mahkeme 2024/863 E. 2025/333 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2024/863

Karar No

2025/333

Karar Tarihi

17 Haziran 2025

T.C.
ANTALYA
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2024/863
KARAR NO : 2025/333

DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 05/11/2024
KARAR TARİHİ : 17/06/2025

Mahkememizde görülmekte bulunan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin dünya piyasalarından temin ettiği birçok kimyasal üründe yurt içi ve yurt dışı piyasalarında en büyük ... üreticilerinden birisi konumunda yer almakta olup ... ticareti ile uğraştığını, davacının borçlu karşı tarafa icra takibine dayanak fatura içeriklerinde yer alan malların satışında bulunduğunu, davacı şirketin üzerine düşen edimi yerine getirdiğini fakat borçlunun, davacı şirkete borcunu ödemediğini, bu nedenle davalı borçluya karşı Antalya Genel İcra Müdürlüğü'nün .../... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, tüm bunlara rağmen davalı tarafın icra dairesine sunmuş olduğu itiraz dilekçesi ile "borcun tamamına, takip dayanağına, faiz oranına, işlemiş faiz ve ferilerine, yetkiye itiraz." suretiyle borca ve tüm ferilerine yönelik olarak borcunun bulunmadığına dair haksız itirazda bulunduğunu, her ne kadar borçlu tarafından yetkili icra müdürlüğünün ... İcra Dairelerinin olduğu dile getirilmiş ve Antalya Adliyesinin yetkisine itiraz edilmiş ise de davalı/ borçlu firmanın ... ... ilçede şubesi bulunduğunu, davalı/ borçlu firmanın ... adresi ticaret sicil gazetesinden de görüleceği üzere ...Cadde No:.. ... ... olduğunu, bilindiği üzere "HMK Madde 14/1 bir şubenin işlemlerinden doğan davalarda, o şubenin bulunduğu yer mahkemesi de yetkilidir." hüküm altına alındığını, belirtmek gerekirse de her ne kadar davalı taraf ... Adliyesinin yetkili olduğunu itirazında belirtmiş ise de davalı şirketin merkez ... adresinin yargı çevresi de .../ ... adliyesi olduğunu, davacının asıl alacağa icra takibi öncesinde faiz talebi olmamakla birlikte asıl alacağa icra takip tarihinden itibaren reeskont avans faiz talep ettiklerini, tüm sebeplerle davanın kabulüne itirazının iptali ile Antalya Genel İcra Müdürlüğünün .../... Esas sayılı takibinin devamına, davalı aleyhinde 9620'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP :Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; HMK'nın 194. maddesinin son derece açık olmasına karşın davacı vekilinin hangi delili hangi vakıayı ispat etmek için sunduğunu ne delil listesinde ne de dava dilekçesinde belirtmediğini, bu nedenle davacı tarafından verilen delil listesinin dikkate alınmaması gerektiğini, davacının bundan sonra delil listesi sunmasına da muvafakatleri olmadığını, şubenin bulunduğu yer mahkemesinde dava açılabilmesi için, yapılan işlemin merkezle değil, bizzat şube ile yapılmış olduğunun ispat edilmesi gerektiğini, davalı şirketin adresinin "... Mh ... Cd. ... Apt. No: ... .../..." olduğunu, takip talebi dayanağı faturanın şube adına değil, merkez adına düzenlendiğini, bu nedenle yetki kuralları çerçevesinde davalının/ borçlunun yerleşim yeri adresinin bağlı olduğu bölgedeki mahkeme yetkili mahkeme olması dolayısıyla yetkili mahkemenin ... İcra Müdürlükleri olacağından yetki itirazlarının kabulünü, olayın esasına ilişkin ise; davalının davacıya borcunun bulunmadığını, iddia edilen alacak likit ve muccel olmadığından davacı tarafından talep edilen icra inkar tazminatının reddini, ispat yükü davacı tarafta olduğundan takip dayanağının tarafların cari kayıtlarına ve ticari defterlerine işlenip işlenmediğinin kontrolü gerektiğini, faturanın tek başına bir alacağın ispat edemeyeceğini, tüm bu sebeplerle Müvekkillerin davacı şirkete herhangi bir borcunun bulunmaması sebebiyle davanın esastan reddine, davacı şirket aleyhine %20'den az olmamak kaydı ile kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunun 67. maddesine dayanan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Öncelikle borçlunun icra dairesinin yetkisine itirazının ele alınması gerekmiştir.
İtirazın iptali davasının açılabilmesi için geçerli bir ilamsız icra takibinin yapılmış olması gerekir. Geçerli bir icra takibinden söz edebilmek için yetkili icra dairesinde yapılmış bir takibin bulunması gerekir. Somut olayda alacaklı- davacı tarafından girişilen icra takibine davalı - borçlu hem icra dairesinin yetkisine hem de borca süresinde itiraz etmiş, yapılan bu itiraz neticesinde icra takibi durmuştur. Açılan itirazın iptali davasında öncelikle icra dairesinin yetkisine yönelik itirazın incelenmesi gerekir. Çünkü yetkili icra dairesinde takip yapılması itirazın iptali davasının koşullarından biridir. İcra dairesinin yetkisiz olduğu sonucuna varıldığı taktirde dava şartı yokluğundan usulden red kararı verilmesi gerekir.
İİK'nın 50/1. maddesi uyarınca, para veya teminat borcu için takip hususunda HMK'nın yetkiye dair hükümleri kıyas yolu ile uygulanır. 6100 sayılı HMK'nun 17. Maddesinde "Tacirler veya kamu tüzel kişileri, aralarında doğmuş veya doğabilecek bir uyuşmazlık hakkında, bir veya birden fazla mahkemeyi sözleşmeyle yetkili kılabilirler. Taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça dava sadece sözleşmeyle belirlenen bu mahkemelerde açılır." düzenlemesi mevcuttur. Ayrıca 10. maddesi gereğince sözleşmeden doğan uyuşmazlıklarda dava ve icra takibi, sözleşmenin yerine getirileceği (ifa edileceği) yerde de açılabilir. Sözleşmenin yerine getirileceği yer tarafların açık ya da örtülü isteklerine göre belirlenir. Aksi durumda ise sözleşmenin yerine getirileceği yer Türk Borçlar Kanunu’nun 89. maddesi gereğince tespit edilir. TBK 89/1. maddesi uyarınca para borçları, alacaklının ödeme zamanındaki yerleşim yerinde ifa edilir. Uyuşmazlık sözleşmeden doğan bir para borcuna ilişkin olup, sözleşmede aksi kararlaştırılmamışsa, bu para borcu alacaklının ödeme zamanındaki ikametgâhında ödenir. Bu nedenle para alacaklarına ilişkin takipler alacaklının ikametgâhında da yapılabilir. Davacı alacaklının yerleşim yerinin bulunduğu yer olan Antalya İcra Daireleri'nin yetkili olduğu, takibin yetkili Antalya İcra Dairesinde yapıldığı,borçlunun takip dosyasına yapmış olduğu yetki itirazının yerinde olmadığı anlaşılmış, davanın esası yönünden inceleme yapılmıştır.
Antalya Genel İcra Müdürlüğünün .../... Esas sayılı icra dosyası incelendiğinde; alacaklı ... tarafından, borçlu ... aleyhine ... tarihli fatura için ... TL, ... tarihli fatura için de ...- TL ile ... TL ve ... TL işlemiş faiz olmak üzere toplam ... TL alacağın tahsili için girişilen ilamsız icra takibi olduğu, borçlunun ... tarihli itirazı üzerine takibin durdurulduğu, İİK'nun 67. Maddesi gereği yasal 1 yıllık süre içerisinde eldeki davanın açıldığı görülmüştür.
... Vergi Dairesine müzekkere yazılarak tarafların BA- BS formları istenilerek dosyamız arasına alınmıştır.
Mahkememizce taraflara ticari defterler ve belgelerini sunmak üzere kesin süre verilmiş, davacı tarafın ticari defterlerinin bulunduğu yeri bildirmesi ve davalı tarafın çıkartılan tebligata rağmen ticari defterlerini sunmaması üzerine dosyamız bir mali müşavir bilirkişiye tevdi edilerek rapor aldırılmış, bilirkişi ... tarihli raporunda sonuç olarak; "davacı Antalya Kurumlar Vergi Dairesi Müdürlüğü ... vergi kimlik numaralı mükellefi davacı ...'nin 2024 yılı ticari defter kayıtlarını ... seri nolu elektronik defter tutma genel tebliğ uyarınca elektronik ortamda (e-defter) tuttuğu, bu hususla ilgili mali mühür, e imza, berat ve elektronik sisteme sahip olduğu, davacı tarafın 2024 yılı ticari defterlerinin TTK'na göre usulüne uygun tutulduğu, takdiri ve değerlendirilmesi Yüce Mahkememize ait olmak üzere sahibi lehine delil olma niteliğini taşıdığı, davacı şirketin 2024 yılı ticari defter kayıtlarında davalıya ati carinin muavin kaydını ... ... hesap kodundan takip ettiği, dosya kapsamına kazandırılan alış - satış karşılaştırma formlarına göre davacı tarafça davalı adına düzenlenen takip ve dava konusu faturaların davalının alış- satış formlarında yer aldığı, muavin kaydına göre davacı tarafın 2024 yılı ticari defter kayıtlarına göre davacı tarafın davalı taraftan takip tarihi itibariyle ... TL bakiye alacağının bulunduğu, bu alacak tutarı içerisinde takip ve dava konusu faturalardan kaynaklı ... TL alacağında bulunduğu, davacı tarafça eldeki davada takibin ... TL asıl alacak yönünden iptali ile takibin devamını talep edildiği" hususlarında görüş bildirildiği anlaşılmıştır.
Uyuşmazlık; fatura alacağından kaynaklı Antalya Genel İcra Müdürlüğünün .../... Esas sayılı takip dosyasında davacının alacaklı olup olmadığının tespitine ilişkindir.
İcra dosyası içeriğinden de anlaşıldığı üzere davacı alacaklı icra takibini faturaya istinaden başlatmış, borçlunun vaki itirazı üzerine eldeki dava açılmış olup, itirazın iptali davaları niteliği itibari ile icra dosyasına ve bu dosyada sunulan takip dayanağı belgeler ile ödeme emrine sıkı sıkıya bağlı olup, uyuşmazlığın takip ve dava konusu yapılan faturalarla sınırlı olarak değerlendirilip çözümlenmesi gerekir. (Yargıtay 19. H.D.'nin 21.06.2019 tarih, 2018/1391 Esas, 2019/3997 Karar)
Ticari davalarda yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delillerdendir. Yasa'da delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan, yasanın ticari defterleri kesin delil olarak düzenlediği açıkça anlaşılmaktadır.
MK 6. Maddesine göre kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça taraflardan her biri dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlü olup işbu davada ispat yükü alacaklı olduğunu ispat eden davacıya aittir.
6100 sayılı HMK 222. maddesine göre, tarafların ticari defterlerinin incelenmesine karar verilmiş olup, sadece davacı tarafın ticari defterlerini sunması üzerine davacının ticari defterleri üzerinde inceleme yapılmış ve bilirkişi raporu ile davacının 2024 yılı ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, davacı defterinde taraflar arasındaki ticari ilişkiye yönelik kesilen faturalardan kaynaklı davacının davalından ... TL'lik alacağının kayıtlı olduğu ve yapılan ihtara rağmen davalı tarafça defter ve belgelerin ibraz edilmediği, davacı tarafça alacağın varlığının ispatlandığı kanaati ile, itirazın iptali ile takibin devamına karar vermek gerekmiştir.
Takibe ve davaya konu alacak, ticari defterlerde kayıtlı olup, likit nitelikte olduğundan, davacı yararına icra inkar tazminatının koşulları mevcut olduğundan, icra inkar tazminatına hükmedilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Ayrıntıları yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜ İLE, Davalının Antalya Genel İcra Müdürlüğünün .../... Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu İTİRAZIN İPTALİ ile ... TL asıl alacak ve asıl alacağa takip tarihinden itibaren işleyecek avans faizi üzerinden takibin aynen DEVAMINA,
2-Hükmolunan asıl alacağın %20'si tutarındaki ... TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
3-Alınması gereken ...-TL harçtan peşin alınan ...-TL'nin mahsubu ile, bakiye ...-TL nin davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAD KAYDINA,
4-Davacı tarafça yapılan davetiye, posta masrafı, bilirkişi giderinden ibaret toplam ...-TL yargılama gideri, ...-TL peşin harç ve ...-TL başvuru harcı olmak üzere toplam ...-TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya VERİLMESİNE,
5-Karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan ...-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
6-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/13 ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği 26/2. Maddeleri, 6100 sayılı HMK 297/1-ç, 326.maddeleri uyarınca, arabuluculuk faaliyeti sonunda tarafların anlaşamamaları halinde iki saatlik ücret tutarı tarifenin birinci kısmına göre ileride haksız çıkan taraftan tahsil olunmak üzere Adalet Bakanlığı bütçesinden ödeneceği öngörüldüğünden; ...-TL'nin davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
7-Davacı tarafından yatırılan gider avansından kullanılmayan bakiye kısmın HMK 333. maddesi gereğince karar kesinleştikten sonra masrafı kendisine ait olmak üzere davacının göstereceği bir IBAN/hesap numarasına yatırılmasına ancak hesap numarası bildirilmemiş veya bildirilmez ise masrafı avanstan karşılanmak suretiyle PTT merkez ve işyerleri vasıtasıyla adreste ödemeli olarak gönderilmesine veya davacıya iadesine,
Dair, davacı vekili ...'ın yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda kararın tebliğinden itibaren 6100 Sayılı Kanunun 345.maddesi gereğince 2 hafta içerisinde ilgili İstinaf Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile İstinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.17/06/2025

Katip ...
e-imza

Hakim ...
e-imza

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim