mahkeme 2022/1299 E. 2023/2013 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2022/1299
2023/2013
29 Aralık 2023
T.C.
ANTALYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
11. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: DENİZLİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR TARİHİ: 01/04/2022
DAVANIN KONUSU: Tapu İptali Ve Tescil
GEREKÇELİ KARAR
YAZIM TARİHİ: 29/12/2023
İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.
Üye hakimin görüşü değerlendirildi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı bankanın müvekkillerinin ortağı olduğu firmaların lehine kredi sözleşmesi akdettiğini, karşılığında firma ve ortaklarının gayrimenkullerinin ipotek edildiğini, firmaların 2007 yılında değişik nedenler ile kamu kurum ve kuruluşlarındaki taahhütlerinin tamamlanmamasından dolayı alınan teminat mektuplarına teminat oluşturma amaçlı davalı bankaya ipotek edilen gayrimenkullerin ipoteklerinin cebri icra yolu ile paraya çevrilirken icra işlemlerinin İİK ve Tebligat Kanunu'na uygun davranma zorunluluğu bulunduğu ve bunu yerine getirmediğinde sonuçlarına katlanmak zorunda olacağını yasaların emredici kuralı olduğunu, müvekkilinin davacılar adına yapılan işlemler ile cebri icra ile satılan gayrimenkullerin İİK ve Tebligat Kanun'a uygunluğunun kül halinde tespitini talep ettiklerini ve dava konusu ... İli ... İlçesi .... Mahallesi ... Ada .... parsel sayılı gayrimenküller, .... İli .... İlçesi .... mevki .... pafta ... parsel .... metrekare alana sahip üzerinde mandıra binası ve depo bulunan taşınmaz gayrimenküller, ... İli ... İlçesi ... Mahallesi ... Ada ... Parsel .... m2 alanlı 2 katlı fabrika binası taşınmaz gayrımenküller, .... İli .... İlçesi ... Mahallesi .... Ada ..... parseller fabrika binaları taşınmaz gayrimenküller, .... ili ... ilçesi .... Mahallesi .... Parsel ile ... İli ... İlçesi ... Mahallesi ... Ada ... parsel sayılı taşınmazın 3/5 hissesi (Eski .... parsel ), Denizli 1. Bölge .... köyü .... Mevkiine kain ve tapuda ... ada ... parsel 975 m2 gayrimenkül, .... ... İlçesi .... mahallesi .... Ada ... parselde kayıtlı müstakil taşınmaz gayrimenküllerin kötüniyet ile devrinin önlenmesi amacıyla tapularına davalıdır şerhi konulmasını ve son maliklerin tespiti ile davaya dahil edilmesini talep edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davayı kabul etmediklerini, davanın yetkisiz mahkemede açılmış olması nedeniyle reddine, eksik harcın ikmali için davacıya süre verilmesini, eksik harcın ikmal edilmemesi halinde dosyanın işlemden kaldırılmasını, haksız ve hukuka aykırı davanın arz edilen nedenlerle öncelikle usulden reddini, bu taleplerinin kabul görmemesi halinde esastan reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücreti kötü niyetli olan davacı borçlu tarafa %20 tazminatın tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "... İstanbul 10. İcra Müdürlüğünün .... , İstanbul 10. icra müdürlüğünün .... esas nolu dosyaları ile Denizli 2. İcra Müdürlüğü .... talimat, Denizli 2. İcra Müdürlüğü .... talimat, İstanbul 10.İcra Müdürlüğü .... esas, .... .... İcra Müdürlüğü .... talimat, Denizli 3. İcra Müdürlüğü .... esas, Denizli Honaz İcra Müdürlüğü .... talimat, İstanbul 10. İcra Müdürlüğü .... esas, .... icra müdürlüğü .... talimat sayılı dosyalarında icra takiplerinin kesinleşip kesinleşmediği, icra işlemlerinde geçersiz ve butlana tabi işlem bulunup bulunmadığının tespiti, takibin ve icra emrinin iptali istemine yönelik şikayet niteliğinde olmakla ve 2004 sayılı İİK 16 ve devamı maddelerinde İcra Mahkemelerinin görevli olduğu yasa hükmü ile düzenlenmekte olduğundan, Mahkememizin görevsizliği nedeniyle davanın usulden reddine..." şeklinde karar verilmiştir.
Karara karşı, davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesinin taleplerini tefrik ederek görevsizlik kararı vermesinin hatalı olduğunu, benzer konuda Bölge Adliye Mahkemesi'nin ve Hukuk Genel Kurulu'nun kararı bulunduğunu, ihalenin feshine ilişkin açılan davada ret kararı verilmesinin eldeki davanın görülmesine engel teşkil etmediğini istinaf nedenleri olarak ileri sürmüştür.
Dava, tapu iptal ve tescil istemine ilişkindir.
Mahkemece yazılı gerekçeyle, davanın görevsizlik nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.
Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
04/06/1958 gün ve 15/6 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme kararında da vurgulandığı gibi; bir davada maddi vakıaları açıklamak taraflara, hukuki nitelendirmeyi yapmak ve uygulanacak kanun maddelerini belirlemek hâkime aittir. Başka bir deyişle mahkeme, olayların davacı tarafından yapılan hukuki tavsifi ile bağlı olmayıp, olay ve olguların hukuki tavsifini kendisi tayin eder (6100 sayılı HMK m.33).
HMK`nın 33 üncü maddesi “Hâkim, Türk hukukunu resen uygulamak zorundadır. Bir davada olayları belirtmek ve açıklamak taraflara, hukuki nitelendirme hâkime aittir. Bu nedenle tarafların hukuki nitelendirmeyi doğru yapmak zorunluluğu yoktur.” şeklinde düzenlenmiştir.
İİK'nın 4. maddesi gereğince icra mahkemesi, icra müdürlüğü işlemine karşı yapılan şikayetlerle itirazları incelemeye görevlidir. İcra mahkemeleri, önlerine gelen takip hukukuna yönelik şikayet, itiraz ve itirazın kaldırılması talepleri hakkında kabul ya da ret kararı vermek zorunda olup, bu talepler hakkında görevsizlik kararı veremezler. Ancak dava niteliği taşıyan ve apaçık genel mahkemelerin görevine girdiği belli olan, örneğin; boşanma, tapu iptal ve tescil, nüfus, ortaklığın satış yoluyla giderilmesi...vb. davalar hakkında ise görevsizlik kararı vermeleri gerekmektedir.
Bu hüküm de nazara alındığında icra mahkemesinin hangi uyuşmazlıklara bakabileceğinin çözümünde, icra mahkemesinin genel mahkemeler gibi geniş yetkili bir mahkeme olmadığı, kural olarak, tanık dinleyemediği, yemin teklif edemediği, bilirkişi incelemesi yaptıramadığı göz önüne alınarak, alacaklının ancak yazılı bir belgeye dayanarak icra takibinde bulunduğu ve bu belgeden alacağın miktarının, vadesinin açık seçik anlaşılabildiği durumlarda, borçlunun borca ve / veya faize itiraz etmesi halinde ortaya çıkan uyuşmazlığın icra mahkemesinde çözümlenebileceği; buna karşın gerek alacak miktarının ve gerekse alacağın istenip istenemeyeceğinin (doğup doğmadığının) takip dayanağı belgeden açıkça anlaşılamaması halinde ve bunun tespiti için yargılama yapılmasına gerek duyulan hallerde icra mahkemesinin bu uyuşmazlıklara bakamayacağı öğreti ve uygulamada kabul edilmiştir.
Şu durumda; icra mahkemesi istisnalar saklı kalmak koşulu ile takip hukukuna ilişkin uyuşmazlıklara bakar ve bununla görevlidir. Bu tür istemler hakkında görevsizlik kararı veremeyeceğinden talebi ya kabul ya da reddederek, sorunu çözümleyecektir.
Aynı şekilde genel mahkemelerce istisnalar saklı kalmak kaydıyla (sıra cetveline itiraz, ihalenin feshi) icra mahkemelerinin görevli olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verilemeyip davanın reddine karar verilmesi gerektiği açıktır.
Davacı taraf dava dilekçesinde özetle; davalı banka tarafından müvekkili hakkında müvekkilinin kefili olduğu genel kredi sözleşmesi gereğince ipotek ettirdiği taşınmazlar için başlatılan ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takipler kapsamında müvekkilinin maliki olduğu taşınmazların satıldığını, TMK'nın 887, İİK'nın 149. ve 150. maddeleri gereğince bu takiplerin ve takip kapsamındaki tebligatların usulsüz olduğunu, takip konusu alacakların zamanaşımına uğradığını iddia ederek tapu iptal ve tescil olmadığı takdirde şimdilik 10.000,00 TL'nin tahsilini talep ettiği anlaşılmıştır.
Davacının icra dosyaları kapsamında, yapılan tebligatların usulsüz olduğu icra takiplerinin kesinleşmediği, geçersiz icra işlemlerinin bulunduğu, icra takiplerinin ve emrinin iptali gerektiği istemlerine yönelik olarak ilk derece mahkemesince dosyanın tefrik edilerek bu esasa kaydedildiği anlaşılmaktadır.
Davacının, dava konusu ettiği İstanbul 10. İcra Müdürlüğü'nün .... Esas sayılı dosyası kapsamında benzer hukuki sebeplere dayalı açmış olduğu ve dava değerini 1.000,00 TL olarak gösterdiği menfi tespit ve istirdat davasının da Denizli Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 06/04/2021 tarih .... Esas, .... Karar sayılı kararı ile İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesi'nin yetkili olduğu belirtilerek yetkisizlik kararı verildiği, davacılar vekilinin istinafı üzerine Dairemizin 03/06/2021 tarih .... Esas, .... Karar sayılı ilamı ile istinaf başvurusunun usulden reddine kesin olarak karar verildiği anlaşılmaktadır.
Davacıların talebi yolsuz tescil sebebi ile tapu iptal ve tescil istemine ilişkindir. Davacı bu istemin hukuki sebebini ise genel kredi sözleşmesi gereğince davacıların kefaletinin geçerli olup olmadığı, hesap kat ihtarnamelerin doğru tebliğ edilip edilmediği, ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile yapılan takiplerin TMK 887, İİK'nın 149 ve 150/ı. maddeleri uyarınca usulüne uygun olarak yapılmadığı hususlarına dayandırarak, yapılan tebligatların usulsüz olduğunu ve alacakların zamanaşımına uğradığı olarak belirtilmiştir.
Takip hukukuna ilişkin şikayetler yasal süresi içerisinde icra hukuk mahkemesine yapılması gereken şikayetler niteliğinde olup bu şikayetler üzerine icra hukuk mahkemesinin takip hukukuna ilişkin vereceği kararların maddi anlamda kesin hüküm teşkil etmeyeceği gibi davacıların yolsuz tescil sebebiyle tapu iptal ve tescil istemlerine de bir etkisi olmayacaktır. Kaldı ki mahkemece, davacının talebi takip hukukuna ilişkin şikayet olarak nitelendirilse bile icra mahkemesinin görevli olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmeyip davanın reddine karar verilmesi gerekirken davacıların talepleri bölünerek tefrik edilip görevsizlik kararı vermesi hatalı olduğundan davacılar vekilinin istinaf talebinin yerinde olduğu anlaşılmıştır.
İlk derece mahkemesince yapılacak iş; eldeki davanın tefrik edilen dosya ile birleştirilerek davacının taleplerinin dava dilekçesindeki neticeyi talebe göre değerlendirilip, Dairemiz kararında belirtilen dosyalar ve görev hususu da gözetilmek suretiyle davacının yolsuz tescil sebebiyle tapu iptal ve tescil istemleri konusunda karar verilmesinden ibarettir.
Sonuç olarak, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-5 ve 6. maddesi gereğince kaldırılmasına, dosyanın ilk derece mahkemesine geri gönderilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacılar vekilinin ilk derece mahkemesinin kararına ilişkin istinaf başvurusunun ESASTAN KABULÜNE,
2-6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-5 ve 6. maddesi gereğince Denizli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 01/04/2022 tarih ve .... Esas .... Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,
3-6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince davanın yeniden görülmesi için dosyanın Denizli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'ne GÖNDERİLMESİNE,
4-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince peşin olarak yatırılan istinaf karar harcının ilk derece mahkemesince talebi halinde davacıya İADESİNE,
5-Davacılar tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin ilk derece mahkemesinde yapılacak yargılama sonucunda dikkate ALINMASINA,
6-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
7-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince peşin alınan ve harcanmayan istinaf gider avansının ilk derece mahkemesince ilgiliye İADESİNE,
8-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara TEBLİĞİNE,
Dair, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle ve HMK'nın 353/1-a. maddesince kesin olarak karar verildi.29/12/2023
...
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.