Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2023/843
2024/783
29 Kasım 2024
T.C.
ANTALYA
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/317
KARAR NO : 2024/780
DAVA : Şirketin Feshi- Ortaklıktan Çıkma Veya Çıkarılma
DAVA TARİHİ : 11/04/2022-25/10/2023
KARAR TARİHİ : 29/11/2024
Mahkememizde görülmekte olan Limited Şirketin Fesih ve Tasfiyesine ilişkin asıl dava ile Limited Şirket Ortaklıklığından Çıkma talepli birleşen davanın yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının halen ... Ticaret Sicil Müdürlüğü’nün ...-... numaralı sicil esasında kayıtlı (EK-1) bulunan davalı şirketin ortağı olduğunu, adı geçen şirketin ... tarihinden bu yana hiçbir faaliyet yapmayıp vergi dairesinde de pasif duruma geçtiğini, şirketin 2011 yılından bu yana hiç bir organını toplayamadığını ve ortakların aralarındaki husumet sebebiyle bir araya gelmediğini, şirketin pasif durumda olduğunu, bu durumun vergi dairesi ve ticaret sicil müdürlüğü kayıtlarından görüleceğini, adı geçen şirketin vergi ve sgk borçlarının ortakları tarafından ayrı ayrı şahsileştirildiğini ve ortakların bu borçları kendi üzerine aldığını, ... 2021 tarihinde de ortaklar tarafından vergi dairesi ve sgk borçlarının ödendiğini, şirket ortaklarının gerek ekonomik sıkıntı içerisinde olduğu gerekse karşılıklı husumet içerisinde olduğu için şirketi yeniden faal hale getirmelerinin mümkün olmadığını beyanla ilgili şirketin TTK. 636 madde gereğince feshine karar verilmesini, 2021 ... ayından itibaren vergi ve SGK borcu doğmaması yönünde tedbir kararı verilmesini talep etmiştir.
Birleşen Antalya ... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas, ... Karar sayılı dosyada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı halen ... ... siciline kayıtlı, ... mersis numaralı ...nin ortağı olup bu güne kadar hiçbir sürece dahil olmadığını, davacının ... mezunu olup davalı şirket müdürü/yetkilisi ... ile ... yılında evlendiğini, davalı şirket müdürü/yetkilisi evlilik birliği devam ederken şirket kuracağını ve kendi işini yapacağını vaat ederek dava konusu şirketi %95 hisse ile ve dava dışı ... Ticaret Sicil Müdürlüğü ... siciline kayıtlı, ... Mersis numaralı ...ni kurduğunu ve davacıyı %25 hisse ile bu şirketlere ortak yaptığını, davalı şirket yetkilisi ...'ın kurmuş olduğu şirketlerin hiçbir sorumluluğunu yerine getirmediğini, davacının bilgisizliğinden faydalanan şirket yetkilisinin evlilik birliği içerisinde davacıyı bono ile borçlandırıldığını ve çok defa davacının ailesinin bu şirketlerin borçlarını kapatmak zorunda kaldığını, şirketin diğer ortağı ve yetkilisi ile ... tarihinde şiddetli geçimsizlik sebebiyle boşandığını, davalı şirket yetkilisinin devlete olan vergi ve sigorta borçlarını dahi ödemediğini, vergi ve sigorta borcu birikmiş ve bu biriken borçlar için davacının babasından kalan taşınmazların tamamına haciz işlemi uygulandığını, davacının bağkur ve sigorta pirim borçlarını yapılandırarak ödediğini, bu şirketlerdeki ortaklıklar devam ettiği için pirim borcunun yeniden işlemeye başladığını, hiçbir geliri olmayan davacının babasından ölüm aylığını alabilecek durumda olmasına rağmen alamadığını, davacının şirket hisselerini üzerinden alması için ısrarı üzerine şirket yetkilisi ... hisseleri devralacağını, bunun için vekalet vermesini istemesi üzerine ... tarihinde Ankara ... Noterliğinden ... Yevmiye numarasıyla ... isimli kişiye vekalet verdiğini, ancak hisseleri bu vekaletle de almadığı için Antalya ... Asliye Ticaret mahkemesinde dava açmak zorunda kaldığını, Antalya ... Asliye ticaret mahkemesi ... E, ... K sayılı dosyasında ... tarihinde verilen kararla dava dışı ...deki ortaklıktan çıkarma kararı verildiğini, kararın kesinleşmediğini,davacının şirket yükümlülüklerinin devam etmemesi ve doğacak borçlardan sorumlu olmaması için ... tarihinden itibaren tedbir uygulanmasını, Antalya ... Ticaret Mahkemesinin ... sayılı dosyasında yürüyen şirketin tasfiyesi davası ile bu dava dosyasının birleştirilmesini veya diğer dosyada bu dosyamızın bekletici mesele yapılmasını, davacının şirket ortaklığından ayrılmasına ilişkin talebinin kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalıya usulüne uygun meşruhatlı davetiye tebliğ edilmiş, cevap vermeyerek davanın reddini istemiştir.
Antalya Kurumlar Vergi Dairesine davalı şirketin vergi borcunun bulunup bulunmadığı hususunda müzekkere yazılmış, gelen cevabi yazı dosyamız arasına alınmıştır.
Antalya Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğüne davalı şirketin prim borcunun bulunup bulunmadığı hususunda müzekkere yazılmış, gelen cevabi yazı dosyamız arasına alınmıştır.
... Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne müzekkere yazılmış, davalı şirketin sicil dosyası dosyamız arasına alınmıştır.
Davalı şirketi temsil yetkisi bulunan şirket müdürü ... ile şirket arasında açılan davada menfaat çatışması olduğu gibi şirketi münferiden temsil yetkisinin de ...’da olması ve ...’ın temsil süresinin sona ermesi sebebiyle TTK 126, TMK 426.maddeleri dikkate alınarak şirkete temsil kayyumu atanması hususunda davacı tarafa dava açmak üzere süre verilmiş, temsil kayyumu atanmasına ilişkin Antalya ... Asliye Tİcaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dava dosyasında, davalı şirkete ... temsil kayyumu olarak atanmıştır.
Temsil kayyımı adına duruşma gününü bildirir davetiye tebliğ edilmiş, duruşmada beyanı alınmıştır.
Mahkememizin ... tarihli oturum ... nolu ara karar gereği şirketin haklı sebeple tasfiyesi istemine ilişkin olarak mali durumuna ilişkin re’sen seçilecek 1 mali müşavir bilirkişiden rapor alınmasına karar verilmiş, bilirkişi tarafından mahkememize sunulan ... tarihli raporda özetle; "...Halı nedenle Fesih ve Tasfiyesine karar verilmesi talep edilen ... Ticaret Sicilinin ... Ticaret Sicil ve ... Mersis Numarasında Antalya Kurumlar Vergi Dairesi Müdürlüğünün ... vergi numarasın da kayıtlı ...'nin
- Bilinen adreslerinde bulunmaması,
- Şirketin öteden beri gayrı faal olduğu,
- Vergisel yükümlülüklerini yerine getirmediğinden dolayı vergi dairesinde ... tarihinde vergisel mükellefiyetinin terkin edilmesi,
- ... Ticaret Sicili Müdürlüğünden dosya kapsamına gönderilen davalı şirketin sicil kayıtlarına davalı şirkette ... tarihinden sonra alınmış bir karar ya da yapılmış bir toplantı olmaması,
- Şirket ortaklarının birbirlerine karşı bilinirlik ve güven ilişkisinin söz konusu olmaması,
- Şirketin devamlılığını sağlamanın mümkün olmaması,
- Şirketin kuruluş amaç ve gayesine ulaşmasına imkan kalmaması,
gibi unlarlar hep birlikte değerlendirildiğinde ... Ticaret Sicilinin ... Ticaret Sicil ve ... Mersis Numarasında Antalya Kurumlar Vergi Dairesi Müdürlüğünün ... vergi numarasın da kayıtlı ...'nin hem davalı şirket, hem de şirket ortağı Davacılar açısından haklı sebeple fesih ve tasfiyesinin gerekip gerekmediğinin takdiri ve değerlendirilmesi Yüce Mahkemenize ait olduğu,
Sayın Mahkemece tarafların ortaklıktan çıkmasına karar verilesi halinde kaydi değerlere göre davalı şirketten; - ... ortaklık hissesine isabet eden tutarın (... TL/... TL * ... TL = ... TL) ... TL,
- ... ortaklık hissesine isabet eden tutarın (... TL/... TL * ... TL = ... TL) ... TL olduğu," sonuç ve kanaatine varılmıştır.
DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE: Asıl dava, TTK 636. Maddesine dayalı Limited Şirket ortağı tarafından açılan haklı sebeple şirketin fesih ve tasfiyesi, birleşen dava ise ortaklıktan çıkma istemine ilişkindir.
Asıl dava da davacı ortak tarafından şirketin 2011 yılından beri faal olmadığı, vergi ve SGK borçlarının ödenmediğinin belirtildiği görülmüştür.
Şirkette 1 paya sahip davacı tarafından davalı şirketin 2016 yılından beri faal olmadığı, vergi kaydının terkin edildiği, yönetim organının bulunmadığı gerekçesiyle şirketin haklı sebeple feshi talebinde bulunulmuştur.
Aynı gerekçelerle birleşen davada da davacı ortak tarafından ortaklıktan çıkma talebinde bulunulmuştur.
Limited şirkette sona erme ve sona ermenin sonuçlarını düzenleye TTK 636.maddesinde; "Haklı sebeplerin varlığında, her ortak mahkemeden şirketin feshini isteyebilir. Mahkeme, istem yerine, davacı ortağa payının gerçek değerinin ödenmesine ve davacı ortağın şirketten çıkarılmasına veya duruma uygun düşen ve kabul edilebilir diğer bir çözüme hükmedebilir. " düzenlemesi mevcuttur.
Asıl dava, limited şirketin feshi ve tasfiyesi istemine ilişkindir. Dava sebebinin dayandığı TTK' da 636. maddesinde haklı sebep kavramı tanımlanmamıştır. Öyleyse her davada, hukuki ve maddi olayların özelliği dikkate alınarak haklı sebep teşkil edip etmeyeceklerinin irdelenmesi gerekir. Şirketin devamlı olarak zarar etmesi, kuruluş ve gayesinin gerçekleşmesine imkan kalmaması, ortaklar arasındaki ciddi anlaşmazlıklar, ortağın bakiye sermaye borcunu ödemekte temerrüdü gibi sebepler haklı sebeplere örnek olarak sayılabilir.
6102 sayılı Kanun'un 636 ncı maddesinin üçüncü fıkrasında haklı sebeplerin varlığında, her ortağın mahkemeden şirketin feshini isteyebileceği, mahkemenin bu istem yerine, davacı ortağa payının gerçek değerinin ödenmesine ve davacı ortağın şirketten çıkarılmasına veya duruma uygun düşen ve kabul edilebilir diğer alternatif çözüme hükmedebilmesi düzenlenmiştir. Bu madde uyarınca şirketin feshine veya diğer alternatif çözüm yollarına hükmedilebilmesi için haklı sebebin iddia ve ispat edilmesi gerekir.
Yargıtay 11.Hukuk Dairesinin 13/10/2015 tarih 2014/14049 Esas - 2015/10415 Karar sayılı emsal içtihatında; "...6
102 sayılı TTK'nın 636/3. maddesine göre de, haklı sebeplerin varlığında her ortak mahkemeden şirketin feshini isteyebilir. Ancak aynı maddede belirlendiği üzere, mahkemece, istem yani fesih yerine, davacı ortağa payının gerçek değerinin ödenmesine ve davacı ortağın şirketten çıkarılmasına veya kabul edilebilir diğer bir çözüme hükmedilebilir. Bu itibarla mahkemece, 6102 sayılı TTK'nın 573. maddesi uyarınca limited şirketin bir kişi tarafından kurulabileceği hükmü de dikkate alınarak, TTK'nın 636. maddesinin tartışılması ve bunun sonucuna göre bir hüküm kurulması gerekirken, anılan bu hususta bir değerlendirme yapılmadan hüküm tesisi isabetsizdir..." şeklinde belirtilmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 16/10/2014 tarih 2014/13311 E. 2014/15765 K. Sayılı emsal içtihadında "...Dava, 6102 sayılı TTK’nın 636 /3. maddesine göre, haklı nedenle davalı şirketin feshi ve tasfiyesi talebine ilişkin olup, mahkemece, yukarıda açıklanan gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir. Bir şirketin amacına ulaşması için faal olması gerekir. ... Vergi Dairesi vergi kayıtlarına göre, davalı şirketin ... itibariyle resen terkinin yapıldığı ve vergi borcunun bulunmadığı belirtilmiş olup, davalı şirketin gayrı faal olduğu davalı ortak ...’in yazılı beyanlarından da anlaşılmaktadır. Bu halde, davalı şirketin fesih ve tasfiyesi için haklı sebep bulunduğu nazara alınarak davanın kabulüne karar vermek gerekirken, davanın reddi doğru olmamış," şeklinde belirtilmiştir.
Yukarıda belirtilen kanun maddesi ve emsal içtihatlar, açıklamalar doğrultusunda yapılan değerlendirmede; Asıl davada davacının ve birleşen davada davacı ...'ın davalı şirketin ortakları oldukları asıl davada davacı ... 'ın şirkette ... paya sahip olduğu birleşen davada davacı ...'ın ... Paya sahip oldukları ...'ın aynı zamanda ... tarihinden itibaren 10 yıl süreliğine şirket müdürlüğüne atandığı bu süreçte şirketin faal olmadığı vergisel yükümlülüklerini yerine getirmediği daha önce karı koca olan şirket ortaklarının sonradan boşandıkları, birbirlerine karşı güven ilişkilerinin kalmadığı, şirkette ... tarihinden sonra alınmış bir genel kurul kararının bulunmadığı tüm bu hususlar dikkate alındığında şirketin kuruluş amaç ve gayesine ulaşmasında imkan bulunmadığı, ticari hayatta şirketin devamlılığının taraflar açısından ve şirket açısından bir fayda sağlamayacağı anlaşıldığından, asıl dava yönünden haklı sebeplerin oluştuğunun kabulü ile, şirketin haklı sebeple fesih ve tasfiyesine karar vermek gerekmiştir.
Birleşen dava dosyası yönünden yapılan değerlendirmede;
6102 Sayılı TTK 638.maddesinde "Şirket sözleşmesi, ortaklara şirketten çıkma hakkını tanıyabilir, bu hakkın kullanılmasını belirli şartlara bağlayabilir.
Her ortak, haklı sebeplerin varlığında şirketten çıkmasına karar verilmesi için dava açabilir. Mahkeme istem üzerine, dava süresince, davacının ortaklıktan doğan hak ve borçlarından bazılarının veya tümünün dondurulmasına veya davacı ortağın durumunun teminat altına alınması amacıyla diğer önlemlere karar verebilir." düzenlemesi mevcuttur.
Birleşen dava dosyasında davacı ...'ın haklı sebeple şirket ortaklığından çıkma talebi yönünden daha önce mahkememizde açılan şirketin haklı sebeple fesih ve tasfiyesi talebi bir araya geldiğinde mahkememizce incelenmesi gereken hususun haklı sebeple fesih ve tasfiyeye ilişkin ana dava dosyasında koşulların oluşması halinde davacının şirket ortaklığından haklı sebeple çıkma talebine ilişkin davada hukuki yararının bulunup bulunmadığının tespitinin gerektiğidir.
Hukuki yararın 6100 Sayılı HMK kapsamında değerlendirilmesinde;
Dava şartlarının amacı, bir davanın esası hakkında incelemeye geçilebilmesi için gerekli bütün şartları ve bunların incelenmesi usulünü tespit etmek, böylece davaların daha çabuk, basit ve ekonomik bir şekilde sonuçlanmasına yardımcı olmaktır (Baki Kuru, İstinaf Sistemine Göre Yazılmış Medeni Usul Hukuku, İstanbul, 2016, s. 190).
Mahkemece, dava şartlarının mevcut olup olmadığı, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırılır; taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler (6100 sayılı Kanun md. 115/1). Dava şartı noksanlığının tespit edilmesi hâlinde davanın usulden reddine karar verilir, ancak dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için ilgili tarafa kesin süre verilecek olup, bu süre içinde dava şartı noksanlığı giderilmemişse davanın dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilecektir (6100 sayılı Kanun md. 115/2).
Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 15/11/2023 tarih, 2022/1-747 Esas, 2023/1080 Karar sayılı emsal içtihadında "...Medeni usul hukukunda hukuki yarar, mahkemede bir davanın açılabilmesi için, davacının bu davayı açmakta ve mahkemeden hukuksal korunma istemekte bir çıkarının bulunması gerektiğine ilişkin ilke anlamına gelir. Davacının davayı açtığı tarih itibariyle dava açmakta hukuk kuralları tarafından haklı bulunan (korunan) bir yararı olmalı, hakkını elde edebilmesi için mahkeme kararına ihtiyacı bulunmalıdır.
Hukuki yarar dava şartlarından olup davacının dava açmakta hukuken korunmaya değer bir yararının bulunması gerekir. Bu şart dava konusuna ilişkin genel dava şartlarından biri olup davanın esası hakkında inceleme yapılabilmesi ve esas hakkında hüküm verilebilmesi için varlığı gerekli olduğundan olumlu dava şartları arasında sayılmaktadır. Bu nedenle menfaate, davanın dinlenebilmesi (mesmu olması, kabule şayan olması) şartı da denilmektedir (Emel Hanağası, Davada Menfaat, Ankara, 2009, s.19-21).
Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun “Dava şartları” başlıklı 114 üncü maddesinin gerekçesinde de "...Maddenin birinci fıkrasının (h) bendinde ise davacının dava açmakta hukukî yararının bulunmasının bir dava şartı olduğu hususu açıkça vurgulanmıştır. Burada sözü edilen hukukî yarardan maksat, davacının sübjektif hakkına hukukî korunma sağlanması hususunda mahkemeye başvurmasında hâli hazırda hukuken korunmaya değer bir yararının bulunmasıdır. Bir başka ifadeyle, davacı hakkına kavuşmak için, hâli hazırda mahkeme kararına muhtaç bir konumda değilse onun hukukî yararının bulunduğundan söz etmek mümkün değildir. yönünde açıklamalara yer verilmiştir.
Bir davada menfaat (hukuki yarar) ilkesinin dava şartı olarak gözetilmesinin yargılamanın amacına ve usul ekonomisi ilkesine uygun olacağı her türlü duraksamadan uzaktır.
Bu ilkeden hareketle bir davada hukuki menfaatin bulunup bulunmadığı mahkemece tarafların dava dosyasına sunduğu deliller, olay veya olgular çerçevesinde yargılamanın her aşamasında ve kendiliğinden gözetilmelidir. Böylelikle kişilerin haksız davalar açmak suretiyle dava hakkını kötüye kullanmasına karşı bir güvence de sağlanmış olmaktadır (Hakan Pekcanıtez, Medeni Usul Hukuku, C.II, Onbeşinci Baskı, İstanbul, 2017, s. 946-949)..." şeklinde belirtilmiştir.
Birleşen dava yönünden yukarıda belirtilen kanun maddesi ve emsal içtihat birlikte değerlendirildiğinde; her ne kadar davacının dava açıldığı sırada ortaklıktan çıkma talebi yönünden hukuki yararı olsa da, ana dava dosyasında şirketin haklı sebeple fesih ve tasfiyesine ilişkin koşulların oluştuğunun tespiti ile bu yönde karar verilmesi nedeniyle davanın her aşamasında incelenecek olan hukuki yararın ortadan kalktığı anlaşıldığından, hukuki yarar dava şartı yokluğu nedeniyle birleşen davanın reddine karar vermek gerekmiş açıklanan gerekçelerle aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM: Ayrıntısı gerekçeli kararda açıklandığı üzere;
1-Asıl davanın KABULÜNE, Buna göre; ... Ticaret Sicil Müdürlüğünün ... sırasında kayıtlı ... haklı sebeple FESİH ve TASFİYESİNE,
2-Tasfiye memuru olarak temsil kayyumu olarak atanan mali müşavir ...'nun ATANMASINA,
3-Tasfiye memuruna ... TL ücret takdirine, tasfiye memur ücretinin tasfiye işlemleri tamamlandıktan sonra davalı şirketten KARŞILANMASINA,
4-Birleşen davanın hukuki yarar DAVA ŞARTI YOKLUĞU NEDENİYLE USULDEN REDDİNE,
Asıl dava yönünden;
5-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gerekli ... TL harçtan peşin alınan ... TL harcın mahsubu ile bakiye ... TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
6-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince ... TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacı ...'a VERİLMESİNE,
7-Davacı tarafından yapılan dava ilk masrafı olan ... TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacı ...'a VERİLMESİNE,
8-Davacı tarafından yapılan posta, davetiye ve bilirkişi giderinden ibaret olmak üzere toplam ... TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacı ...'a VERİLMESİNE,
9-Artan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde davacı ...'a İADESİNE,
Birleşen dava yönünden;
10-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gerekli ... TL harçtan peşin alınan ... TL harcın mahsubu ile bakiye ... TL harcın davacıdan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
11-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA,
12-Artan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde davacı ...'a İADESİNE,
Dair; davacı vekili duruşma salonunda, birleşen dosyada davacı vekili e duruşma yoluyla yüzlerine karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 6100 Sayılı Kanunun 345.maddesi gereğince 2 hafta içerisinde Antalya Bölge Adliye Mahkemesi ilgili İstinaf Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile İstinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 29/11/2024
Başkan ...
¸e-imzalıdır
Üye ...
¸e-imzalıdır
Üye ...
¸e-imzalıdır
Katip ...
¸e-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.