mahkeme 2021/2016 E. 2024/879 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2021/2016
2024/879
17 Mayıs 2024
T.C.
ANTALYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
11. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
KARAR TARİHİ: 27/04/2021
DAVANIN KONUSU: Alacak
GEREKÇELİ KARAR
YAZIM TARİHİ: 17/05/2024
İlk Derece Mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.
Üye hakimin görüşü değerlendirildi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, davalı şirket ile davacı müvekkili arasında ... İli ... İlçesi ... Ada ... Parscl de kayıtlı bulunan taşınmazın ... hissesinin satışı konusunda sözleşme imzalanmış olduğunu, devir işlemlerinin tapuda tamamlanmış olduğunu, taşınmaz satış sözleşmesi ilgili taşınmazın devri için 1.850.000,00 TL bedel belirlenmiş olduğunu, söz konusu bedelin 30/01/2018 vadeli 500.000,00 TL bedelli, 28/02/2018 vadeli 500.000,00 TL bedelli 30/03/2018 vadeli 650.000,00 TL bedelli üç adet senet ve 200.000,00 TL nakit ödeme ile ödeneceğinin kararlaştırılmış olduğunu, 200.000,00 TL'lik ilk ödemenin 30/11/2017 tarihinde yapılmış ardından vade tarihi gelen ilk 500.000,00 TL bedelli senedin banka vasıtasıyla hesaben müvekkiline ödenmiş olduğunu, 28/02/2018 vadeli ikinci senedin vade tarihinden iki gün önce müvekkilinin vadesi gelmemiş 650.000,00TL'lik senedin kaybolduğunu fark ettiğini, buna yönelik olarak 26/02/2018 tarihinde karakola giderek davaya konu sedeni kaybettiğine yönelik ifade vermiş olduğunu, ifadesinde kendisinin de senedin kimde olduğunu bilmediğini beyan ettiğini, davalının son vade tarihli 650.000,00 TL bedelli senedin kaybolduğu hakkında bilgisi olsa da müvekilinin resmi yol ile de bilgilendirme yapmak amacıyla; davalı Kooperatife, Antalya 9. Noterliği'nin 30/03/2018 tarih ... yevmiye nolu ihtarnamesi ile senedin zayi oluduğu ve yekili hamil olarak görenen kişiye ödeme yapılmamasının ihtar edilmiş olduğunu, aynı tarihte Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile davaya konu senedin zayi olması sebebiyle sedenin iptali için dava açılmış olduğunu, davalı kooparetifin Antalya 8. Noterliği'nin 04/04/2018 tarih ... yevmiye nolu ihtarnamesiyle ihtarnaye cevap vermiş olduğunu, davalı kooparatifin ihtarında ödemenin, kooparatifin üyesi olan aynı zamanda denetçi olarak görev yapan ...'e yapıldığını, kendilerinin borçtan kurtulduklarını beyan ettiklerini, ödemenin yapıldığı iddia edilen senette aval olarak bulunan ...'in aynı zamanda davalı kooperatifin denetçesi olarak görev yaptığını, davalı kooperatifin, yetkili hamil olarak göründüğü iddiasıyla ödeme yapıldığı söylenen şahsın aynı kooperatifin denetçisi olarak görev yapmakta iken koopatifin senedin zayi olduğundan haberdar olmadıklarını yönelik iddialarının gerçeğe aykırılığının açık olduğunu, borçlu davalının ödemeyi hile ile yaptığını, davalı kooperatifin, denetçi ...'in kendilerine, senet bedelini davacı müvekiline ödediğini, senet alacaklısının artık kendisi olduğunu beyan ettiğini, ardından ödemenin yapıldığını kanıtlar nitelikte, müvekkilinin imzasını da barındıran herhangi bir evrak talep etmeden, sadece beyan doğrultusunda ödemelerin denetçi diğer davalı ...'e yapıldığını müvekiline göndermiş oldukları ihtarnade de beyan etmiş olduğunu, ilgili senet bedelinin kanuni sınırın çok üzerinde olduğundan banka yoluyla ödenmesi gerektiğinin açık olduğunu, müvekkilinin senedi devir gibi bir amacı olmadığını, senet metninde açık olarak görüleceğini, senedin arka yüzünde cirosu bulunmamakta olduğunu, müvekkilin rızası hilafına elinden çıkan senedin davalı kooparatifin eline geçtiği ve davalının var olmayan bir ödeme iddisında bulunarak ödemeden kaçınmaya çalıştığını, müvekkili rızası hilafına elinden çıkan senedin davalı kooparatif yetkilisi ... ve denetçi ... elinde olduğunu öğrenmiş ve 26/02/2018 tarihli karakol ifadesinde herhangi bir şikayetçi olmamış olsa da alacağının tahsiline kötü niyetli olarak engel olmaları sebebiyle senedi haksız elinde bulunduranlar ... ve ... şikayetçi olduğunu, davalı kooperatifin tamamı ile kötü niyetli olarak kendi üyesini içinde olduğu bir düzen kurarak muvazaalı işlemlerle müvekkilinin hakkı olan bedeli kendisine vermediğini, kanunun etrafında dolanmaya çalışarak müvekkili zarara uğratmaya çalıştığını, müvekilinin zararının sürekli olarak artmakta olduğunu üzerine kayıtlı tek malvarlığını müvekilinin devrettiği, bedelinin büyük bir kısmının kendisine ödenmediği, ... İli ... İlçesi ... ada ... parsel de kayıtlı bulunan taşınmaza olan davalının söz konusu taşınmazı üçüncü kişiye devri halinde müvekkilinin ödenmeyen bedelini tahsilinin sağlayabileceği hiçbir yol kalmayacağını, davalı kooperatifin, daha yeni kurulmuş olmasına rağmen, üzerine kayıtlı tek malvarlığının kendilerinin devrinden kaynaklanan borçlarını ödemekten imtina etmesi müvekkilini zararına hareket ettiklerini ortaya koymakta olduğunu, davalıların taşınır, taşınmaz mallarının 3. kişilerdeki hak ve alacaklarının tahsilili adına ihtiyati haciz tedbir kararı verilmesini, hileli olarak ödenmiş gibi gösterilen ancak ödenmeyen 650.000,00 TL'nin vade tarihinden itibaren faiziyle birlikte davalılardan alınarak müvekkiline ödenmesine karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerine yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davalı Kooperatif vekili, Asliye Hukuk Mahkemesi'nin huzurdaki davaya bakmakla görevli olmadığını, davacının da zikrettiği gibi taşınmaz satışı sebebiyle davacıya üç adet bono verildiğini, bonoların bedelinin vadesi uyarınca peyder pey ödenerek davacıdan teslim alındığını, davacı tarafından da ikrar edildiği üzere diğer davalı ...'in davalı kooperatif yetkilileri ve davacının bir araya geldiklerini, anılan tarafların olduğu görüşmede davacının 30.03.2018 tarihli bono bedelini ...'ten aldığını, bonoyu bu ödeme sebebiyle ...'e verdiğini ve söz konusu bono sebebiyle ödemenin ... yapılmasını ifade ettiğini, ...'in de Mart ayı başında bono aslını kooperatife getirerek gösterdiğini, davalı kooperatifin de bonoyu elinde bulunduran aval veren ...'in yetkili hamil olması sebebiyle daha önceki ödemelerde yapıldığı gibi ödemeyi peyder pey kendisine yaparak bonoyu teslim aldığını, dava konusu olayın bundan ibaret olduğunu, davacının alacağı kaldığını yazılı bir belgeyle kanıtlaması gerektiğini, davacının dava dilekçesindeki iddialarının gerçek dışı ve hukuka aykırı olduğunu, senedi elinde bulundurması sebebiyle lehine kanuni karine olan davalı kooperatifin ödem yapıldığına ilişkin belgelerinin de beyanlarını perçinlemekte olduğunu, dava konusu bononun davacının elinden rızası hilafına elinden çıkmadığının savcılık ve mahkeme kararı ile kesinleştiğini, davacının bono metnine bakıldığında bononun elden rıza dışında çıktığının anlaşıldığını, zira bonoda kendisinin cirosunun olmadığını ifade ettiğini, davacının bu yanının elle tutulur bir yanı bulunmadığını, zira bilindiği gibi bononun alacaklı tarafından devredilirken ciro edildiğini, huzurdaki davaya konu olayda bir devretme durumunun söz konusu olmadığını, dava konusu bonoda ...'in aval veren sıfatıyla borçlu konumunda olduğunu, bu sebeple bonoyu ödeme sebebiyle devralmadığını geri aldığını, bononun borçlu tarafından geri alınırken ciro edilmesi gerekmediğini, zira alacaklının bonoyu ciro ederse bedelini aldığı bononun yeni borçlusu konumuna geleceğini, nitekim alacaklının cirosu üzerine davalı kooperatifin söz konusu bonoyu istediği kişiye vereceğini ve tedavüle sokarsa bonoyu alan kişinin bono bedelini alacaklıdan alamaya hak kazanacağını, zaten önceki bonolarında ciro edilmeksizin davacı tarafından davalı kooperatife teslim edildiğini beyan ederek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... ... vekili, Asliye Hukuk Mahkemesi'nin davaya bakmaya görevli olmadığını, davacının bononun elinden rızası dışında çıktığını beyan etmiş ise de bu iddiasının kendisinin davacı ve şikayetçi olduğu dosyalarda ortaya çıkan maddi gerek karşısında geçersiz kaldığını, yani bononun davacının elinden rızası dışında çıktığı iddiasının doğru olmadığının ortaya çıktığını, uyuşmazlık konusu olan 30.03.2018 vade tarihli 650.000,00TL bedelli bononun vadesine yaklaşık bir buçuk ay varken davacının damadı olan ...'un davalının yanına gelerek davacı olan kayın babasının şirketlerine icraların geldiğini, borçlu kooperatifin bono bedellerini parça parça ödediğini, toplu paraya ihtiyaçlarının olduğunu kefil olan davalıya son bono bedelinin kendisi tarafından toplu bir şekilde ödenip ödenmeyeceğini sorduğunu, davalının hem davacıyı hemde damadını eskiden beri tanıması nedeniyle icra tehditleri altındaki davacıya yardımcı olmak için ve bonoya da kefil olmasından kaynaklı olarak senedi geri almak şartıyla toplu ödemeyi yapmayı kabul ettiğini, bu şekilde davalının bono bedelini davacıya ödediğini ve ödeme nedeniyle bononun davacı tarafından davalıya iade-teslim edildiğini, davalının da senet bedelinin kendisi tarafından davacıya ödendiğini asıl borçlu kooperatife bildirerek bundan sonra bono ile ilgili ödemelerin şahsına yapılmasını istediğini, davacının davasının yasal ve maddi bir dayanağının mevcut olmadığını, alacak iddiasının dayanağı olan bononun borçluya teslim edilmiş ise bu ödemenin yapıldığını tek başına gösteren delil olduğunu, neticeten davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, "...Davacının ... İli ... İlçesi ... Ada ... Parsel de kayıtlı bulunan taşınmazın ... hissesinin satışı karşılığı aldığı senet bedelinin davalı borçlu kooperatif tarafından senet aslını kendilerine ibraz eden senet avalistine ödendiğinin sabit olduğu gibi bunda yasal bir engel bulunmadığı (TTK 702/3), davacı tanıkları tarafından davaya konu senedin kaybolduğunu kooperatif başkanına çok önceden bildirdiklerini iddia etmişseler de senet aslını kooperatife sunan kişinin bir 3.kişi değil senet avalisti olması karşısında ve yine çekilen ihtar ve mesajların ödemeden önce davalı kooperatife ulaştığına dair delil bulunmamasına göre, somut olayda davalı kooperatifin ödemeye ilişkin TTK 710/3.maddede düzenlenen ağır kusurunun veya hilesinin ispat edilemediği anlaşılmış ve davalı kooperatif aleyhine açılan dava reddedilmiştir. Yine davacı yanca senet aslının zayii edildiği ve davalı ...'in senet bedelini tahsil etmekte haksız olduğu iddia edilmiş ise de, bu yönde yapılan soruşturma sonucunda C.Savcılığı tarafından takipsizlik kararı verildiği ve ... senet bedeline davacıya ödeyerek senet aslını lehdar davacıdan alıp senet borçlusuna ibraz ettiğini ve bedelini tahsil ettiğini savunması karşısında, savunmanın aksinin davacı yanca ispat edilemediği, dava dilekçesinde açıkça yemin deliline de dayanılmadığı görülmekle, bu davalı aleyhine açılan davanın da reddine " karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Davalı kooperatif ile davacı müvekkili arasında ... İli ... İlçesi ... Ada ... Parselde kayıtlı bulunan taşınmazın ... hissesinin satışı konusunda Taşınmaz Satışı Ön Protokolü düzenlendiğini, taşınmazın devri için 1.850.000,00TL bedel belirlendiğini, bedelin; 30.01.2018 vadeli 500.000,00 TL bedelli, 28.02.2018 vadeli 500.000,00 TL bedelli, 30.03.2018 vadeli 650.000,00 TL bedelli üç adet senet ve 200.000,00 TL nakit ödeme ile ödeneceğinin taraflar arasında kararlaştırıldığını, 200.000,00 TL’lik ilk ödemenin 30.11.2017 tarihinde yapıldığını, vade tarihi gelen ilk 500.000,00TL bedelli senet banka vasıtasıyla, hesaben müvekkiline ödendiğini, ikinci senedin vade tarihinden iki gün önce vadesi gelmemiş olan 650.000,00 TL'lik son sened kaybolduğundan karakolda senedin kaybolduğuna dair müvekkilinin ifade verdiğini, buna ilişkin kooperatifi bilgilendirdiğini, resmi olarak da Antalya 9. Noterliği'nin 30/02/2018 tarih ... yevmiye nolu ihtarnamesi ile senedin zayi olduğunu ve yetkili hamil olarak görünen kişiye ödeme yapmamasının ihtar edildiğini, davaya konu senetten önceki senetlerin müvekkiline banka aracılığı ve vadesinde ödendiği halde 650.000,00 TL’lik son senedin ödemesinin neden vade öncesi ve elden ödendiğini anlamadıkları gibi davalıların da mantıklı bir açıklama yapmadıklarını, ödemenin yapıldığı iddia edilen, senette aval olarak bulunan şahsın, davalı kooperatifin denetçisi olarak görev yaptığını, denetçi ile kooperatif yetkililerinin birbirinden bağımsız hareket etmesinin mümkün olmadığını, davalı kooperatifin, yetkili hamil olarak göründüğü iddiasıyla ödeme yaptığını söylediği şahsın, aynı kooperatifin denetçisi olarak görev yapmakta iken kooperatifin senedin zayi olduğundan haberdar olmadıklarına yönelik iddialarının gerçeğe aykırı olduğunu, davalı tarafın ödemelerin elden ödendiğine dair tediye makbuzları sunduğunu, bu tediye makbuzlarının her zaman düzenlenebileceğini, davalılar kooperatif tüzel kişisi ve denetçisi olduğundan borcun ödendiğine dair bu tediye makbuzlarının delil teşkil etmeyeceğini, davalı kooperatifin ödeme yaptığı iddiasının asılsız olduğunu, TTK'ya göre vadeden önce yapılan ödemelerin tüm tehlikelerinin borçluya ait olduğunu, kooperatifin üyelerine karşı sorumluluğu bulunan ve basiretli bir tacir gibi davranma yükümlülüğünde olan kooperatif başkanlığının vadesinden önce ve 650.000,00TL gibi büyük miktarda ki yüklü bir ödemeyi elden makbuz karşılığı yaptığı iddiasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, davalıların hileli davranışlar ile müvekkilin haklı alacağına kavuşmasını engellediklerini, banka hesapları ayrıntılı olarak incelendiğinde ...'in ve davalı kooperatifin banka hesaplarında söz konusu edilen ödemeye ilişkin herhangi bir kaydın bulunmadığını, müvekkilinin senedi devir gibi bir amacı olmadığını, senedin arka yüzünde cirosunun bulunmadığını, senedin müvekkilinin rızasına aykırı olarak elinden çıktığını, zayi edilen bir senet borcuna ilişkin öncesinde haberdar edildiğinin tanık beyanları ile ispat edildiğini, borca batık durumda olan kooperatifin denetçisi olduğu hususunun, önceki tüm ödemelerini hesaptan ve vadesinde yapmasına rağmen elden ve vadesinden önce yaptığı iddia ettiği ödemenin TTK'nın 710/2.maddesi uyarınca hile ve ödemeyi yapanın ağır kusuru olmasına rağmen yerel mahkemenin bu hususları değerlendirmediğini, davalının var olmayan bir ödeme iddiasında bulunarak ödemeden kaçtığı açık olduğundan yerel mahkemenin kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: Dava, alacak istemine ilişkindir.
Taraflar arasında; dava konusu 30/03/2018 vade tarihli 650.000,00 TL bedelli, lehtarı davacı, borçlusu davalı kooperatif, avalisti ... olan bononun davacının rızası hilafına elinden çıkıp çıkmadığı ve bu hususun bono borçlusu davalı Kooperatif tarafından bilindiği halde bono bedelinin avalist davalıya ödenmesi ile ağır kusurlu davranılıp davranılmadığı, bu sebeple kooperatifin TTK 710/3 maddesi uyarınca, davalı ...'in ise sebepsiz zenginleşme uyarınca sorumlu olup olmadığı hususu uyuşmazlık konusudur.
Mahkemece yazılı gerekçeyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
HMK m. 359/3 uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK m. 355/1. gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, taşınmaz hisse satışı karşılığı alınan senet bedelinin davalı borçlu kooperatif tarafından senet aslını kendilerine ibraz eden senet avalistine ödenmesine, söz konusu senedin davacının elinden rızası hilafına çıktığına ilişkin ihtar ve mesajların ödemeden önce davalı kooperatife ulaştığına dair delil bulunmamasına, davalı kooperatifin ödemeye ilişkin TTK 710/3 maddesinde düzenlenen ağır kusurunun veya hilesinin ispat edilememesine, davalı ... hakkındaki soruşturmada takipsizlik kararı verilmesine, davalı ...'in senet bedelini davacıya ödeyerek senet aslını lehdar davacıdan alıp senet borçlusuna ibraz ettiği ve bedelini tahsil ettiği savunmasının aksinin davacı yanca ispat edilememesine, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davacı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK m. 353/1-b-1. gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerektiği anlaşıldığından aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacı vekilinin İlk Derece Mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE,
2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 427,60 TL maktu istinaf karar harcından peşin olarak yatırılan 59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 368,30 TL istinaf karar harcının davacıdan tahsili ile Hazineye GELİR KAYDINA, harç tahsil müzekkeresinin ilk derece mahkemesince YAZILMASINA,
3-Davacının istinaf başvurusu nedeniyle yapılan yargılama masraflarının kendi üzerinde BIRAKILMASINA,
4-Kullanılmayan istinaf gider avansının 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesince ilgilisine İADESİNE,
5-İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından davalılar lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
6-Kararın Dairemiz tarafından taraflara TEBLİĞİNE,
Dair, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 353/1-b-1. bendi gereğince aynı kanunun 361/1. maddesi gereğince Dairemiz kararının tebliğinden itibaren İKİ HAFTALIK süre içinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 17/05/2024
...
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.