mahkeme 2023/2317 E. 2024/238 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2023/2317
2024/238
9 Şubat 2024
T.C.
ANTALYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
11. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: ANTALYA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR TARİHİ: 24/05/2019
DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.
Üye hakimin görüşü değerlendirildi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ:
Davacı vekili, müvekkili sigorta şirketi tarafından sigortalanan taşıtana ait emtianın davalı tarafça taşındığı sırada hasar gördüğünü, müvekkili tarafından 18.09.2015 tarihinde sigortalısına yapılan 8.535,62 TL sigorta tazminatı ödemesinin zarara sebep olan davalı taşımacılık şirketinden tahsili için Antalya 10. İcra Müdürlüğü'nün .... Esas sayılı dosyasıyla takibe girişildiğini, davalı taşıyıcının takibe itiraz ettiğini belirterek itirazın iptaline ve tazminata karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; hasar gören emtiyayı taşıyan geminin davalıya ait bir gemi olmadığı, hasarın meydana geldiği .... tarihinde .... na uğradığı, gemi sahibi ve donatanının davalı olmadığı, geminin Bulgaristan bandırılı bir gemi olduğu, taşıyıcısının .... şirketi olduğunun anlaşıldığı, davalının acenta olduğu gerekçesiyle pasif husumete yönelik dava şartı olmadığından davanın usulden reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı gemi acentasının, taşıyanın talimatlarını yerine getirmek, geminin limana yanaşmasını sağlamak, navlun sözleşmesine göre emtiya alıcı tarafından hemen alınamıyorsa antrepoya naklini sağlamak görevlerini taşıyan adına üstlenen olduğunu, hasarın limana yanaşma sırasında meydana geldiğini, bu sebeple sorumluluğunun donatana izafeten davalı acenteye yöneltildiğini, sadece aracı olduğu gerekçesiyle acentenin limana yanaşma sırasında meydana gelen zarardan sorumlu olmayacağının düşünülemeyeceğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE:
Dava taşıma sözleşmesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
İcra dosyası incelendiğinde; davacı alacaklı tarafından davalı borçlu şirket aleyhine 8.535,62 TL alacağın tahsili için genel haciz yolu ile takibe girildiği görülmüştür.
Acentenin, aracılıkta bulunduğu işlemleri müvekkili adına yaptığından bu işlemler dolayısıyla doğrudan doğruya sorumluluğu bulunmamaktadır. Acenteye dava açıldığı takdirde de asıl borçluya izafeten dava açılması gerekmektedir. Burada acente yasanın özel bir hükmünden doğan temsil yetkisini kullanan durumunda bulunduğundan, müvekkilleri adına akdettikleri veya akdine aracılık ettikleri sözleşmelerden doğan hak ve borçların müvekkiline ait olacağı gibi bu sözleşmelerden doğan uyuşmazlıklar dolayısıyla acente sıfatıyla müvekkili namına açtıkları veya gene bu sıfatla aleyhlerine açılan davalarda acente hakkında değil müvekkili hakkında karar vermek gerekecektir. Bir başka deyişle hak sahibinin hakkını acenteden almasına olanak verecek şekilde karar verilemeyecektir (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2011/4225 Esas - 2013/4977 Karar sayılı ilamı).
Somut olayda; takip de dava da acenteye karşı yöneltimiş, asıl davalıya izafeten acenteye karşı bir takip veya dava açılmamıştır. Davanın donatana izafeten açıldığı iddiası 23/05/2019 tarihli dilekçede ve istinaf beyanında ileri sürülmüştür. Bu sebeple ilk derece mahkemesinin davalının pasif husumeti olmadığından bahisle davanın reddi kararı yerinde olduğundan davacının istinafı yerinde bulunmamıştır.
Sonuç olarak; davacı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacı vekilinin ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 427,60 TL maktu istinaf karar harcından peşin olarak yatırılan 269,85 TL harcın mahsubu ile bakiye 157,75 TL istinaf karar harcının davacı taraftan tahsili ile Hazine'ye GELİR KAYDINA, harç tahsil müzekkeresinin ilk derece mahkemesince YAZILMASINA,
3-Davacının istinaf başvurusu nedeniyle yaptığı yargılama masraflarının kendi üzerinde BIRAKILMASINA,
4-Kullanılmayan istinaf gider avansının 6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesince ilgilisine İADESİNE,
5-İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından davalı lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
6-Kararın ilk derece mahkemesi tarafından taraflara TEBLİĞİNE,
Dair, 6100 sayılı HMK'nın 352/1-b maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle ve 6100 sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince dava değerinin 378.290,00 TL'nin altında olması nedeniyle kesin olarak karar verildi.
...
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.