mahkeme 2022/1056 E. 2025/717 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2022/1056

Karar No

2025/717

Karar Tarihi

12 Eylül 2025

T.C.
ANTALYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
11. HUKUK DAİRESİ
KARAR TARİHİ:07/10/2025
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
KARAR TARİHİ:13/12/2021
DAVANIN KONUSU:Alacak
GEREKÇELİ KARAR
YAZIM TARİHİ:07/10/2025

İlk Derece Mahkemesinin kararı ve dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.
Üye hakimin görüşü değerlendirildi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ:
Davacı vekili; müvekkili ile davalı arasında davalıya ait ... adlı otele ait tekstillerin yıkanması amacıyla 31/03/2018 tarihli endüstriyel tekstil yıkama sözleşmesi imzalandığını, bu sözleşmenin 01/04/2018- 31/10/2021 tarihlerini kapsadığını, bu sözleşme çerçevesinde taraflar arasında cari hesap ilişkisi kurulduğunu, davalı tarafın sözleşmeye ve mevzuata aykırı düzenlemiş olduğu kur farkı faturasıyla cari hesap ilişkisinde haksız ihtilaf yarattığını, davalının noter aracılığı ile gönderdiği ihtarnamede sözleşme gereğince dövizli fiyatlandırılan faturaların 12/09/2018 tarihli 85 sayılı Cumhurbaşkanlığı kararı ile hizmet alımına ilişkin sözleşmelerde ödeme yükümlülüklerinin döviz cinsinden kararlaştırılamayacağı ve sözleşmenin yeni koşullara uyarlanması gerektiğinin hukuki bir zorunluluk olduğu hususunun müvekkiline ihtar edildiğini, taraflar arasında yapılan görüşmelerde mutabakat sağlanamadığını, yapılan sözleşmenin davalı tarafından haksız bir şekilde feshedildiğini ve akabinde 16/04/2019 tarihli 108.494,78.-TL bedelli fiyat farkı faturası gönderildiğini, bu hususlara müvekkilinin noter aracılığı itiraz ettiğini, sözleşmenin davalı tarafından feshedilmesi nedeniyle sözleşme gereğince haksız fesihten kaynaklı 30.000 Euro bedelin ve 6.025,55.-TL cari hesap alacağının ödenmesi hususunda davalı tarafın temerrüde düşürüldüğünü, taraflar arasındaki sözleşmenin davalı tarafça haksız ve geçersiz şekilde feshinden dolayı 30.000 Euro yatırım bedeli tazminatı alacağının şimdilik 4.000 Euro(25.210,80.-TL) bedelin ve 6.062,55.-TL cari hesap alacağının 25.04.2019 tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davalı usulüne uygun tebligata rağmen cevap dilekçesi sunmamış, davalı vekili 12/02/2020 tarihli beyan dilekçesinde özetle; taraflar arasında akdedilen sözleşmenin hizmet sözleşmesi olduğunu, müvekkilinin oteldeki tüm tekstillerin yıkanması için anlaşıldığını, 13/09/2018 tarih ve 30534 sayılı Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe konulan 12.09.2018 tarihli 85 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararı ile gerek eser sözleşmelerinde ve gerekse hizmet alım sözleşmelerinde ödeme yükümlülüklerinin döviz cinsinden kararlaştırılamayacağı, hükmün kararın yayım tarihinden önce yapılmış olan sözleşmeler için de geçerli olacağı, kararın yayım tarihinden önce yapılan sözleşmelerde döviz cinsinden kararlaştırılan bedellerin 30 gün içinde TL olarak yeniden belirlenmesi gerektiğine dair düzenlemenin yürürlüğe girdiğini, bu düzenleme üzerine davacıya 14/09/2018 tarihli ihtarnamenin gönderilerek döviz cinsinden gösterilen bedellerin TL olarak yeniden düzenlenmesinin talep edildiğini ve düzenleme yapılıncaya kadar kesilecek faturaların ihtirazi kayıtla kabul edilip ödemelerin de ihtirazi kayıtla yapılacağının bildirildiğini, aynı ihtarnamede davacının taahhüdüne rağmen davalıya ait tekstil ürünlerine RFID okuyucudan geçirilip sisteme kaydı için gerekli olan çiplerin halen takılmadığını, fiyatlamada çip bedellerinin de müvekkiline yansıtılmasına rağmen aylardır takılmayan çipler nedeniyle müvekkilinden fazladan para tahsil edildiğini, sözleşmeye aykırı davranıldığını, fazla tahsilatın sözleşmenin ifa edilmemesinden kaynaklanan zarar kapsamında davacı alacağından mahsubu gerektiğinin ihbar edildiğini, davacının 24/09/2018 tarihli ihtarname ile sözleşmenin çamaşır yıkama hizmeti alınmasına ilişkin sözleşme olduğuna herhangi bir itirazda bulunmaksızın sözleşmenin uyarlanması konusunda Maliye Bakanlığının Tebliğ yayınlanmasının beklenmesini talep ettiğini, davacının taraflar arasındaki sözleşmenin döviz cinsinden maliyet içerdiğine ilişkin iddiasının gerçek dışı olduğunu, ülkemizde doğalgazın TL ile satışı yapıldığı gibi davacının tekstil yıkamada kullandığı temizleme ürünlerinin de TL üzerinden satıldığını, davacının kullandığı makineler ve makinelerin servis bakım ücretinin ise döviz cinsinden maliyet olarak dikkate alınmasının mümkün olmadığını, davacının sözleşmenin döviz cinsinden maliyet içeren bir eser sözleşmesi olduğunu ispat etmesi gerektiğini, davacının iddia ettiği biçimde taraflar arasındaki sözleşmenin döviz cinsinden maliyet içeren bir eser sözleşmesi olduğu varsayılsa dahi davacının sunduğu hizmetin bedeli belirlenirken 13.09.2018-16.11.2018 tarihleri arasında 06.10.2018 tarihli Tebliğ hükümlerinin 16.11.2018 tarihinden sonra ise 16.11.2018 tarihli Tebliğ hükümlerinin dikkate alınması gerektiğini, davacının tebliğlere aykırı olarak kestiği faturalardan dolayı müvekkilinin davacıya borcu olmadığını, müvekkilinin sözleşmeyi feshetmekte haklı olduğunu, davacı şirket yetkilisi ile mail yoluyla yapılan görüşmelerde taraflar arasındaki sözleşmenin tebliğ hükümlerine tabi olduğunun kabul edildiğini, sözleşmenin ileriye dönük olarak haklı feshiyle birlikte 16/04/2019 tarihli 108.494,78.-TL bedelli 65.535,82.-TL bedelli fiyat farkı faturalarının tanzim edildiğini, kesilen faturalar nedeniyle müvekkilinin 102.432,32.-TL alacaklı hale geldiğini, haklı fesih söz konusu olduğundan davacının müvekkiline 10.000,00 Euro cezai şart ödemesi gerektiğini, haksız fesih olduğu düşünülse dahi 30.000,00 Euro cezai şart bedelinin fahiş olduğunu beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:
Mahkemece; "Taraflar tacir olup, delil olarak ticari defterlere dayanıldığından tarafların ticari defter ve belgeleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmış, mali müşavir bilirkişi ... tarafından ibraz edilen 17/02/2020 tarihli raporda sonuç olarak, tarafların ticari defterleri ve dava dosyası kapsamına göre, davalı şirketin davacı şirket adına düzenlediği ve taraflar arasında ihtilaf konusu olan 16/04/2019 tarihli ... sıra nolu 108.494,78.-TL bedelli fiyat farkı faturasının kabul edilmemesi durumunda dava tarihi itibariyle davacı şirketin bakiye 6.062,46.-TL tutarında davalı şirketten cari hesap alacağının olduğu, kabul edilmesi durumunda ise dava tarihi itibariyle davacı şirketin davalı şirketten cari hesap alatağının olmadığı sonuç ve kantine varıldığının belirtildiği anlaşılmıştır.
Taraflar arasında düzenlenen sözleşmenin döviz cinsinden maliyet içeren sözleşme olup olmadığı ve davacının tazminat talebi hususunda 1 Tekstil Mühendisi bilirkişi ve 1 Hesap bilirkişiden oluşan heyetten rapor aldırılmış, Tekstil Mühendisi bilirkişi ... ve Hesap Uzmanı bilirkişi ... tarafından düzenlenen 12/04/2021 tarihli raporda sonuç olarak; ... Tekstil A.Ş. tarafından tedarik edilen tüm makine, ekipman ve teçhizatın döviz maliyetli olduğu, ancak temizlik için kullanılan ana temizlik malzemelerine dair dosya kapsamında tercümesi yapılamayan evraklar dışında herhangi bir bilgi veya belge bulunmadığı, bu maliyetlerin TL kurundan mı döviz cinsinden mi olduğunun tespitinin yapılamadığı, her ne kadar ... Tekstil A.Ş. tarafından döviz maliyetli olarak tedarik edilmiş olunsa da davacı şirket ile yapılan sözleşme ve davacı şirkete tanzim edilen fatura içeriklerine göre de davacının tedariklerinin TL cinsinden olduğu, ancak her iki şirketin grup şirket olması, sadece makine, ekipman ve teçhizatın döviz cinsinden olması ve 25/12/2019 tarihinde de şirketlerin birleşmesi ile davacının da tedariklerinin döviz cinsinden sayılıp sayılmayacağına ilişkin nihai takdirinin mahkememize ait olduğunu, bu kapsamda davacının tedariklerinin döviz cinsinden olduğunun kabulü halinde, taraflar arasında akdedilen 31/03/2018 tarihli endüstriyel tekstil yıkama sözleşmesinin döviz cinsinden maliyetli olduğunun değerlendirileceği, sözleşmede kararlaştırılan 30.000 EURO tazminat bedelinin dava tarihi itibariyle TL karşılığının 195.069,00.-TL olduğu sonuç ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
Taraf vekillerinin itirazı üzerine daha önce rapor sunan Mali Müşavir bilirkişi ..., Tekstil Mühendisi bilirkişi ..., Hesap Uzmanı bilirkişi ...'den ek rapor aldırılmış, bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen ... tarihli raporda sonuç olarak; tebliğ hükümlerinin kabul edilmesi durumunda, davalı şirketin davacı adına düzenlediği 16/04/2019 tarihli ... sıra nolu 108.494,78.-TL bedelli fiyat farkı faturasının yerinde olduğunun bildirildiği anlaşılmıştır.
Ticari davalarda, ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delillerdendir. Yasada delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan, yasanın ticari defterleri kesin delil olarak düzenlediği açıkça anlaşılmaktadır. Ticari defterler kesin delillerden ise de ancak HMK 222. maddedeki koşullar çerçevesinde ispat aracı olabilir.
Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK 222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi (Değişik 28.07.2020T. 7251 Sy. Kanun-23.madde) yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği, diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılayacağı ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4).
Hem delil olarak dayanılması hem de tarafların tacir olmaları nedeni ile HMK 222 ve TTK 83. Maddeler kapsamında tarafların ticari defterlerinin incelenmesine karar verildiği, davacının usulüne uygun tutulan defterlerinde ticari ilişkinin, dayanak faturaların, davalının yaptığı bir kısım ödemelerin kayıtlı olduğu, defter kayıtlarına göre davacının davalıdan dava tarihi itibari ile bakiye 6.062,55.-TL cari hesap alacağının bulunduğu, davalının usulüne uygun tutulan defterlerinde davalının davacıya bakiye 6.062,46.-TL cari hesap borcunun bulunduğu kayıtlı iken davalının 16/04/2019 tarihli 108.494,78.-TL fiyat farkı faturasını davacı adına borç kaydettirmesi nedeniyle dava tarihi itibariyle davalının davacıya borcunun bulunmadığının kayıtlı olduğu, ancak fiyat farkı faturasının davacının defterlerinde kayıtlı olmaması, ihtilaf konusu olmayan 18/03/2019 tarihli mutabakat mektubu uyarınca davacının davalıdan bakiye 5.138,75.-TL bakiye alacağının bulunduğunun belirtilmesi, mutabakat tarihinden sonra davalının davacıdan 14/04/2019 tarihli 923,71 tarihli faturaya konu hizmeti alması ve bu faturanın her iki tarafın ticari defterlerinde kayıtlı olması nedeniyle bu fatura bedelinin de eklenmesi sonucunda davacının davalıdan bakiye 6.062,46.-TL cari hesap alacağının olduğu kanaatine varılmış, davacının alacağını ispat etmesine rağmen davalının borcu olmadığını yahut ödendiğini ispat edemediği, davacının davadan önce Antalya 22. Noterliğinin 22/04/2019 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile davalıyı temerrüde düşürdüğü, ihtarnamenin davalıya tebliğ tarihi olan 24/04/2019 tarihi itibariyle davalının temerrüdünün gerçekleştiği, taleple bağlı kalınarak 25/04/2019 tarihinden itibaren hüküm altına alınan alacağa avans faiz uygulanmasına karar verilmiştir.
Davacının cezai şart alacağı yönünden yapılan değerlendirmede; taraflar arasında düzenlenen sözleşmenin hizmet sözleşmesi olduğu, anılan sözleşmenin Hazine ve Maliye Bakanlığınca gerek 06/10/2018 tarihli ve 30557 sayılı gerekse 16/11/2018 tarihli ve 30597 sayılı Resmî Gazetede yayımlanan Tebliğlerde belirtilen sözleşme bedelini ve bu sözleşmelerden kaynaklanan diğer ödeme yükümlülüklerini döviz cinsinden veya dövize endeksli olarak kararlaştırılabilecek sözleşmeler arasında yer almadığı, dolayısıyla 06/10/2018 tarihli ve 30557 sayılı Resmî Gazetede yayımlanan Tebliğin 8/23. Maddesi, 16/11/2018 tarihli ve 30597 sayılı Resmî Gazetede yayımlanan Tebliğin 8/27. Maddesi uyarınca sözleşme bedeli ve bu sözleşmelerden kaynaklanan diğer ödeme yükümlülükleri döviz cinsinden veya dövize endeksli olarak kararlaştırılması mümkün olmayan sözleşmelerde yeralan bedellerin 32 sayılı Kararın Geçici 8 inci maddesi kapsamında Türk parası olarak taraflarca yeniden belirlenmesinin zorunlu olduğu, davalı işverenin anılan düzenlemeler doğrultusunda Antalya 3. Noterliğinin 14/09/2018 tarihli, ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile sözleşme bedelinin uyarlanması talebinin davacı tarafından kabul edilmediği, aradan geçen süre içerisinde tarafların sözleşme bedelinin uyarlanması konusunda anlaşamamaları neticesinde davalının Antalya 3. Noterliğinin 16/04/2019 tarihli, ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile sözleşmeyi feshettiği, feshin yukarıda belirtilen yasal düzenlemeler karşısında haklı nedene dayandığı anlaşılmakla davacının cezai şart alacağına ilişkin talebinin reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
İlk Derece Mahkemesi'nce verilen karara karşı, davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davalı ... İnşaat Ticaret A.Ş. arasında davalıya ait ... adlı otele ait tekstillerin yıkanması amacıyla 31/03/2018 tarihli endüstriyel tekstil yıkama sözleşmesi imzalandığını, İlk Derece Mahkemesinin taraflar arasındaki sözleşmeyi hizmet sözleşmesi olarak nitelendirdiğini ve davalının sözleşmeyi haklı nedenle feshettiği gerekçesiyle cezai şart alacağına ilişkin taleplerinin reddine karar verdiğini, İlk Derece Mahkemesi kararının bu yönüyle hukuka ve yasaya aykırı olduğunu, davalı tarafça yapılan fesih işlemine esas alınan, sözleşmelerdeki döviz cinsinden ödemenin TL olarak yapılması gerektiği iddiasının geçerli bir hukuki nedene dayanmadığını, zira taraflar arasındaki tüm fatura işlemleri ile cari hesap işlemlerinin TL üzerinden gerçekleştirilmediğini, ayrıca müvekkili şirketin davalı tarafa sunduğu endüstriyel tekstil yıkama hizmeti sözleşmesinin mevzuata ve yüksek mahkeme kararlarına göre eser sözleşmesi olarak nitelendirildiğini, Yargıtay'ın da birçok ilamında tekstil yıkama sözleşmelerini eser sözleşmesi olarak nitelendirdiğini, davalı tarafça yapılan fesih işlemine esas alınan Türk Parasının Kıymetini Koruma Hakkındaki 32 Sayılı Karara İlişkin Tebliğde 16/11/2018 tarihinde değişikliğe gidilmiş olup 16/11/2018 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanan 2018/32-52 numaralı tebliğin 8/8. maddesine göre, "Türkiye'de yerleşik kişilerin kendi aralarında akdedecekleri; döviz cinsinden maliyet içeren eser sözleşmelerinde, sözleşme bedelini ve bu sözleşmelerden kaynaklanan diğer ödeme yükümlülüklerini döviz cinsinden veya dövize endeksli olarak kararlaştırmaları mümkündür.", müvekkili şirketin iş bu eser sözleşmesine konu ürün ve enerji maliyetinin tamamı döviz cinsinden maliyet içermekte olup bu hususun taraflarınca dosyaya sunulan belgelerle ispatlandığını, bu nedenlerle davalının sözleşmedeki dövize endeksli fiyatlandırmanın Türk Lirasına çevrilmesi gerektiğine dair iddialarının mesnetsiz olup tebliğde yapılan değişiklik uyarınca bu konuda yasal bir zorunluluk bulunmadığını, davalı tarafça sözleşmenin 7. maddesindeki ödeme kurallarına aykırı olarak 7-e maddesi uyarınca fatura tarihlerine göre 90 gün içerisinde müvekkiline ödeme yapılmadığını, bununla beraber haksız ve kötü niyetli olarak sözleşmenin feshedildiğini, tarafınca davalıya keşide edilen Antalya 22. Noterliği'nin 22/04/2019 tarihli ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesinde 6.062,55 TL'lik cari hesap borcunun ödenmesinin istenildiğini ve davalının temerrüte düşürüldüğünü, kaldı ki davalının müvekkili şirkete cari hesap borcunun bulunduğu hususunun İlk Derece Mahkemesi kararı ile de sabit olduğunu, davalının sözleşmeye aykırı davrandığı ve cari hesap borcunu ödemediği halde sözleşmeyi ileriye etkili olarak feshetmesinin TMK m. 2'de yer alan dürüstlük kuralına aykırı olup davalının yaptığı fesih işleminin haksız ve kötü niyetli olduğunu, taraflar arasındaki 31/03/2018 tarihli endüstriyel tekstil yıkama sözleşmesinin davalı tarafça haksız ve geçersiz olarak feshedildiğinden ve sözleşmenin 7-f maddesi uyarınca taraflarına bir aylık fesih öneli de yapılmadığından davalının 30.000,00 Euro yatırım bedeli tazminatı ödemesi gerektiğini, hal böyleyken İlk Derece Mahkemesince taraflar arasındaki sözleşmenin hizmet sözleşmesi olduğu yönünde hatalı hukuki değerlendirme yapılarak döviz cinsinden veya dövize endeksli olarak kararlaştırılması mümkün olmayan sözleşmelerde yer alan bedellerin 32 sayılı Kararın Geçici 8. maddesi kapsamında Türk parası olarak taraflarca yeniden belirlenmesinin zorunlu olduğu gerekçesiyle davalı tarafın sözleşmeyi feshinde haklı nedene dayandığına karar verilmesi ve cezai şart alacağı taleplerinin reddi yönünde hüküm kurulmasının açıkça hukuka aykırı olduğunu, delil listelerinde belirtilen tanığın dinlenmemesinin hukuka aykırı olduğunu, davalı tarafın süresinde cevap dilekçesi sunmadığını ve muvafakatleri olmadığı halde savunmayı genişlettiğini, İlk Derece Mahkemesinin davalının savunmalarını kısmen red kararı yönünden hükme esas aldığını, davalı tarafın süresinde davaya cevap vermediğini, ön inceleme duruşmasına katılmadığını, bilirkişi raporuna itiraz dilekçesi adı altında kur farkı uyarlamasına dair mesnetsiz iddialarla davaya cevap sunduğunu ve delil ikame ettiğini, bu duruma taraflarınca ikinci celsede itiraz edilerek savunmanın genişletilmesi yasağı itirazının ileri sürüldüğünü, buna rağmen İlk Derece Mahkemesince itirazları dikkate alınmaksızın davalının savunmaları doğrultusunda yatırım bedeli tazminatı alacağı kalemi yönünden davalarının hukuka aykırı olarak kısmen reddedildiğini, taraflar arasındaki cari hesap işlemlerinin TL üzerinden kayıt gördüğünü, taraflar arasında akdedilen endüstriyel tekstil yıkama sözleşmesinin sui generis yapıda olduğunu ve Yargıtay uygulamasına göre eser sözleşmesi olarak nitelendirildiğini, bu sebeple sözleşme bedelinin ve sözleşmeden kaynaklanan diğer ödemelerin döviz cinsinden veya dövize endeksli olarak kararlaştırılabileceği ve sözleşmede yer alan dövize endeksli fiyatlandırmanın Türk Lirası'na çevrilmesi yönünde bir zorunluluk bulunmadığını ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi'nin davanın kısmen reddi kararının kaldırılmasına ve yatırım bedeli tazminatı (cezai şart) alacağı taleplerinin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemece davanın tümüyle reddi yerine kısmen kabulüne dair verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, davanın kısmen kabulüne gerekçe olarak yargılama sırasında mali müşavir bilirkişiden alınan ... tarihli bilirkişi raporuna dayandırıldığını, oysa ki ... tarihli bilirkişi raporunda tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde yapılan inceleme sonucu, tarafların ticari defter ve kayıtlarının usulüne uygun tutulduğu, davalı tarafından davacı adına kesilen 16.04.2019 tarih ve ... sıra nolu 108.494,78-TL bedelli fiyat farkı faturasının kabul edilmesi halinde davalının davacıya borcunun bulunmadığı, faturanın kabul edilmemesi halinde ise davalının davacıya 6.062,46-TL borçlu olacağı yönünde görüş bildirildiğini, Mahkemece, mali müşavir bilirkişi raporu doğrultusunda, davalı müvekkili tarafından davacıya kesilen 16.04.2019 tarih ve ... sıra nolu 108.494,78-TL bedelli fiyat farkı faturasının haklı olup olmadığı hususunda inceleme yapılmadığını, Mahkemece bedeli döviz cinsinden kararlaştırılan hizmet sözleşmesi olduğu kabul edilen taraflar arasındaki sözleşmede uygulanması zorunlu olan 13.09.2018 tarih ve 30534 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanarak yürürlüğe konulan 12.09.2018 tarihli 85 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararı ve Cumhurbaşkanlığı Kararı’nın nasıl uygulanacağına dair Hazine ve Maliye Bakanlığı'nca 06.10.2018 tarih ve 305574 sayılı Resmi Gazete’de Türk Parasının Kıymetini Koruma Hakkındaki 32 Sayılı Karara ilişkin 2018-32/51 sayılı Tebliğ'in Geçici 8. maddenin 7, 23 ve 24. fıkraları ile sözleşmelerin döviz cinsinden kararlaştırılamayacağını, tebliğden önce yapılan sözleşmelerdeki bedeller konusunda taraflar arasında anlaşma olmaması halinde anılan tebliğ hükümlerinin uygulanacağı hükmü ile Hazine ve Maliye Bakanlığı'nca 06.10.2018 tarihli 2018-32/51 sayılı Tebliğ'de değişikliğe gidilerek 16.11.2018 tarih ve ... sayılı Resmi Gazete’de Türk Parasının Kıymetini Koruma Hakkındaki 32 Sayılı Karara İlişkin 2018-32/52 Sayılı Tebliğ ile değiştirilen Geçici 8. maddenin 7. fıkrasının, uygulanması halinde, sözleşmede döviz cinsinden belirlenen birim fiyatlarının ne kadar olacağı ve buna göre davacının kestiği faturadaki bedellerin ne kadar olması gerektiği, davacının tebliğ hükümlerine aykırı fazla miktara fatura kesip kesmediği ve davalının kestiği fiyat farkı faturasının tebliğ hükümlerine uygun olup olmadığının taraflar arasında düzenlenen döviz cinsinden maliyet içeren sözleşme olup olmadığı ve davacının tazminat talebi hususlarında tekstil mühendisi ve nitelikli hesaplamalar uzmanı hukukçu bilirkişiden oluşan heyetten rapor alınmasına karar verildiğini, bilirkişi kurulunun hazırladığı ... tarihli bilirkişi kurulu raporu ve ... tarihli ek raporların dosyaya eklendiği, bilirkişi kurulunun ... tarihli ek raporunda anılan tebliğ hükümlerine atıfta bulunularak davalının fiyat farkı faturası tanzim etmekte haklı olup olmadığı yönünden yapılan incelemede davacının kestiği faturaların tutarları ile kesmesi gereken faturalar karşılaştırılarak yapılan hesaplama sonucunda davacının 108.494,78-TL tutarında fazla miktarda fatura tanzim ettiği, bu nedenle davalı müvekkili tarafından davacı adına düzenlenen 16.04.2019 tarihli ... no'lu 108.494,78-TL'lik "Türk Parasını Koruma Kanunu 32 sayılı Tebliğin Geçici 8.maddesi gereği fiyat farkı" açıklamalı fiyat farkı faturasının yerinde olduğunun bildirildiğini, bu haliyle daha önce alınan Mali müşavir bilirkişi raporundaki tarafların ticari defter ve kayıtlarının usulüne uygun tutulduğu, davalı tarafından davacı adına kesilen 16.04.2019 tarih ve ... sıra nolu 108.494,78-TL bedelli fiyat farkı faturasının kabul edilmesi halinde davalının davacıya borcunun bulunmadığının bildirildiğinin Mahkemece gözden kaçırılarak davanın tümüyle reddi yerine 6.062,46-TL yönünden davanın kısmen kabulüne dair verilen kararın hatalı olduğunu, zira Mahkemece davacının cezai şart talebinin reddine dair gösterilen haklı gerekçeyle de taraflar arasındaki sözleşmenin hizmet sözleşmesi olduğu, taraflar arasındaki sözleşmede tebliğ hükümlerinin uygulanması gerektiği, tebliğ hükümlerine göre döviz cinsinden bedelin kararlaştırılmasının yasaklandığı sözleşmedeki bedelin tebliğ hükümlerine göre kur değeri hesaplanıp istenmesi yerine, sözleşmedeki döviz tutarı üzerinden alacak talebinin haksız olduğu, bu yönüyle davalı müvekkili tarafından sözleşmenin feshinin haklı nedene dayandığı ve davacının cezai şart alacağına ilişkin talebinin reddine karar verildiği de dikkate alındığında davalı müvekkili tarafından davacıya kesilen 108.494,78-TL fiyat farkı faturası bedelinin davacının cari hesaptaki 6.062,46-TL bakiye alacağından mahsubu durumunda davalının davacıya borcu değil, bilakis 102.432,32-TL alacaklı olduğunun aşikar olduğunu, tüm bu nedenlerle, Mahkemece davanın tümüyle reddi yerine, hüküm kurulurken bilirkişi raporlarındaki hesaplamalar ve özellikle davalının davacıya fiyat farkı faturası kesmesinin yerinde olduğuna dair tespitle çelişir biçimde davanın kısmen kabulüne dair kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi'nin davanın kısmen kabulüne dair kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE:
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341 ve devamı maddeleri uyarınca ve özellikle istinaf incelemesinin kapsamının öngörüldüğü 355. maddeye göre re'sen gözetilecek kamu düzenine aykırılık halleri dışında istinaf incelemesi istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır. Dairemizce de istinaf incelemesi bu çerçevede yapılmıştır.
Yargılamada ileri sürülen iddia ve cevaplar, mevcut deliller ve tüm dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde;
Dava, cari hesap alacağı ve sözleşmenin haksız feshedildiği iddiasıyla tazminat talebine ilişkindir.
Mahkemece yukarıda yazılı gerekçeyle, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Davacı tarafın istinaf sebepleri açısından yapılan değerlendirmede;
Davacı vekili, davacı ve davalı şirketler arasında davalıya ait ... adlı otel tekstillerin yıkanması amacıyla yapılan 31/03/2018 tarihli tekstil yıkama sözleşmesinin İlk Derece Mahkemesince hizmet sözleşmesi olarak nitelendirdirilmesinin hatalı olduğunu, taraflar arasındaki tüm fatura işlemleri ile cari hesap işlemlerinin TL üzerinden gerçekleştirilmediğini, müvekkili şirketin davalı tarafa sunduğu endüstriyel tekstil yıkama hizmeti sözleşmesinin mevzuata ve yüksek mahkeme kararlarına göre eser sözleşmesi olarak nitelendirildiğini, bu sebeple feshin haksız ve kötü niyetli olduğunu ileri sürmüş ise de; taraflar arasında yapılan sözleşme içeriği nazara alındığında yapılan sözleşmenin hizmet sözleşmesi niteliğinde olduğu, işbu sözleşmenin Hazine ve Maliye Bakanlığı'nın 06/10/2018 tarihli 30557 sayılı ve 16/11/2018 tarihli 30597 sayılı Resmî Gazetede yayımlanan Tebliğlerinde belirtilen sözleşme bedelini ve bu sözleşmelerden kaynaklanan diğer ödeme yükümlülüklerini döviz cinsinden veya dövize endeksli olarak kararlaştırılabilecek sözleşmeler arasında yer almadığı, dolayısıyla 06/10/2018 tarihli 30557 sayılı Resmî Gazetede yayımlanan Tebliğin 8/23. Maddesi ve 16/11/2018 tarihli 30597 sayılı Resmî Gazetede yayımlanan Tebliğin 8/27. maddesi uyarınca sözleşme bedeli ve bu sözleşmelerden kaynaklanan diğer ödeme yükümlülükleri döviz cinsinden veya dövize endeksli olarak kararlaştırılması mümkün olmayan sözleşmelerde yeralan bedellerin 32 sayılı Kararın Geçici 8 inci maddesi kapsamında Türk parası olarak taraflarca yeniden belirlenmesinin zorunlu olduğu, tarafların sözleşme bedelinin uyarlanması konusunda anlaşamamaları neticesinde davalının Antalya 3. Noterliği'nin 16/04/2019 tarihli ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile sözleşmeyi feshetmesinin haklı nedene dayandığı anlaşılmış olmakla davacı vekilinin bu husustaki istinaf itirazları yerinde görülmemiştir.
Yine davacı vekili delil listelerinde belirtilen tanığın dinlenmemesinin hukuka aykırı olduğunu, davalı tarafın süresinde cevap dilekçesi sunmadığını ve muvafakatleri olmadığı halde savunmayı genişlettiğini, İlk Derece Mahkemesinin davalının savunmalarını kısmen red kararı yönünden hükme esas aldığını istinaf sebebi olarak ileri sürmüş ise de; dava tarihi itibariyle dava değerinin tanıkla ispat sınırının üzerinde olduğu, süresinde davaya cevap vermeyen davalının davayı inkar etmiş sayılacağı, davacının delil listesinde kendi ticari defterlerine delil olarak dayandığı, 6100 sayılı HMK'nın 222. maddesi uyarınca Mahkemenin ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebileceği, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olmasının şart olduğu, bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi (Değişik 28.07.2020T. 7251 Sy. Kanun-23.madde) yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği, diğer tarafın bahsi geçen şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamayacağı nazara alındığında davalı tarafın süresinde sunduğu ticari defter ve belgelerin incelenmesinde ve hükme esas alınmasında usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, bu hususun savunmanın genişletilmesi olarak değerlendirilemeyeceği anlaşıldığından davacı vekilinin bu yönleri kapsayan istinaf itirazları da yerinde değildir.
Davalı tarafın istinaf sebepleri açısından yapılan değerlendirmede ise;
Cari hesap alacağı yönünden Yerel Mahkemece tarafların ticari defter ve belgeleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmış olup; davacının usulüne uygun tutulan defterlerinde ticari ilişkinin, dayanak faturaların, davalının yaptığı bir kısım ödemelerin kayıtlı olduğu, defter kayıtlarına göre davacının davalıdan dava tarihi itibari ile bakiye 6.062,55.-TL cari hesap alacağının bulunduğu, davalının usulüne uygun tutulan defterlerinde davalının davacıya bakiye 6.062,46.-TL cari hesap borcunun bulunduğu kayıtlı iken davalının 16/04/2019 tarihli 108.494,78.-TL fiyat farkı faturasını davacı adına borç kaydettirmesi nedeniyle dava tarihi itibariyle davalının davacıya borcunun bulunmadığının kayıtlı olduğu, ancak fiyat farkı faturasının davacının defterlerinde kayıtlı olmadığı, taraflar arasında ihtilaf konusu olmayan, her iki tarafın imzasını içerir 18/03/2019 tarihli mutabakat mektubunda davacının davalıdan bakiye 5.138,75.-TL bakiye alacağının bulunduğunun belirtildiği, mutabakat tarihinden sonra davalının davacıdan 14/04/2019 tarihli 923,71 tarihli faturaya konu hizmeti aldığı ve bu faturanın her iki tarafın ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, bu fatura bedelinin de eklenmesi sonucunda davacının davalıdan bakiye 6.062,46.-TL cari hesap alacağının olduğu, mutabakatın davalı tarafça herhangi bir ihtirazi kayıt da konulmadan imzalanmış olduğu anlaşılmış olmakla davalı tarafın istinaf itirazları da yerinde görülmemiştir.
Sonuç olarak; 6100 sayılı HMK'nın 359/3. maddesi uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgiler, yasaya uygun gerektirici nedenler, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, HMK'nın 355/1. maddesi gereği inceleme istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılmakla, re'sen gözetilmesi gereken kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmadığı, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu, bu itibarla her iki tarafın istinaf itirazlarının yerinde olmadığı anlaşıldığından davacının ve davalının istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine karar vermek gerektiği sonuç ve kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçeleri yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacının ve davalının İlk Derece Mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE,
2-Davacının istinaf başvurusu açısından Harçlar Kanunu'na bağlı tarife uyarınca alınması gerekli 615,40 TL istinaf karar harcından peşin alınan 80,70 TL harcın mahsubuyla bakiye 534,70 TL istinaf karar harcının davacıdan tahsiliyle HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
3-Davalının istinaf başvurusu açısından Harçlar Kanunu'na bağlı tarife uyarınca alınması gerekli 615,40 TL istinaf karar harcından peşin alınan 103,55 TL harcın mahsubuyla bakiye 511,85 TL istinaf karar harcının davalıdan tahsiliyle HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
4-Taraflarca istinaf başvurusu nedeniyle yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerlerinde BIRAKILMASINA,
5-İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından taraflar lehine istinaf vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
6-Kullanılmayan istinaf gider avansının 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde ilgilisine İADESİNE,
7-Kararın Dairemizce taraflara TEBLİĞİNE,
Dair; dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 04/06/2025 tarih 7550 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 20. maddesi uyarınca dava tarihindeki miktar itibariyle 6100 sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince Dairemiz kararının tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 07/10/2025
...

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim