mahkeme 2022/88 E. 2025/300 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2022/88
2025/300
8 Nisan 2025
T.C.
ANTALYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
11. HUKUK DAİRESİ
KARAR TARİHİ : 08/04/2025
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
KARAR TARİHİ: 10/11/2021
DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali
GEREKÇELİ KARAR
YAZIM TARİHİ: 08/04/2025
İlk Derece Mahkemesinin kararı ve dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.
Üye hakimin görüşü değerlendirildi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ:
Davacı vekili; davacı ile dava dışı...Şirketi arasında finansal kiralama sözleşmesi imzalandığını, buna göre... ili ...İlçesi ...ada,... parsel... nolu bağımsız bölümün mülkiyetinin davacıya ait iken dava dışı şirkete devir edildiğini, geri ödeme planı doğrultusunda kira sözleşmesi sonunda davacının bütün kiraları ödeyerek taşınmazı geri alma hakkının bulunduğunu, şirket yetkilisinin 14.06.2019 tarihinde vefatından sonra kira borçlarının ödemede temerrüde düşülmesi nedeniyle dava dışı şirket tarafından Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin... Esas sayılı dosyasında müvekkili aleyhine sözleşmenin haklı nedenle feshi, taşınmazın iadesi ve taşınmaz üzerindeki finansal kiralama şerhinin kaldırılması istemli dava açıldığını, dava görülmekte iken iş bu davanın davalısı olan ...' ın dava konusu taşınmaza talip olduğunu, bu esnada davalının davacı şirketin ortağı ve yetkilisi ...' ın vefat ettiğini bildiğini, davalının davacı şirketin %10 ortağı ...' a davacı şirketin devlete olan borcu ve SGK borcunu ödenmesi için 200.000,00-TL nakit ödeme yapacağını ve taşınmazı satın alacağını, bunun karşılığında davacının dava dışı şirkete karşı açmış olduğu takip ve dava dosyalarından feragat edeceği yine Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülmekte olan...Esas sayılı dosyasında taşınmazın iade edileceği ve şerhin kaldırılmasının kabul edilerek davanın kabul edileceğini ve dava dışı şirketin davacıyı ve kefillerini ibra edeceğinin kararlaştırıldığını, bu sözleşmelere istinaden davacının Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin dosyasında şerhin kaldırılarak taşınmazın dava dışı şirkete iade edildiği ve davanın kabul edildiğini, yine icra dosyalarından ve dava dosyalarından feragat edildiğini ve ilgili taşınmazın bu sözleşmeye istinaden davalıya devir edilmesine rağmen davacının 200.000,00-TL borcu ödememesi üzerine faizlerinin de tahsili talebiyle takip başlatıldığını, davalının itirazı üzerine takibin durduğunu, itirazın iptalini, takibin devamına karar verilmesini ve %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davalı vekili; davacı şirketin temsilcisi bulunmadığını, eldeki davanın açılmasında tüzel kişiliğin talimat ve iradesinin bulunmadığını, davacı şirketin ortağı ...'a başlıklı tarihsiz teklif yazısının müvekkilinin iradesi sakatlanarak imzalatıldığından ve ...'ın davacı şirketin yetkilisi olmadığından geçersizlik bulunduğunu, müvekkilinin söz konusu taşınmazda davacının hiçbir hakkının bulunmadığını öğrendiğini ve bu taşınmazı dava dışı şirketten satın aldığını, davacı şirketin müvekkilinden herhangi bir hak ve alacağının bulunmadığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:
Mahkemece, "Davalı her ne kadar davacı şirketin temsilcisinin öldüğünü ve eldeki davanın açılmasında tüzel kişiliğin talimat ve iradesinin bulunmadığını beyan etmiş ise de; davacı tüzel kişilik olup yetkilisinin ölmesi ile tüzel kişilik sona ermeyeceğinden ve yetkili tarafından verilmiş vekaletname geçersiz hale gelmeyeceğinden davalının bu itirazı kabul edilmemiştir.
Davalı müvekkilinin iradesinin sakatlandığını beyan etmiş ise de davacı şirketin yetkilisinin vefat ettiği basit bir araştırma ile tespit edilebilecek bir husus olup yine davalının imzalamış olduğu tarihsiz belgelerde de davacı şirket yetkilisinin vefat ettiğinin yazılı olduğu, yine finansal kiralama sözleşmesine ilişkin tapuda da şerh olması nazara alındığında davalının irade sakatlığı iddiasının ispatlanamadığı anlaşılmıştır.
Dava dilekçesi ekinde sunulan ve davalının imzasına itiraz etmediği belgelerin incelenmesinde; davalının " davacı şirketin %10 ortağı ...' a" başlıklı belge ile dava konusu taşınmazı satın almak istediklerini, taşınmazda finansal kiralama şerhi bulunduğunu, bu şerhin kaldırılması için Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi dosyasında dava açıldığını öğrendiğini,...' ye olan borçların ödenmesi amacıyla 2.470.000,00 -TL peşin ödeme yapılması kaydıyla borç miktarı düşürüldüğünü, alıcısı olarak kendi fiyatlarının yükseltildiğini, şirket yetkilisinin vefatı nedeniyle taşınmazın atıl olduğunu, borç miktarı 2.470.000,00 TL nin 09.07.2020 tarihine kadar ödenmesi kaydıyla 444.600,00-TL KDV borcu doğduğunu, davacıdan başkaca hiçbir bedel talep edilmeyeceğini, davacının dava dışı şirket tarafından ibra edileceğini, vergi borcu olarak 200.000,00-TL nin davacıya ödeneceğinin kabul edildiğini, bunun karşılığında davacının bir kısım icra dosyalarından ve dava dosyalarından feragat etmesini ve Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasında taşınmazın dava dışı şirkete iadesinin, şerhin kaldırılmasının ve davanın kabul edilmesinin talep edildiğini, belgenin ...ve davalı tarafından imzalandığı anlaşılmıştır.
Davalının iş bu belge uyarınca Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin ...Esas sayılı dosyasında davayı kabul ettiği, taşınmazı iade ettiği ve şerhin kaldırılmasını kabul ettiği anlaşılmıştır. Davacının kabulü ile Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ...Esas sayılı dosyasında ... şerhinin taşınmaz üzerinden kaldırıldığı ve kabul nedeniyle dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına karar verildiği ve taşınmazın davalı tarafından dava dışı şirkete teslim edildiği anlaşılmıştır.
Söz konusu tarihsiz belge sözleşme niteliğinde olup bu belge uyarınca davalı bahsi geçen icra dosyalarından ve dava dosyalarından feragat ederek Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi dosyasında ise kabul beyanında bulunarak üzerine düşen yükümlülüğü yerine getirmiştir.
Yine dava dışı şirketin Mahkememize vermiş olduğu 21.05.2021 tarihli müzekkere cevabının incelenmesinde ise; davalının taşınmazı satın aldığı ve satış bedelinin davacı borcundan düştüğü anlaşılmakla söz konusu taşınmazın dava dosyasında bulunan belgeler uyarınca davalıya satışının gerçekleştirildiği anlaşılmış olup davalının bu aşamadaki iddiaları uygulanan sözleşme gözönüne alındığında hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olduğundan davalının iddialarına itibar edilmemiştir.
Davacının 200.000,00-TL asıl alacağı ve 05.08.2020 tarihli ödeme için 3 gün süre verilen ve davalının 09.08.2020 tarihinde temerrüdüne sebep ihtarname ile temerrüde düştüğü ve buna göre hesap edilen 246,58-TL avans faizi ve 374,80-TL ihtarname masrafını davalıdan talep edebileceği anlaşıldığından davanın hüküm fıkrasında belirtildiği şekli ile kısmen kabulüne, davalı icra takibine itirazında haksız olduğundan ve alacak likit olduğundan hüküm altına alınan tutarın %20 si oranındaki icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine" karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Karara karşı, davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Davacının, dava dışı .... ile .. ve ...arasında yapılan finansal kiralama sözleşmesi ile... Mah....ada...parselde kayıtlı 857,00 m2 yüzölçümlü bodrum kat 1 no.lu bağımsız bölümü kiraladıklarını,....'ye karşı edimlerini yerine getiremediklerini, kira borçlarını ödemede temerrüde düştüklerini, bu nedenle aleyhlerine açılan Antalya 3.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ...Esas sayılı davada sözleşmenin haklı nedenle feshinin tespiti, kiralama konusu taşınmazın iadesi ve finansal kiralama şerhinin kaldırılması talepli dava açıldığını, yargılama sırasında müvekkilinin ...Mah. ...ada... parselde kayıtlı bodrum kat...no.lu bağımsız bölümü dava dışı ....'den satın almak istediğini ve...i.'nin %10 ortağı...0'a teklifte bulunduğunu, davacı şirketin devlete olan vergi ve SGK borcu için 200.000,00-TL'nin müvekkili tarafından ödenmesi karşılığında;.... aleyhine açılan Antalya 3.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasında finansal kiralama şerhinin kaldırılmasının talep edileceğini,...lehine...’ye karşı açılan İstanbul 11.İcra Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas ve ... Esas sayılı, İstanbul 14.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin...D.İş....Karar sayılı dosyasına yapılan itirazlarla ilgili davalarda karşılıklı masraf ve vekalet ücreti istenmemek kaydı ile feragat edileceğinin kabul ve taahhüt edildiğini, taşınmazın müvekkili tarafından ...A.Ş.'den satın alınmasına rağmen ibraname getirilmediğini ve 200.000,00-TL vergi borçlarının ödenmediğini ileri sürerek itirazın iptalini talep ettiğini, davacı şirketin yetkili temsilcisinin öldüğünü, yeni temsilcinin tayin edilmediğini, eldeki davanın açılmasında tüzel kişiliğin talimat ve iradesi bulunmadığını, davacı ... ... Şti.'nin yetkili temsilcisi ve %90 pay sahibi olan ...'ın 14.06.2019 tarihinde öldüğünü, geriye iki çocuğu ile eşinin kaldığını, çocukları ...n Antalya 3. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin... Esas ve... Karar sayılı ve...n Antalya 4. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin .. Esas ve ... Karar sayılı dosyaları ile mirasını reddettiklerini, eşi ...ın Antalya 1. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin Tereke-...sayılı terekenin resmi defterinin tutulması davası açtığını, henüz mirası kabul etmediğini, ...'ın %90 şirket hissesinin henüz mirasçısına intikal etmediğini, davacı şirketin tek yetkili temsilcisi olan ..'ın ölümünden sonra şirket tüzel kişiliği devam etse de şirkete yeni temsilci atanmadığından eldeki davanın şirketin talimat ve iradesi olmadan açıldığını, Avukatlık Kanunu ve Borçlar Kanunu'nun vekalet hükümleri çevresinde vekil, vekil edenden talimat almadan dava açamayacağını, öncelikle davanın bu nedenle reddinin gerektiğini, "...i.’nin %10 ortağı ...a" başlıklı tarihsiz teklif yazısının müvekkili ...’ın iradesi sakatlanarak imzalatıldığını, TBK'nın 36. maddesi uyarınca geçerli olmadığını,...n davacı şirketin yetkili temsilcisi olmadığından da geçersizliğin söz konusu olduğunu, .... Şti.’nin %10 ortağı ... başlıklı tarihsiz teklif yazısının davacı şirket vekili tarafından hazırlandığını, teklif yazısının amacının, kapsamı konusunda hiçbir bilgisi olmayan müvekkilinin yazının hazırlanmasında da hiçbir belirleyiciliği ve katkısı olmadığını, davacı şirketin finansal kiralama konusu taşınmaz üzerinde hak sahibi olduğuna inandırılan müvekkilinin iradesinin sakatlandığını, müvekkili finansal kiralama konusu taşınmaz üzerinde davacı şirketin hak sahibi olmadığını bilse böyle bir teklif yazısını imzalamayacağını, bu hususun yargılamada dinletecekleri tanık beyanları ile kanıtlanacağını, irade bozukluğu nedeniyle Türk Borçlar Kanunu'nun 36. maddesi uyarınca geçersiz teklif yazısının müvekkili yönünden bağlayıcı olmadığını, ..'ın ...’nin yetkili temsilcisi olmadığını, sadece %10 paya sahip hissedarı olduğunu...ın şirket yetkili temsilcisi olmadığını müvekkilinin yeni öğrendiğini, ...’ın şirketin yetkili temsilcisi olmaması sebebiyle dava dayanağı teklif yazısının geçersiz olduğunu, finansal kiralama sözleşmesinin gereği olan edimlerin davacı şirket tarafından yerine getirilmediği ve kira bedellerini ödemede temerrüde düştüğü için taşınmaz maliki... tarafından sözleşmenin haklı nedenle feshinin tespiti, kiralama konusu taşınmazın iadesi ve finansal kiralama şerhinin kaldırılması talepli dava açıldığını, müvekkili ...'ın, teklif yazısını imzaladıktan sonra .... ile görüştüğünde .... ...ada ...parselde kayıtlı 857,00 m2 yüzölçümlü bodrum kat ... no.lu bağımsız bölüm üzerinde davacı ......ti.’nin hiçbir hakkının bulunmadığını öğrendiğini, müvekkili taşınmazı malik...den satın aldığını,...’ye karşı edimlerini yerine getirdiğini, dinlenen tanık ...'nın beyanları ile; müvekkilinin leasing konusu taşınmaz üzerinde ...Şti.'nin hak sahibi olduğuna inandırılarak teklif yazısının imzalatıldığının ispatlandığını, davacı şirketin müvekkilinden hak ve alacağının doğmadığını, mahkemenin davacı şirketin ticari defterlerinde inceleme yaptırmadığını, eksik inceleme ile karar verildiğini,...A.Ş.'den gelen müzekkere cevabının savunmalarını doğruladığını, takipte talep edilen tutarın sebepsiz zenginleşme isteğinden ibaret olduğunu, davacı şirketin talebinin yargılamaya muhtaç olduğunu, bu nedenle ilk derece mahkemesinin reddetmesi gereken davayı kabul edip üstine bir de %20 icra inkar tazminatına hükmetmesinin açıkça usul ve yasaya aykırı olduğunu beyan ederek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE:
Dava, taraflar arasında düzenlenen sözleşme uyarınca yükümlenen bedelin ödenmemesi üzerine başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece yazılı gerekçeyle, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
6100 sayılı HMK'nın 114/f maddesinde; “Vekil aracılığıyla takip edilen davalarda, vekilin davaya vekâlet ehliyetine sahip olması ve usulüne uygun düzenlenmiş bir vekâletnamesinin bulunması” gerektiği belirtilmiştir.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu (TBK)’nun "Vekalet Sözleşmesinin Sona Ermesi" başlıklı 512. maddesinde; "Vekâlet veren ve vekil, her zaman sözleşmeyi tek taraflı olarak sona erdirebilir. Ancak, uygun olmayan zamanda sözleşmeyi sona erdiren taraf, diğerinin bundan doğan zararını gidermekle yükümlüdür", yine aynı kanunun 513. maddesinde ise; "Sözleşmeden veya işin niteliğinden aksi anlaşılmadıkça sözleşme, vekilin veya vekâlet verenin ölümü, ehliyetini kaybetmesi ya da iflası ile kendiliğinden sona ermiş olur. Bu hüküm, taraflardan birinin tüzel kişi olması durumunda, bu tüzel kişiliğin sona ermesinde de uygulanır. Vekâletin sona ermesi, vekâlet verenin menfaatlerini tehlikeye düşürüyorsa, vekâlet veren veya mirasçısı ya da temsilcisi, işleri kendi başına görebilecek duruma gelinceye kadar, vekil veya mirasçısı ya da temsilcisi, vekâleti ifaya devam etmekle yükümlüdür" düzenlemeleri yer almaktadır.
Ticaret sicil kayıtlarına göre, şirket temsilcisinin aksi karar alınana kadar davacı şirketi, münferiden temsile yetkili kılındığı, dolayısı ile vekaletnamenin düzenlendiği tarihte ...ın şirketi temsile yetkili olduğu, vekaletnamenin süreli olmadığı, borçlu şirket tarafından vekilin azledilmediği ve şirketin tüzel kişiliğinin son bulmadığı görülmektedir. Borçlu şirketin, şirket yetkilisinin gerçek kişiliğinden ayrı bir tüzel kişiliği olmakla, tüzel kişiliğin devamlılığı esas olup, mevcut durumda da tüzel kişiliğin son bulmadığı, bu durumda, yapılan açıklamalar doğrultusunda vekaletnamenin düzenlendiği tarihte şirketi temsile yetkili olduğu anlaşılan ...tarafından verilen vekaletin geçerli olduğu anlaşılmaktadır. Açıklanan sebeplerle davalı yanın bu hususa ilişkin istinaf isteminin reddi gerekmiştir. (Yargıtay 12. HD'nin 2016/22982 Esas, 2017/14264 Karar sayılı ilamı aynı yöndedir.)
HMK m. 359/3 uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, taraflar arasında düzenlenen sözleşme gereğince davacı yanca yükümlenilen edimlerin yerine getirilmiş ve taşınmaz davalı tarafından satın alınmış olmasına, taraflarca uygulanmış olduğu anlaşılan sözleşmenin TBK'nın 36. maddesi gereğince geçersiz olduğuna ilişkin savunmanın hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olduğundan dinlenemeyeceğine, HMK m. 355/1. gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davalı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK m. 353/1-b-1. gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerektiği anlaşıldığından aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davalı vekilinin İlk Derece Mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 13.704,45-TL nispi istinaf karar harcından peşin olarak yatırılan 3.426,11-TL harcın mahsubu ile bakiye 10.278,34-TL istinaf karar harcının davalıdan tahsili ile Hazineye GELİR KAYDINA, harç tahsil müzekkeresinin ilk derece mahkemesince YAZILMASINA,
3-Davalının istinaf başvurusu nedeniyle yapılan yargılama masraflarının kendi üzerinde BIRAKILMASINA,
4-Kullanılmayan istinaf gider avansının 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesince ilgilisine İADESİNE,
5-İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından davacı lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
6-Kararın İlk Derece Mahkemesi tarafından taraflara TEBLİĞİNE, Dair; dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a. maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 08/04/2025
...
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.