mahkeme 2022/1010 E. 2025/709 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2022/1010

Karar No

2025/709

Karar Tarihi

12 Eylül 2025

T.C.
ANTALYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
11. HUKUK DAİRESİ
KARAR TARİHİ:12/09/2025
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
KARAR TARİHİ:01/12/2021
DAVANIN KONUSU:Menfi Tespit
GEREKÇELİ KARAR
YAZIM TARİHİ:12/09/2025

İlk Derece Mahkemesinin kararı ve dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.
Üye hakimin görüşü değerlendirildi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ:
Davacı vekili; ...'nun, müvekkili şirketin yetkilisi olduğunu, müvekkili aleyhine davalı tarafından Antalya Genel İcra müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, yapılan takip açıkça usule aykırı olduğu gibi, iddia edilen alacağın hukuki dayanağının olmadığını, takibe dayanak kıymetli evrakın kötü niyetli davalı tarafından iktisap edildiğini ve yetkili hamilin müvekkili olduğunu, müvekkilinin ... ilçesinde ticaret ile uğraştığını, dava konusu çekin şirket yetkilisi ... tarafından imzalandığını ancak çekin ilgili kısımlarının doldurulması ile gerçek anlamda keşide edilmemiş ve şirket kaşesi dahi basılmamış halde müvekkilinde bulunduğunu, söz konusu çekin müvekkilinin hiç bir ticari ilişkisi olmayan davalı tarafından kötü niyetli olarak, müvekkilinin izni olmadan ele geçirildiğini, davalının bu yönüyle çeki iade yükümlülüğü olduğunu, konuyla ilgili ... tarafından ... Cumhuriyet Başsavcılığına müracaatta bulunulduğunu ve ... soruşturma numarası ile işleme konulduğunu, dosyanın yetkisizlik ile Antalya Cumhuriyet Başsavcılığına gönderildiğini, ispat külfetinin davalıda olduğunu beyan ederek, menfi tespit talebinde bulunmuştur.
DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davalı vekili; davanın haksız bir dava olduğunu, davalı şirket yetkilisi ...'nun babası ... ve davalı müvekkilin ortak şirket kurma gayesi ile ilgili şirketi kurduğunu, kuruluş aşamasında ilgili şirketin güven ilişkisine dayalı ve sicili temiz olması nedeniyle ... üzerine yapıldığını, ilgili şirketin öz sermayesinin davalının abisi ...'ın aracı satılarak karşılandığını, davacı şirketin asıl yetkililerinin resmiyette olmasa da ... ve ... olduğunu, davalı ...'ın ilgili şirketle ve şahıslarla bağlantılı olduğunun ispatının ... ve ...'ın taraf olduğu Antalya Genel İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasının derdest olduğunu, davacının babasının müvekkilini dolandırdığını, ... CBS'de soruşturma yapıldığını, davalı müvekkilinin elindeki resmi evrakları almak için şirket yetkilileri tarafından çeşitli hakaret, tehdit ve şantaja maruz kaldığını, bu hususlara ilişkin Davacı ...'nun annesi ... ile davalı müvekkilin taraf olduğu Antalya 10. Asliye Ceza Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasının derdest olduğunu, davacı müvekkilin ilgili şirketten yüklü miktarda alacağı bulunduğunu, bu hususa davacı ve ailesinin vakıf olduğunu, bir çok kez borcu yazılı ve sözlü ikrar ettiklerini ancak ödemeye yanaşmadıklarını, müvekkilinin başkaca alacaklarının da olduğunu, ispat yükünün davacıda olduğunu, yazılı delille ispatın gerektiğini beyan ederek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:
Mahkemece, "...Kambiyo senedi metni sonradan doldurulmuş olsa bile metnin aradaki anlaşmaya aykırı doldurulduğu yasa olarak ispat edilmedikçe çek niteliğini bertaraf olmaz. Davalının çekte, lehtar olduğu, davacının keşideci olduğu anlaşılmaktadır. Taraf dilekçelerinde geçen başkaca mahkeme ve savcılık dosyalarının davacının iddiasını ispatlar nitelikte olmadığı anlaşılmaktadır. İspat yükü altında bulunan tarafın başvurabileceği delillerden biri de yemin delilidir. Yemin, taraflardan birinin davanın çözümlenmesine etkili olan bir vakıanın doğru olup olmadığı hakkında kanunun belirlediği şekilde mahkeme (hakim) önünde beyanda bulunmasıdır. Bir başka deyişle; Yemin, taraflardan birinin davanın çözümünü ilgilendiren bir olayın doğru olup olmadığı konusunu, kanunda belirtilen usule uyarak, mahkeme önünde, kutsal sayılan değerlerle teyit eden ve kesin delil vasfı yüklenmiş sözlü açıklamalardır (03.03.2017 tarihli ve 2015/2 E., 2017/1 K. sayılı YİBK). Medeni Usul Hukukumuzda yemin delili kesin delil niteliğindedir. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu., 2015/22-2376 esas, 2019/370 karar)Yargıtay İçtihadı Birleştirme Hukuk Genel Kurulu, 03.03.2017 gün ve ... E. ... K. no’lu kararı ile; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun yürürlüğe girmesinden sonra açılmış olan davalarda tarafların dava ve cevap dilekçeleri ile delil listelerinde "sair deliller, her türlü delil, ve sair deliller" gibi ibarelerin bulunması halinde tarafların yemin deliline başvurmuş sayılamayacakları ve bu kapsamda hâkimin ispat yükü kendisine düşen tarafa 'yemin teklifinde bulunma hakkı'nı hatırlatmayacağına oyçokluğu ile karar verilmiştir. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 2010/1-281 E., 2010/323 K., 16.06.2010 tarih, Belirtilmelidir ki; Yargıtay İçtihadı Birleştirme kararları konularıyla sınırlı, gerekçeleriyle açıklayıcı, sonuçlarıyla bağlayıcıdırlar, bkz: 2797 saıyılı Yargıtay kanunu m. 45;"İçtihadı birleştirme kararları benzer hukuki konularda Yargıtay Genel Kurullarını, dairelerini ve adliye mahkemelerini bağlar.). Davacı taraf, dava dilekçesinde "yemin" deliline açıkça dayanmıştır ancak mahkememizce bu hak hatırlatılmamış, kullandırılmamıştır. HMK'nın 226/1-c. Maddesine göre, "yemin edecek kimsenin namus ve onurunu etkileyecek veya onu ceza soruşturması ya da kovuşturması ile karşı karşıya bırakacak vakıalar" yemine konu olamaz. (Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. HD., 2020/614 E, 2021/827 K; Yine emsalen Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. HD., 2019/492 E, 2019/2207 K; 2018/211 E, 2018/1328 K.) Bu nedenle, söz konusu nitelikte sonuç doğurabileceğinden yemin delili davacıya kullandırılmamıştır. Tüm dosya kapsamı, yukarıdaki açıklamalar ışığında, usulen kanıtlanamayan davanın reddine" karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemenin ticari defterlere ve bilirkişi deliline başvurmadan eksik inceleme ile karar verdiğini, Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen ... numaralı soruşturma dosyasının akıbetinin beklenilmesinin gerektiğini, dava konusu çekin, gayri resmi bir ortaklıktan doğan borca ilişkin olduğunu beyanı ile ispat yükünün yer değiştirdiğini, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun ... Esas ... Karar numaralı ilamında menfi tespit davasında kural olarak hukuki ilişkinin varlığını ispat yükünün davalı / alacaklıda olduğuna hükmettiğini, davalı tarafın müvekkili şirket ile arasında borç ilişkisini ispatlayamadığı için davanın reddi gerektiğini istinaf sebepleri olarak ileri sürmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE:
Dava, İİK'nın 72. maddesi gereği menfi tespit istemine ilişkindir.
Mahkemece yazılı gerekçeyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Çek kıymetli evrak olup, sebepten mücerret bir ödeme aracıdır. Çekin kural olarak muaccel bir borcun tasfiyesi amacıyla verildiği kabul edilmektedir.
Dava konusu çekteki imza davacı tarafından inkar edilmemekle birlikte bu çekin davalıya verilmediği dolayısıyla taraflar arasında ticari ilişki bulunmadığı belirtilerek çekin bedelsiz olduğunu iddia etmekteyken davalı taraf ise çekin taraflar arasındaki şirket ortaklığına yönelik ticari ilişki nedeniyle alındığını savunmaktadır. Davacı bu çekin bedelsiz olduğunu ya da iddia ettiği gibi boş olarak verildiğini ve dolayısıyla anlaşmaya aykırı doldurulduğunu yazılı delille ispat etmek zorundadır. İşbu davada ispat yükü 4721 sayılı Türk Medeni Kanun'un (4721 sayılı Kanun) 6 ıncı ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanun’un (6100 sayılı Kanun) 190 ıncı maddesine göre davacıdadır.
Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı'nın hırsızlık suçundan yürütülen ... soruşturma dosyası ile ve yine açığa imzanın kötüye kullanılması suçundan yürütülen ... soruşturma dosyalarının takipsizlik kararları ile sonuçlandığı ve verilen kararlara itirazların reddi üzerine kesinleştiği anlaşılmıştır.
Davalının ispat yükü kendisinde olmamasına rağmen 6100 sayılı Kanun'un 191 inci maddesi kapsamında bir kısım beyanlarının ispat yükünü üstlendiği şeklinde değerlendirilemeyeceği, kıymetli evrak vasfında olan çekin ticari defterlere kayıt zorunluluğunun bulunmadığı hususları dikkate alınarak, İlk Derece Mahkemesinin karar ve gerekçesinde bir isabetsizlik bulunmadığı kanaati hasıl olmuştur.
Sonuç olarak; 6100 sayılı HMK'nın 359/3. maddesi uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgiler, yasaya uygun gerektirici nedenler, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, HMK'nın 355/1. maddesi gereği inceleme istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılmakla, re'sen gözetilmesi gereken kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmadığı, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu, bu itibarla davacı tarafın istinaf itirazlarının yerinde olmadığı anlaşıldığından davacının istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerektiği sonuç ve kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacı vekilinin İlk Derece Mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 615,40 TL maktu istinaf karar harcından peşin olarak yatırılan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 534,70 TL istinaf karar harcının davacıdan tahsili ile Hazineye GELİR KAYDINA, harç tahsil müzekkeresinin İlk Derece Mahkemesince YAZILMASINA,
3-Davacının istinaf başvurusu nedeniyle yapılan yargılama masraflarının kendi üzerinde BIRAKILMASINA,
4-Kullanılmayan istinaf gider avansının 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde İlk Derece Mahkemesince ilgilisine İADESİNE,
5-İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından davalı lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
6-Kararın Dairemiz tarafından taraflara TEBLİĞİNE,
Dair; dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince Dairemiz kararının tebliğinden itibaren İKİ HAFTALIK süre içinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 12/09/2025
...

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim