mahkeme 2023/2808 E. 2025/1035 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2023/2808

Karar No

2025/1035

Karar Tarihi

28 Ekim 2025

T.C.
ANTALYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
11. HUKUK DAİRESİ
KARAR TARİHİ:28/10/2025
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
KARAR TARİHİ:25/10/2023
DAVANIN KONUSU:Alacak
GEREKÇELİ KARAR
YAZIM TARİHİ:28/10/2025

İlk Derece Mahkemesinin kararı ve dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.
Üye hakimin görüşü değerlendirildi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ:
Davacı, Antalya 3. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasında senedin lehtarı olan ... tarafından başlatılan icra takibinin kesinleştiğini, davalı ...'nun adresine haciz işlemine gidildiğinde, borçlunun annesi ...'nun icra kefaletinin alındığını, annesinin vefat etmesi üzerine ...'nun da mirasçı olarak dosyada borçlu sıfatını edindiği, kendisinin alacaklı olan ...'ndan icra dosyasını tüm ferileri ile birlikte temlik aldığını, bu dosyadan yapılan satış sonucunda borçlulara ait bir dairenin 1/2 hissesinin satıldığını, daha sonra açılan ihalenin feshi davası neticesinde satış bedelinden kendisine ödenen parayı iade ettiğini, ihalenin feshi davasından sonra Antalya ili, Muratpaşa ilçesi, ... Mahallesi, ... Ada, ... Parsel'de bulunan ... nolu bağımsız bölümün ... adına tapuya kaydedildiğini, borçlular tarafından takibe dayanak bononun zamanaşımına uğradığına dair açılan dava neticesinde Antalya Bölge Adliye Mahkemesi kararı ile takibin zamanaşımı nedeniyle talikine karar verildiğini, satışı talep edilen taşınmazın kefil ...'ndan geldiğini, ... ve ...'ın, ...'nun mirasçıları olduğunu, İcra Mahkemesinin kararının bono ile ilgili olduğunu, satış talebinin kabul edilmesi gerektiğini, annelerinin icra kefilliğinden doğan borçları mirasen ... ve ...'a geçtiğinden takibe devam edilmesi gerektiğini, davalı ...'nun bonodan kaynaklanan borcunu ödememesi üzerine alacağın tahsili için başlatılan takibin takip sırasında zamanaşımına uğradığını, imzası inkar edilmeyen 13/01/2002 keşide 20/02/2004 ödeme tarihli 29.000-TL ve faizi kadar davalının sebepsiz zenginleştiğini, alacağına kavuşmasını tehlikeye düşürmemek adına tedbirde ölçülülük ilkesi de nazara alınarak Antalya ili, Muratpaşa ilçesi, ... Mahallesi, ... Ada, ... Parsel'de bulunan ... nolu bağımsız bölüm üzerine davalılar adına kayıtlı olması halinde üçüncü kişilere devir ve temlikini önler şekilde ihtiyati haciz konulmasını, İİK'nın 33/a maddesine göre açtıkları davanın kabulünü, 29.000-TL'nin ödeme tarihi olan 20/02/2004 tarihinden itibaren değişen oranlarda işleyen avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini, olmadığı takdirde davalıların murisi ...'nun icra kefilliğinin mirasen davalılara geçmesi nedeniyle 29.000-TL'nin ödeme tarihi olan 20/02/2004 tarihinden itibaren değişen oranlarda işleyen avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini, olmadığı takdirde sebepsiz zenginleşmeden kaynaklanan 29.000-TL'nin ödeme tarihi olan 20/02/2004 tarihinden itibaren değişen oranlarda işleyen avans faizi ile davalılardan tahsilini, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davalılara yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davalılar vekili, davacının davasını kabul etmediklerini, müvekkillerinden ... aleyhine lehtarı ... olan, 13.01.2002 düzenleme 20.02.2004 ödeme tarihli 29.000,00-TL bedelli bonoya dayalı olarak Antalya 3. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi yapıldığını, icra dosyasının bir kaç kez yenilendiğini ve son olarak Antalya 3. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas numarasını aldığını, icra dosyası zamanaşımına uğradığından, Antalya 8. İcra Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas ... Karar sayılı dosyası ile zamanaşımı nedeniyle icranın geri bırakılması talepli dava açıldığını, Antalya 8. İcra Hukuk Mahkemesi tarafından davanın reddine karar verildiğini, kararın istinaf edilmesi üzerine Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi'nin ... Esas ... Karar sayılı dosyası ile şikayetin kabulü ile zamanaşımı nedeniyle icranın geri bırakılmasına kesin olarak karar verildiğini, bunun üzerine dosya alacaklısı tarafından İİK'nın 33/a maddesi gereğince işbu davanın açıldığını, her ne kadar İİK 33/a anlamında açılmış bir dava olduğu bildirilmişse de eldeki davanın taraflar arasındaki hukuki ilişkinin temeline ilişkin açılmış bir alacak davası olduğunu, bu anlamda davacı tarafça bonoya konu alacağın kaynağının ne olduğunun ispatlanması gerektiğini, gerçekte müvekkillerinin davacı tarafa herhangi bir borcu bulunmadığını, davacının icra dosyasını ...'dan tüm ferileriyle birlikte temlik aldığını beyan ettiğinden alacağın temlikine ilişkin usullerin yerinde olup olmadığı hususunun da ayrıca incelenmesi gerektiğini, davaya ve icra takibine konu bono üzerindeki imza müvekkiline ait ise de söz konusu bononun müvekkilinin elinden rızası dışında çıktığını, müvekkilinin bononun tanzim tarihi olan 2002 yılında ticaretle uğraştığını ve işi ile ilgili olarak teminat amaçlı senetler verdiğini, takibe konu bononun da teminat amaçlı olarak kullanıldığı ve akabinde geri aldığı teminat senetlerinden biri olduğunu, takibe konu bononun da içinde bulunduğu evrak çantasının çalınması neticesinde müvekkillerinden ...'nun söz konusu bonoyu kaybettiğini, buna ilişkin olarak suç duyurusunda bulunduklarını, takibe konu bono lehtarı olan ... ile dava dışı ... isimli kişi hakkında Antalya 3. Ağır Ceza Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile ceza davası açıldığını, temlik eden ... ile müvekkili ... arasında gerçekten bir alacak-borç ilişkisinin bulunmadığını, kaldı ki ...'nun Antalya 3. Ağır Ceza Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasında 24.11.2009 tarihli duruşmada bizzat mahkeme huzurunda alınan beyanında takibe konu bononun ... tarafından kendisine sadece imza kısmı dolu olacak şekilde boş bir şekilde verildiğini, bononun diğer kısımlarının kendisi tarafından doldurulduğunu beyan ettiğini, bu anlamda bizzat temlik edenin beyanları ile dava dilekçesinde davacının beyanlarının çeliştiğini davacı tarafın müvekkilinden alacağı var ise bunu yazılı delille ispat etmesi gerektiğini, davacı taraf genel zamanaşımı süresi olan 10 yıllık zamanaşımı süresinin uygulanması gerektiğini iddia etmişse de bu zamanaşımı süresinin hangi hukuki ilişkiye göre değerlendirileceğinin anlaşılamadığını, taraflar arasında ödünç sözleşmesi var ise artık İİK'nın 33/a maddesi anlamında bir davadan söz edilemeyeceğini, İİK'nın 33/a maddesi anlamında açılacak bir dava ise takip zamanaşımı olan 3 yıllık zamanaşımı süresini kesen bir sebep bildirilmediğini, 10 yıllık zamanaşımı süresi ile ilgili hususları kabul etmediklerini, hangi hukuki ilişkiye dayanılırsa dayanılsın dava konusu bono açısından açıkça zamanaşımı süreleri dolmuş olduğundan zamanaşımı itirazlarının bulunduğunu, davacı tarafça başkaca delillerle temel borç ilişkisinin ispat edilmesi gerektiğini, davacı tarafça bu hususu ispata yarayan bir belge sunulmadığını, zamanaşımı nedeniyle icranın geri bırakılması talepli açtıkları davada Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 12. HD. tarafından zamanaşımına ilişkin tüm hususların incelendiği, kararın gerekçesinde müvekkilinin annesinin de icra kefili olduğu hususu yer almışsa da zamanaşımı ile ilgili olarak davacı lehine bir karar verilmediğini, kesinleşmiş BAM kararı dikkate alınarak icra kefilliği yönünden de davacının taleplerinin reddi gerektiğini, icra kefilliğini kabul etmemekle birlikte buna ilişkin olarak da zamanaşımı yönünden itirazları bulunduğunu, icra kefilliğinin geçerli olup olmadığının tespiti gerektiğini, icra dosyasında 01.06.2007 tarihinde haciz işlemi esnasında müvekkillerinin annelerinin icra kefilliği alınmışsa da söz konusu kefalet işleminin usul ve yasaya uygun olmadığını, gerçekte var olmayan bir borç için verilecek bir icra kefaletinin de geçerli olmayacağını, yine kefalet sözleşmesinin şekli ile ilgili olarak da usul ve yasaya aykırı olarak alınmış bir icra kefilliği bulunduğunu, haciz tutanağında kefilin sorumlu olacağı azami miktar yer almadığı gibi müvekkillerinin annesi ...'nun okuma yazmasının da bulunmadığını, davacının terditli talebine dair sebepsiz zenginleşmeden söz edebilmek için öncelikle bir kimsenin malvarlığında bir çoğalma, diğer taraftan başka bir kişinin mal varlığında azalmanın meydana gelmesi ve bu zenginleşme ve fakirleşme arasında bir illiyet bağının bulunması gerektiğini, davacı tarafın daha taraflar arasındaki temel borç ilişkisini ispat edemediğini beyanla davanın reddine karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:
Mahkemece; "... davacı tarafça Antalya 3. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasından borçlu ...na karşı haciz işlemleri yapıldığı, bu sırada annesi ...'nun dosya borcuna kefil olduğu, mezkur icra dosyası yönünden zamanaşımı nedeniyle takibin talikine karar verildiği, davalıların annesi ...'nun vefatı ile mirasın davalılara geçtiği, bu nedenle kefalet verdiği borçtan da davalıların sorumlu olacağı belirtilerek alacak talebinde bulunulduğu, yapılan incelemede Antalya 3. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasından zamanaşımı nedeniyle icranın geri bırakılmasına ilişkin şikayetin Antalya 8. İcra Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas ... Karar sayılı ilamı ile reddedildiği, kararın istinaf edilmesi karşısında Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi'nin ... Esas ... Karar sayılı ilamı ile icra mahkemesi kararının kaldırılarak şikayetin kabulüne ve icranın geri bırakılmasına karar verildiği, TBK'nın 131. maddesinde asıl borcun ifa ya da diğer bir sebeple sona ermesi halinde rehin, kefalet, ceza koşulu gibi buna bağlı borç ve hakların da sona ermiş olacağı belirtildiğinden, asıl borç zamanaşımına uğramakla davalıların murisi ...'nun kefaletine dayalı borçların da sona ermiş olması nedeniyle davanın reddine" karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Karara karşı, davacı istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davacı istinaf dilekçesinde özetle; Yerel Mahkeme'nin davanın reddine dair gerekçesinin kanuna aykırı olduğunu, icra kefilinin sorumluluğunun asıl borçtan bağımsız olduğundan asıl borçlu yönünden borcun zamanaşımına uğramasının icra kefiline sirayet etmeyeceğini, icra kefilinin sorumluluğu icra kefaletinden kaynaklandığından icra kefaleti de ilam niteliğinde olduğundan 10 yıllık zamanaşımına tabi olduğunu, icra kefili yönünden zamanaşımı süresinin dolmadığını istinaf sebepleri olarak ileri sürmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE:
Dava, İİK'nun 33/a maddesi gereği zamanaşımının vaki olmadığının tespitine ve terditli olarak da sebepsiz zenginleşmeye dayalı alacak istemine ilişkindir.
Mahkemece yazılı gerekçeyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
İİK’nın 33/a maddesine göre ilamın zamanaşımına uğradığı veya zamanaşımının kesildiği veya tatile uğradığı iddiaları icra mahkemesi tarafından resmi vesikalara müsteniden incelenerek icranın geri bırakılmasına veya devamına karar verilir. Alacaklı, icranın geri bırakılması kararının kesinleştiğinin kendisine tebliğinden sonra, zamanaşımının vaki olmadığını ispat sadedinde ve 7 gün içinde umumi mahkemelerde dava açabilir. Aksi takdirde icrası istenen ilamın zamanaşımına uğradığı hususu kesin hüküm teşkil eder.
İİK'nın 38. maddesine göre de icra dairesindeki kefaletler, ilam mahiyetini haiz belgelerden olup, ilamların icrası hakkındaki hükümlere tabidir. İİK'nun 39. maddesine göre ilama müstenit takip, son muamele tarihi üzerinden on sene geçmekle zamanaşımına uğrar (Aynı yönde Yargıtay 12. Hukuk Dairesi'nin 09.02.2022 tarih 2021/4935 Esas 2022/1490 Karar; Yargıtay 12. Hukuk Dairesi'nin 07.04.2015 tarih 2015/6441 Esas 2015/8926 Karar sayılı kararları).
Somut olayda; Antalya 3. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasında alacaklı ... tarafından borçlu ... aleyhine kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile 29.000,00-TL asıl alacak, 19.803,42-TL işlemiş faiz olmak üzere 48.890,42-TL alacağın tahsili amacıyla takip başlatıldığı, takip dayanağının 13/01/2002 tanzim 20/02/2004 vade tarihli 29.000,00-TL bedelli bono olduğu aynı dosyadan 01/06/2007 tarihli haciz tutanağında takip dışı ...'ndan icra kefaleti alındığı, icra kefaletine dayalı olarak borçlulara icra emrinin gönderildiği, icra dosyasının zaman içerisinde takipsiz bırakılıp yenilendiği, en son ... esas numarasını aldığı anlaşılmaktadır. Davacı davasının icra kefaletine dayalı olduğunu ileri sürmekte olup, davalılar murisi ... ve sonrasında mirasçıları adına aynı takip dosyası içerisinde ilamların icrası yoluyla başlatılan takip işlemleri bulunduğundan öncelikle icra kefaleti yönünden sorumluluğun müteselsil kefalet niteliğinde olduğu zamanaşımı süresinin buna göre değerlendirilmesi gerektiği ve müteselsil kefaletin asıl borçtan bağımsız olduğu hususları gözetilmeden Yerel Mahkemece davanın reddine karar verilmesi yerinde olmamıştır.
Öte yandan 6098 sayılı TBK'nın yürürlüğünden önceki işlem ve sözleşmeler 818 sayılı Borçlar Kanununda düzenlenen hükümlere tabi olup, kanunun geriye etkili şekilde uygulanması mümkün değildir. Zira 6101 sayılı TBK'nın Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanun'un 1.maddesinde yer alan "TBK'nın yürürlüğe girdiği tarihten önceki fiil ve işlemlere, bunların hukuken bağlayıcı olup olmadıklarına ve sonuçlarına, bu fiil ve işlemler hangi kanun yürürlükte iken gerçekleşmişse kural olarak o kanun hükümleri uygulanır." yolundaki hükmünden de bu husus açıkça anlaşılmaktadır. Dava dışı ...'nun icra kefaleti 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun yürürlükte olduğu tarihte verilmiş olup, o dönemde yürürlükte olan 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 484. Maddesine göre icra kefaletinin geçerli olup olmadığı hususunun da tartışılmaması hatalıdır.
Antalya 3. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyası dayanağı bononun keşidecisi davalı ... olup davacı taraf aynı zamanda sebepsiz zenginleşme hukuksal nedenine dayalı olarak da talepte bulunmuş olup, davacının her bir talebi yönünden değerlendirme ve inceleme yapılarak karar verilmesi gerekirken mahkemece eksik inceleme ile karar verilmesi doğru değildir.
Mahkemece yapılacak iş; öncelikle icra kefaletinin geçerli yasal koşullarının bulunup bulunmadığının belirlenmesi ile geçerli olduğunun kabulü halinde davacının icra kefaletinden kaynaklı talebinin asıl borçtan bağımsız olduğu 10 yıllık zamanaşımı süresine tabi olup, zamanaşımına uğrayıp uğramadığının değerlendirmesi icra kefaletine dayalı talep yerinde görülmez ise ayrıca davacının terditli olarak açılan davada sebepsiz zenginleşmeye dayalı talebinin bulunduğu da gözetilerek yapılacak yargılama sonucunda oluşacak kanaat neticesine göre karar vermekten ibarettir.
Sonuç olarak, davacının istinaf başvurusunun esastan kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince kaldırılmasına, dosyanın İlk Derece Mahkemesine geri gönderilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacının İlk Derece Mahkemesinin kararına ilişkin istinaf başvurusunun ESASTAN KABULÜNE,
2-6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 25/10/2023 tarih ve ... Esas ... Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,
3-6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince davanın yeniden görülmesi için dosyanın Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
4-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince peşin olarak yatırılan istinaf karar harcının karar kesinleştiğinde İlk Derece Mahkemesince talebi halinde davacıya İADESİNE,
5-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin İlk Derece Mahkemesinde yapılacak yargılama sonucunda dikkate ALINMASINA,
6-6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince peşin alınan ve harcanmayan istinaf gider avansının İlk Derece Mahkemesince ilgiliye İADESİNE,
7-Kararın İlk Derece Mahkemesince taraflara TEBLİĞİNE,
Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a. maddesi uyarınca kesin olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.28/10/2025
...

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim