkuk edecek devlet hakkı borcu bulunmaması, ruhsat harcı, çevre ile uyum teminatı, ruhsat bedellerinin tam olarak yatırılmış olması, varsa idari para cezasının yatırılması, işletme izni olan sahalar için son bir yıl içerisinde mahallinde denetiminin yapılmış olması, ruhsat üzerine konulmuş ihtiyati tedbirin olmaması ve istenen belgelerin Genel Müdürlüğe verilmesi ve devir zaptının sicil memurunun huzurunda taraflarca imzalanması halinde resmi devir işlemi gerçekleşecektir.
Taraflar arasında 20/07/2016 tarihli sözleşme ile, ... İli ... İlçesi ... ruhsat numaralı alana ilişkin, sözleşmede belirtilen ruhsat bilgileri çerçevesinde devir işleminin yapılması hususunda adi yazılı sözleşme akdedilmiştir. Maden ruhsatının devrinin yetkili memur huzurunda resmi şekilde düzenlenmesi gerekir. Resmi şeklin geçerlilik şartı olması nedeniyle geçersiz bu sözleşmeye dayalı olarak maden ruhsatının tescili talebinde bulunulamaz. İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır.
HMK'nın 359/3 maddesi uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK'nın 355/1 maddesi gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, maden ruhsatının devrinin özel ve kendine özgü bir düzenleme koşuluna bağlanmış olmasına, bunun sonucu olarak, satış da olsa bağış da olsa geçerli olabilmesi için yasanın öngördüğü resmi şekillerde yapılması gerekmesine (benzer şekilde Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 22/12/2016 tarih, 2015/13759 Esas ve 2016/9793 Karar sayılı ilamı, Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin 22/10/2024 tarih, 2024/856 Esas ve 2024/3251 Karar sayılı ilamı), davada dayanılan sözleşmenin geçerli hale gelebilmesi için maden siciline şerh edilmesinin zorunlu olmasına (Yargıtay 13. Hukuk Dairesinin 10/02/2009 tarih, 2008/9240 Esas ve 2009/1414 Karar sayılı ilamı), kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davacı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacı vekilinin ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 615,40 TL maktu istinaf karar harcından peşin olarak yatırılan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 534,70 TL istinaf karar harcının davacı taraftan tahsili ile Hazine'ye GELİR KAYDINA, harç tahsil müzekkeresinin ilk derece mahkemesince YAZILMASINA,
3-Davacının istinaf başvurusu nedeniyle yaptığı yargılama masraflarının kendi üzerinde BIRAKILMASINA,
4-Kullanılmayan istinaf gider avansının 6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesince ilgilisine İADESİNE,
5-İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından davalı lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
6-Kararın Dairemiz tarafından taraflara TEBLİĞİNE,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle 6100 sayılı HMK’nın 353/1-b-1 bendi gereğince aynı kanunun 361/1 maddesi gereğince Dairemiz kararının tebliğinden itibaren İKİ HAFTALIK süre içinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.13/02/2025
...

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim