mahkeme 2021/1120 E. 2024/385 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2021/1120
2024/385
23 Şubat 2024
T.C.
ANTALYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
11. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
KARAR TARİHİ: 03/02/2021
DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit
GEREKÇELİ KARAR
YAZIM TARİHİ: 23/02/2024
İlk Derece Mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.
Üye hakimin görüşü değerlendirildi.
DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, davalı ile dava dışı ... Ltd. Şti. Arasında imzalanan 24/11/2011 tarihli kredi sözleşmesi uyarınca, bu sözleşmenin teminatı olarak, davacı tarafından kendisine ait bir adet taşınmazın tapu kaydına davalı lehine ipotek tesis edildiğini, kredi sözleşmesi imzalandığını ve ayrıca 23/11/2011 tanzim ve 06/09/2012 vade tarihli 150.000,00 TL bedelli bir adet bono düzenlenerek davalıya verildiğini, bu işlemler sonucu kullandırılan kredinin sadece 28.000,00 TL olduğunu, davalı tarafından bu kredi ilişkisi nedeniyle üç adet icra takibi yapıldığını, Antalya 15. İcra müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasının teminat amaçlı verilen ve bahsedilen bono nedeniyle ve kambiyo senetlerine özgü takip yoluyla açılan icra dosyası olduğunu, Antalya 15. İcra müdürlüğünün .... sayılı dosyasının genel kredi sözleşmesi nedeniyle davacı tarafından tesis edilmiş olan ipoteğin paraya çevrilmesini hedefleyen takip dosyası olduğunu, Antalya 2. İcra müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasının yine aynı kredi ilişkisi nedeniyle açılan kredi sözleşmesine dayanan ilamsız takiplere özgü icra takibi olduğunu, iş bu icra takiplerinde tahsilde tekerrür etmeme kaydının olduğunu, davacının borcunun imza tarihi itibariyle, limitli genel kredi sözleşmesi kapsamında olduğunu, bunun dışında davacının imzasının olmadığı kredi sözleşmelerinden ya da limit artırımını düzenleyen sözleşmelerden kaynaklanan borçlardan sorumluluğunun olmadığını, söz konusu üç icra takibinin tamamının davacının imzası bulunmadan kendisinin dışındaki kişilere verilmiş kredilerin ödenmemesi nedeniyle açıldığını, bu nedenlerle davacının söz konusu icra takiplerinde borçlu olmadığının tespiti ile ipoteğin fekkinin sağlanması talep edilmiştir.
DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davalı vekili, ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla yürütülen Antalya 15. İcra müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası yönünden; davacı tarafından, müvekkil bankaca ... Ltd Şti lehine kullandırılan kredinin teminatı olarak 22/11/2011 tarihinde davacının tesis etmiş olduğu ipotekin geçersiz olduğunun iddia edildiğini fakat bu iddiaya bir gerekçe dahi gösterilmediğini, aynı davacı tarafından daha önce 09/08/2012 tarihinde ipoteğin fekki talepli olarak açılan Antalya 7. Aile mahkemesinin ... esas-... karar sayılı dosyasının davacının davasının reddine karar verildiğini, davanın henüz kesinleşemediğini, derdestlik itirazın bulunduğunu; kambiyo senedine dayalı haciz yolu ile yürütülen Antalya 15. İcra müdürlüğünün .... esas sayılı dosyası yönünden; davacı tarafından daha önce aynı gerekçe ile Antalya 2. Asliye Hukuk mahkemesinin ... esas-... karar sayılı dosyası ile açmış oldukları menfi tespit davasının da reddedildiğini, bu kararın da henüz kesinleşmediğini, derdestlik itirazında bulunduklarını, genel haciz yolu ile başlatılan Antalya 2. İcra müdürlüğünün .... esas sayılı dosyası yönünden, müvekkili tarafından davacı aleyhine Antalya 2. İcra müdürlüğünün .... esas sayılı dosyası ile genel kredi sözleşmesine dayalı genel haciz yolu ile ilamsız takip yapıldığını, davacı tarafından da buna itiraz edildiğini, takibin durduğunu, takibin durdurulmasından sonra itirazın iptali veya başka bir dava açılmadığını, bu nedenle açılan iş bu icra dosyası yönünden davanın konusuz kaldığını, davanın haksız olduğunu beyan ederek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, "... Davacının dava konusu 150.000,00 TL bedelli bonodan dolayı açılan icra takip dosyasına borçlu olmadıklarına karar verilmesi gerektiği yönündeki itiraz bölümü, Antalya 15. İcra müdürlüğünün ... (.... ) esas sayılı dosyasında takip konusu bonodaki imzanın davacıya ait olduğu Antalya 2. Ticaret Mahkemesindeki yargılamada kesinleşmiş olmakla, uyuşmazlık dışı bir hal almıştır. Antalya 15. İcra müdürlüğünün .... esas sayılı ve Antalya 15. İcra müdürlüğünün .... esas sayılı takiplerde "tahsilde tekerrür etmeme" koşulu yer almaktadır. Bilirkişi kök ve ek raporundaki hesaplamalara da somut bir itiraz gelmediği gibi, kabule göre de itirazlar vaki itirazlar yerinde olmamakla beraber, bilirkişi kök ve ek raporundaki tespitler mahkememizce yerinde bulunmuştur. Tüm dosya kapsamı, yukarıdaki açıklamalar, bilirkişi kök ve ek raporları doğrultusunda, davacı tarafça ispatlanamayan davanın reddine" karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece rehin hukukundaki belirlilik ilkesinin ve kambiyo hukukundaki mücerretlik ilkesinin gözetilmediğini, rehnin konusunun ve teminat altına alınan alacağın miktarının, açık şekilde tespit edilmiş olması gerektiğini, bu miktarın en geç 28.11.2011 tarihinde serbest bırakılan kredi miktarı olduğunu, dolayısıyla bilirkişi tarafından yukarıda anılan ilkeler doğrultusunda, sonradan kullandırılan krediler yok sayılarak, yapılmış geri ödemeler düşültükten sonra borç miktarı ve ipoteğin fekkinin gerekip gerekmediği hususunun aydınlatılması gerektiğini, mevcut haliyle rapordaki ve buna dayalı mahkeme kararındaki düşüncenin hatalı olduğunu, bononun 28.11.2011 tarihli kredi ilişkisinin bir teminatı olarak verildiğini, mücerretlik ilkesi gereği kambiyo vasfının bulunmadığını, ancak davacı tarafından kambiyo senetlerine özgü usulle icra takibine konu edildiğini, bilirkişi raporunda da bu bononun kredi ilişkisinin bir teminatı olarak verildiğinin ortaya konulduğunu ve bankaların uygulamada böyle yaptığının saptandığını, davacının bu bono nedeniyle borçlu olmadığının tespitine karar verilmesi gerektiğini, alacaklı bankanın elindeki her evrak için tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla ayrı ayrı icra takibine giriştiğini, alacaklının bu şekilde yanlış bir hukuki süreç başlattığını, alacaklının öncelikle ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla icra takibi başlatıp, ipotekli taşınmazın satışından alacağının tamamını tahsil edememesi halinde rehin açığı belgesi alarak varsa kalan miktarı üzerinden takibe devam etmesi gerektiğini, kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu istinaf sebepleri olarak ileri sürmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: Dava, menfi tespit ve ipoteğin fekki istemine ilişkindir.
Mahkemece yazılı gerekçeyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Antalya 15. İcra Müdürlüğü’nün .... (yenileme sonuncunda .... ) Esas sayılı dosyasının incelenmesinde; davalı bankaca, 23.11.2011 düzenleme ve 06.09.2012 vade tarihli 150.000,00 TL bedelli bonoya dayalı dava dışı kefiller ... , ... ile davalı .... aleyhine 150.000,00 TL asıl alacak, 271,23 TL işlemiş faiz ve 450,00 TL %0,30 komisyon olmak üzere toplam 150.721,23 TL alacağın tahsili için tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla icra takibi başlatıldığı,
Antalya 15. İcra Müdürlüğü’nün .... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde; davalı bankaca, dava dışı asıl borçlu ... Şirketi ile davalı .... aleyhine 138.358,00 TL asıl alacak, 9.870,48 TL işlemiş faiz ve 493,52 TL gider vergisi olmak üzere toplam 148.722,00 TL alacağın tahsili için tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla icra takibi başlatıldığı,
Antalya 2. İcra Müdürlüğü’nün .... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde; davalı bankaca, davalı .... aleyhine 138.358,70 TL asıl alacak ve 16.838,44 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 155.197,14 TL alacağın tahsili için ilamsız icra takibi başlatıldığı, borca itiraz üzerine takibin durdurulduğu anlaşılmıştır.
Dava konusu Antalya 15. İcra Müdürlüğü’nün ... (yenileme sonuncunda ....) Esas sayılı icra takip dayanağı senet kambiyo senedi vasfındadır. Senedin üzerinde teminat olduğuna ilişkin herhangi bir ibare yazılı değildir. Davacı yan senedin teminat vasfında olduğunu ileri sürmüştür. Davalı yan ise; aşamalarda senedin teminat senedi olmadığını savunmuştur. Anılan iddia ve savunma karşısında işbu davada ispat külfeti davacı üzerinde olup, davacı dava konusu icra takip dayanağı senedin teminat senedi olduğunu usulüne uygun delillerle ispatlamakla yükümlüdür.
Davacı yan dava dilekçesinde banka kayıtlarına, bilirkişi incelemesine dayanmıştır. Yargılama aşamasında alınan bilirkişi raporları ise; dosya üzerinden yapılan incelemeyi içermekte olup, banka kayıtları üzerinde yerinde yapılan inceleme sonucu hazırlanmadığından dava konusu icra takip dayanağı senedin banka kayıtlarında ne şekilde kayıtlı bulunduğuna ilişkin yapılan bir incelemeyi içermemektedir (Emsal Yargıtay 11. Hukuk Dairesi Başkanlığı'nın 2021/7501 Esas ve 2022/9270 Karar, 2021/5176 Esas ve 2022/9170 Karar, 2020/7950 Esas ve 2022/2848 Karar sayılı ilamları).
Yargıtay İçtihatları Birleştirme Büyük Genel Kurulunca 20.01.2023 tarihli ve 2021/2 E., 2023/1 K. sayılı içtihadı birleştirme kararı ile “Rehinle teminat altına alınmış ve ayrıca kambiyo senedine de bağlanmış alacağın tahsili amacıyla, borçlu aleyhine tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile aynı anda ve sıra gözetilmeksizin hem rehnin paraya çevrilmesi yolu ile, hem de kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takip yapılamayacağı” şeklinde karar verilmiştir.
2797 sayılı Yargıtay Kanunu'nun (2797 sayılı Kanun) 45 inci maddesi uyarınca içtihadı birleştirme kararları benzer hukuki konularda Yargıtay Genel Kurullarını, Dairelerini ve adliye mahkemelerini bağlar. Bu yasal düzenleme gereğince, içtihadı birleştirme kararlarının benzer hukuki konularda Yargıtay Genel Kurulları, Daireleri ve adliye mahkemeleri için gerekçeleri ile açıklayıcı, sonucu ile bağlayıcı olduğunda kuşku bulunmamaktadır.
Somut olayda ise; Antalya 15. İcra Müdürlüğü’nün .... (yenileme sonuncunda ... ) Esas sayılı dosyasında dava dışı kefiller ... , ... ile davalı ... aleyhine kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takip başlatılmış, sonrasında Antalya 15. İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı dosyasında tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla dava dışı asıl borçlu .... Şirketi ile davalı ... aleyhine bu kez rehnin paraya çevrilmesi yolu ile yeni bir takip başlatılmıştır. Bunun dışında aynı borç için Antalya 2. İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı dosyası ile davalı .... aleyhine ilamsız icra takibi başlatılmıştır.
Hal böyle olunca, mahkemece yapılması gereken iş, davalı tarafından dava dışı şirkete kredi açılışına ilişkin evraklar da getirtilmek suretiyle bankacı bilirkişiden banka kayıtları üzerinde yerinde inceleme yaptırılarak dava konusu senedin teminat senedi olarak banka kayıtlarına işlenip işlenmediği, senedin bankaya tevdi bordrosunda tevdinin hangi amaçla kayıtlı bulunduğu, senedin teminat vasfının tespiti halinde ise dava tarihi itibarıyla senedin teminat vasfının devam edip etmediği, dava tarihi itibarıyla davacının dava konusu icra takipleri nedeniyle borçlu olmadığı bir miktar bulunup bulunmadığı hususlarında rapor alınarak ayrıca 2004 sayılı Kanun'un 45 inci maddesinin üçüncü fıkrası ve 167 nci maddesinin birinci fıkrası hükümleri ile 2797 sayılı Kanun'un 45 inci maddesi gereğince bağlayıcı olan Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 20.01.2023 tarihli ve 2021/2 E. 2023/1 K. sayılı içtihadı birleştirme kararı ile Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 2023/12-335 E. 2023/857 K. ve 2023/12-680 E. 2023/858 K. kararları gereğince alacaklı tarafından borçlular aleyhine tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla başlatılan kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile icra takibine ve ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile icra takibine konu borcun aynı borç ilişkisinden kaynaklanması halinde mükerrer olan sonraki tarihli icra takiplerinin iptali gerekeceğinden, mahkemece bu yönde bir değerlendirme yapılarak sonucuna uygun karar verilmesinden ibarettir.
Sonuç olarak, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince kaldırılmasına, dosyanın İlk Derece Mahkemesine geri gönderilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacı vekilinin İlk Derece Mahkemesinin kararına ilişkin istinaf başvurusunun ESASTAN KABULÜNE,
2-6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 03/02/2021 tarih ve ... Esas ... Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,
3-6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince davanın yeniden görülmesi için dosyanın Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
4-İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırıldığından davacı vekilinin diğer istinaf nedenlerinin şimdilik incelenmesine YER OLMADIĞINA,
5-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince peşin olarak yatırılan 59,30 TL maktu istinaf karar harcının ilk derece mahkemesince talebi halinde davacıya İADESİNE,
6-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin ilk derece mahkemesinde yapılacak yargılama sonucunda dikkate ALINMASINA,
7-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından davacı lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
8-6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince peşin alınan ve harcanmayan istinaf gider avansının İlk Derece Mahkemesince ilgiliye İADESİNE,
9-Kararın İlk Derece Mahkemesince taraflara TEBLİĞİNE,
Dair, 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-a-6. maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle ve HMK'nın 353/1-a. maddesince kesin olarak karar verildi.23/02/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.