mahkeme 2025/439 E. 2025/492 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2025/439
2025/492
15 Eylül 2025
T.C.
ANTALYA
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/439 Esas
KARAR NO : 2025/492
DAVA : Hakem Kararının İptali
DAVA TARİHİ : 03/06/2025
KARAR TARİHİ : 15/09/2025
Mahkememizde görülmekte olan "Hakem Kararının İptali" davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı dava dilekçesinde özetle; Davalı şirket ile ticari ilişki kapsamında .../...'dan ...'ya yaş meyve-sebze taşımacılığı hizmeti gerçekleştirildiğini, ifa edilen taşıma hizmetinin ... tarihinde .../...'dan malların yüklenmesiyle başladığını, taşıma hukukunun gereklilikleri ve sözleşmesel yükümlülükler kapsamında uygulanan "araç analiz" sistemiyle kontrol edildiğini, ürünlerin uygunluğunun onaylandığını ve herhangi bir bozulma ya da taşıma kusurunun olmadığının belgelendiğini, bu işlemlerin ardından aracın ... tarihinde ...'da bulunan adrese ulaştığını ve malların boşaltılmak üzere hazır hale getirildiğini, ancak sevkiyatın nihai alıcısı olan 3.kişi tarafından teslim alınmadığını, aksine taşımayı gerçekleştiren araca ürünlerin tekrar yüklendiğini ve aracın yaklaşık 20 gün süreyle aynı lokasyonda bekletildiğini, bu bekletme durumunun seyir mobil araç takip sistemi kayıtlarında da bulunduğunu, bu sürede davalıya ürünlerin bozulabileceği taşımanın olağan sürecini aşan risklerin oluştuğu husunun hem yazılı hem de sözlü olarak defalarca bildirildiğini, davalı tarafın yönlendirdiği alıcı nedeniyle aracın ...'da alıkonulduğunu ve sevkiyatın tamamlanmasının engellendiğini, tüm bu olumsuzluklara rağmen, ticari ilişkinin selameti gözetilerek davalı şirket aleyhine o aşamada herhangi bir şikayette bulunulmadığını, yalnızca hak edilen taşıma ücretinin ödenmesinin talep edildiğini ancak ... Amerikan Dolarının ödenmediğini, firmanın hem mali yönden zarara uğradığını hem de araçlarının ticari faaliyette kullanamaz duruma geldiğini, zararın sorumluluğunun ürünleri teslim almayan ve sevkiyatı yönlendirmede kusurlu avranan ...'ne ait olduğunu, tüm uyarı ve ikazlara rağmen ödeme yapılmadığını, ancak davalı tarafça Hal Hakem Heyetine başvuruda bulunulduğunu, tüm bu nedenlerle taşımanın gecikmesi ve oluşan zararlardan yöneltilecek herhangi bir kusur isnadının hukuken geçersiz olduğunu, Hal Hakem Heyeti tarafından verilen kararın taşımanın sözleşmeye uygun yapıldığına, ürünlerin zamanında teslim noktasına ulaştırıldığına ve ürünlerin zayi olmasında kendilerinin bir kusuru bulunmadığına dair somut deliller dikkate almaksızın verildiğini, bu sebeplerle kararın icrasının yargılama sonuna kadar tedbiren durdurulmasına karar verilmesini, Hal Hakem Heyetinin ... tarihli ve ...-...-... sayılı kararına itirazın kabulüne, söz konusu kararın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı şirket adına çıkarılan davetiyenin tebliğ edilemediği, bu sebeple taraf teşkilinin sağlanamadığı görülmüştür.
Antalya Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliğinden gelen yazı cevabı ile, ...'ın .../... esnaf sicil numarası ile ... tarihinde kayıt yaptırdığı ancak ... tarihinde esnaf sicil kaydını terk ettiğinin bildirildiği görülmüştür.
... Ziraat Odası Başkanlığından gelen yazı cevabı ile, ...'nin ... tarihinde ... sicil numarasında kaydolduğunu ve kaydın devam ettiği, şirketin meyve üreticisi olduğunun tespit edildiğinin bildirildiği, bahsi geçen şirkete ait üyelik bilgilerinin ve çiftçilik belgesinin bulunduğu üye sicil dosyası örneğinin dosyamız arasına gönderildiği görülmüştür.
... İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğünden gelen yazı cevabi yazıda ise İlçede faaliyette bulunan ...nin güncel olarak meyve sebze üretimi ile ilgili kaydının olmadığı, en son olarak ... yılında .../.../... adresinde zeytin üretimi yaptığını, firmanın meyve sebze paketleme, boylama, sarartma ve mumlama faaliyetinde işletme kayıt belgeli bir paketleme tesisinin olduğunun tespit edildiğinin bildirildiği görülmüştür.
DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE: Dava Hal Hakem Heyeti Başkanlığının ... tarih ve ...-...-... sayılı hakem heyeti kararına itiraza ilişkindir.
Davacı tarafından davalı şirkete ait ürünlerin kendisine ait ... tarafından taşındığı, husumetin kendisine yöneltilmesinin yersiz olduğu belirtilerek yukarıda tarih ve sayısı belirtilen Hal Hakem Heyeti kararının iptali talep edilmiştir.
5957 Sayılı "Sebze ve Meyveler ile Yeterli Arz ve Talep Derinliği Bulunan Diğer Malların Ticaretinin Düzenlenmesi Hakkında Kanun'un 10 maddesinde; "(1)Üreticiler ile meslek mensupları arasında veya meslek mensuplarının kendi aralarında bu Kanunun uygulanmasıyla ilgili olarak ortaya çıkan uyuşmazlıklara çözüm bulmak amacıyla il merkezlerinde bir hal hakem heyeti oluşturulur. Bakanlıkça gerekli görülen ilçe merkezlerinde de hal hakem heyeti oluşturulabilir.
...(5)Değeri elli bin Türk Lirasının altında bulunan uyuşmazlıklarda, hal hakem heyetlerine başvuru zorunludur. Bu uyuşmazlıklarda heyetin vereceği kararlar ilam hükmündedir. Bu kararlar 9/6/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun ilamların yerine getirilmesi hakkındaki hükümlerine göre yerine getirilir. Taraflar, bu kararlara karşı on beş gün içinde hal hakem heyetinin bulunduğu yerde ticarî davalara bakmakla görevli asliye ticaret mahkemesine itiraz edebilir. İtiraz, hal hakem heyeti kararının icrasını durdurmaz. Ancak, talep edilmesi şartıyla hâkim, hal hakem heyeti kararının icrasını tedbir yoluyla durdurabilir. Hal hakem heyeti kararlarına yapılan itiraz üzerine asliye ticaret mahkemesinin vereceği karar kesindir.
(6)Değeri elli bin Türk Lirası ve üstündeki uyuşmazlıklarda hal hakem heyetinin vereceği kararlar, asliye ticaret mahkemesinde delil olarak ileri sürülebilir. Bu maddede yer alan parasal sınırlar her takvim yılı başından geçerli olmak üzere o yıl için 4/1/1961 tarihli ve 213 sayılı Vergi Usul Kanununun mükerrer 298 inci maddesi hükümleri uyarınca tespit ve ilan edilen yeniden değerleme oranında arttırılır. Artırılan parasal sınırlar, her yıl aralık ayı içinde Bakanlıkça Resmî Gazete'de ilan edilir.
(7) 14 üncü madde dışındaki tüm uyuşmazlıklar, hal hakem heyetinin görev ve yetkileri kapsamındadır. Toptancı hali yönetimi veya personelinin uygulamalarından veyahut toptancı hallerinin ve pazar yerlerinin yönetim ve işleyişinden kaynaklanan uyuşmazlıklar da bu kapsama dâhildir."
6100 sayılı H.M.K. 2. Maddesinde; "...Dava konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın malvarlığı haklarına ilişkin davalarla, şahıs varlığına ilişkin davalarda görevli mahkeme, aksine bir düzenleme bulunmadıkça asliye hukuk mahkemesidir..."şeklinde hükümlere yer verilmiştir.
Yukarıda belirtilen yasa hükümlerine göre taraflardan birinin üretici, diğerinin ise meslek mensubu olması durumunda 5957 sayılı yasanın uygulanmasından doğan ve uyuşmazlık değeri belli bir değerin altında bulunan uyuşmazlıklarda hal hakem heyetine başvuru zorunlu olup, bu husus dava şartı olmakla mahkemelerce resen gözetilecektir.
Aynı yasanın 2/ı maddesinde meslek mensubu tanımlanmış olup, buna göre malların ticaretiyle iştigal eden ilgili meslek odalarına kayıtlı kişiler meslek mensubu olarak kabul edilmiştir. Bu yasal düzenlemeden kişinin meslek mensubu kabul edilebilmesi için malların ticareti ile iştigal etmesinin yanında ilgili meslek odasına da kayıtlı olmasının zorunlu görüldüğü anlaşılmaktadır.
Bu genel açıklamalardan sonra somut olay değerlendirildiğinde; davacının meslek mensubu olmadığı, oda kaydının bulunmadığı, davalı şirketin ise üretici kaydı olmakla birlikte ... yılından beri üretim faaliyetinin bulunmadığı, paketleme tesisinin bulunduğu anlaşılmıştır. Uyuşmazlığın çözümünde değeri itibariyle hal hakem heyetinin görevli ve yetkili olduğunun kabul edilebilmesi için davacının meslek mensubu ve dolayısıyla ilgili meslek odasına kayıtlı olması, davalının da üretici olması gerekmektedir. Dava konusu somut olayda, Hal Hakem Heyetinin uyuşmazlık yönünden görevli ve yetkili olmadığı, bu hali ile davaya bakma görevinin Asliye Hukuk Mahkemesine ait olduğu anlaşılmakla davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine, karar kesinleştiğinde ve istek halinde dosyanın Antalya Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacının davasının GÖREV DAVA ŞARTI YOKLUĞU NEDENİYLE USULDEN REDDİNE,
2-Karar kesinleştiği ve istek halinde dosyanın ANTALYA NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE,
3-Dava dosyasının süresi içinde görevli mahkemeye aktarılması durumunda harç ve yargılama giderlerinin HMK'nun 331/2 maddesi uyarınca görevli mahkemece nazara ALINMASINA,
4-Dosyanın gönderilmesi için süresi içinde başvuru yapılmadığı takdirde HMK'nun 20/2-son ve 331/2 maddeleri gereğince yapılacak işlemin mahkememizce dosya ele alınarak DEĞERLENDİRİLMESİNE,
Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 6100 Sayılı Kanunun 345.maddesi gereğince 2 hafta içerisinde Antalya Bölge Adliye Mahkemesi ilgili İstinaf Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile İstinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 15/09/2025
Başkan ...
¸e-imzalıdır
Üye ...
¸e-imzalıdır
Üye ...
¸e-imzalıdır
Katip ...
¸e-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.