mahkeme 2022/1297 E. 2023/2012 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2022/1297
2023/2012
29 Aralık 2023
T.C.
ANTALYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
11. HUKUK DAİRESİ
KARAR TARİHİ : 29/12/2023
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : DENİZLİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR TARİHİ : 01/04/2022
DAVANIN KONUSU : Tapu İptali Ve Tescil (Satın Almaya Dayalı)
GEREKÇELİ KARAR
YAZIM TARİHİ : 29/12/2023
İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.
Üye hakimin görüşü değerlendirildi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketler ile kefaleten ortakları olarak merkezi Denizli olmak üzere Türkiye'nin birçok ilinde ağırlıklı olarak toplu yemek işi ile iştigal olduklarını, bir çok banka gibi davalı bankanın da müşterisi bulunmakta iken , davalı bankanın müvekkillerinin ortağı olduğu firmaların lehine kredi sözleşmesi akdettiğini, karşılığında ortaklarının gayrimenküllerinin davalı banka tarafından ipotek edilmek üzere teminat olarak alındığını, firmaların 2007 yılında değişik nedenler ile kamu kurum ve kuruluşlarında ki taahhütlerin tamamlanamamasından dolayı alınan kredilerin ve teminat mektuplarına teminat oluşturma amaçlı davalı bankaya verili şahsi gayrimenkül ipoteklerinin cebri icra yolu ile paraya çevrilirken davalı bankanın yasalara uyma zorunluluğunun bulunmasına rağmen ve bunu yerine getirmediğini, sonuçlarına katlanmak zorunda olması gerektiğinin yasal zorunluluk olduğunu, davalı banka tarafından kullandırılan kredilerden dolayı doğan yükümlülüklerin sözleşmenin ve mevzuatın ilgili hükümlerine uygun olarak yerine getirilmediğinin bahisle sözleşme ve ilgili yasal hükümler gereği kredi hesabının kat edilip edilmediğinin söz konusu ihtarname ve eklerininin kimlere tebliğ edildiğini, noter hesap kat ihtarnameleri ve tebliğ şerhlerinin yasalara uygun yapılıp yapılmadığının, borcun mueccel hale gelip gelmediğinin tespitinin gerektiğini, davalı bankanın kötü niyetli davranışlarının tespiti halinde, müvekkillerine haksız olarak icrai işlemlerin başlamasından dolayı, müvekkillerinin çalıştığı diğer bankalarda açmış oldukları tüm kredilerinin geri çağrıldığını ve durumun içinden çıkılmaz bir hal aldığını, müvekkillerinin nakde çevirip borçlarını ödeyebilecekleri bazı malvarlıklarına ve 3.kişilerdeki hak ve alacaklarına hacizler konulduğunu, müvekkillerinin tamamıyla kilitlendiğini, bu durumun dahi davalı bankanın ne kadar kötü niyetli hareket ettiğinin kanıtı olduğunu, bu nedenlerle dava ve takip konusu icrai işlemlerden dolayı müvekkillerinin borçlu olmadığının tespiti ile kötü niyetle hareket ederek müvekkillerinin ticari hayatlarına onarılmaz zararlar veren davalı bankaya maddi manevi tazminat hakları saklı tutulması ile haksız icradan dolayı %20'den aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın açmış olduğu davanın takip sonrası açılan menfi tespit davası ve tahsilat olması nedeniyle de istirdat davası olduğunu, dava konusu alacağın icra takibine yapılan tahsilat ile belirlenebilir durumda olduğunu davacının belirsiz alacak davası açmasında hukuki yararırın bulunmadığını, müvekkili banka tarafından davacı borçlulara çekilen Denizli 1. Noterliği'nin 26/09/2007 tarih ... yevmiye nolu ihtarnamesi ile borçluların temerrüde düşürüldüğünü, davacıların bu ihtarnameye rağmen borçlarını ödemediklerini müvekkili tarafından Denizli 7. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra dosyasından ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip başlatıldığını, borçluların iş bu ihtarnameye ve icra takibine itiraz etmediğini, takibin süresinde kesinleştiğini ve ipotekli taşınmazların satışı ile tahsilat sağlandığını, davacının yine dava dilekçesinde konu ettiği usulsüz tebligat ve devamındaki usulsüz işlemleri gerekçe ederek Denizli 1. İcra Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas ... Karar sayılı dosyası ile şikayet ve ihalenin feshi davası açtığını ,bu dava dosyasında herhangi bir usulsüzlük olmadığını yapılan tüm tebligatların usulüne uygun yapıldığı gerekçesiyle davanın reddedildiğini, davacı taraf davada borçlu olmadığını ispat etmek zorunda olduğunu, dava dilekçesinde bu konuya dair hiçbir beyanda ve iddiada bulunmadığını, delillerinde de buna dair herhangi bir şey sunmadıklarını, davacı tarafın dava dilekçesinde borçlu olduğunu zaten kabul ettiğini, borçlu olduğunu kabul etmesine rağmen borçlu olmadığının tespitini talep etmesinin de tamamen hukuki bir çelişki olduğunu, davacının haksız açılan davasının reddinin gerektiğini, mahkeme masrafları ile vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "...İzmir 15. İcra müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyası ile Denizli 7. İcra Müdürlüğünün ... talimat dosyalarında icra takiplerinin kesinleşip kesinleşmediği, icra işlemlerinde geçersiz ve butlana tabi işlem bulunup bulunmadığının tespiti, takibin ve icra emrinin iptali istemine yönelik şikayet niteliğinde olmakla ve 2004 sayılı İİK 16 ve devamı maddelerinde İcra Mahkemelerinin görevli olduğu yasa hükmü ile düzenlenmekte olduğundan, Mahkememizin görevsizliği nedeniyle dava dilekçesinin usulden reddine..." şeklinde karar verilmiştir.
Karara karşı, davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesinin taleplerini tefrik ederek görevsizlik kararı vermesinin hatalı olduğunu, benzer konuda Bölge Adliye Mahkemesi'nin ve Hukuk Genel Kurulu'nun kararı bulunduğunu, ihalenin feshine ilişkin açılan davada ret kararı verilmesinin eldeki davanın görülmesine engel teşkil etmediğini istinaf nedenleri olarak ileri sürmüştür.
Dava, tapu iptal ve tescil istemine ilişkindir.
Mahkemece yazılı gerekçeyle, davanın görevsizlik nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.
Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
04/06/1958 gün ve 15/6 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme kararında da vurgulandığı gibi; bir davada maddi vakıaları açıklamak taraflara, hukuki nitelendirmeyi yapmak ve uygulanacak kanun maddelerini belirlemek hâkime aittir. Başka bir deyişle mahkeme, olayların davacı tarafından yapılan hukuki tavsifi ile bağlı olmayıp, olay ve olguların hukuki tavsifini kendisi tayin eder (6100 sayılı HMK m.33).
HMK`nın 33 üncü maddesi “Hâkim, Türk hukukunu resen uygulamak zorundadır. Bir davada olayları belirtmek ve açıklamak taraflara, hukuki nitelendirme hâkime aittir. Bu nedenle tarafların hukuki nitelendirmeyi doğru yapmak zorunluluğu yoktur.” şeklinde düzenlenmiştir.
İİK'nın 4. maddesi gereğince icra mahkemesi, icra müdürlüğü işlemine karşı yapılan şikayetlerle itirazları incelemeye görevlidir. İcra mahkemeleri, önlerine gelen takip hukukuna yönelik şikayet, itiraz ve itirazın kaldırılması talepleri hakkında kabul ya da ret kararı vermek zorunda olup, bu talepler hakkında görevsizlik kararı veremezler. Ancak dava niteliği taşıyan ve apaçık genel mahkemelerin görevine girdiği belli olan, örneğin; boşanma, tapu iptal ve tescil, nüfus, ortaklığın satış yoluyla giderilmesi...vb. davalar hakkında ise görevsizlik kararı vermeleri gerekmektedir.
Bu hüküm de nazara alındığında “cra mahkemesinin hangi uyuşmazlıklara bakabileceğinin çözümünde, icra mahkemesinin genel mahkemeler gibi geniş yetkili bir mahkeme olmadığı, kural olarak, tanık dinleyemediği, yemin teklif edemediği, bilirkişi incelemesi yaptıramadığı yapamadığı göz önüne alınarak, alacaklının ancak yazılı bir belgeye dayanarak icra takibinde bulunduğu ve bu belgeden alacağın miktarının, vadesinin açık seçik anlaşılabildiği durumlarda, borçlunun borca ve / veya faize itiraz etmesi halinde ortaya çıkan uyuşmazlığın icra mahkemesinde çözümlenebileceği; buna karşın gerek alacak miktarının ve gerekse alacağın istenip istenemeyeceğinin (doğup doğmadığının) takip dayanağı belgeden açıkça anlaşılamaması halinde ve bunun tespiti için yargılama yapılmasına gerek duyulan hallerde icra mahkemesinin bu uyuşmazlıklara bakamayacağı öğreti ve uygulamada kabul edilmiştir.
Şu durumda; icra mahkemesi istisnalar saklı kalmak koşulu ile takip hukukuna ilişkin uyuşmazlıklara bakar ve bununla görevlidir. Bu tür istemler hakkında görevsizlik kararı veremeyeceğinden talebi ya kabul ya da reddederek, sorunu çözümleyecektir.
Aynı şekilde genel mahkemelerde istisnalar saklı kalmak kaydıyla sıra cetveline itiraz, ihalenin feshi) icra mahkemelerinin görevli olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmeyip davanın reddine karar verilmesi gerektiği açıktır.
Davacı taraf dava dilekçesinde özetle; davalı banka tarafından müvekkili hakkında müvekkilinin kefili olduğu genel kredi sözleşmesi gereğince ipotek ettirdiği taşınmazlar için başlatılan ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takipler kapsamında müvekkilinin maliki olduğu taşınmazların satıldığını, TMK'nın 887, İİK'nın 149. ve 150. maddeleri gereğince bu takiplerin ve takip kapsamındaki tebligatların usulsüz olduğunu, takip konusu alacakların zamanaşımına uğradığını iddia ederek tapu iptal ve tescil olmadığı takdirde şimdilik 10.000,00 TL'nin tahsilini talep ettiği anlaşılmıştır.
Davacının icra dosyaları kapsamında, yapılan tebligatların usulsüz olduğu icra takiplerinin kesinleşmediği, geçersiz icra işlemlerinin bulunduğu, icra takiplerinin ve emrinin iptali gerektiği istemlerine yönelik olarak ilk derece mahkemesince dosyanın tefrik edilerek bu esasa kaydedildiği anlaşılmaktadır.
Davacının, dava konusu ettiği İstanbul 10. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası kapsamında benzer hukuki sebeplere dayalı açmış olduğu ve dava değerini 1.000,00 TL olarak gösterdiği menfi tespit ve istirdat davasının da Denizli Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 06/04/2021 tarih ... Esas, ... Karar sayılı kararı ile İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesi'nin yetkili olduğu belirtilerek yetkisizlik kararı verildiği, davacılar vekilinin istinafı üzerine Dairemizin 03/06/2021 tarih ... Esas, ... karar sayılı ilamı ile istinaf başvurusunun usulden reddine kesin olarak karar verildiği anlaşılmaktadır.
Davacıların talebi yolsuz tescil sebebi ile tapu iptal ve tescil istemine ilişkindir. Davacı bu istemin hukuki sebebini ise genel kredi sözleşmesi gereğince davacıların kefaletinin geçerli olup olmadığı, hesap kat ihtarnamelerin doğru tebliğ edilip edilmediği, ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile yapılan takiplerin TMK 887, İİK'nın 149 ve 150/ı. maddeleri uyarınca usulüne uygun olarak yapılmadığı, yapılan tebligatların usulsüz olduğu ve alacakların zamanaşımına uğradığı olarak belirtilmiştir.
Takip hukukuna ilişkin şikayetler yasal süresi içerisinde icra hukuk mahkemesine yapılması gereken şikayetler niteliğinde olup bu şikayetler üzerine icra hukuk mahkemesinin takip hukukuna ilişkin vereceği kararların maddi anlamda kesin hüküm teşkil etmeyeceği gibi davacıların yolsuz tescil sebebiyle tapu iptal ve tescil istemlerine de bir etkisi olmayacaktır. Kaldı ki mahkemece, davacının talebi takip hukukuna ilişkin şikayet olarak nitelendirilse bile icra mahkemesinin görevli olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmeyip davanın reddine karar verilmesi gerekirken davacıların talepleri bölünerek tefrik edilip görevsizlik kararı vermesi hatalı olduğundan davacılar vekilinin istinaf talebinin yerinde olduğu anlaşılmıştır.
Kabule göre de, davacıların talebi bölünüp tefrik kararı verildikten sonra hem tefrik edilen dosya hemde eldeki dosya açısından tefrik kararının hukuki anlamını yitirecek şekilde icra mahkemesine görevsizlik kararı verilmesi hatalı olmuştur.
İlk derece mahkemesince yapılacak iş; eldeki davanın tefrik edilen dosya ile birleştirilerek davacının taleplerinin dava dilekçesindeki neticeyi talebe göre değerlendirilip, Dairemiz kararında belirtilen dosyalar ve görev hususu da gözetilmek suretiyle davacının yolsuz tescil sebebiyle tapu iptal ve tescil istemleri konusunda karar verilmesinden ibarettir.
Sonuç olarak, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-5 ve 6. maddeleri gereğince kaldırılmasına, dosyanın ilk derece mahkemesine geri gönderilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacılar vekilinin ilk derece mahkemesinin kararına ilişkin istinaf başvurusunun ESASTAN KABULÜNE,
2-6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-5 ve 353/1-a-6 maddeleri gereğince DENİZLİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 01/04/2022 tarih ve ... Esas ... Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,
3-6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-5 ve 353/1-a-6 maddeleri gereğince davanın yeniden görülmesi için dosyanın DENİZLİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'ne GÖNDERİLMESİNE,
4-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince peşin olarak yatırılan istinaf karar harcının ilk derece mahkemesince talebi halinde davacıya İADESİNE,
5-Davacılar tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin ilk derece mahkemesinde yapılacak yargılama sonucunda dikkate ALINMASINA,
6-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından davacılar lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
7-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince peşin alınan ve harcanmayan istinaf gider avansının ilk derece mahkemesince ilgiliye İADESİNE,
8-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara TEBLİĞİNE,
Dair, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-5 ve 353/1-a-6 maddeleri gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle ve HMK'nın 353/1-a maddesince kesin olarak karar verildi.29/12/2023
...
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.