mahkeme 2023/2227 E. 2023/2017 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2023/2227
2023/2017
29 Aralık 2023
T.C.
ANTALYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
11. HUKUK DAİRESİ
KARAR TARİHİ : 29/12/2023
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANTALYA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR TARİHİ : 20/06/2023
DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali
GEREKÇELİ KARAR
YAZIM TARİHİ : 29/12/2023
İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.
Üye hakimin görüşü değerlendirildi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalılar aleyhine Finike İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile 20.000 TL miktarlı ilamsız takip başlatıldığını ve borçluların takibe itiraz ettiklerini, itiraz üzerine takibin durdurulduğunu, borçlunun itirazının haksız ve kötü niyetli olduğunu, itirazın iptali davasının TTK'nın 5/A maddesi uyarınca ticari davaların dava şartı arabuluculuk kapsamında olmasından dolayı 28.09.2022 tarihinde arabuluculuğa başvurulduğunu, tarafların müzakereler sonucunda uyuşmazlık konusunda anlaşmaya varamadıklarını, davalıların icra takibine yapmış olduğu itirazda alacaklıya böyle bir borçlarının bulunmadığını belirttiklerini, davalı ...'ın, Kumluca Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... Soruşturma sayılı dosyasında “kendisinin davacı ile 25.000 TL karşılığında nar alımı konusunda anlaştığını” beyan ettiğini ve borcun varlığını bizzat kendisi kabul ettiğini, ancak beraber iş yaptıkları halde kardeşlerini bu borçtan kurtarmak için onların bu işle alakası yoktur dediğini ama nar alışverişinin tüm davalılar ile yapıldığını, müvekkilinin ekteki dekont da da görüleceği üzere davalılardan sadece 5.000 TL kaparo aldığını, ... her ne kadar ifadesinde 10.000 TL kaparo verildiğini söylemiş ise de; bu iddiayı kesinlikle kabul etmediklerini, müvekkilinin sadece kendilerinden 5.000 TL aldığını, bu kaparonun da bizzat ... hesabından müvekkilinin hesabına yatırıldığını, takip hukuku yönünden geçerli bir ödeme belgesi sunamayan borçluların itirazında haksız olup kötü niyetli olduklarını, icra takibini uzatmak maksadıyla borca itiraz ettiklerini, bu nedenle davanın kabulüyle; borçluların tarafından yapılan haksız itirazın iptaline; takibin devamına, haksız itiraz eden borçlular aleyhine alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleriyle vekalet ücretinin de davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı tarafın cevap dilekçesi sunmadığı anlaşılmıştır.
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "...davacı ile davalılar arasında nar alım satımının gerçekleştiği ancak ödemenin yapılmadığı iddiası ile bedelin tahsili için Finike İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığı, davalı borçluların itirazı üzerine fazlaya ilişkin hakların saklı tutulması kaydı ile mahkememizden itirazın iptalinin talep edildiği anlaşılmıştır. Ancak; mahkememizce yapılan tacir araştırması neticesinde davanın taraflarının oda kayıtlarının bulunmadığı gibi vergi kaydının da bulunmadığı, yalnızca davalılardan ...'ın bilanço esasına göre defter tuttuğu, dolayısıyla davacı ve diğer davalıların tacir sıfatının olmadığı tespit edilmiştir. Yukarıda açıklanan kanun maddeleri ve tanımlar doğrultusunda olayda; dava TTK.nun 4/1-a-f bentlerinde sayılan mutlak ticari davalardan (tarafların tacir olup olmadığına bakılmaksızın) değildir. Tarafların tacir olmadığı dolayısıyla davanın da hukuki niteliği itibariyle ticari dava olmadığı, bu nedenle uyuşmazlığın mahkememiz görev alanına girmediği anlaşılmıştır. Görev, 6100 Sayılı HMK’nın 1. maddesi hükmü gereği kamu düzenine ilişkin olduğundan mahkemece yargılamanın her safhasında kendiliğinden gözetilmelidir. Bu durumda, davanın asliye hukuk mahkemesinin görevine girdiği gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerekmiş ..." şeklinde karar verilmiştir.
Karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; görevsizlik kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, görevli mahkemenin asliye ticaret mahkemesi olduğunu, davalıların tacir olup, nar alım satımı ticari yani tüccarlık yaptıklarını, işin niteliğinin de ticari olduğunu, gerekçeli kararda da bu husus açıkça belli iken görevsizlik kararı verilmesinin usul ve yasaya uygun olmadığını istinaf nedenleri olarak ileri sürmüştür.
Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece yazılı gerekçeyle, davanın görevsizlik sebebiyle usulden reddine karar verilmiştir.
Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
a.TTK’da Düzenlenen İşler :TTK'nın 3. maddesi uyarınca, kanunda düzenlenen hususlar, tarafların tacir olup olmadığına veya işin ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticaridir.
b.Bir Ticari İşletmeyi İlgilendiren İşler:Kanunda düzenlenmiş olmayan, fakat bir ticari işletmeyi ilgilendiren işler de ticaridir (TTK'nın 3. maddesi). Buradaki ilginin çok dar yorumlanmaması gerekir. Ticari işletmenin doğrudan doğruya konusuna girmemekle birlikte dolaylı olarak onunla ilgisi(uygun bir illiyet bağlantısı) bulunan bütün hususlardan doğan işler de ticaridir.
c.Ticari İş Karinesi :Bu ölçüte göre, bir tacirin borçlarının (her türlü iş, işlem ve eyleminin) ticari olması kuraldır. Dolayısıyla, tacirlerin yaptıkları işlerin, ticari işletmeleri ile ilgili olduğu var sayılır. Tüzel kişi tacirlerde bu kuralın hiçbir istisnası yoktur; onların tüm işlemleri ticari sayılır. Nitekim Yargıtay, tüzel kişi tacirlerin tüm işlemlerinin ticari olmasından hareketle,bir limited ortaklığın, kendi işlerinde kullanmak üzere araç satın almasının, tüketici sözleşmesi olarak nitelenemeyeceğine karar vermiştir. Buna karşılık, TTK'nın 19. maddesi anılan kurala, gerçek kişi tacirler bakımından istisna getirmiştir. Gerçek kişi tacir, işlemi yaptığı zamanda bunun ticari işletmesi ile ilgili olmadığını, karşı tarafa açıkça bildirirse veya işin ticari sayılmasına halin icabı (somut olayın özellikleri) müsait değilse borç adi sayılır.
d.Taraflardan Birisi İçin Ticari Olan Sözleşmeler :Yukarıdaki ikinci ve üçüncü ölçütlerin uygulandığı bazı hallerde, işin bir taraf için ticari, fakat diğer taraf için adi olması olasılığı mevcuttur. Bu olasılık gözetilerek, TTK'nın 19/2 maddesinde öngörülmüş olan son ölçüt uyarınca, taraflardan birisi için ticari olan sözleşme, diğer taraf için de ticari sayılır. Örneğin bir esnaf, memur ya da öğrenci ile bir tacir arasındaki herhangi bir sözleşme, tacir olmayan taraf için de ticari niteliktedir.
Somut olayda, davacı taraf davalılara 25.000,00 TL tutarında mal sattığını, 5.000,00 TL kapora aldığını ancak ödenmeyen 20.000,00 TL sebebiyle icra takibine giriştiğini belirtip icra takibine davalıların itirazı üzerine eldeki itirazın iptali davasının açıldığı anlaşılmaktadır.
Davalılardan ...'ın bilanço usulüne göre defter tuttuğu ve böylece tacir sıfatına sahip olduğu davalıların nar ticareti konusunda birlikte çalıştıkları dosya kapsamından anlaşılmaktadır.
Davacının ise nar satımını yaptığını iddia ettiği tarih itibariyle yapıldığını iddia ettiği satışın miktarı gözetildiğinde çiftçilik faaliyet sınırlarını aşar nitelikte olduğu, bu hususlar gözetildiğinde eldeki davanın yukarıdaki açıklamalara göre ticari iş kapsamında kaldığı gözetilmeksizin davanın görevsizlik sebebiyle reddine karar verilmesi hatalı olmuş olup, davacı vekilinin istinaf talebinin yerinde olduğu anlaşılmıştır.
Kabule göre de, eldeki davada Finike Asliye Hukuk Mahkemesi'nin görevsizlik kararı üzerine dosyanın Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin esasına kaydedildiği, mahkemenin yetki alanının HSK'nın 07/07/2021 gün ve 608 sayılı kararı gereğince Finike yargı çevresindeki ticari davalara da 01/09/2021 tarihinden itibaren bakmak üzere genişletildiği, HMK'nın 21. maddesi gereğince istinaf edilmemesi halinde yargı yerinin belirlenmesinin gerekeceği, bu nedenle görevli mahkemenin Finike Asliye Hukuk Mahkemesi olarak belirtilmesi gerekirken Antalya Asliye Hukuk Mahkemesi olarak belirtilmesi de hatalı olmuştur.
Sonuç olarak, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince kaldırılmasına, dosyanın ilk derece mahkemesine geri gönderilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacı vekilinin ilk derece mahkemesinin kararına ilişkin istinaf başvurusunun ESASTAN KABULÜNE,
2-6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 20/06/2023 tarih ... Esas - ... Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,
3-6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince davanın yeniden görülmesi için dosyanın Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'ne GÖNDERİLMESİNE,
4-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince peşin olarak yatırılan istinaf karar harcının ilk derece mahkemesince talebi halinde davacıya İADESİNE,
5-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin ilk derece mahkemesinde yapılacak yargılama sonucunda dikkate ALINMASINA,
6-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından davacı lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
7-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince peşin alınan ve harcanmayan istinaf gider avansının ilk derece mahkemesince ilgiliye İADESİNE,
8-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara TEBLİĞİNE,
Dair, 6100 sayılı HMK'n'n 353/1-a-6. maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle ve HMK'nın 353/1-a. maddesince kesin olarak karar verildi.29/12/2023
...
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.