mahkeme 2022/68 E. 2025/298 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2022/68

Karar No

2025/298

Karar Tarihi

8 Nisan 2025

T.C.
ANTALYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
11. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
KARAR TARİHİ:29/11/2021
DAVANIN KONUSU:İtirazın İptali
GEREKÇELİ KARAR
YAZIM TARİHİ:08/04/2025

İlk Derece Mahkemesinin kararı ve dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.
Üye hakimin görüşü değerlendirildi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ:
Davacı vekili; davalı tarafa karşı Antalya 4. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasında ilamsız takip başlatıldığını, davalı tarafın yapılmış olan bu takip sonucu yetkiye ve borca haksız ve kötü niyetli olarak itiraz ettiğini, itiraz sonucu takibin durdurulduğunu, davalının yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin devamına ve %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, davalı tarafın yetkiye ilişkin itirazının reddinin gerektiğini, icra takibine dayanak yapılan alacağın bir para borcu olduğunu, bu nedenle de aksi kararlaştırılmayan hallerde para borçlarında ifa yerinin alacaklının ikametgahının bulunduğu yer olduğunu, müvekkili şirketin merkezinin Antalya olduğunu, HMK.'nın 10. maddesi uyarınca ifa yeri mahkemesi olarak Antalya İcra Mahkemeleri'nin de yetkili olduğunu, bu nedenle de yetki itirazının reddine karar verilmesi gerektiğini, dava konusu alacağın sebebinin müvekkili ile davalı taraf arasında kurulmuş olan satım sözleşmelerinden kaynaklandığını, tarafların irsaliyeli faturalarda belirtilen türde ve nitelikte bulunan fidelerin satışı konusunda anlaştıklarını, müvekkilinin söz konusu anlaşmaya uygun olarak edimini ifa ettiğini, buna uygun olarak değişik zamanlarda davalı tarafa teslim edilmek üzere davalı tarafça görevlendirilen kişilere malları teslim ettiğini, irsaliyeli faturalarda dava konusu malların davalıya teslim edilmesine karşın müvekkiline satış bedelinin ödenmediğini, ticari defter ve kayıtlar üzerinde yaptırılacak inceleme sonucunda davalının müvekkiline borçlu olduğunun anlaşılacağını beyan ederek yetki itirazının reddine, alacağın esasına ve ferilerine yönelik itirazın iptaline ve takibin devamına, icra takibi ile istemiş oldukları alacağın likit nitelikte bulunduğundan ve davalı tarafça ödeme emrine haksız olarak itiraz edildiğinden %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davalı vekili; davanın her iki tarafının da tacir olduğunu, takip dayanağı belgelerin ise yaptıkları ticari faaliyete ilişkin faturalar olduğunu, bu nedenle huzurdaki davanın mutlak ticari bir dava olduğunu, ticari davalarda dava öncesinde mutlaka zorunlu arabuluculuğa başvurulmasının gerekli olduğunu, davanın tarafların arabuluculuk sürecini anlaşamayıp bitirmesi üzerine açılabildiğini, bu hususun dava şartı olduğunu, öncelikle davanın dava şartı yokluğundan reddedilmesi gerektiğini, arabuluculuk dava şartının sonradan tamamlanabilir bir dava şartı olmadığını, davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, davaya konu ilamsız takibe dayanak gösterilen faturalarda borçlu olarak görünen müvekkili ...'ın yerleşim yerinin Korkuteli olduğunu, paraya ilişkin borçlarda ödeme yerinin borçlunun ikametinin bulunduğu yer olmasından dolayı davaya bakmakla yetkili mahkemenin Korkuteli Mahkemeleri olduğunu, ayrıca taraflar arasındaki ticari ilişkiden doğmuş bir dava olmasından dolayı görevli mahkemenin ise Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu, bu sebeple yetkisiz mahkemede açılmış bu davanın, yetkili Korkuteli Asliye Ticaret Mahkemesi'ne gönderilmesi gerektiğini, davanın haksız ve kötüniyetli olduğunu, karşı yanın dava dilekçesindeki aleyhlerine olan hususları kabul etmediklerini, davaya ilişkin icra dairesince gönderilen ödeme emrine müvekkilinin yasal süresi içerisinde itiraz ettiğini, davaya konu icra takibinin dayanağını oluşturan faturalar yönünden müvekkillinin herhangi bir borcu bulunmadığını, müvekkilinin fatura kesim tarihinde, çek ile ödeme yaptığını ve tahsilat makbuzunu da aldığını, davacı tarafın her ne kadar fatura bedellerinin çek ile ödenmediğini iddia etse de bu hususun gerçeği yansıtmadığını, fatura kesim tarihi ile aynı gün ve aynı bedel üzerine düzenlenen tahsilat makbuzları incelenecek olursa ve her iki tarafın tacir olduğu ayrıca hayatın olağan akışı da düşünüldüğünde bu durumun gerçek olmadığını, ilgili faturaların tahsilat makbuzlarında belirtilen şekilde ödendiğini, müvekkili aleyhine başlatılan icra takibi ve davanın kötüniyetli ve haksız olduğunu beyan ederek davanın öncelikle arabuluculuk dava şartı yokluğundan usulden reddine, Mahkeme aksi kanaatte ise bu davanın yetkisiz mahkemede açılması nedeniyle, görevli ve yetkili olan Korkuteli Asliye Ticaret Mahkemesi'ne gönderilmesine, devamla haksız ve kötüniyetli davanın esastan reddine, borcun %20'sinden az olmamak üzere karşı yan aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:
Mahkemece, "Taraflar arasında bir satım sözleşmesinin varlığı ve buna konu malların teslimi konusunda bir ihtilaf yoktur. Sorun bedelin ödenip ödenmediği noktasındadır. Davacı satıcının ispat yükü sözleşmenin varlığı ve malların teslimi ile sınırlıdır. Bundan sonra ise davalının ödeme olgusunu ispat etmesi gerekir. Sözleşmenin miktarı dikkate alındığında bunun yazılı şekilde yapılması gerekir. Taraflar da tacir olmakla ticari defterleri yazılı delil niteliğindedir. Davacının defterlerine göre bahsi geçen faturalar ödenmiştir. Davalı da bu savunmada bulunmuş ve çek ödemelerine ilişkin tahsilat makbuzlarını da sunmuştur. Bu halde davalının ödeme iddiasını kanıtladığı anlaşılmış olup davanın reddi gerektiği kanaatine ulaşılmıştır. Diğer yandan davalı vekili cevap dilekçesinde kötüniyet tazminatı talep etmiştir. İcra inkar tazminatından farklı olarak kötüniyet tazminatına hükmedilebilmesi için talep yanında davacının takipte kötüniyetli olması gerekir. Davacının kendi defterlerinde ödemelerin kayıtlı olması, çeklerin tahsilat makbuzu ile tahsil edilmesi göz önüne alındığında davacının davalının borçlu olmadığını bilemeyecek durumda olmadığı bu haliyle takibe girişmekte kötüniyetli olduğu anlaşılmış ve kötüniyet tazminatının da kabulüne" karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesince öncelikle davanın usulden ret hususunun incelenmesi gerektiğini, dava tarihi itibariyle arabuluculuk dava şartının yerine getirilmediğinden ve dava şartının dava tarihinde var olması gerektiğinin yasanın amir hükmü gereği olduğundan davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden ret kararı verilmesi gerektiğini, Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A.2.maddesinde; "Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir." hükmünü içerdiği, somut davada da davanın usulden reddinin gerektiğini, davanın usulden reddedilmesi durumunda esasa ilişkin değerlendirme yapılamayacağından kötü niyet tazminatına ilişkin hüküm verilmesinin de söz konusu olamayacağını, dava konusu alacağın sebebinin müvekkili ile davalı taraf arasında kurulmuş olan satım sözleşmelerinden kaynaklandığını, tarafların daha önce ibraz edilmiş olan faturalarda da belirtildiği üzere anlaştıklarını, müvekkilinin anlaşmaya uygun olarak edimini ifa etmesine ve malları davalı tarafa teslim etmesine karşın davalı tarafından müvekkiline satış bedeli ödenmediğini, davalı tarafın ifade ettiği ve bilirkişi raporunda da belirtilmiş olduğu üzere icra takibine konu 30.000,00-TL toplam tutarlı faturaların 26.000,00-TL’ sinin çek ile tahsil edildiğinin ifade edildiğini, çekin bir kambiyo senedi olduğu ve kambiyo senetlerinin sebepten mücerret olduğunu, davalı tarafın vermiş olduğu senetlerin faturalara karşılık verilmediğini, davalı tarafın faturalara ilişkin senet verdiğine dair yazılı belgesinin mevcut olmadığını, bu sebeple faturaların çek ile ödendiği iddiasının yerinde olmadığını, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun ... E. ... K. sayılı kararında da belirtildiği üzere; "çek soyut bir ödeme aracı olup illetten mücerret bulunduğu, aksini ispat yükünün davalı tarafta olduğu, davalının borçtan kurtulmayı gerektirecek herhangi bir delili dosyaya sunmadığı.." gerekçesiyle itirazın iptali davasının kabulüne karar verildiğini, ayrıca davacı aleyhine hükmedilmiş olan %20 oranındaki kötü niyet tazminatının da yerinde olmadığını, kötü niyet tazminatının takibe girişmekte kötü niyetli bulunduğu borçlu tarafından açıkça kanıtlanmış olan ya da öyle olduğu ayrıca kanıtlanmasına gerek bulunmaksızın dosya kapsamından açıkça anlaşılabilen alacaklıya yönelik bir yaptırım niteliğinde olduğunu, yasa hükmüne göre alacaklının anılan tazminata mahkum edilebilmesinin açıkça takibin kötüniyetle yapılmış olması koşuluna bağlandığını, alacaklının icra takibini kötüniyetli yaptığı hususunun borçlu tarafından kanıtlanması gerektiğini, Yüksek Mahkeme uygulamalarına göre alacağının bulunmadığını bildiği veya bilmesi gereken bir durumda olduğu halde icra takibine girişen alacaklının kötüniyetli kabul edileceğini, somut davada müvekkilinin kötü niyetli olduğuna ilişkin ispat yükünün davalı tarafta olduğunu, ayrıca davacı müvekkilinin ticari defterlerinde yer alan çeklerin yukarıda izah edildiği üzere sebepten mücerret olduğunu, davalı tarafın vermiş olduğu senetlerin faturalara karşılık verilmediğini, davalı tarafın faturalara ilişkin senet verdiğine dair yazılı belgesinin mevcut olmadığını beyan ederek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE:
Dava, satım sözleşmesine dayalı fatura alacağı için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece yazılı gerekçeyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
HMK m. 359/3 uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, dava dosyasının görevli ticaret mahkemesine tevzii edildiği tarihte davacı yanca arabuluculuk anlaşamama son tutanağının sunulmuş olması sebebiyle arabuluculuk dava şartının yerine getirilmiş olmasına, davacı yanın incelenen ticari defter ve belgelerinde; davaya ve takibe konu faturalara ilişkin çek ile ödeme yapıldığının kayıtlı olmasına ve davalı yandan alacaklı bulunmamasına, davalı yanca dosya kapsamına sunulan ve davacı yanca düzenlenen çek ile ödemeye ilişkin çek tahsilat makbuzlarının varlığı karşında davacı yanın çek ile ödemeye ilişkin yazılı bir sözleşme bulunmadığına ilişkin iddiasının dinlenemeyeceğine, davacı yanın davalı yanca yapılan ödemelerin kendi defterlerinde kayıtlı olması ve davalı yandan alacaklı olmadığını bilmesine rağmen davalı yan aleyhine takip başlatmakta kötüniyetli sayılmasının usul ve yasaya uygun bulunmasına, HMK m. 355/1. gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davacı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK m. 353/1-b-1. gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerektiği anlaşıldığından aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacı vekilinin İlk Derece Mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 615,40-TL maktu istinaf karar harcından peşin olarak yatırılan 59,30-TL harcın mahsubu ile bakiye 556,10-TL istinaf karar harcının davacıdan tahsili ile Hazineye GELİR KAYDINA, harç tahsil müzekkeresinin ilk derece mahkemesince YAZILMASINA,
3-Davacının istinaf başvurusu nedeniyle yapılan yargılama masraflarının kendi üzerinde BIRAKILMASINA,
4-Kullanılmayan istinaf gider avansının 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesince ilgilisine İADESİNE,
5-İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından davalı lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
6-Kararın İlk Derece Mahkemesi tarafından taraflara TEBLİĞİNE,
Dair; dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a. maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 08/04/2025
...

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim