mahkeme 2021/2352 E. 2024/1531 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2021/2352
2024/1531
5 Kasım 2024
T.C.
ANTALYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
11. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:ANTALYA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan)
GEREKÇELİ KARAR
YAZIM TARİHİ: 05/11/2024
İlk Derece Mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.
Üye hakimin görüşü değerlendirildi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ:
Davacı vekili, müvekkilinin doğru dürüst okuma yazma bilmediğini, davalının yönetici olarak görev yaptığı .... yıllarca kapıcılık yaptığını, müvekkilinin iş akdine kendisine hakları ödenmeden davalı tarafından son verildiğini, müvekkili tarafından Antalya 6. İş Mahkemesi'nin .... Esas sayılı dosyası ile site aleyhinde 25/04/2015 tarihinde dava açıldığını, davanın açılması ile birlikte müvekkilinden alınan 1.000,00-TL lik bono ve müvekkili tarafından imzalanmayan 7.000,00-TL lik bononun icraya konu edildiğini, müvekkilinin davalıya toplamda 8.000,00-TL lik bono vermesinin mümkün olmadığını, müvekkilinin gelen icra emirlerini inceleyemediği için icra hukuk mahkemesine imzanın inkarından ötürü dava açmadığını, müvekkilin kapıcılık maaşına icra dosyası tarafından haciz konulduğunu ve maaş kesintilerinin icraya çalıştığı yeni site yönetimi tarafından bir kısmının ödendiğini, müvekkilinin sonradan incelettiği icra dosyasında, 7.000,00-TL lik bononun kendisi tarafından imzalanmadığının anlaşıldığını, müvekkilinin bu şekilde bir borcu olmadığını, bu sebeplerle davanın reddini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davalı vekili, zamanaşımı ve hakdüşürücü süre yönünden usulden davaya itiraz ettiklerini, davacının yapılan icra takibine süresi içinde imza itirazında bulunmadığı gibi, belli süre maaşından icra dosyasına kesinti yapıldığını, sonradan alacaklı olduğu dosyanın üzerine haciz şerhi işlenmesi üzerine kötüniyetli olarak imza inkarı yoluyla yersiz olarak tedbir kararı alındığını, bu davanın davacı hakkında icra takibini uzatmaya ve alacağın ödenmemesine ilişkin kötüniyetli bir iddia olduğunu, davacının okuma yazma bilmediği için icra takibine itiraz edemediği iddiasının doğru olmadığını, Antalya 15. İcra Müdürlüğü'nün .... Esas sayılı dosyasından da anlaşılacağı üzere, 02/11/2015 tarihinde ödeme emrinin borçluya tebliğ edildiğini, 02/02/2016 tarihinde ise maaş haczi için davacının çalışmakta olduğu .... Sitesi Yönetimine maaş haciz müzekkeresinin tebliğ edildiğini, davacının maaş haczi amacıyla kesinti yapıldığını bilmemesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, bu sebeplerle davanın reddini, davacının %20 den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:
Mahkemece, "Dava konusu somut olayda, yukarıda belirtilen kanun maddesi ve emsal içtihat doğrultusunda yapılan değerlendirmede: davacı tarafça Antalya 15.İcra Müdürlüğü'nün .... Esas sayılı takip dosyasındaki bononun sahte olduğu, bono üzerindeki imzanın davacının eli ürünü olmadığı iddia edilmiş, davacıya ait imza yönünden yapılan bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen yukarıda belirtilen rapordan takibe dayanak bonodaki imzanın imzanın davacının eli ürünü olduğu anlaşılmış bu sebeple davacının menfi tespit isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
İİK 72/4.maddesinde; "Dava alacaklı lehine neticelenirse ihtiyati tedbir kararı kalkar. Buna dair hükmün kesinleşmesi halinde alacaklı ihtiyati tedbir dolayısıyla alacağını geç almış bulunmaktan doğan zararlarını gösterilen teminattan alır. Alacaklının uğradığı zarar aynı davada takdir olunarak karara bağlanır. Bu zarar herhalde "yüzde yirmiden" aşağı tayin edilemez." düzenlemesi mevcut olup, Mahkememizce 22/06/2017 tarihli tensip 8 nolu ara karar ile takibe dayanak bono yönünden teminat karşılığında icra veznesine girecek olan paranın dava sonuna kadar alacaklıya ödenmemesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verildiği ve bu kararın uygulandığı görülmekle alacaklı lehine sonuçlanan eldeki dava da takibe dayanak bono bedelinin %20'si tutarındaki tazminatının davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine" karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Müvekkilinin okuma yazma bilmeyen, ekonomik olarak da zayıf durumda olduğunu, müvekkilinin, davalının yöneticilik yaptığı sitede kapıcılık yaptığını, müvekkilinin iş aktinin davalı tarafından haksız olarak fesih edildiğini, Antalya 6. İş Mahkemesi'nin .... Esas saylı dosyası ile alacak davası açtıklarını, davanın müvekkili lehine sonuçlanmış olmasına rağmen halen ilgili site ve davalı tarafından müvekkiline ödenme yapılmadığını, müvekkilinin alacaklarını tahsil için dava açmasından sonra, davalı tarafından icra dairesinde iki adet senedin icraya konu edildiğini, bu bonolardan 7.000,00-TL bedelli olan senetteki imzaların müvekkiline ait olmadığını, müvekkilinin 29.04.2014 vadeli 7.000,00-TL karşı yandan borç alarak senet vermesinin de hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, davalının davacının aynı zamanda işvereni olduğunu, böyle bir borç bonosunun düzenlenmesinin dahi tek başına kanuna ve hakkaniyete aykırı olduğunu, çıplak gözle dahi basit bir incelemeyle iki bonoda bulunan imzaların dahi birbirini tutmadığını, bu nedenle de mahkeme tarafından ilk olarak imza incelemesine gönderilen kurum olan, Adli Tıp Kurumu .... tarihli raporunuda; "...inceleme konusu senette ...'e atfen atılı imzalar ile ...'in mevcut mukayese imzaları arasında biçimsel benzerlikler bulunmakla birlikte söz konusu borçlu imzalarının basit tersimli, önemli karakteristik tanı unsuru içermeyen imzalar olmaları nedeniyle daha ileri bir tespite gidilemediği.." şeklinde rapor tanzim edildiğini, kesin ve şüpheye yer vermeyecek şekilde imzaların müvekkiline ait olduğu şeklinde bir rapor düzenlenmediğini, bu duruma rağmen daha sonra işin uzmanı ve kurumu olmayan yerlerden getirtilen raporlarda ise; imzaların müvekkiline ait olabileceği şeklinde şüpheli ve tereddütlü raporlara mahkemece itimat edilerek davanın reddi yönünde karar verildiğini, davalının bu bonoların niçin düzenlendiğini beyan etmediğini, kapıcılık yapan, sitede kapıcı dairesinde kalan bir kişinin bonoların tanzim tarihleri olan 2008 ve 2014 yıllarında böyle bir borç yükü altına girebilmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, işveren durumunda bulunan davalının, işçi konumunda bulunan davacıdan böyle bir bono almasının da, normal alacak borç ilişkisi olamayacağına ilişkin güçlü bir karine olduğunu, davalının sırf müvekkilinin alacaklarını almak için işçilik davası açtığı için bonoları takibe koyduğunu, icra borcunun çoğunun müvekkilinin maaşından kesilerek icra dairesine ödendiğini, bu duruma rağmen yerel mahkeme tarafından İİK.'nın 72/4 maddesi gerekçe gösterilerek %20 tazminata hükmedilmesinin de hakkaniyete ve kanuna aykırı olduğunu, ödenmiş olan bir borçtan ötürü icra inkar tazminatı/kötüniyet tazminatına hükmedilmesinin hatalı olduğunu, yerel mahkeme tarafından aleyhe bilirkişi raporuna dayanılarak verilen kararın ve İİK.'nın 72. maddesine göre tazminata hükmedilmesinin hatalı olduğunu beyan ederek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE:
Dava, İİK 72/3.maddesi gereği takibe dayanak bonodaki imzanın davacının eli ürünü olmadığı iddiası ile açılan menfi tespit istemine ilişkindir.
Mahkemece yazılı gerekçeyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
HMK m. 359/3 uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK m. 355/1. gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, dosya kapsamına ve hükme esas alınan ...tarihli bilirkişi raporu ile davaya konu senetteki keşideci imzasının davacı eli olduğunun kuvvetle muhtemel olduğu sonucuna varılmasına, bu bilirkişi raporu ile ...tarihli bilirkişi raporunun birbirini tevsik etmesi ve mukayese imzalarının resmi kurumlar huzurunda atılan imzalar olmasına, anılan raporun yeterli laboratuvar ortamında, yeterli cihazlar ve optik aletlerle incelenerek, gerekli mukayese yöntemleri de kullanılarak hazırlandığının rapor içeriğinden anlaşılması karşısında anılan raporun hüküm vermeye elverişli olduğundan iş bu rapor esas alınarak hüküm tesisinde isabetsizlik bulunmamasına, senetten dolayı borcun bulunmadığı iddiasının senede karşı senetle ispat kuralı gereği yazılı delille ispatının gerekmesi nedeniyle hayatın olağan akışına aykırılık iddiasına dayanılamayacağına, tedbir kararının uygulanması sebebiyle kötüniyet tazminatına hükmedilmesinde hukuka aykırılık bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davacı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK m. 353/1-b-1. gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerektiği anlaşıldığından aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacı vekilinin İlk Derece Mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE,
2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 427,60-TL maktu istinaf karar harcından peşin olarak yatırılan 59,30-TL harcın mahsubu ile bakiye 368,30-TL istinaf karar harcının davacıdan tahsili ile Hazineye GELİR KAYDINA, harç tahsil müzekkeresinin ilk derece mahkemesince YAZILMASINA,
3-Davacının istinaf başvurusu nedeniyle yapılan yargılama masraflarının kendi üzerinde BIRAKILMASINA,
4-Kullanılmayan istinaf gider avansının 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesince ilgilisine İADESİNE,
5-İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından davalı lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
6-Kararın İlk Derece Mahkemesi tarafından taraflara TEBLİĞİNE,
Dair, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1. maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle, 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a. maddesi gereğince dava değerinin karar tarihi itibariyle temyiz kesinlik sınırı olan 378.290,00-TL'nin altında kalması nedeniyle kesin olarak karar verildi. 05/11/2024
...
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.