Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2023/243
2024/785
29 Kasım 2024
T.C.
ANTALYA
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/243
KARAR NO : 2024/785
DAVA : İtirazın İptali
DAVA TARİHİ : 10/04/2023
KARAR TARİHİ : 29/11/2024
Mahkememizde görülmekte olan "İtirazın İptali" davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı Banka ile borçlu .... arasında ... tarih ... TL miktarlı, ... tarih ... TL miktarlı, ... tarih ... TL miktarlı, ... tarih ... TL miktarlı çerçeve kredi sözleşmeleri ile kredi kullandırıldığını, .... nin asıl borçlu kredi kullanan olarak, diğer davalılar ..., ... ve ... ise söz konusu kredi sözleşmesini müşterek borçlu-müşterek müteselsil kefil olarak imzaladığından, imzalamış olduğu kredi sözleşmelerinden dolayı borç ve ferilerinden sorumlu olduğunu, davalı borçlulara sözleşme gereği borcun ödemesi için Ankara ... Noterliğinin ... tarih, ... yevmiyeli ihtarnamesi ile eki hesap özeti tebliğ edildiğini, ihtarnamelere rağmen alacağın ödenmediğini, alacaklarının tahsilini teminen Antalya ... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... D.İş Esas, ... D.İş Karar sayılı dosyasından alınan ihtiyati haciz kararı sonrasında Antalya Banka Alacakları İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, takibe tüm davalılar tarafından itiraz edildiğini ve takibin durdurulduğunu, Arabuluculuk yoluna gidildiğini, ancak davalı borçlularla herhangi bir anlaşma sağlanamadığını, davalı borçlunun takibe yaptığı itirazının iptali ile takibin devamına, davalı aleyhine sorumluluk tutarları dikkate alınarak, alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafın davaya konu alacağın tahsili için Antalya Banka Alacakları İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyanın yanında ayrıca aynı borca ilişkin olarak Antalya Banka Alacakları İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile kambiyo senetlerine özgü takip başlatıldığını, iki takibin dayanağının aynı olduğu kambiyo senedine ilişkin takibin takip talebinde yer alan "Antalya Banka Alacakları İcra Dairesi ... E. sayılı dosya ile tahsilde tekerrür etmemek kaydı ile " ifadesi ile de sabit olduğunu, davalılardan ... ile iş bu davanın dışındaki taraf arasında bulunan Antalya Gayrimenkul Satış İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyada mülkiyeti davalıya ait olan ... ili, ... ilçesi, ... ada, ... parsel, ... numaralı bağımsız bölümün satışının yapıldığını, ilgili dosyada sıra cetveli de hazırlandığını, ... tarihli sıra cetveli uyarınca ...'ye Antalya Banka Alacakları İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyadaki alacağı nedeniyle ...-TL ödeme yapılacağını, dolayısıyla davacının alacağın mevcudiyetine ilişkin iş bu davadaki iddialarını kabul etmemekle birlikte; davacı hali hazırda alacağı olduğunu iddia ettiği ve işbu davanın dava değerinden fazla olan meblağı sıra cetveli uyarınca tahsil edeceğini, tüm bu hususlar sonucunda iş bu davada da itirazın iptaline karar verilerek takibe devam edilmesi halinde davacı tarafın aynı borca ilişkin mükerrer tahsilat yapmış olacağını, davacı banka her ne kadar sözleşmede yer alan "Müşterinin Borçlar Tamamen Ödeninceye Kadar Yükümlülükleri ve Temerrüt Hükümleri” bölümüne atıfta bulunarak T.C. Merkez Bankası'na bildirilen faiz oranının esas alınacağını iddia etmekte ise de; Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 2017/19-1650 Esas, 2019-507 Karar sayılı 02.05.2019 tarihli kararı ve Yargıtay 19 ve 11. Hukuk Dairesinin kararlarında temerrüt faizi tespitinde TC Merkez Bankasına bildirilen faizlerin esas alınamayacağı ve kredilere fiilen uygulanan akdi faizin baz alınması gereğinin açıkça yer aldığını, sözleşmede ayrıca bir temerrüt faizi oranı da belirlenmediğini, davacı banka ile davalılardan ... arasında Genel Kredi Sözleşmesi imzalandığını, bu sözleşme ile ..., ... ve ..., ...'in borcuna müteselsilen kefil olduklarını, davacı taraf işbu itirazın iptali davasına konu etmiş oldukları icra takibi ve dayanak ihtarname ile davalılardan, Genel Kredi Sözleşmesi'nden sonra tahsis edilen ve ayrıca bir kefalet ilişkisi kurulmayan kredi kullandırımları için icra takibi ikame ettiğini, davalı ... ile davacı banka arasında yeni bir kredi tahsisi; Genel Kredi Sözleşmesi kaynaklı ödeme planını, kredi tutarını ve faiz oranını değiştirerek yenileyen (yani hukuken bertaraf eden) bir sözleşme olup; ancak beraberinde yeni bir kefalet sözleşmesi akdedilmediğini, dolayısıyla ..., ... ve ... ile sonradan tahsis edilen kredilere ilişkin kefillik ilişkisi kurulmadığını, emsal yargı kararlarına göre yeniden yapılandırılan borçlanmalarda, önceki asıl borç ve buna bağlı olarak fer’i nitelikteki kefaletin sona ereceğini, zaten iş bu davada da bankanın icra takibine konu ettiği borç da bu yeni sözleşmeden doğan bakiye borç olduğunu, kefillerin, yukarıda açıklanan nedenlerle, borçlu olduklarını kabul etmemekle birlikte; davaya konu icra takip dosyasında mevcut ödeme emri incelendiğinde kefiller bakımından da işlemiş faiz kalemleri talep edildiğini, ancak öyle ki; kefilin borçtan dolayı temerrüde düşürülmesi için hesap kat ihtarının kefile tebliğinin şart olduğunu, asıl borçlu yönünden sözleşmede belirlenen adrese tebligat çıkartılması ve tebliğ edilememesi halinde de temerrüdün gerçekleşeceğine ilişkin hüküm konulmuş olması halinde, İİK. 68/b maddesi uyarınca asıl borçlu yönünden temerrüt oluşur ise de bu hükmün kefil yönünden uygulanmasının mümkün olmadığını, dolayısıyla davalı kefillere tebliğ edilmeyen hesap kat ihtarnameleri sonucunda temerrüt oluşmayacağını ve işlemiş faiz talep edilemeyeceğini, somut olayda Ankara ... Noterliği'nin ... tarih, ... yevmiye numaralı ihtarnamesi tebliğ şerhleri incelendiğinde kat ihtarının kefillere şahsen tebliğ edilmediğinin görüldüğünü, ayrıca banka tarafından kredi sınıflandırılması ve düzenlenmesinde yönetmelikle belirlenen süreler ile yapılandırma hükümlerine aykırı şekilde hareket edildiğini, Hukuki dayanaktan yoksun ve mesnetsiz iddialar ile açılan, mükerrer tahsilata sebebiyet verecek işbu davanın reddini, takibinde haksız ve kötü niyetli olan davacının, takip konusu alacağın %20'sinden az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile ücret-i vekaletin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini istemiştir.
Taraflara duruşma gününü bildirir meşruhatlı davetiyeler tebliğ edilmiş, usulüne uygun taraf teşkili sağlanmıştır.
Antalya Banka Alacakları İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyası uyap üzerinden celp edilerek dosyamız arasına alınmıştır.
Davacı bankaya müzekkere yazılarak, davacı banka ile borçlu ... firması arasında ... tarih ... TL miktarlı, ... tarih ... TL miktarlı, ... tarih ... TL miktarlı, ... tarih ... TL miktarlı kredi çerçeve sözleşmeleri asılları, hesap özetleri, hesap bildirim cetvelleri, tebliğ şerhli hesap kat ihtarnamesi ile varsa borçlu ve kefili tarafından yapılan kısmi ödemelere ilişkin kayıt ve belgeler celp edilerek dosyamız arasına alınmıştır.
Mahkememizce yapılan yargılamada:
Antalya Banka Alacakları İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasında asıl borçlu davalı ile diğer davalılar yönünden takip tarihi itibari ile talep edilebilecek alacak bulunup bulunmadığı ile miktarına ilişkin mahkeme ve yargı denetimine elverişli rapor tanzimi için bir bankacı ve bir borçlar mevzuatında uzman nitelikli hesaplama uzmanı bilirkişiye tevdi edilmiş, bilirkişiler tarafından mahkememize sunulan ... tarihli raporda özetle; "...1) Asıl kredi lehtarı davalı ... şirketinin yapılandırılan kredilerinden doğan borcunun ... takip tarihi itibariyle hesaplanma:
Davacı banka tarafınca taraflar arasında bağıtlanan sonuncusu ... tarihli ... TL. limitli olan kredi sözleşmesinin ibraz edildiği, ... tarihini takiben başkaca bir kredi sözleşmesi bulunmadığı dikkate alındığında davaya ve icra takibine konu ... tarihli yapılandırma kredilerinin ... tarihli sözleşme kapsamında açıldığı ve kullandırıldığı,
Davacı bankanın ... kat tarihi itibariyle, ..., ... ve ... numaralı kredilerden talep edebileceği asıl alacak tutarının ... edilen faiz ve gider vergileriyle birlikte ... TL. olduğu, ... numaralı kredinin ... vadeli ... TL. olan anapara taksitinin kat tarihini takiben ... tarihinde tahsil edilerek kredinin anapara tutarından tenzil edildiği ve davacı şirketin ... tarihi itibariyle temerrüt halinde bulunduğu hususları dikkate alınarak takip tarihi itibariyle banka alacağının denetime elverişli bir şekilde hesaplanması halinde
Yapılandırılan nakdi kredilerden doğan banka alacağı takip tarihi itibariyle;
... Asıl alacak
... İşlemiş faizi
... Gider vergisi (BSMV)
... İht.haciz olmak üzere toplam ... TL. bulunmaktadır.
Asıl alacak tutarı takip tarihinden itibaren ... temerrüt faizi ve faiz üzerinden %5 gider vergisi işletilmesi tabidir.
2) Davalı kefillerin yapılandırılan nakdi kredilerden doğan banka alacağından doğan kefalet sorumluluklarının hesaplanması:
Davacı banka tarafınca, davalı ... nakdi kredilerin yapılandırılması amacıyla ... tarihinde açılan ve kullandırılan ... kat tarihi itibariyle ... TL. ve kat sonrası yapılan tahsilatla ... TL. asıl alacak olarak belirlenen banka alacağının davalı kefiller ... şirketi, ... ve ...'ün her birinin ayrı ayrı ... lira olan kefalet limitleri içinde bulunması nedeniyle, davalı kefillerin sözü edilen banka alacağının tamamından ve kendi temerrütlerinden sorumlulukları doğmaktadır.
Tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla, ... tarihinde temerrüt halinde bulunan davalı kefil ... şirketinin takip tarihi itibariyle kefalet sorumluluğu yukarıda asıl borçlu davalı şirket için yapılan hesaplama ile aynı bulunmakta olup, ... tarihi itibariyle temerrüt halinde bulunan davalı kefiller ... ve ...'ın takip tarihi itibariyle kefalet sorumlulukları ise
Yapılandırılan nakdi kredilerden doğan banka alacağı takip tarihi itibariyle;
... Asıl alacak
... İşlemiş faizi
... Gider vergisi (BSMV)
... İht.haciz olmak üzere toplam ... TL. bulunmaktadır.
Asıl alacak tutarı takip tarihinden itibaren %30 temerrüt faizi ve faiz üzerinden %5 gider vergisi işletilmesi tabidir.
3) Gayri nakdi çek kredisinden doğan depo talebi:
Davalı ... banka nezdindeki ... numaralı vadesiz ticari mevduat hesabı üzerine keşide edilmek üzere teslim edilen çek yapraklarından bankanın yasal olarak ödemek zorunda bulunduğu tutardan kaynaklı risk karşılığında ... kat tarihi itibariyle ... TL'nin depo edilmesi talep edilmekle birlikte davaya konu icra takibinde gayri nakdi çek kredisinden ... TL'nin banka kaynağından ödenmesi muhtemel tutar olarak kayıtsız şartsız bloke edilmesi talebinde bulunulmuştur.
Talebimiz üzerine tarafımıza tevdi edilen çek yaprağı takip kayıtlarının incelenmesinde, davalı şirkete 2020 yılında teslim edilen çek yapraklarından ... ve ... numaralı 2 adedinin davalı şirket yedinde bulunmakla yasal ... tutarı karşılığının davalı şirket için olası risk oluşturduğu, 2024 yılı sorumluluk tutarı olan ... TL'den ... ve ... numaralı iki çek yaprağı karşılında için banka kaydına uygun olarak toplam ... TL'nin depo edilmesinden sözleşme ve kefalet sözleşmesinin ...maddesi uyarınca, davalıların sorumluluğu bulunmaktadır. 5941 sayılı Çek yasasının 3/9 maddesine çekin üzerinde yazılı baskı tarihinden itibaren beş yıl içinde ibraz edilmemesi halinde, muhatap bankanın yasal ... bedeli ödeme yükümlülüğünün sona ereceği dikkate alınarak, çek yapraklarının baskı tarihinden itibaren beş yıllık süre kaydı şartıyla depo talebinde bulunulması, " sonuç ve kanaatine varılmıştır.
... tarihli ek raporda da kök raporda belirtilen hususlar tekrar edilmiştir.
DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE; Dava, asıl borçlu ve müşterek borçlu müteselsil kefiller hakkında ödenmeyen kredi borcunun tahsili istemiyle yapılan ilamsız takipte itiraz üzerine takibin durmasından sonra alacaklı banka tarafından açılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Açılan dava süresindedir.
Eldeki dava yönünden Mahkememizin görevli ve yetkili olduğu anlaşılmıştır.
İİK. 67/1. Maddesinde: "Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir." düzenlemesi mevcuttur.
Davacı banka ... ile ... tarihli ... TL limitli ... tarihli ... TL limitli ve ... ile ... tarihli ... TL limitli, ... tarihli ... TL limitli asıl borçlu ... İle Çerçeve niteliğinde kredi sözleşmelerinin düzenlendiği, bu sözleşmelerde davalılar ..., ... ve ...'nin müşterek borçlu ve müteselsil kefil oldukları görülmüştür.
Kredi Sözleşmelerini davalı şirket ve kefil ... Şirketi kaşesi üzerinde her iki şirketi temsilen ... ve ...'ün müştereken imzaladıkları ve adı geçenlerin kefalet sözleşmesini ayrıca kendi adlarına asaleten imzaladıkları, ibraz edilen sözleşmelerin incelenmesinden anlaşılmaktadır.
Davalıların müteselsil kefil sıfatıyla imzaladıkları çerçeve niteliğindeki süresiz genel kredi sözleşmelerine dayalı olarak asıl borçlu şirkete kredi açılıp kullandırılmasının mümkün olduğu, kullandırılacak kredi işlemlerinde kefillere bilgi verileceğine ilişkin banka yönünden bağlayıcı bir hükmün bulunmadığı, kredi sözleşmelerinin düzenlendiği tarihten itibaren açılan kredilerden kefillerin kefalet limiti ve kendi temerrütleri sonuçlarından sorumlu olacakları, çerçeve niteliğindeki kredi sözleşmelerinin tek bir kredi için düzenlenmediği anlaşılmıştır.
Taraflar arasındaki sözleşmenin çerçeve sözleşme olan Genel Kredi Sözleşmesi olması nedeniyle bankaların bu tür sözleşmelerin içinde yer alan her türlü kredileri birçok kez açıp kapayabilecekleri, bu sözleşmelerin süresiz bir sözleşme olup herhangi bir vade içermediğinden asıl borçlu ile banka arasındaki kredi ilişkilerinin asıl borçlunun ihbarıyla tamamen feshedilmedikçe bankaca birçok kez kredi açılıp kullandırılmasında genel kredi sözleşmelerine dayanılabileceği kabul edilmektedir. Süresiz bir kredi sözleşmesi ile ilgili kefalet sözleşmesinde aksine bir hüküm bulunmadıkça kefaletin, süresiz kredi sözleşmesindeki yapılan işlemle sınırlı olmaksızın aynı sözleşmeye dayanılarak daha sonra yapılacak kredi işlemlerini de kapsadığı kabul olunur. Ancak kefil kefaleti altında yapılmış en son işlemden doğan borcun tamamen ödenmesinden sonra, artık süresiz olan kefaletin sona erdirilmesi ve bundan böyle aynı kredi sözleşmesine göre, kefaletin sona erdirilmesinin kredi ve borçlandırma işlemi yapılmamasını, kefalet sorumluluğunu üstlenmeyeceğini bankaya ve borçlanacak kişiye usulen geçerli olacak şekilde kendisini tacir ise TTK 18/3. Maddesine göre ihbarda bulunmak şartıyla bankanın bu talebi gözeterek kefalet sorumluluğuna son vermesinin dürüstlük kuralının gereği olduğu, daha sonradan aynı kredi sözleşmesi ile yapılacak yeni kredi işlemleri için bankadan yeniden kefalet istemesi gerektiği kabul edilmektedir.
Davacı banka tarafından davalı şirkete çerçeve kredi sözleşmesine dayalı olarak açılan ve kullandırılan takip ve dava konusu yapılan kredi sözleşmelerinin yukarıda belirtilen kredi sözleşmeleri olduğu, bankanın bu kapsamda ... tarihli ... TL limitli kredi sözleşmesini ibraz ettiği, bu hali ile davaya ve icra takibine konu ... tarihli yapılandırma kredilerinin ... tarihli sözleşme kapsamında açıldığı ve kullandırıldığı anlaşılmıştır.
Davalı tarafça cevap dilekçesinde, yapılandırma sözleşmesinin TBK 133. Maddesi kapsamında borcun yenilenmesi olarak değerlendirilmesi gerektiği belirtilmiş ise de; eski borcun açıkça ortadan kaldırılması ve yeni bir borç meydana getirilmesine ilişkin koşulun somut olayda bulunmadığı, tek bir çerçeve sözleşmenin bulunduğu, kredi garanti fonu kapsamında davalı şirkete yapılandırma amaçlı olarak kredinin açıldığı ve kullandırıldığı, kredi geri ödeme planı ve kat ihtarnamesinde yazılı olup, ayrıca kredi sözleşmeleri dışında kredi yapılandırmasına ilişkin ayrı bir sözleşme ve protokolün dosyaya ibraz edilmediği görülmüştür.
Kredi garanti fonu tarafından yürütülen hazine desteğinin Bakanlar Kurulu ve takiben Cumhurbaşkanlığı düzenlemeleri kapsamında fon ve bankalar arasında düzenlenen protokole bağlı olarak yürütüldüğü, buna göre kredi garanti fonu tarafından yürütülen hazine desteğine ilişkin yapılan kamu düzenlemelerine göre kredi kullanan ve kredi veren arasındaki sözleşmelerin aynen geçerli olduğu, kredi garanti fonu krediye müteselsil kefil sıfatıyla ifada bulunduğu ölçüde kredi verenin haklarına halef olduğu, temerrüt durumunda kanuni takip işlemlerinin kredi veren tarafından yürütüleceği açıktır.
Dosyaya ibraz edilen davalı ... ticari mevduat hesabı hareketlerinde dava tarihine kadar kredi garanti fonu tarafınca davacı şirket kredisi için tazmin edilen bir tutar bulunmamaktadır. Kaldı ki, kredi garanti fonu tarafınca davacı bankaya yapılan bir tazmin ödemesi olması hali davalılar hakkında yürütülen icra takibini etkilemeyecektir.
Kredi garanti fonu uygulamasına benzer bir durumu gösteren Finansal Yeniden Yapılandırma Sözleşmelerinin yasal temelini, 7186 sayılı Kanun ile 5411 sayılı Bankacılık Kanununa eklenen geçici 32. Madde, bu yasa ile ilişkilendirilen Yönetmelik ve BDDK tarafından onaylanarak yürürlüğe giren Finansal Yeniden yapılandırma Büyük Ölçekli Uygulama Çerçeve Anlaşması, oluşturmaktadır. Söz konusu Yapılandırma Sözleşmesi, kanuna istinaden akdedilmiş olan ve asıl borcun ödenmesini ağırlaştırmayan, dolayısıyla da kefilin de sorumluluğunu ağırlaştırmayan, tam tersine hafifleten bir sözleşmedir. Ayrıca, akdedilen ...de belirtildiği üzere; bu Sözleşme dava dışı asıl borçlunun finans sektörüne, aralarında akdedilen sözleşmelerde dayalı olarak kullandırılan kredilerin, firmanın lehine olacak yeni bir. vade ve faiz/kar payı uygulanmak suretiyle yapılandırılması olup, ...'ye konu kredilerin hiçbir şekilde ertelendiği, yenilendiği veya nakledildiği, anlamına gelmemektedir. Bu husus ... içeriğinde açık bir şekilde vurgulanmış olup devamında da, alacaklı kuruluşlar ile borçlu ve kefiller arasında akdedilmiş olan kredi sözleşme ve taahhütnamelerin bu sözleşmelere dayalı ipotek, rehin ve sair teminat belgelerinin geçerliliğini ortadan kaldırmadığı belirtilmiştir. Bu durum sebebiyle davacının, davalı bankaya Genel Kredi Sözleşmesine istinaden verdiği kefaletlerinden, kefalet limiti dahilinde ve dava dışı firma lehine tesis ettirdiği ipoteklerden ipotek miktarıyla sınırlı olarak sorumlu olduğu dolayısıyla da, Yapılandırma Sözleşmesinin akdedilmesiyle birlikte kefaletinin sona ermemiş olduğu, açıktır.
6098 Sayılı TBK 583.Maddesinde ; "Kefalet sözleşmesi, yazılı şekilde yapılmadıkça ve kefilin sorumlu olacağı azami miktar ile kefalet tarihi belirtilmedikçe geçerli olmaz. Kefilin, sorumlu olduğu azami miktarı, kefalet tarihini ve müteselsil kefil olması durumunda, bu sıfatla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girdiğini kefalet sözleşmesinde kendi el yazısıyla belirtmesi şarttır.
Kendi adına kefil olma konusunda özel yetki verilmesi ve diğer tarafa veya bir üçüncü kişiye kefil olma vaadinde bulunulması da aynı şekil koşullarına bağlıdır. Taraflar, yazılı şekle uyarak kefilin sorumluluğunu borcun belirli bir miktarıyla sınırlandırmayı kararlaştırabilirler.
Kefalet sözleşmesinde sonradan yapılan ve kefilin sorumluluğunu artıran değişiklikler, kefalet için öngörülen şekle uyulmadıkça hüküm doğurmaz." düzenlemesi mevcuttur.
Yukarıda belirtilen açıklamalar, kanun maddeleri birlikte değerlendirildiğinde, kredi borcunun yapılandırılmasının borcun yenilenmesi olarak değerlendirilmesinin mümkün olmadığı, dolayısıyla kredi sözleşmesindeki müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatıyla imzaları bulunan davalılar yönünden kefaletin geçerli olduğu, yapılandırmanın kefillerin kefilliklerini sona erdirmediği anlaşılmakla hüküm kurmaya, yargı denetimine elverişli bilirkişi raporunda takip tarihi itibariyle söz konusu kredi işlemleri nedeniyle davalı borçlu şirketten ve müşterek borçlu müteselsil kefil davalılardan talep edilebilecek alacak miktarı hesaplanmış, mahkememizce hesaplanan tutar üzerinden itirazın iptali isteminin kısmen kabul, kısmen reddine karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 19.Hukuk Dairesinin 04/04/2018 gün, 2017/4575 Esas, 2018/1823 Karar sayılı emsal içtihadında; "...gayrinakdi kredinin deposu yönünden maktu harç ve maktu vekalet ücreti hükmedilmesi gerektiği halde nakdi alacakla birlikte nispi harç ve nispi vekalet ücretine hükmedilmesi doğru görülmemiştir..."
Ankara BAM 21. Hukuk Dairesinin 04/07/2022 tarih, 2022/1048 Esas, 2022/970 Karar sayılı emsal kararında; "...Bilindiği üzere 5941 sayılı Çek Kanunu'nun 3. maddesinin 9. fıkrasında; "Çekin, üzerinde yazılı baskı tarihinden itibaren beş yıl içinde ibraz edilmemesi hâlinde, muhatap bankanın üçüncü fıkraya göre ödemekle yükümlü olduğu tutara ilişkin sorumluluğu sona erer." hükmüne yer verilmiştir. İlk derece mahkemesince alınan ... tarihli bilirkişi ek raporunda asıl ve birleşen davanın davalısı olan şirketlerin oluşturduğu asıl borçlu iş ortaklığına verilen çeklerin ... ve ... yıllarında basıldığı tespit edilmiş olduğuna göre yukarıda yer verilen Çek Kanunu'nun 3. maddesi gereği davacı bankanın çek ... bedelini ödeme yükümlülüğü karar tarihi itibarıyla artık ortadan kalkmıştır. Şu halde bilirkişi raporuyla belirlenen ve hükme esas alınan 5 adet çek yönünden dava konusuz kalmıştır. Birleşen davada davalı vekilinin istinafının kabulü ile bu çekler yönünden konusuz kalan davada karar verilmesine yer olmadığına dair karar vermek gerekmiştir. Dava konusu takip dosyasında takip tarihi ... tarihi ve dava tarihi itibarıyla anılan maddede belirtilen 5 yıllık ibraz süresinin dolmadığı, dolayısıyla bankanın söz konusu çek yaprakları sebebiyle sorumluluğunun devam ettiği, depo talebinde haklı olduğu anlaşılmakla davacı banka lehine yargılama giderlerine hükmetmek gerekmiştir..." şeklinde belirtilmiştir.
Davacı tarafın çek depo bedeli yönünden yapılan değerlendirmede: Banka tarafından tevdi edilen çek yapraklarından davalı şirkette bulunmakla yasal ... tutarı karşılığının davalı şirket için olası risk oluşturduğu 2 adet çekin olduğu, bunlarında ... yılına ilişkin olmaları dikkate alındığından ... TL çek depo bedelinin sözleşme ve kefalet sözleşmesinin ... Maddesi uyarınca davalıların sorumluluğunun da bulunduğu kabul edilerek 5941 sayılı Çek Yasasının 3/9. Maddesine göre çekin üzerinde yazılı baskı tarihinden itibaren 5 yıl içinde ibraz edilmemesi halinde muhatap bankanın ... bedelini ödeme yükümlülüğünün sona ereceği dikkate alınarak bu kapsamda bilirkişi raporunda belirtilen 2 çek yönünden depo talebinin kabulüne karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 19. H.D.nin 27/02/2013 gün ve 2013/10 E. 2013/1630 K. sayılı emsal içtihatında ''...alacağın, banka kredi sözleşmesinden kaynaklanmakta olduğu gözetildiğinde, sözleşme hükümlerine göre her aşamada hesap edilebilir, likit bir alacak olarak kabulünün gerekçesine ve borçlunun itirazında haksız bulunmasına göre, 2004 sayılı kanunun ilgili maddesi doğrultusunda itirazın iptaline karar verilen, harcı yatırılarak dava konusu edilen bölüm üzerinden alacaklı yararına icra inkar tazminatına hükmetmek gerekir...'' şeklinde belirtilmiş olup davacı lehine hükmolunan alacak üzerinden hesaplanan miktarda icra inkar tazminatına hükmetmek gerekmiş, açıklanan gerekçelerle aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Ayrıntısı gerekçeli kararda açıklandığı üzere;
1-Davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİ ile; Antalya Banka Alacakları İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasında borçlu davalıların itirazlarının ... TL asıl alacak, ... TL işlemiş faiz, ... TL gider vergisi, ... TL ihtiyati haciz masrafı olmak üzere ... TL üzerinden İPTALİNE, takibin bu miktar üzerinden DEVAMINA,
2-Hükmolunan alacağın %20'si oranında hesaplanan ... TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya VERİLMESİNE,
3-Davacının gayri nakdi çek kredisinden doğan depo talebinin KISMEN KABUL KISMEN REDDİ ile ... TL çek depo talebinin KABULÜNE, fazlaya ilişkin talebin REDDİNE,
4-Davacı tarafın fazlaya ilişkin taleplerinin REDDİNE,
5-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken ... TL harçtan peşin alınan ... TL harcın mahsubu ile bakiye ... TL harcın davalılardan müteselsilen tahsili ile HAZİNEDE İRAD KAYDINA,
6-Harçlar Kanunu uyarınca gayri nakdi alacak için alınması gereken ... TL harcın davalılardan müteselsilen tahsili ile HAZİNEYE İRAD KAYDINA,
7-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi Gereğince kabul miktarı üzerinden hesaplanan ... TL nispi vekalet ücretinin davalılardan müteselsilen tahsili ile davacıya VERİLMESİNE,
8-Davalılar kendisini vekille temsil ettirdiğin karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi Gereğince reddedilen miktar üzerinden hesaplanan ... TL nispi vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalılara VERİLMESİNE,
9-Davacı tarafından yapılan davetiye, posta ve bilirkişi giderinden ibaret toplam ... TL yargılama giderinden davanın kabul oranı dikkate alınarak ... TL'sinin davalılardan müteselsilen tahsili ile davacıya VERİLMESİNE, bakiye yargılama giderinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA,
10-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/13 ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği 26/2. Maddeleri, 6100 sayılı HMK 297/1-ç, 326.maddeleri uyarınca, arabuluculuk faaliyeti sonunda tarafların anlaşamamaları halinde iki saatlik ücret tutarı tarifenin birinci kısmına göre ileride haksız çıkan taraftan tahsil olunmak üzere Adalet Bakanlığı bütçesinden ödeneceği öngörüldüğünden ... TL arabuluculuk ücretinin davanın kabul oranı dikkate alınarak ... TL'sinin davalılardan müteselsilen tahsili ile HAZİNEDE İRAD KAYDINA,
11-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/13 ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği 26/2. Maddeleri, 6100 sayılı HMK 297/1-ç, 326.maddeleri uyarınca, arabuluculuk faaliyeti sonunda tarafların anlaşamamaları halinde iki saatlik ücret tutarı tarifenin birinci kısmına göre ileride haksız çıkan taraftan tahsil olunmak üzere Adalet Bakanlığı bütçesinden ödeneceği öngörüldüğünden ... TL arabuluculuk ücretinin davanın reddedilen oranı dikkate alınarak ... TL'sinin davacıdan tahsili ile HAZİNEDE İRAD KAYDINA,
12-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden gayri nakdi çek depo bedeli yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan ... TL maktu vekalet ücretinin davalılardan tahsili ile davacıya VERİLMESİNE,
13- Davalılar kendilerini vekille temsil ettirdiğinden gayri nakdi çek depo bedeli yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret tarifesine göre davada red edilen miktar dikkate alınarak hesap edilen ... TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalılara VERİLMESİNE,
14-Davacı tarafından dava açılırken yapılan ... TL ilk dava masrafının davalılardan müteselsilen tahsili ile davacıya VERİLMESİNE,
15-Davacı ve davalı tarafça yatırılan artan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde istek aranmaksızın taraflara İADESİNE,
Dair; davacı vekili duruşma solunda, davalılar vekili e duruşma yoluyla yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 6100 Sayılı Kanunun 345.maddesi gereğince 2 hafta içerisinde Antalya Bölge Adliye Mahkemesi ilgili İstinaf Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile İstinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 29/11/2024
Başkan ...
¸e-imzalıdır
Üye ...
¸e-imzalıdır
Üye ...
¸e-imzalıdır
Katip ...
¸e-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.