mahkeme 2023/2776 E. 2023/2027 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2023/2776
2023/2027
29 Aralık 2023
T.C.
ANTALYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
11. HUKUK DAİRESİ
KARAR TARİHİ : 29/12/2023
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANTALYA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR TARİHİ : 18/04/2023
DAVANIN KONUSU : Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (İtirazın İptali)
GEREKÇELİ KARAR
YAZIM TARİHİ : 29/12/2023
İlk Derece Mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.
Üye hakimin görüşü değerlendirildi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili, Müteveffa ... ile müvekkili banka arasında bir Tüketici Kredisi Sözleşmesi akdedildiği, bu sözleşme kapsamında 03.08.2022 tarihi itibariyle işlemiş faizler ve BSMV dahil toplam borç 12.375,55 TL'ye ulaştığı, müteveffa, davalı tarafından ... poliçe numarası ile hayat sigortası ile sigortalanmış ve davacı müvekkili ile imzalamış olduğu Tüketici Kredi Sözleşmesi için Dain-i Müterhin şerhi konulduğu, bankanın borçlusu ... ’in ölümü üzerine tarafımızca davalı sigorta şirketine başvurulmuş fakat sigorta şirketi müteveffa tarafından hastalığın gizlendiği ve rizikonun müteveffanın bu rahatsızlığını gizlemesinden kaynaklandığı ispat yükü kendisinde olmasına rağmen hiçbir ispat vasıtası sunmaksızın talebini sigortalı tarafından bilinen bir rahatsızlığın poliçenin imzalanması aşamasında sigorta şirketinden saklandığı sebebiyle reddedildiği, bunun üzerine taraflarınca ihtarname gönderildiği ve akabinde, müteveffanın mirasçıları aleyhine Korkuteli İcra Müdürlüğünün ... esas numaralı dosyası ile icra takibi başlatıldığı, müteveffanın yasal mirasçıları yapılan icra takibine itiraz etmeleri nedeniyle takip durdurulduğu, bunun üzerine müteveffanın yasal mirasçıları söz konusu takibe sorumluluğun sigorta firmasında olduğu gerekçesi ile itiraz etmeleri üzerine takibin durduğu, müteveffanın mirasçıları aleyhine Korkuteli 1. Asliye Hukuk Mahkemesine ... Esas numaralı dosyası ile itirazın iptali davası açıldığı, Mahkeme tarafından murisin mirasçılarına karşı hukuk yolları tüketilmediği gerekçesi ve Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, 28.06.2019 tarih, 2019/1695 Esas - 2019/8079 Karar dayanılarak alacaklının sigorta şirketine başvurması istenilerek dava usulden reddedildiği, bu nedenle davanın kabulü ile davalı şirketin poliçe limitleri kapsamında müvekkilin ihtiyaç kredisinden kaynaklanan alacağının davalıdan tahsiline karar verilmesinin talep ve dava etmiştir.
Davalı ... A.Ş. vekili, davanın görevli ve yetkili mahkemede açılmadığını, dava konusu uyuşmazlıkta görevli mahkeme Tüketici Mahkemesi olduğunu, dava konusu uyuşmazlık davacılar murisinin tüketici işlemi olan banka kredisi ile birlikte imzalanan hayat sözleşmesinden kaynaklandığından, uyuşmazlığın Tüketici Mahkemesi'nde görülüp sonuçlandırılması gerektiğini, şirketleri ile ... A.Ş arasında yapılmış olan grup kredi hayat sigortası kapsamında sigortalı olan ...'in vefat riskine karşı güvence altına alan ... ve ... poliçe no'lu hayat sigortası akdedildiğini, bu kapsamda muris sigortalı şirketimiz nezdinde, davaya konu edilen 11.01.2016 başlangıç tarihli 11.01.2019 bitiş tarihli ... nolu 7.689,63 TL vefat teminatlı Hayat Sigortası Sözleşmesi ile sigorta kapsamına alındığını, İşbu sigorta, müteveffa sigortalıyı vefat riskine karşı güvence altına alan hayat sigortası olup, teminatın kapsamı grup kredi hayat sözleşmesi, özel şartları ve hayat sigortası genel şartlarına tabi olduğunu, söz konusu hayat sigortası ile bankadan kredi kullanan kişiler isteğe bağlı olarak sigorta kapsamına alınmakta ve bu kişilerin herhangi bir nedenle vefatları halinde sözleşmede belirlenen sigorta bedeli sözleşmede belirtilen şartlar uyarınca hak sahiplerine ödendiğini, sigorta süresi içinde sigortalının vefatı halinde -teminat tutarı ile sınırlı olmak üzere- kredi borcu dain-i mürtehin bankaya, varsa teminatın kalan kısmı sözleşmede belirtilmişse 2. Sıradaki lehtarlara, lehtar belirtilmemişse kanuni mirasçılara ödendiğini, Sigortalı murisin vefatından sonra mirasçıların Şirketlerine başvurduklarını ve rizikonun gerçekleşmesi sebebiyle sigorta tazminatı için talepte bulunduklarını, Mirasçılardan riziko değerlendirme için gerekli evraklar talep edildiğini, evrakların incelenmesi akabinde müteveffa sigortalının sözleşmesinin başlangıç tarihinden önce mevcut bulunan kanser hastalığını poliçesinin başlangıç tarihinden önce beyan etmemesi nedeniyle tazminat talebi reddedildiğini, Sigortalıya ait sağlık kuruluşlarından alınan sağlık raporları dosya kapsamında incelenmiş olup sigorta başlangıcından evvel sigortalının kanser hastalığının mevcut olduğu görüldüğünü, sigorta sözleşmesi uyarınca sigorta öncesinden gelen kanser hastalığı sigorta teminatı kapsamı dışında olduğunu, sigortalı, sigorta öncesinden gelen kanser hastalığını, kendisine bu hususta sağlık beyan formlarında soru sorulmasına rağmen şirketimize bildirmeyerek beyan yükümlülüğüne aykırı davrandığını, Vefat olayının gerçekleşmesi üzerine, talep edilen tüm evrakların getirilmesinden sonra, yapılan bildirim değerlendirilmiş, vefat dosyasının incelenmesi sonucunda ölüme sebep olan hastalıklar ve akut durum kanser hastalığı olarak tespit edilmiş olup, müteveffa sigortalının sigorta poliçelerinin tanzim edilmeden önce, hastalığının kendisinde mevcut olduğu vefat dosyası kapsamından anlaşıldığını, davanın kabulü anlamına gelmemekle birlikte şirketimizin sorumluluğu poliçe teminatı ile sınırlı olduğunu, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın Esastan reddine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine, karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, "...davalı sigorta şirketi tarafından cevap dilekçesi ile süresinde ve usulüne uygun olarak zamanaşımı definde bulunulmuştur. İfade ediliği üzere sigorta sözleşmesinden doğan bütün istemlerin iki yılda zamanaşımına uğrayacağı düzenlenmiştir. Buna göre muris ...'in 01/12/2016 tarihinde vefat ettiği, vefatından sonra tazminatın ödenmesi için davalıya yapılan başvurunun davalı tarafından 07/03/2017 tarihinde reddedildiği anlaşılmaktadır. Bu durumda 03/08/2022 tarihli davanın zamanaşımına uğradığı gözetilerek davanın reddine..." karar verilmiştir.
Karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı taraf zamanaşımı def'ini ileri sürmediği halde mahkemece bu hususu re'sen gözeterek davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar vermesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, davanın zamanaşımına uğramadığını istinaf sebepleri olarak ileri sürmüştür.
Dava, davacı banka bünyesindeki sigorta şirketinin hayat sigortalısı olan müteveffanın vefatı nedeniyle tahsil edilemeyen kredi borcunun hayat sigortası kapsamında davalıdan tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece yazılı gerekçeyle, davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Bir hakkın belli bir süre içinde ileri sürülememesi sebebiyle dava yoluyla elde edilebilme imkanının kalmaması veya kanunda öngörülen sürenin geçmesi sonucu bir hakkın kullanılmasının mümkün olmaması zamanaşımı kurumunu ifade etmektedir (Türk Hukuk Kurumu: Türk Hukuk Lügatı C., Ankara 2021, s. 1 Uf). Zamanaşımı, borçluya borcunu ödememe imkanını veren, ayrıca alacaklıyı alacağını zamanında istemeye teşvik eden bir kurumdur. Başka bir deyişle zamanaşımı kurumu, hukuki güvenlik ilkesinin bir sonucu olarak alacaklıyı, alacağını zamanında ileri sürmeye zorlamaktadır. Zira alacaklının alacağını kanunda öngörülen süre içerisinde ileri sürmeyip hareketsiz kalması, alacağın tahsili için ciddi bir iradeye sahip olunmadığı hususunda borçluda bir güven uyandırır.
Zamanaşımı bir maddi hukuk kurumu olmadığından borcu sona erdiren değil; var olan bir hakkın talep edilmesini engelleyen bir savunma aracıdır. Bu niteliği itibari ile de zamanaşımı alacağın varlığını değil, talep edilebilirliğini ortadan kaldırır. Başka bir deyişle kanunun öngördüğü zamanaşımı süresinin dolması, hakkın varlığını sona erdirmemekte fakat dava yoluyla hakkın ileri sürülmesi durumunda borçlunun bir karşı hakka (defi hakkına) dayanarak ileri sürülen hakkı sürekli olarak engellemesi söz konusu olmaktadır. Borçlu, zamanaşımı defini ileri sürerek alacak hakkının zamanaşımına uğradığı için edimi ifa etmek zorunda olmadığını ifade etmektedir. Bununla birlikte eğer davalı zamanaşımı defini ileri sürmezse; hakim bu durumu re’sen nazara alamayacak ve şartlar mevcutsa alacağa hükmedebilecektir. Ancak zamanaşımı defini ileri süren tarafın bu hakkını dürüstlük kuralına aykırı olacak şekilde kullanmaması gerekir. Aksi halde hakkın kötüye kullanılması söz konusu olur. Başka bir deyişle borçlunun zamanaşımı defini ileri sürmesi dürüstlük kuralına aykırı olmadığı sürece hakkın kötüye kullanılması yasağı gündeme gelmez (Akyol, Şener: Dürüstlük Kuralı ve Hakkın Kötüye Kullanılması Yasağı, İstanbul 2006, s. 65).
Yukarıda da açıklandığı üzere zamanaşımı def'i olup, davalı zamanaşımı def'ini ileri sürmezse; hakim bu durumu re’sen nazara alamayacaktır. Somut olayda, davalı zamanaşımı def'ini ileri sürmediği halde mahkemece zamanaşımını re'sen nazara alarak davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar vermesi hatalı olmuştur. Bu nedenle davacı vekilinin istinaf nedeni yerindedir.
Sonuç olarak, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince kaldırılmasına, dosyanın İlk Derece Mahkemesine geri gönderilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacı vekilinin İlk Derece Mahkemesinin kararına ilişkin istinaf başvurusunun ESASTAN KABULÜNE,
2-6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 18/04/2023 tarih ve ... Esas ... Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,
3-6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince davanın yeniden görülmesi için dosyanın Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'ne GÖNDERİLMESİNE,
4-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince peşin olarak yatırılan 211,35 TL nispi istinaf karar harcının ilk derece mahkemesince talebi halinde davacıya İADESİNE,
5-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin ilk derece mahkemesinde yapılacak yargılama sonucunda dikkate ALINMASINA,
6-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından davacı lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
7-6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince peşin alınan ve harcanmayan istinaf gider avansının İlk Derece Mahkemesince ilgiliye İADESİNE,
8-Kararın İlk Derece Mahkemesince taraflara TEBLİĞİNE,
Dair, 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-a-6. maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle ve HMK'nın 353/1-a. maddesince kesin olarak karar verildi.29/12/2023
...
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.