mahkeme 2023/2003 E. 2023/2020 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2023/2003
2023/2020
29 Aralık 2023
T.C.
ANTALYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
11. HUKUK DAİRESİ
KARAR TARİHİ : 29/12/2023
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : DENİZLİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR TARİHİ : 08/06/2023
DAVANIN KONUSU : Menfi Tespit
GEREKÇELİ KARAR
YAZIM TARİHİ : 29/12/2023
İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.
Üye hakimin görüşü değerlendirildi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin, borçlu ...'ın kayınvalidesi olduğunu, adına kayıtlı ... plaka sayılı aracında yakalama şerhinin bulunduğunu öğrenmesi üzerine haricen yaptığı araştırmada Denizli 1. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasında borçlu olduğunu öğrendiğini, müvekkilinin okur yazar olmadığını, hatırlamadığı tarihte damadı ... ile birlikte bankaya gittiğini ve bankada bilmediği evraklara imza attığını, müvekkilinin okuma yazması olmaması nedeniyle Denizli 7. Noterliği'nden verilen 28/05/2015 tarih ve ... yevmiye numaralı düzenleme şeklinde mührü bulunduğunu, bu belgede yapılacak resmi işlemlerde mührünü ve parmak izini kullanacağının açıkça belirtildiğini, buna rağmen davalı bankada gerçekleştirilen işlemlerden ötürü müvekkilinin sorumlu tutularak Denizli 1. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığını, ödeme emrinin müvekkiline tebliğ edilmemesine rağmen taşınır ve taşınmaz mallarının haczedildiğini, müvekkiline yapılan tebligatların usulüne uygun yapılmadığını, müvekkilinin kefil sıfatıyla imzaladığı genel ve gayri nakdi kredi sözleşmesinde TBK'nın amir hükümlerine aykırı hususlar bulunduğunu, davalı tarafın tahsil ettiği krediye ilişkin sözleşmede müvekkilinin herhangi bir el yazısı bulunmadığını, sözleşmenin mevzuata uygun düzenlenmesi halinde müvekkilinin bizzat kendi yazısı ile gerek kefalet miktarı gerekse kefilliği kabulünün yazması gerektiğini, müvekkilinin banka sözleşmesini imzalamadığı gibi noterce onaylanmış mührünü de bu sözleşmede kullanmadığından kefalet sözleşmesinin geçersiz olduğunu beyan ederek geçersiz kefalet sözleşmesi gereğince Denizli 1. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasında müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitine, bu bağlamda takibin/ödeme emrinin iptaline, davalının % 20 icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; borçlu ...'ın müvekkili bankadan ticari kredi kullandığını, bu nedenle görevli mahkemenin Denizli Asliye Ticaret Mahkemesi olduğundan görevsizlik kararı verilmesini, uyuşmazlık ticari olduğundan dava açılmadan önce zorunlu arabuluculuk sürecinin tamamlanması gerekmekteyken bu yapılmadan dava açıldığından davanın dava şartı yokluğundan reddine karar verilmesini, davacıya yapılan tebligat usulüne uygun yapıldığından davacı tarafın tebligatın usulsüz yapıldığına ilişkin beyanlarının yersiz olduğunu, davacı tarafın kredi sözleşmesinde el yazısının bulunmadığını iddia ettiğini, oysa İİK'nın 62/5 maddesi uyarınca alacak dayanağı sözleşmedeki yazı ve imzaların kendisine ait olmadığını iddia eden borçlunun, ödeme emrinin kendisine tebliğinden itibaren 7 günlük hak düşürücü süre içinde varsa borca itirazlarıyla birlikte ayrıca ve açıkça yazı ve imza inkarında bulunması gerektiğini, aksi takdirde icra takibi yönünden senetteki imzayı kabul etmiş sayılacağından davacının ödeme emrinin tebliği üzerine yasal süre içinde borca itiraz etmediği gibi alacak dayanağı kredi sözleşmesinde yer alan yazı ve imzaların kendisine ait olmadığını ayrıca ve açıkça belirtmediğinden sözleşmede bulunan yazı ve imzaların kendisine ait olduğunu kabul etmiş sayılacağını, sonuç olarak kredi sözleşmesinde yer alan davacının imzasının geçerli olduğunu beyan ederek dosyanın görevli Denizli Asliye Ticaret Mahkemesi'ne gönderilmesine, arabuluculuk dava şartı ihlali ve diğer itirazlarının dikkate alınarak haksız ve dayanaksız davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "... davacı aleyhine takip başlatan davalının, takipte kötü niyetli olduğunun dosyadaki bilgi, belge ve delillere göre ispatlanamadığı anlaşılmakla mahkememizce davacının kötü niyet tazminatı talebinin reddine ..." şeklinde karar verilmiştir.
Karara karşı, davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; eldeki davanın arabuluculuğa başvurulmadan açılmış olması sebebiyle dava şartı yokluğu nedeniyle usulden ret kararı verilmesi gerektiğini, davacının kefaletinin TBK'nın 583. maddesinde yer alan şekil şartlarına uygun olup ilk derece mahkemesi kararının hatalı olduğunu, mahkeme kararının gerekçesiz olduğunu, davacının TBK'nın 583. madde de belirtilen şekil şartlarına taşıyan el yazılı kefalet beyanının kredi sözleşmesinde yer aldığını, Yargıtay'ın yerleşik içtihatları gereğince davanın reddi gerektiğini istinaf nedenleri olarak ileri sürmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE:
Dava, menfi tespit istemine ilişkindir.
Mahkemece yazılı gerekçeyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
HMK’nın 297. maddesinde, verilecek hükümde tarafların iddia ve savunmalarının özetinin, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususların, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delillerin, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesinin, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebeplerin yer alması gerektiği açıkça vurgulanmıştır. Kararın gerekçesinde maddi olay saptanmalı, hukuki niteliği ve uygulanacak hukuki kurallar belirlenmeli, bu konuda gerekli inceleme ve delillerden söz edilmeli, hukuk kuralları somut olaya uygulanmalı ve sonunda hüküm kurulmalıdır. Maddi olgularla hüküm fıkrası arasındaki hukuki bağlantı da ancak bu şekilde kurulabilecek, ayrıca yasal unsurları taşıyan bu gerekçe sayesinde, kararların doğruluğunun denetlenebilmesi mümkün olacaktır.
10.04.1992 gün ve 1991/7 Esas, 1992/4 Karar sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı'nda ve bu karara uygun şekilde düzenlenen HMK'nın 298/2 maddesinde gerekçeli kararın tefhim edilen hüküm sonucuna aykırı olamayacağı belirtilmiştir.
Somut olayda, davacı taraf icra takibine dayanak kredi sözleşmesindeki kefaletinin TBK'nın 583.maddesi gereğince geçerli olmadığını ileri sürerek eldeki menfi tespit davasını açmış olup, dosya arasına alınan takibe dayanak kredi sözleşmesinin kefalet beyanı bölümünde davacının ismi üzerinde el yazısı ile kefaletin türü olarak müteselsil kefalet tutarı olarak 20.000,00 TL, kefalet tarihi olarak 30/03/2017 yazılarının bulunduğu ismi altında da imzasının ve yine el yazısı ile adresinin yazılı olduğu gözetilmeksizin bu yazıların davacıya ait olup olmadığına ilişkin bilirkişi incelemesi yaptırılmadan davacının kefaletinin TBK'nın 583. maddesinde de belirtilen şartları neden taşımadığına ilişkin herhangi bir gerekçeye yer verilmesizin davanın kabulüne karar verilmesi hatalı olmuş olup, davalı vekilinin istinaf talebinin yerinde olduğu anlaşılmıştır.
Kabule göre de, ilk derece mahkemesince menfi tespit davalarında davanın kabulü halinde olumsuz tespit hükmünün kurulması ile yetinilmesi gerekirken, takibin iptaline de karar verilmesi hatalı olmuştur.
Sonuç olarak, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan kabulü ilk derece mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılmasına, dosyanın ilk derece mahkemesine geri gönderilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davalı vekilinin ilk derece mahkemesinin kararına ilişkin istinaf başvurusunun ESASTAN KABULÜNE,
2-6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince Denizli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 08/06/2023 tarih ve ... Esas - ... Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,
3-6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince davanın yeniden görülmesi için dosyanın Denizli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'ne GÖNDERİLMESİNE,
4-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince peşin olarak yatırılan istinaf karar harcının ilk derece mahkemesince talebi halinde davacıya İADESİNE,
5-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin ilk derece mahkemesinde yapılacak yargılama sonucunda dikkate ALINMASINA,
6-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından davalı lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
7-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince peşin alınan ve harcanmayan istinaf gider avansının ilk derece mahkemesince ilgiliye İADESİNE,
8-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara TEBLİĞİNE,
Dair, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle ve HMK'nın 353/1-a. maddesince kesin olarak karar verildi.29/12/2023
...
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.