mahkeme 2022/964 E. 2025/740 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2022/964

Karar No

2025/740

Karar Tarihi

16 Eylül 2025

T.C.
ANTALYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
11. HUKUK DAİRESİ
KARAR TARİHİ:16/09/2025
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
KARAR TARİHİ:10/01/2022
DAVANIN KONUSU:Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (İtirazın İptali)
GEREKÇELİ KARAR
YAZIM TARİHİ:16/09/2025

İlk Derece Mahkemesinin kararı ve dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.
Üye hakimin görüşü değerlendirildi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ:
Davacı vekili; Müvekkili bankanın davalılardan ... ile imzaladığı genel kredi sözleşmesini diğer davalı ...’in de müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığını, bu sözleşme kapsamında davalıya kredi kullandırılıp çek karnesi verildiğini, kredinin geri ödemesinin yapılmaması üzerine 26/04/2019 tarihinde hesap kat ihtarnamesi gönderildiğini, ihtara rağmen borcun ödenmemesi üzerine de takibe girişildiğini, davalıların bu takibe itiraz ettiklerini belirterek itirazın iptaline ve tazminata hükmedilmesini talep etmiştir.
DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davalılar vekili; Her ne kadar müvekkilleri tarafından davacı bankadan kredi kullanmışlar ise de, müvekkillerinin kullandığı bu kredinin Kredi Garanti Fonu güvencesinde olduğunu, ancak davacının bu güvencinin kapsamını bilmediği gibi müvekkillerini de bilgilendirmediğini, bu güvence kapsamında Kredi Garanti Fonundan bir tahsilat yapılıp yapılmadığının da belirtilmediğini, talep edilen faiz oran ve miktarlarının fahiş olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:
Mahkemece, "Hükme esas alınan bilirkişi raporuna göre, davacının davalıdan talep edebileceği çek risk bedeli söz konusu değildir. Zira kendisinin üçüncü kişilere karşı sorumlu olmadığı bir bedeli kendisine sorumlu olan müşterisinden talep edemez. Yine bilirkişinin kök raporunda belirttiği üzere toplam davalılardan talep edilebilecek asıl alacak miktarı 280.271,87.-TL, işlemiş temerrüt faizi miktarı 36.707,88 TL, bunların BSMW’si toplamı 1.800,81.-TL olmak üzere takip tarihinde talep edilebilecek toplam borç miktarı 318.780,56.-TL’dir. Oysa davacı davalılardan 361.410,56.-TL talep etmiş olduğundan fazlaya ilişkin talebi yersiz olup davanın aşağıdaki şekilde kısmen kabulüne" karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Karara karşı, davacı vekili ve davalılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; itirazın iptali davasında verilen karar ile talep edilen hesaplamaların büyük ölçüde lehlerine olduğunu, ancak kararın çek risk bedelleriyle ilgili kısmının hatalı olduğunu, bilirkişi raporlarının çek riski bedelleriyle ilgili kısımlarına itiraz etmelerine rağmen mahkemenin itirazları dikkate almadan bilirkişi raporlarını hükme esas aldığını, raporda, iade edilmeyen çeklere ait banka sorumluluk bedelinin ancak, karşılıksız veya 3.şahıs çek hamiline ödeme yapıldıktan (Nakdi Riske dönüştükten) sonra davalıdan talep edilebileceği hususunun yanlış olduğunu, bankaların her bir çek yaprağı için ödemek ile sorumlu oldukları kanuni sorumluluk tutarları nedeni ile bankalarca müşterilerine çek karneleri teslim edilirken hem müşteri adına gayrinakdi kredi riski açılmakta hem de karşılıklar yönetmeliği gereğince karşılık ayrıldığını, bankaların her bir çek yaprağı için ödemek ile sorumlu oldukları kanuni sorumluluk tutarlarına ilişkin hükümler kanunda da belirtildiği gibi hesap sahibi ile banka arasında çek defterinin teslimi sırasında yapılmış olan dönülemeyecek bir gayri nakdi kredi sözleşmesi hükmünde olduğunu, müvekkil banka ile davacı şirket arasında imzalanan Çek Hesabı Açılış Sözleşmesi bulunduğunu, 5941 Sayılı Çek Kanunu öncesinde basılan iade edilmemiş çekler sebebiyle (Çek sayfa sorumluluklarının kanunen arttırılması halinde arttırılan tutar üzerinden) bu tutarların depo edilmesi gerektiğini, davalı şirket tarafından çek bedelleri depo edilmediği gibi müvekkili bankaya iade edilmiş durumda da olmadıklarını, bu sebeple çeklerin nakdi riske dönüşmeden de talep edilebileceğini, bilirkişi raporlarında, iade edilmeyen çeklere ait banka sorumluluk bedelinin bir kısmının 5941 Sayılı Çek Kanunu’nun geçiş hükümlerinde yer alan geçici 3. Maddesi ile üzerinde baskı tarihi içermeyen eski çeklere ilişkin Banka sorumluluğunun 30/06/2018 tarihinde sona erdiğinin belirtildiğini, ancak bu çeklerin takibe konu edilmediğini, takibe konu edilenlerin çek basım tarihi içeren çeklerden olduğunu, dava süresince bu çeklere ait banka kasasından karşılıksız yazılanlara toplam 47.080,00-TL ödeme yapıldığını, hesap hareketlerinin dosya içerisinde yer aldığını, dosyaya celbedilen hesap hareketleri incelenmeden oluşturulan raporla dosyanın karara çıkarıldığını beyan ederek Yerel Mahkeme tarafından verilen kararın düzeltilerek yeniden kabulüne karar verilmesini şayet İlk Derece Mahkeme tarafından belirttikleri hususlarda inceleme yapılması gerektiği düşünüldüğü takdirde kararın kaldırılarak yeniden yargılama yapılması için kararı veren mahkemeye iadesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; Yerel mahkeme tarafından verilen kısmen ret kararına bir itirazlarının bulunmadığını ancak kabul kararını kabul etmediklerini, kabul Kararı bakımından Banka Sorumluluk bedellerini davacının talep etmesinin doğru olmadığını, bu yönde davacı tarafın istinaf talebinin reddinin gerektiğini, davacı bankanın ödemediği bir paranın sırf risk oluşturuyor diye talep etmesinin haksız olduğunu, davacı bankanın bu çekler ile alakalı olarak ödeme yapmadığını, bu yönden davacının istinaf başvurusunun reddedilmesinin gerektiğini, diğer itirazları bakımından ise davacı lehine % 20 kötü niyet tazminatının haksız olduğunu, davanın kısmen kabul kısmen ret edilmesi bakımından itirazlarının haklı olduğunu, kötü niyet tazminatına hükmedilmemesi gerektiğini beyan ederek kabul kararının ve % 20 kötü niyet tazminatının kaldırılmasını talep etmiştir.
Mahkemece verilen 08/03/2022 tarihli istinaf başvurusunun değerlendirilmesi kararı ile; "Mahkememizin ... Esas ... Karar sayılı ve 10/01/2022 tarihli kararı davalılar vekili tarafından 07/02/2022 tarihinde kabul kararının ve %20 kötü niyet tazminatının kaldırılmasını talep ederek istinaf edildiği, davalı vekiline 5.363,27.-TL istinaf karar harcını (nispi) tamamlaması için 11/02/2022 tarihli muhtıranın 16/02/2022 tarihinde tebliğ edildiği, davalılar vekilinin süresi içinde istinaf karar harcını mahkeme veznesine yatırmadığı ve sürenin 23/02/2022 günü mesai bitiminde dolduğu anlaşıldığından mahkememizin kısmen kabulüne dair verilen kararının davalılar vekili tarafından istinaf talebinin istinaf edilmemiş sayılmasına, 220,00.-TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı, 80,70.-TL istinaf karar harcı yatırılmakla, %20 kötü niyet tazminatının kaldırılması talebi yönünden istinaf incelemesine gönderilmesine" karar verilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE:
Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece yazılı gerekçeyle, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Mahkemece, 08.03.2022 tarihli ek kararla; “... Esas, ... Karar sayılı ve 10/01/2022 tarihli kararın, davalılar vekili tarafından 07/02/2022 tarihinde kabul kararının ve %20 kötü niyet tazminatının kaldırılmasını talep ederek istinaf edildiği, davalı vekiline 5.363,27 TL istinaf karar harcını (nispi) tamamlaması için 11/02/2022 tarihli muhtıranın 16/02/2022 tarihinde tebliğ edildiği, davalılar vekilinin süresi içinde istinaf karar harcını mahkeme veznesine yatırmadığı ve sürenin 23/02/2022 günü mesai bitiminde dolduğu anlaşıldığından, mahkememizin kısmen kabulüne dair verilen kararının davalılar vekili tarafından istinaf talebinin istinaf edilmemiş sayılmasına, 220,00 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı, 80,70 TL istinaf karar harcı yatırılmakla, %20 kötü niyet tazminatının kaldırılması talebi yönünden istinaf incelemesine gönderilmesine” karar verilmiştir.
6100 sayılı HMK’nın 342/2-e ve f maddeleri gereği, istinaf dilekçesinde başvuru sebepleri, gerekçesi ve talep sonucu belirtilmelidir.
Aynı kanunun 344. maddesi, “İstinaf dilekçesi verilirken, istinaf kanun yoluna başvuru için gerekli harçlar ve tebliğ giderleri de dâhil olmak üzere tüm giderler ödenir. Bunların hiç ödenmediği veya eksik ödenmiş olduğu sonradan anlaşılırsa, kararı veren mahkeme tarafından verilecek bir haftalık kesin süre içinde tamamlanması, aksi hâlde başvurudan vazgeçmiş sayılacağı hususu başvurana yazılı olarak bildirilir. Verilen kesin süre içinde harç ve giderler tamamlanmadığı takdirde, mahkeme başvurunun yapılmamış sayılmasına karar verir. Bu karara karşı istinaf yoluna başvurulması hâlinde, 346’ncı maddenin ikinci fıkrası hükmü kıyas yoluyla uygulanır.” şeklinde düzenlenmiştir.
Anılan madde kapsamında verilen ek karar, taraflara usulünce tebliğ edilmiş ve istinaf edilmediğinden kesinleşmiştir.
Kanun gereği, istinaf dilekçesinde yer alan taleplerin mahkemece bölünmesi mümkün değildir. Bu nedenle, İlk Derece Mahkemesinin kanuna aykırı şekilde talep sonucunu bölerek yalnızca bir kısmını Dairemize göndermesi hüküm ifade etmeyeceğinden, davalılar vekilinin İlk Derece Mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK’nın 352/1-c maddesi uyarınca usulden reddine karar vermek gerekmiştir.
Dosya kapsamına göre;
Davalı ... ile davacı banka arasında 15.07.2013 tarihinde 450.000 TL limitli genel kredi sözleşmesi (GKS) imzalanmış, davalı ..., 600.000 TL azami limitli krediye ilişkin olarak asıl borçlu ile birlikte müşterek ve müteselsil kefil sıfatıyla sözleşmeye taraf olmuştur.
Davalı ... ile davacı banka arasında ayrıca 20.05.2013 tarihinde Çek Hesabı Açılış Sözleşmesi düzenlenmiş olup, bu sözleşmede ...’in imzası bulunmamaktadır. Bu nedenle, ... çek karnesi ve çek riskinden sorumlu değildir.
Davalı ..., imzaladığı GKS ve çek sözleşmeleri uyarınca; ticari çek karnesi, ticari kredi kartı, ticari kredili mevduat (KMH), orta-uzun vadeli ticari destek kredisi (OUV) ve borçlu cari hesap (BCH) kredileri kullanmıştır.
Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporlarında, davacı banka tarafından takip talebi alacakları içine 21 adet çek yaprağı banka sorumluluk bedeli teminat alacağı olarak 42.630,00 TL’nin dâhil edildiği; ancak, 25.05.2018 tarihine kadar imha edilmesi gereken, bankaya ibraz edilmeyen ve üçüncü şahıs hamiline ödenmeyen çek sorumluluk bedeli için icra takibi yapılmasının hukuken ve emsal Yargıtay kararlarına göre mümkün olmadığı tespit edilmiştir.
Davacı vekili, iade edilmeyen çeklere ait banka sorumluluk bedelinin bir kısmının 5941 sayılı Çek Kanunu’nun geçiş hükümlerinde yer alan geçici 3. maddesi ile üzerinde baskı tarihi içermeyen eski çeklere ilişkin banka sorumluluğunun 30/06/2018 tarihinde sona erdiğini, bu çeklerin takibe konu edilmediğini, takibe konu edilenlerin çek basım tarihi içeren çekler olduğunu iddia etmiş; dosya içerisine 21 adet çeke ait ödeme belgeleri sunmuştur.
“...5941 sayılı Çek Kanunu’nun az yukarıda açıklanan 3. maddesi uyarınca, davalı bankanın, süresinde ibraz edilen çekin karşılığının bulunmaması hâlinde yasal sorumluluk miktarına kadar ödeme yapmak yükümlülüğü bulunmakta olup, bankanın bu yükümlülüğü, taraflar arasında çek defterinin teslimi sırasında yapılmış olan gayrinakdî kredi sözleşmesi hükmünde olduğu da dikkate alındığında; davalı banka, davacıya teslim edilen ve iade edilmeyen çekler nedeniyle ödemek zorunda kalabileceği yasal sorumluluk bedelinin depo edilmesini istemekte haklıdır.
Bu durumda mahkemece, bankacılık konusunda uzman bilirkişi aracılığıyla davalı bankanın kayıt ve defterleri de incelenmek suretiyle, davacının ne kadar çek yaprağı iade etmesi gerektiği ve davalı bankanın borç altına girebileceği miktar belirlenmek suretiyle sonucuna göre karar verilmesi gerekmektedir.” (Bkz. HGK 2017/(19)11-932 E., 2021/868 K.)
“Mülga 3167 sayılı Çekle Ödemelerin Düzenlenmesi ve Çek Hamillerinin Korunması Hakkındaki Kanun’un 10. ve 5941 sayılı Çek Kanunu’nun 3. maddesine uyarınca, muhatap banka süresinde ibraz edilen çekin karşılığının bulunmaması hâlinde yasal sorumluluk miktarı kadar ödeme yapmakla yükümlüdür. Aynı maddede, ödeme yükümlülüğü ile ilgili hususun hesap sahibi ile muhatap banka arasında yapılmış dönülemeyecek bir kredi sözleşmesi olduğu açıklanmıştır. Bankaların verilmiş olan çek yaprakları sebebiyle üçüncü kişilere karşı olan ödeme yükümlülüğü zikredilen yasa hükümlerinden kaynaklanmakta olup, 5941 sayılı Çek Kanunu geçici 1. maddesinin 3. fıkrasıyla, bankaların müşterilerine verdikleri eski çek defterleriyle ilgili olarak 3167 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanmasına devam olunacağı ve aynı yasanın geçici 3. maddesinin 3. fıkrasıyla ise mülga 3167 sayılı Kanun hükümleri gereğince düzenlenmiş olan eski çeklerin hukuki geçerliliğinin devam edeceği hususları hüküm altına alınmıştır. Ayrıca, Yargıtay HGK’nın 21.09.2011 tarih, ... E., ... K. sayılı ilamında da belirtildiği üzere, ödeme külfeti yukarıda zikredilen yasa hükümleriyle bankalara yükletilmiş olduğundan, bankaca müşterisine verilen her çek yaprağı için müşterinin bankadaki mevduatının her bir çek yönünden yasal sorumluluk miktarı ile sınırlı olarak banka lehine rehinli olduğunun kabulü zorunludur.
Muhatap bankanın sorumluluğunun hangi süre ile sınırlı olduğu, başka bir anlatımla hamilin muhatap bankadan ödeme yapmasını hangi süre içinde istemesi gerektiği hususunda, çeklerin verildiği tarih itibarıyla somut olaya uygulanması gereken mülga 3167 sayılı yasada açık bir düzenleme bulunmamakla birlikte, 5941 sayılı Çek Kanunu’nun geçici 3. maddesinin 4. fıkrasına 6273 sayılı yasa ile 31.12.2012 tarihinde eklenen hükümle, bankaların müşterilerine verdikleri eski çek defterleriyle ilgili olarak 5941 sayılı yasanın 3/3. maddesine göre ödemekle yükümlü olduğu tutara ilişkin sorumluluğunun 30/06/2018 tarihinde sona ereceği düzenlenmiştir.”(Bkz. Yargıtay 11. HD, 2016/14372 E., 2018/5240 K.)
Bu itibarla, mahkemece bankacılık alanında uzman bilirkişiden yeni bir rapor alınarak; takibe konu çek yaprakları yönünden banka sorumluluk bedellerinin ödenip ödenmediği, ödenmediyse çeklerin baskı tarihi içerip içermediği hususlarının belirlenmesi; banka sorumluluk bedelinin ödenmesi hâlinde alacak hakkının doğacağı, çeklerin baskı tarihi içeren çekler olması hâlinde ise iade edilmeyen çek yaprağı sayısınca sorumluluk bedelinin depo edilmesinin istenebileceği, aksi hâlde bu taleplerin reddedilmesi gerektiği gözetilmelidir. Bu yönler araştırılmadan, eksik incelemeyle hüküm kurulması isabetsiz bulunmuştur.
Kabule göre de;
Mahkemece 235.985,64 TL asıl alacak, 29.880,39 TL işlemiş temerrüt faizi ve 1.494,03 TL BSMV; …41 cari hesap borcu yönünden 38.570 TL asıl alacak, 3.180,16 TL işlemiş faiz ve 159,01 TL BSMV; kredili mevduat hesabı yönünden 944,13 TL asıl alacak, 1.973,27 TL işlemiş faiz ve 64,07 TL BSMV olmak üzere toplam 314.008,46 TL alacak belirlenmiş olmasına rağmen, 318.780,56 TL’ye yönelik itirazın kaldırılmasına ve icra inkâr tazminatına hükmedilmesi; ayrıca kabul edilen asıl alacak kalemleri arasında yer almayan 4.772,10 TL’nin de hesaba katılması doğru görülmemiştir.
Sonuç olarak; davalılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK m. 352/1-c gereğince usulden reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince kaldırılmasına, dosyanın İlk Derece Mahkemesine geri gönderilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
A-1-Davalılar vekilinin İlk Derece Mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 352/1-c maddesi uyarınca USULDEN REDDİNE,
2-Davalılar tarafından yatırılan istinaf başvuru ve karar harçlarının talep halinde kendilerine İADESİNE,
3-Davalıların yaptığı istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Davalılar tarafından yatırılan istinaf gider avansından kullanılmayan kısmının 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesince davalılara iadesine,
5-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından davacı lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
B-1-Davacı vekilinin İlk Derece Mahkemesinin kararına ilişkin istinaf başvurusunun ESASTAN KABULÜNE,
2-6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 10/01/2022 tarih ve ... Esas - ... Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,
3-6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince davanın yeniden görülmesi için dosyanın Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'ne GÖNDERİLMESİNE,
4-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince peşin olarak yatırılan 80,70 TL maktu istinaf karar harcının İlk Derece Mahkemesince talebi halinde davacıya İADESİNE,
5-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin İlk Derece Mahkemesinde yapılacak yargılama sonucunda dikkate ALINMASINA,
6-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından davacı lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
7- Antalya Genel İcra Müdürlüğünün 11/02/2022 tarih, ... nolu mehil belgesine sunulan ... Bankası ...Uncalı/Antalya Şubesinin 08/02/2022 tarihli ... seri numaralı teminat mektubunun talebi halinde İcra Müdürlüğü'nce davacıya İADESİNE,
7-6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince peşin alınan ve harcanmayan istinaf gider avansının İlk Derece Mahkemesince ilgiliye İADESİNE,
C-Kararın İlk Derece Mahkemesince taraflara TEBLİĞİNE,
Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a. maddesince uyarınca kesin olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 16/09/2025
...

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim