mahkeme 2021/593 E. 2024/1110 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2021/593
2024/1110
25 Haziran 2024
T.C.
ANTALYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
11. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
KARAR TARİHİ: 11/01/2021
DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali
GEREKÇELİ KARAR
YAZIM TARİHİ: 25/06/2024
İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.
Üye hakimin görüşü değerlendirildi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ:
Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında 05/08/2005 tarihinde imzalanan “Endeksörlerle Endeks Okuma” sözleşmesi gereğince müvekkilinin, davalıya eylül 2005 - eylül 2007 döneminde sahada abonelerin sayaçlarının endeksör vasıtası ile endeks okuma, endöksere kaydetme, bildirim tanzimi, aboneye bırakılması, tespit edilmiş bilgilerin .... bilgisayarlarına aktarılması, abone sayaçlarının ve mühürlerinin kontrolü, kaçak ve usulsüz elektrik kullananların tespitine ilişkin olarak belirlenen hizmetleri verdiğini, müvekkili şirketin elektronik ortamda gelen veri ile emirlerini abone ve sayaç durum kodlarına bağlı olarak ve bu kodlara bağlayarak davalı idareye bildirdiğini ancak davalı tarafından abone ve sayaç kurum kodları ve kaçak ihbarlarına ilişkin ödemeler yapılmadığını, bu kapsamda verdiği kaçak kontrol hizmetinin karşılığı olarak yükleniciye diğer aboneler için belirlenen kesme bağlama birimi bedellerinin % 50’sinin ödenmesinin kararlaştırıldığını ancak bu bedelin ödenebilmesi için davalı tarafından kaçak tutanağının tahakkuka bağlanması gerektiğini, müvekkilinden kaçak ve usulsüz elektrik kullanım ihbarını alan davalının bu konuda tutanak tutup tahakkuka bağlamakla yükümlü olduğunu ancak bu yükümlülüğün yerine getirilmesi için sözleşmede bir süre öngörülmediğini dürüstlük kuralına uygun olarak davalının bu edimi yerine getirip belirlenen bedelleri ödemediğini, müvekkilinin görevinin abone ve/veya sayacın tespit edilemeyen endeksinin sebebini davalıya bildirmekten ibaret olduğunu, abone sayaç durum kod bildirimleri ve kaçak ihbarından doğan alacağın müvekkilinin istihkaklarına yansıtılmamasından dolayı müvekkilinin zarara uğradığını beyan ederek, bu zararın giderilmesi amacıyla giriştiği takibe itirazın iptaline ve takibin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davalı vekili, davacıya verdiği ve dava konusu ettiği hizmetle ilgili bir ödeme yapılabilmesi için bunun faturaya bağlanması gerektiğini, müvekkilinin sözleşme gereğince davacı için gerekli hakedişleri düzenleyip ödemeleri yaptığını, hakedişler üzerinde mutabakat sağlandığını bugüne kadar düzenlenen hakediş raporlarına itiraz etmeyen davacının talebinde haksız olduğunu, kaldı ki davacının talep ettiği ücretin ödenmesinin okunan sayaçlara fatura düzenlenmesine veya abone tarafından endeksin işletmeye ulaştırılması ve fatura düzenlenmesine bağlı olduğunu, davacının fatura çıkmayan ve endeks değeri işletmeye ulaşmayan okumalara ilişkin herhangi bir talepte bulunamayacağını, kaçak ve usulsüz kullanım tarifine giren durumlarla karşılaşıldığında yüklenici tarafından idareye haber verileceğinin ve idarece ücretin ancak kaçakların tahakkuka bağlanması halinde ödeneceğinin kararlaştırıldığunı kaldı ki sayaç ve abone olmayan yerde sayacın okunması durumunun söz konusu olamayacağını beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda;"...taraflar arasındaki sözleşmenin dayanağı olan Hizmet İşleri Genel Şartnamesi 42. maddesine göre yüklenicinin geçici hak edişlere itirazı olduğu takdirde karşı görüşlerinin neler olduğunu ve dayandığı gerekçeleri idareye vereceği ve bir örneğini de hak ediş raporuna ekleyeceği dilekçesinde açıklaması ve hak ediş raporunu “idareye verilen …. tarihli dilekçemde yazılı ihtirazi kayıtla” cümlesini yazarak ya da bu anlama gelecek bir itiraz şerhi imzalaması gerektiği, davacının böyle bir ihtirazi kayıt şerhi yazdığına ilişkin iddiası olmadığı gibi genel olarak yapılan incelemede de böyle bir kayda rastlanmadığı, ayrıca sözleşmede belirtildiği şekilde davacının hak ediş raporunu imzaladıktan en çok 10 gün içinde bir itiraz verdiğine ilişkin iddiasının da olmadığı, taraflar arasındaki bu şartname sözleşmenin imzalanması ile delil sözleşmesi niteliğini kazandığından davacının alacağını belirtilen delille ispatlayamadığı" gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davada iddia ve savunmaya konu edilmeyen hususlarda tarafların ileri sürmedikleri ve dayanmadıkları gerekçeler ile hüküm kurulamayacağını, mahkemenin gerekçesindeki ihtirazi kaydın kamu düzeni ile ilgili olmadığını, şirket temsilcisinin davada şahsi taraf sıfat ve ehliyeti olmadığından karar başlığında taraf olarak gösterilmesinin usule aykırı olduğunu, öncelikle dava konusu alacak kalemleri yönünden hiçbir hakediş düzenlenmediği gibi, dava konusu olmayan diğer hususlarda düzenlenen hakedişlerde de dava konusu alacak kalemi için bir sütun düzenlenmediğini, hakedişlere yansıtılmayan ve yer almayan alacaklar için ihtirazi kayıt konulmasına gerek olmadığını, söz konusu hakedişlerin ibraname yerine geçemeyeceğini, mahkeme kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini beyan ederek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir.
Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
HMK'nın 359/3 maddesi uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK'nın 355/1 maddesi gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, taraflar arasındaki sözleşmenin eki niteliğinde olan delil sözleşmesi vasfını taşıyan ve kamu düzeni nedeniyle resen gözetilmesi gereken Hizmet İşleri Genel Şartnamesi'nin 42. maddesi uyarınca davacının davaya konu ettiği alacaklarının girdiği hakedişleri ihtirazi kayıt olmaksızın imzaladığının anlaşılmasına ve benzer uyuşmazlıkta Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 05/10/2023 tarih, ... Esas - ... Karar sayılı ilamı karşısında ilk derece mahkemesince verilen kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun ve karar başlığındaki maddi hatanın mahalinde düzeltilebilecek bir eksiklik olduğunun anlaşılmasına göre; davacı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacı vekilinin ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 427,60 TL maktu istinaf karar harcından peşin olarak yatırılan 59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 368,30 TL istinaf karar harcının davacı taraftan tahsili ile Hazine'ye GELİR KAYDINA, harç tahsil müzekkeresinin ilk derece mahkemesince YAZILMASINA,
3-Davacının istinaf başvurusu nedeniyle yaptığı yargılama masraflarının kendi üzerinde BIRAKILMASINA,
4-Kullanılmayan istinaf gider avansının 6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesince ilgilisine İADESİNE,
5-İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından davalı lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
6-Kararın ilk derece mahkemesi tarafından taraflara TEBLİĞİNE,
Dair, 6100 sayılı HMK'nın 352/1-b maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle ve 6100 sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince dava değerinin 378.290,00 TL'nin altında olması nedeniyle kesin olarak karar verildi.
...
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.