Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2021/2886

Karar No

2025/61

Karar Tarihi

10 Şubat 2025

T.C.
ANTALYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
11. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
KARAR TARİHİ:29/06/2021
DAVANIN KONUSU:İtirazın İptali
GEREKÇELİ KARAR
YAZIM TARİHİ:10/02/2025

İlk Derece Mahkemesinin kararı ve dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.
Üye hakimin görüşü değerlendirildi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ:
Davacı vekili, Müvekkili banka ile ... İnşaat Sanayi ve Ticaret Limitde Şirketi arasında Genel Kredi Sözleşmesi akdedildiğini, ... ve ...’ ın müteselsil kefaletiyle imza attıklarını, kredilerin normal seyrini kaybetmesi, borçluların bankanın alacaklarının ödenmesini tehlikeye düşürecek miktarda hacze veya icra takibine maruz kalması üzerine Beyoğlu 48. Noterliği’ nin 05/12/2017 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesinin keşide edildiğini, Antalya 13. İcra Müdürlüğü’ nün ... Esas sayılı dosyası ile ilamsız takip başlatıldığını, davalının hiçbir dayanağı olmaksızın sırf takibi durdurup vakit kazanmak için borcun tamamına itiraz ettiğini ve takibin durduğunu, müvekkili bankanın kayıtları üzerinde yaptırılacak bilirkişi incelemesi sonucunda bu hususun ispat edileceğini, bu nnedenlerle davalının Antalya 13. İcra Müdürlüğü’ nün ... Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazının iptali ile takibin devamına, müvekkili banka lehine %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davalı taraf cevap dilekçesi sunmamıştır.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:
Mahkemece, "... davacı banka tarafından dava dışı ... İnşaat Sanayi Ticaret Limited Şirketi arasında Genel Kredi ve Teminat sözleşmesinin imzalandığı, taraflar arasında başkaca bir sözleşmeye rastlanmadığı, davacı banka tarafından sözleşmelerde kefil sıfatına sahip olan davalı aleyhine ilamsız icra takibinin başlatıldığı, davalı asilin kredi sözleşmesini kefil sıfatıyla sözleşmeyi imzaladığı anlaşılmaktadır. Kefalet tutarının rakam ve yazı ile açıkça sözleşmede belirtilmesi nedeni ile kefaletin 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun 583 ve 584. maddelerine uygundur. Davalı yönünden verilen bir tedbir de bulunmamaktadır. Taraflar arasında düzenlenen sözleşmede bankaya hesabı kat etme ve bunun sonucu olarak sözleşmeyi fesih yetkisi tanınmış, alacaklı banka tarafından bu yetkiye dayanılarak kat edilerek borçlulara ihtarname gönderilmiştir. Davalı ...’ın Gayri nakdi çek kredisinden depo talebi ve nakdi çek kredisinden doğan banka alacağı müteselsil kefil olduğu 08.12.2016 tarihli sözleşme kapsamında açılan ve kullandırılan krediler olması nedeniyle davalının kefalet sorumluluğunda olduğu, dava dışı şirkete davalının kefaletinin bulunmadığı 14.03.2017 tarihli çerçeve kredi sözleşmesine dayalı olarak 19.07.2017 tarihinde açılan ve kullandırılan taksitli krediden doğan banka alacağından davalının kefaleten sorumlu tutulmasının mümkün bulunmadığı sabittir. Buna göre bilirkişi tarafından düzenlenen ve hükme esas alınan 02/06/2021 tarihli raporda da belirtildiği üzere davacının genel kredi ve teminat sözleşmesine dayalı olarak davalı kefilden 13.173,07 TL asıl alacak, 370,64 TL işlemiş akdi ve temerrüt faiz, 18,53 TL gider vergisi, 451,03 TL ihtar masrafı olmak üzere toplam 14.013,27 TL talep etmesinin yerinde olduğu, takip tarihi itibariyle davacı bankanın olası riskini oluşturan 33 adet çek yaprağı bulunduğu, sözleşmenin 9.21 maddesi (f) bendi ve müteselsil kefillere ilişkin 10.13 maddesi uyarınca, bankanın olası riskinin tedbir mahiyetinde depo edilmesini talep edebileceği fazlaya ilişkin miktarlar bakımından yapılan takibin haksız olduğu kanaatine varıldığından davanın kısmen kabulüne karar vermek gerekmiştir. Davacı vekili, itirazın iptali talebi ile birlikte icra inkar tazminatı talebinde bulunmuştur. Borçlu lehine icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için likit ve belirlenebilir bir alacağın mevcut olması gerekmektedir. Likit bir alacaktan söz edilebilmesi için, ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi veya bilinmesinin gerekmekte olması, böylece, borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması; başka bir ifadeyle, borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir. Buna göre davalı borçlular tarafından sözleşme ve ihtarnameler ile sabit olan alacağın tereddütsüz bir şekilde likit ve belirlenebilir olması nedeni ile davalı borçlular aleyhine kabul edilen alacak miktarı üzerinden %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesine" karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Karara karşı, taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece bilirkişi raporları arasındaki çelişkilerin giderilmediğini, itirazlarının dikkate alınmadan hüküm kurulduğunu, mahkemenin gerekçesinde belirttiğinin aksine takibe konu ticari kredi davalının imzasının olmadığı 14/03/2017 tarihli çerçeve sözleşme kapsamında kullandırılmadığını, takibe konu ... nolu kredinin yapılandırma kredisi olduğunu, ... nolu yapılandırma kredisinin 20/07/2017 tarihinde kullandırıldığını, yapılandırmaya konu olan ürünler ... nolu kredi (açılış tarihi : 09/12/2016) ve ... nolu kredi (açılış tarihi : 28/01/2016) olduğunu, takibe konu ... nolu yapılandırma kredisi, 2016 tarihli kredi sözleşmesine istinaden kullandırılan kredilerin yapılandırılması üzerine açıldığını, dolayısı ile davalı kefilin bu kredilerden sorumlu olduğunu, bilirkişilerin bu hususta eksik ve hatalı inceleme yaptığını, dosyada iki farklı bilirkişiden alınan raporun birbiri ile çeliştiğini, belirlenen faiz oranlarının da hatalı olduğunu, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılması gerektiğini istinaf sebepleri olarak ileri sürmüştür.
Davalı vekili katılma yoluyla istinaf dilekçesinde özetle; davalı müvekkilinin borçlu ve kefil sıfatıyla imzaladığı 09/12/2016 tarihli ve ... numaralı sözleşmeye bağlı olmadığını, 14/03/2017 tarihinden sonra yapılan sözleşmede davalı müvekkilinin imzasının bulunmadığını, müvekkiline atfedilecek bir kusurun olmadığını, davacı tarafça sözleşmenin yapılandırma sözleşmesi olduğu iddia edilmekte ise de, hukuki temel ve özü değiştirmeyeceğini, kredi sözleşmesini müşterek borçlu ve müteselsil kefil olarak müvekkilinin imzalamadığını, davanın kısmen kabulüne temel olan gayri nakdi depo bedelinden müvekkilinin sorumlu olmadığını, kararı bu kısım açısından sınırlı olarak istinaf ettiklerini, davanın müvekkili aleyhine ile 46.530,00 TL "gayri nakit depo bedelinden" sorumlu olduğu varsayımı ile verilen, kararın bu hükmünün kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE:
Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece yazılı gerekçeyle, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
HMK m. 359/3 uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK m. 355/1. gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, davalının 08/12/2016 tarihli sözleşme kapsamında kullandırılan krediler nedeniyle sorumlu olmasına, 14/03/2017 tarihli çerçeve kredi sözleşmesine dayalı olarak 09/07/2017 tarihinde açılan ve kullandırılan taksitli krediden dolayı davacının kefaletinin bulunmamasına ve bu kredi nedeniyle davalının sorumlu olmamasına, davalının sadece nakdi çek kredisinden ve gayri nakdi çek kredisi depo talebi yönünden sorumlu olmasına, 08/12/2016 tarihli kredi sözleşmesinin 9.21 maddesi (f) bendi ve 10.13 maddesinde depo talebinin müteselsil kefili de kapsayacağının düzenlenmiş olmasına ( aynı yönde Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 06/11/2018 tarih 2018/19-689 Esas 2018/1624 Karar sayılı ilamı ), bilirkişi raporu hükme esas almaya elverişli olup raporun denetime açık olmasına ve somut verilere dayanmasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davacı ve davalı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK m. 353/1-b-1. gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerektiği anlaşıldığından aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacı ve davalı vekilinin İlk Derece Mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 615,40 TL maktu istinaf karar harcından peşin olarak yatırılan 59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 556,10 TL istinaf karar harcının davacıdan tahsili ile Hazineye GELİR KAYDINA, harç tahsil müzekkeresinin ilk derece mahkemesince YAZILMASINA,
3-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 957,24 TL nispi istinaf karar harcından peşin olarak yatırılan 239,31 TL harcın mahsubu ile bakiye 717,93 TL istinaf karar harcının davalıdan tahsili ile Hazineye GELİR KAYDINA, harç tahsil müzekkeresinin ilk derece mahkemesince YAZILMASINA,
4-Taraflarca istinaf başvurusu nedeniyle yapılan yargılama masraflarının kendi üzerilerinde BIRAKILMASINA,
5-Kullanılmayan istinaf gider avansının 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesince ilgililerine İADESİNE,
6-İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
7-Kararın İlk Derece Mahkemesi tarafından taraflara TEBLİĞİNE,
Dair; dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a. maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 10/02/2025
...

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim