Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2021/2056

Karar No

2024/1403

Karar Tarihi

1 Ekim 2024

T.C.
ANTALYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
11. HUKUK DAİRESİ

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
KARAR TARİHİ: 03/03/2020
DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit
GEREKÇELİ KARAR
YAZIM TARİHİ: 01/10/2024

İlk Derece Mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.
Üye hakimin görüşü değerlendirildi.
DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ:
Davacı vekili, davalı ile müvekkilinin 2008 yılı itibariyle müvekkilinin ürünlerinin davalıya satımı hususunda anlaştıklarını, müvekkilinin aynı yıl üretmiş olduğu ürünleri yaş sebze meyve halinde faaliyet gösteren davalı şirkete teslim etmeye başladığını, 2008,2009,2010,2011,2012 yallarının hesap dönemi sonlarında hesap görülürken hepsinin sonunda borçlu gösterildiğini, müvekkilinin de bu sebeple davalı ile çalışmış olduğu sezonların hiçbirinde cari hesap ekstrelerini imzalamadığını, davalının bedellerinin müvekkilin teslim etmiş olduğu ürünlere ödenmiş olan dava konusu 22/07/2010 tanzim 30/10/2011 vade tarihli 60.000,00.-TL bedelli bonoyu, 20/10/2010 tanzim 30/10/2011 vade tarihli 25.700,00.-TL bedelli bonoyu ve 01/08/2011 tanzim 30/10/2011 vade tarihli 31.600,00.-TL bedelli bonoyu Antalya 15. İcra müdürlüğünün ... sayılı dosyası ile takibe koyduğunu, müvekkilinin senetlerden dolayı borçlu olmadığının tespitine, Antalya 15. İcra dairesinin ... sayılı icra takibinin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davalı vekili, senedin sebepten mücerret olduğunu belirterek, haksız açılan davanın reddini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:
Mahkemece, "... davacının Antalya 15. İcra Müdürlüğünün eski ... yeni ... esas sayılı icra takibinde konu edilen bonolar nedeniyle borçlu olmadığını, bonoların bedelini davalıya ürettiği ürünleri teslim etmek suretiyle ödediğini, davalının mükerrer tahsil yapmaya çalıştığını iddia ederek eldeki menfi tespit davasını açtığı; davalının ise senette nakden ibaresinin yer aldığını, bunun dışında senetlerin kayıtsız şartsız ödeme vaadini içerdiklerini, teminat olduğuna ilişkin bir kayıt olmadığını, davanın yazılı ve kesin delile ispat edilmesi gerektiğini belirterek davanın reddini ve %20 den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep ettiği, ancak takibe konu senetlerin incelenmesinde avans ya da teminat senedi olduğuna dair bir ibare olmadığı gibi malen ya da nakden gibi bir kaydın da bulunmadığının görüldüğü, davalının beyanlarının senedin ihdas nedenini talil olarak kabul edilmeyeceği ve ispat külfetinin halen davacı üzerinde olduğu, mahkememizce ilgili icra dosyasına yapılan ödemelerin sorulması için icra müdürlüğüne müzekkere yazıldığı, gelen müzekkere cevabına göre ilgili icra dosyasına 13/05/2014 tarihi ile 01/08/2016 tarihleri arasında çeşitli ödemelerin yapılmış olduğunun tespit edilip davanın ise 13/06/2018 tarihinde açılmış olması nedeniyle, mahkememizce davacı vekiline istirdata ilişkin taleplerini açıklaması hususunda süre verildiği, davacı vekilinin 10/12/2019 tarihli dilekçesi ile istirdatını talep ettiği miktarın 13.100,00.-TL olduğunu, fazlaya ilişkin ödemeler yönünden 1 yıllık sürenin geçirilmiş olduğunu, Serik İcra dairesinin talimat dosyası üzerinden yapılan ihaleyle 09/08/2018 tarihinde 13.100,00-TL bedel ile .... ... ada .... parsel üzerindeki taşınmazın alacaklı tarafından alacağa mahsuben alındığını, bu bedelin istirdatını talep ettiğini beyan ettiği, davalının da bu beyana bir itirazda bulunmadığı gibi icra dosyasındaki kayıtlara göre 2018 tarihinde davacı beyanına konu taşınmaz üzerindeki muhdesatın alacağına binaen davalıya verildiği, 2004 sayılı İİK'nın 72/7. Maddesi uyarınca borçlu olunmadığı bir paranın ödenmesi halinde ödeyen şahsın, ödediği tarihten itibaren 1 yıl içerisinde mahkemeye başvurarak paranın geri alınmasını isteyebileceği, bu şekilde yapılan ödemelerin tarihi ve dava tarihi dikkate alındığında taleple bağlı ilkesi uyarınca 13.100,00.-TL dışında yapılan ödemeler yönünden davanın hak düşürücü süre içerisinde açılmadığı anlaşılmakla bu kısım yönünden İİK' nın 72/7. Maddesi ile HMK'nın 114/2, 115/2 maddeleri gereğince dava şartı noksanlığından davanın usulden reddine; diğer kısım yönünden menfi tespit ve istirdat talebinin incelenmesinde, davacının bir kısım nakit aldığı paralar karşılığında davalıya borç bono verdiğini beyan ve kabul etmiş olması, 60.000,00.-TL'lik ve 31.600,00.-TL'lik senetlerin keşide tarihlerinde davacının tediye makbuzu ile davalıdan senet bedeli kadar para aldığının ibraz edilen tediye makbuzlarından anlaşılması, davacının ticari defter ve kayıtların bulunmaması, davalının incelenen ticari defter ve kayıtlarında mükerrer bir tahsilatın olmadığı gibi davaya konu olan senetlerin de yasal defterlerde kayıtlı olmaması, davalının defter kayıtlarına göre davacı ile arasında açık hesap şeklinde işleyen ticari bir ilişkinin bulunması, bilirkişi raporu ekinde bulunan dekontlardan da banka yolu ile talimat verilmek suretiyle davacıya bir kısım ödemelerin yapılmış olması karşısında, davacının davadan aldığı paralar karşılığında hem mal (ürün) verdiğini hem de bono düzenlendiği, bu nedenle mükerrer tahsil edildiği, senet bedellerinin mal teslimi ile ödendiği yönündeki iddialarının
usulüne uygun delillerle ispat edilememiş olması, her ne kadar davacı, dava dilekçesinde yemin delilini belirtmiş ise de HMK 226/1-c maddesi uyarınca, yemine ilişkin hususun bedelsiz senedi icra koymak suçunu teşkil edeceğinden davacının iddialarının yemine konu olamaması karşısında, davacının senetlerden dolayı borçlu olmadığına ilişkin menfi tespit davasını ve bakiye istirdat davasını ispat edemediği kanaatine varılmış, hak düşürücü süre dışında kalan kısım yönünden de davanın esastan reddine" karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava dilekçesini tekrarla dava konusu icra dosyasına esas teşkil eden bonolardan kaynaklı müvekkilinin borcunun bulunmadığını, dava konusu bonoların müvekkili ile davalı şirket arasındaki iş ilişkisinden kaynaklı olarak verildiğini, senetlerin karşılığının müvekkilce mal(sebze meyve..) verilmek suretiyle ödendiğini, davalı şirketçe müvekkilinden hem ilgili senetler alındığını hem de aynı tarihli ve miktarlı tediye makbuzlarının imzalatıldığını, bunun davalı tarafından taraflar arasındaki cari hesap ekstresine yansıtıldığını, buna ilişkin tüm bilgi ve belgeleri mahkemeye sunmalarına rağmen bu hususun bilirkişi tarafından atlandığını, neticeten hatalı ve eksik incelemeye dayalı rapor düzenlendiğini, ticari defterlerin dosyaya sunulan tediye makbuzları, müstahsil makbuzları ve cari hesap ekstresi ile karşılaştırılarak incelenmesi gerektiği yönündeki beyanlarının dikkate alınmadığını, yeni bir bilirkişiden rapor alınmasına ilişkin taleplerinin mahkemece dinlenmeyerek eksik incelemeye dayalı kök rapor hükme esas alınarak karar verildiğini, her ne kadar dava konusu bonolar davalı şirketin ticari defterlerinde bulunmamışsa da senet metni incelendiğinde alacaklının şirket yetkilisi veya gerçek bir kişinin olmadığı bizzat şirket tüzel kişiliğinin olduğu, müvekkil ile bu şirketin bir iş ilişkisi içerisinde olduğu, senedin ciro yoluyla da tedavüle geçmediği ve mevcut durumu itibariyle taraflar arasında kaldığı gözetildiğinde senede konu borcun taraflar arasındaki iş ilişkinsinden kaynaklandığının apaçık ortada olduğunu, nitekim bu hususun şirket yetkilisince de Antalya Cumhuriyet Başsavcılığının ... soruşturma no lu dosyasında verdiği ifadede ikrar edildiğini, bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde yerel mahkemenin gerekçeli kararında yer vermiş olduğu bedel kaydı ile ilgili yapmış olduğu tespitlerin dosyada yer alan belgelere uyarlamadığını gösterdiğini, ilk derece mahkemesi kararının hukuka aykırı olduğunu istinaf sebepleri olarak ileri sürmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE:
Dava, menfi tespit ve ödenen bir kısım paranın istirdatı istemine ilişkindir.
Mahkemece yazılı gerekçeyle, davanın 115.004,45 TL'lik kısmı yönünden hak düşürücü süre nedeniyle reddine, istirdat talebine konu olan bakiye 13.100,00 TL'lik kısım ile menfi tespit talebine konu olan kısım yönünden da davanın esastan reddine karar verilmiştir.
Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
İİK'nun 72. maddesinin 7 ve 8.fıkrası "istirdat davasının bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılacağı, bu sürenin borç olmayan paranın tamamen ödendiği tarihten itibaren başlayacağını" düzenlemektedir. Borcun kısım kısım ödenmesi halinde süre son kısımın ödenmesinden itibaren başlayacaktır. Bu durumda mahkemece davacının borcu tamamen ödemediği dikkate alınarak istirdat davasını süreyle bağlı kalmaksızın açabileceği gözetilmeksizin davanın 115.004,45 TL'lik kısmı yönünden hak düşürücü süre yönünden reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir (Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 21.01.2016 tarih, 2015/9392 E., 2016/519 K. sayılı ilamı). Re'sen nedenlerle davacının istinaf başvurusunun kabulü gerekmiştir.
Davacının bir kısım nakit aldığı paralar karşılığında davalıya borç bono verdiğini beyan ve kabul etmiş olması, 60.000,00.-TL'lik ve 31.600,00.-TL'lik senetlerin keşide tarihlerinde davacının tediye makbuzu ile davalıdan senet bedeli kadar para aldığının ibraz edilen tediye makbuzlarından anlaşılması, davacının ticari defter ve kayıtların bulunmaması, davalının incelenen ticari defter ve kayıtlarında mükerrer bir tahsilatın olmadığı gibi davaya konu olan senetlerin de yasal defterlerde kayıtlı olmaması, davalının defter kayıtlarına göre davacı ile arasında açık hesap şeklinde işleyen ticari bir ilişkinin bulunması, bilirkişi kök ve ek raporunun gerekçeli denetime açık ve hüküm kurmaya elverişli olması, bilirkişi raporu ekinde bulunan dekontlardan da banka yolu ile talimat verilmek suretiyle davacıya bir kısım ödemelerin yapılmış olması karşısında, davacının davalıdan aldığı paralar karşılığında hem mal (ürün) verdiği hem de bono düzenlendiği, bu nedenle mükerrer tahsil edildiği, senet bedellerinin mal teslimi ile ödendiği yönündeki iddialarını
usulüne uygun delillerle ispat edilemediği anlaşıldığından davanın reddine karar vermek gerekmiştir.
Sonuç olarak, davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince re'sen nedenlerle esastan kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacı vekilinin İlk Derece Mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun ESASTAN KABULÜNE,
2-6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 03/03/2020 tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı KARARININ KALDIRILMASINA,
a-Davanın REDDİNE,
b-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 427,60 TL harcın peşin olarak yatırılan 2.187,71 TL harçtan mahsubuyla bakiye 1.760,11 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya İADESİNE,
c-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
d-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,
e-Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın 6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince ilk derece mahkemesince karar kesinleştiğinde ilgiliye İADESİNE,
3-İstinaf incelemesi yönünden;
a-Davacının istinaf başvurusu kabul edildiğinden 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince peşin olarak yatırılan 59,30 TL maktu istinaf karar harcının talebi halinde ilk derece mahkemesince davacıya İADESİNE,
b-Davacı tarafından istinaf incelemesi için yapılan 162,10 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı, 34,30 TL posta masrafı, 16,50 TL tebligat gideri olmak üzere toplam 212,90 TL istinaf yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
c-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından davacı lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
d-İstinaf gider avansından kullanılmayan kısmının 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesince ilgilisine İADESİNE,
4-Kararın İlk Derece Mahkemesince taraflara TEBLİĞİNE,
Dair, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle, 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a. maddesi gereğince dava değerinin karar tarihi itibariyle temyiz kesinlik sınırı olan 378.290,00 TL'nin altında kalması nedeniyle kesin olarak karar verildi.01/10/2024
....

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim