mahkeme 2023/304 E. 2023/775 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2023/304
2023/775
27 Aralık 2023
T.C.
ANTALYA
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/304
KARAR NO : 2023/775
DAVA : Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (Menfi Tespit)
DAVA TARİHİ : 10/05/2023
KARAR TARİHİ : 27/12/2023
Mahkememizde görülmekte bulunan Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (Menfi Tespit) davasında;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin ... bankadan Ticari kredi Kullandığını, ... bankası müvekkilime Antalya Genel İcra Dairesi'nin ... E. Sayılı dosyası ile Asıl alacak ... TL ile takip başlatmış ve Yıllık % 59,28 Akdi Faizin % 100 Fazlası temerrüt faizi talep ettiğini, dava tarihi itibari ile müvekkilimin ... TL borçlu bulunduğunu, ... Bankası ... A.Ş.'ye temil ettiğini, Davalı banka müvekkilimin kullanmış olduğu Ticari Kredide ödeme palnında görüleceği üzere Temerrüt faizi konusunda anlaşma yapılmamış ise Akdi faizin % 50 fazlası Temerrüt faizi uygulanacağı Ek Yargıtay Hukuk Genel Kurulu ve Antalya Bölge Adliye Mahkeme kararında da açıkça belirtildiği gibi '' Ticari Kredilerde her kredi yönünden kredi ödeme planı ve kredi sözleşmesindeki Akdi ve Temerrüt Faizleri yazılı ise bu miktar üzerinden Temerrüt faizi konusunda anlaşma yapılmamış ise müşterinin kullanmış olduğu kredi akdi faiz oranın % 50 fazlası baz alınarak Temerrüt faizi uygulanması gerekeceği '' ni, Müvekkilimin ticari kredisine Yargıtay Kararları dikkate alınarak konusunda uzman bir Bilirkişi incelenmesi ile dava Tarihi itibari ile borçlu olmadığının tespiti talep ettiklerini, Antalya Genel İcra Dairesi'nin ... E Sayılı dosyasının dava Tarihi itibari ile Fazlaya dair haklarımız saklı kalmak kaydı ile şimdilik 500,00 TL borçlu olmadığının tespitine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı mahkememize verdiği cevap dilekçesinde; görevli mahkemenin icra hukuk mahkemesi olduğunu, Davacı dava dilekçesinde işletilen akdi ve temerrüt faizi oranlarına itiraz ettiğini, dolayısıyla tüm borca itiraz etmekle takip nedeniyle borçlu olunmadığının tespitini talep etmiş olup dava dilekçesinde takip çıkışı tutarı dava değeri olarak göstermesi gerekirken davasını 500- TL üzerinden açtığını, davanın usulden reddini talep ettiklerini, icra takibinden sonra açılan menfi tespit davalarında, dava değeri olarak takip çıkış tutarının belirtilmesi gerektiğini, davacı kötüniyetli şekilde dava değerini kısmi olarak belirttiğini, Menfi tespit davası kısmi dava olarak açılayacağını, bu konuda Yargıtayın kararları mevcut olduğunu, davacı kendisine yüklenen somutlaştırma yükümlülüğünü yerine getirmemiştir.
Davacı ile davalı arasında imzalanan kredi sözleşmesi davalı müvekkilin tacir olması dolayısıyla TTK'ya göre ticari bir iş olduğunu, . Madde 19/2'ye göre, taraflardan yalnız biri için ticari iş niteliğinde olan sözleşmeler, Kanunda aksine hüküm bulunmadıkça, diğeri için de ticari iş sayıldığını, ticari işlerde ise madde 8'e göre faiz oranı serbestçe belirlenir. Bu kapsamda söz konusu kredi sözleşmesinin ticari iş olduğu ve faiz oranının serbestçe belirlenebildiği için faiz oranının %59,28 olarak belirlenmiş olması hukuka uygun olduğunu, banka ile davacı arasında bir ticari iş var olduğundan ticari hükümlerin uygulanması gerektiğini, Davacı borçlu işbu dava ile takip tarihinden sonra değişen oranlarda faiz uygulanması gerektiğini iddia etse de işbu iddianın hukuken geçerliliği olmadığını, Davacı her ne kadar hiçbir somut gerekçe sunmadan borçluya uygulanan akdi ve temerrüt faiz oranına itiraz etmiş olsa da söz konusu itiraz haksız olduğunu, gerek taraflar arasında imzalanan Genel Kredi Sözleşmesi, gerek ise 3095 sayılı Kanun ile Türk Ticaret Kanunu'nun 8. Maddesi hükümleri incelendiğinde işlenen faiz oranları kanuna uygun olduğunu, davacı ile davalı arasında imzalanan kredi sözleşmesi eski olup, davacı tarafından herhangi bir ödeme yapılmaması sebebiyle dava dışı temlik eden ... A.Ş. tarafından takip başlatıldığını, Davacı borcunu ödemek yerine, takipten yıllar sonra çok daha masraflı bir yol izlediğini, bir avukat tuttuğunu, , (sözde) bu avukata ücret ödemiş ve düşük ihtimalle de olsa vekalet ücreti alabilmek adına hem yargıyı meşgul ettiğini, hem de müvekkil nezdinde iş yükü ve maddi yük oluşturduğunu, sonuç olarak yarar potansiyeli son derece düşük olan huzurdaki davayı açtığını, davacı ve/veya vekili, düşük de olsa vekalet ücreti elde etme beklentisi ile huzurdaki davayı ve benzerlerini sıkça açtığını, (davacının avukatı tarafından açılan çok sayıda dava mevcuttur. Bu davaları kaybettiklerinde vekalet ücreti veya masraf ödemedikleri de somut bir vakıadır.) Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nda davacının, dava açmakta hukuki yararının bulunması dava şartı olarak sayıldığını, ancak, davacı taraf yıllar sonra vekalet ücretine hak kazanma gayesi ile borcunu kapatmak yerine tarafımıza dava açarak kötü niyetini ispatladığını, öncelikle İcra Hukuk Mahkemeleri olduğundan görevsizlik kararı verilmesini, Mahkememiz aksi kanaatte ise davanın esasına girilerek davacı borçlunun haksız, yersiz ve hukuki dayanaktan yoksun davasının reddine karar verilmesini, İşbu davanın açılmasında ve borcun ödenmemesinde tamamen kötüniyetli olan davacının İ.İ.K. md 72/4 uyarınca alacağın %20’ sinden az olmamak üzere tazminata hükmolunmasına, Davacının HMK 329. Maddesi uyarınca ödeme yapmaya mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. .
Dava, Menfi tespit talebinden ibarettir.
Aşamalarda, davacı vekili, ... tarihli dilekçesi ile davadan feragat ettiklerini beyan etmiştir.
HMK m. 74 gereği, davadan feragat özel yetki gerektiren bir haldir. Davacılar vekilinin vekaletnamelerine bakıldığında, feragat özel yetkisinin olduğu görülmektedir.
04.02.2011 tarihinde yayımlanarak 01.10.2011 tarihi itibariyle yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK)'nda; "davadan feragat" başlıklı 307/1. Maddesinde; "Feragat, davacının, talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesidir." şeklinde tanımlanmaktadır. Feragat, davayı sona erdiren kesin bir usul işlemidir. Feragat etkisini onu yapanın tek yönlü irade beyanı ile doğurur. Yargıtay’ın yerleşmiş uygulamaları da bu yoldadır. (11.4.1940 tarihli ve 70 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı, Hukuk Genel Kurulunun 16.11.1966 tarihli ve 1438/290 sayılı, 27.05.1992 tarihli ve 1992/2-250/364 sayılı Kararları)
Davacının vaki feragati nedeni ile dosya ele alınarak, davanın feragat nedeni ile reddine karar vermek gerekmiştir.
Feragat üçüncü celse, ilk celseden sonra vuku bulmuştur. Feragat ilk celse yapılırsa, 492 sayılı Harçlar Kanunu 22'inci maddeye göre, karar ve ilam harcının 1/3 ü, ilk celseden sonra yapılırsa 2/3 ü alınır(ALDEMİR, Hüsnü, Hukuk Davalarında Yargılama Giderleri, 2. Baskı, s.348 vd.) Mahkememizce bu hüküm dikkate alınarak hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Ayrıntıları yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın FERAGAT NEDENİYLE REDDİNE,
2-Davacı tarafça yatırılan 179,90 TL başvurma harcının mahsubu ile hazineye gelir kaydına,
3-Feragat ilk celseden sonra meydana geldiğinden, alınması gerekli harcın 2/3 ü 179,90 TL olduğundan, bu harcın mahsubu ile hazineye gelir kaydına,
4-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
5-Davacı tarafça yatan gider avansından harcanmayan kısmın hüküm kesinleştiğinde UYAP üzerinden kontrolü de sağlanarak davacı tarafa iadesine,
6-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, AAÜT m. 6 gereği, anlaşmazlık ; ön inceleme tutanağı imzalandıktan sonra giderildiğinden, 500,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
Dair, tarafların yokluğunda, dosya üzerinden, kesin olmak üzere karar verildi 27/12/2023
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.