mahkeme 2021/713 E. 2023/577 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2021/713

Karar No

2023/577

Karar Tarihi

17 Ekim 2023

T.C.
ANTALYA
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2021/713
KARAR NO : 2023/577
DAVA : Kıymetli Evrak İptali (Çek İptali (Hasımlı))
DAVA TARİHİ : 06/12/2021
KARAR TARİHİ : 17/10/2023

Mahkememizde görülmekte bulunan Kıymetli Evrak İptali (Çek İptali (Hasımlı)) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili firmanın ticari ilişkisi çerçevesinde ... Ltd. Şti ünvanlı müşterisinden ciro yoluyla almış olduğu çekin kaybolduğunu, söz konusu çekin bilgilerinin ... Şubesi ... tarihli ... TL bedelli, keşidecisi ... Ltd. Şti olan ... çek seri nolu ... hesap nolu keşide yeri olan çek ile ilgili Antalya ..Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyası ile kayıp çek iptali davası açıldığını ancak söz konusu dosyadan tedbir kararının ilgili bankaya geç ulaşması sebebiyle söz konusu çekin bedelinin ödendiği bilgisinin dosyaya gelmesi üzerine Antalya ... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasından taraflarına çek istirdatı davası açmak üzere süre verildiğini, söz konusu çekin müvekkili tarafından cirolanmadığını ve devredilmediğini, çekin arkasında müvekkili adına atılan cironun sahte olduğunu ve çekin müvekkilinin isteği dışında elinden çıktığını, çeki son elinde bulunduranın davalı ... Ltd. Şti olduğunu, bu davalıya da diğer davalı ... ...San ve Tic. Ltd. Şti'nden geçtiğini belirterek, çekin davalılardan istirdadını ve müvekkiline iadesini, aksi takdirde bedelinin tahsili ile mahkeme masrafları ile vekalet ücretinin davalılar üzerinde bırakılmasını talep ve dava etmiştir.
CEVAP :Davalı ... Ltd. Şti vekili cevap dilekçesinde özetle; Dava öncesinde çekin bankaya ibraz edilerek bedelinin tahsil edildiğini, dava konusunun bir miktar paranın ödenmesi olduğundan TTK'nun 5/a maddesi uyarınca dava açmadan önce arabuluculuğa başvurulmasının zorunlu olduğunu, arabulucuya başvurulmadığından davanın usulden reddi gerektiğini, dava konusu çek bedelinin ... TL olduğunu, harcın eksik yatırıldığını, müvekkili şirketin ticari faaliyeti kapsamında diğer davalı ... Ltd. Şti'ne farklı tarihlerde birçok mal sattığını, buna ilişkin olarak ... Ltd. Ştine ait 2020 ve 2021 yılları hesap ekstresi ile bir kısım faturayı ibraz ettiklerini, dava konusu ... şubesinin ... seri numaralı ... TL bedelli ve ... tarihli çekin ticari ilişki kapsamında diğer davalı ciranta ... Ltd. Şti tarafından satın aldığını, alacağı mallara karşılık olarak ciro ederek müvekkiline teslim edildiğini, dava konusu çek haricinde ... ...tarafından toplam ... TL bedelli 26 adet farklı çek teslim edildiğini, müvekkilinin son yetkili hamil olduğunu, hiçbir şekilde çeki iktisapta kötü niyet ya da ağır kusur affedilemeyeceğini belirterek davanın reddi ile yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasını talep etmiştir.
Davalı ... Ltd. Şti vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkilinin Antalya'da ticari faaliyette bulunan, basiretli, dürüst bir tacir olduğunu, Müvekkili ile davacı şirket arasında uzun süredir devam eden ticari ilişkisinin mevcut olduğunu, bu ilişkiye istinaden iki şirket arasında cari hesap ilişkisi bulunmadığını, davacı şirket adına ... isimli kişinin şirket yetkilisi ... ...'ın kardeşi olduğunu, son dönemlerde ... Firmasının çalışanı ... üzerinden de müvekkili şirkete sipariş verildiğini, ancak aralarındaki ticari ilişkiden doğan ve faturalar ile muavin defter kayıtlarına göre davacı şirketçe ...'ın ... günlü ... seri nolu ... TL bedelli çekin düzenlenerek müvekkili şirkete verildiğini, müvekkili şirketinde ticari ilişki içinde olduğu diğer davalı ... Ltd. Şti'ne çeki ciro ederek teslim ettiğini, ... tarihinde davacı şirketçe müvekkili şirkete bahse konu çek ciro edilerek teslim edildiğini, müvekkilinde çeki ticari borcuna mahsuben ciro ettiğini, çekin şirket kayıtlarına girmesinin ardından ... TL olan bakiye ... TL'ye düşürüldüğünü, ardından davacı şirketin ... TL ve ... TL daha borçlanması nedeniyle ... tarihi itibariyle güncel borcu ... TL olduğunu, borca ilişkin olarak da davacı borçlu şirkete karşı icra takibi başlatıldığını, müvekkili şirketin ... tarihinden itibaren davacı şirket ile cari hesap ilişkisi çerçevesinde çalıştığını, bu süreçte tüm faturalar e fatura olarak düzenlendiğini ve davacı tarafa dijital ortamda iletildiğini, çekin rıza dışında elden çıkması halinde ispat yükünün çekin yetkili hamili olduğunu ve rızası hilafına elinden çıktığını ileri süren davacıya ait olduğunu, davacının iddiasını kesin ve inandırıcı delillerle kanıtlanması gerektiğini belirterek davanın reddi ile yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, çek istirdadı istemine ilişkindir.
Mahkememizce gerekli yazışmalar yapılarak deliller toplanmış ve davalı ... şirketinin defterlerinin incelenmesi için ... Asliye Ticaret Mahkemesine talimat yazılmış, bilirkişi ... tarihli bilirkişi raporunda özetle; "incelemesi yapılan ticari defterlerinin E-Defter olduğu, defterlerin GİB onaylı beratlarının usulüne uygun olarak alındığı şematron kontrolünden geçtiği bu durumun açılış ve kapanış tasdiki anlamına geldiği, ticari defterlerin birbirini teyit ettiği, TTK ve VUK hükümlerine uygun tutulduğu kendi lehine delil olarak kullanabileceği, dava konusu çekin davalı şirket kayıtlarında ... tarihinde 101 Alınan Çekler ( gerçek ve tüzel kişiler tarafından işletmeye verilmiş olup, henüz tahsil için bankaya verilmemiş veya ciro edilmemiş olan çeklerin izlendiği hesap) hesabına borç kaydedildiği ... tarihinde Banka tahsiline kaydedildiği ve ... tarihinde çekin tahsilat kaydı ile ilgili hesaba alacak kaydı yapıldığı" sonuç ve kanaatine varılmıştır.
... Bankası ... tarihli cevabı yazısı ile ... Bankasına ait ... seri nolu ... keşide tarihli ... TL bedelli çekin ... Ltd. Şti firmasına ait olduğunu, ... tarihinde bankalara takas sisteminde ... tarafından işleme alındığını, çekin ... Ltd. Şti firması tarafından ibraz edildiği bildirilmiştir.
Davacı vekili ... tarihli ıslah dilekçesi ile dava konusu çekin aslının bankadan celbi ile çek üzerinde şirket yetkilisi ... ve ...'ın imzalarının incelenmesi sonucu çekin sahte imza ile elden çıktığı ve müvekkilin zarara uğradığının tespiti ile çek bedelinin davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsiline, Eğer bu talepleri karar vermeye yeterli kanaat oluşturmaz ise müvekkilinin ticari defter ve kayıtlarının muhasebeci ...'dan celbi ile tüm tarafların ticari defterlerinin incelenmesi sonucu düzenlenecek bilirkişi raporu sonucunda çek bedelinin davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Dava, çek istirdadı istemine ilişkindir. Davacı, yetkili hamil olduğunu ve çeki elinde bulunduran yeni hamilin çeki kötüniyetle iktisap etmiş bulunduğunu veya iktisapta ağırlı kusurlu olduğunu ispat etmesi halinde çekin geri verilmesini ya da çek bedelinin tahsilini isteyebilir.
6102 sayılı TTK’nın 792. maddesi; “Çek, herhangi bir suretle hamilin elinden çıkmış bulunursa, ister hamile yazılı, ister ciro yoluyla devredilebilen bir çek söz konusu olup da hamil hakkını 790. maddeye göre ispat etsin, çek eline geçmiş bulunan yeni hamil ancak çeki kötü niyetle iktisap etmiş olduğu veya iktisapta ağır bir kusuru bulunduğu takdirde o çeki geri vermekle yükümlüdür.” hükmünü haizdir.
İstirdat davası olarak nitelenen bu dava özü itibariyle menkullerin iadesini sağlamak için açılan menkul davası niteliğindedir. Medeni hukukta bu dava gasp, çalınma veya zayi hâllerinde sadece kötü niyetli değil, iyi niyetli hamile karşı da açılmakta ise de, kambiyo senetleri yönünden bir sınırlama getirilmiş ve aynî haklardaki genel prensipten ayrılmak suretiyle, söz konusu davanın yalnızca kötü niyetli veya senedi iktisabında ağır kusuru bulunan kimselere karşı açılabileceği esası benimsenmiştir. Bu tür davalarda, davacının senedin rızası hilafına elinden çıktığını ve senedi elinde bulunduran şahsın kötü niyetli veya iktisabında ağır kusurlu olduğunu ispat etmesi gerekir (Öztan, F.: Kıymetli Evrak Hukuku, Ankara 2000, s. 294).
6102 sayılı TTK’nın 792. maddesinde belirtilen kötü niyetten maksat, senedin önceki hamilin elinden rızası hilafına çıktığını bilmek veya bilebilecek durumda bulunmaktır. Ağır kusur ise, senedin iktisabında olağan özenin gösterilmemesini ifade eder. Yine, 6102 sayılı TTK’nın 792. maddesindeki “Çek, herhangi bir suretle hamilin elinden çıkmış bulunursa...” ibaresi, çekin önceki hamilin elinden rızası hilafına çıkmış olmasını, yani çalınmasını, tehdit ya da hile ile alınmasını, kaybedilmesini veya rıza ile fakat devri sakatlayan hukuki olgularla elden çıkmasını ifade etmektedir. Ancak çeki çalan veya hile ile hamilinden alan ya da bulan kişinin senedi ciro ile devretmesi hâlinde, bunu bilmeyen ve bilebilecek durumda da olmayan, başka bir deyişle kötü niyetli ve ağır kusurlu bulunmayan yeni hamil korunur. Bu tür davalarda, çekin önceki hamilin elinden rızası hilafına çıkarak yeni hamil tarafından kötü niyet veya ağır kusur ile iktisap edildiği iddiasını ispat külfeti davacıya ait olup anılan olgular tanık dâhil her türlü delile kanıtlanabilir. (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi Esas no: 2016/14208 Karar no : 2018/5084; Yargıtay 11. Hukuk Dairesi Esas no : 2018/2811 Karar no : 2019/4422)
Öte yandan taraf sıfatı, bir başka deyişle husumet ehliyeti, dava konusu hak ile kişiler arasındaki ilişkiyi ifade eder. Sıfat, bir maddi hukuk ilişkisinde tarafların o hak ile ilişkisinin olup olmadığının belirlenmesi anlamına gelir. Davacı sıfatı, dava konusu hakkın sahibini, davalı sıfatı ise dava konusu hakkın yükümlüsünü belirler. Uygulamada davacı sıfatı, aktif husumeti, davalı sıfatı ise pasif husumeti karşılayacak şekilde değerlendirilmektedir. Dava konusu şey üzerinde kim ya da kimler hak sahibi ise, davayı bu kişi veya kişilerin açması ve kime karşı hukuki koruma isteniyor ise o kişi veya kişilere davanın yöneltilmesi gerekir. Bir kimsenin davacı veya davalı sıfatına sahip olup olmadığı tıpkı hakkın mevcut olup olmadığının tayininde olduğu gibi maddi hukuka göre belirlenir. Taraf sıfatının bu anlamda önemli özelliği ise, def'i değil, itiraz niteliğinde olması nedeniyle taraflarca süreye ve davanın aşamasına bakılmaksızın her zaman ileri sürülebileceği ve taraflar ileri sürmemiş olsalar bile mahkemece re'sen nazara alınmasıdır. 6100 sayılı HMK'nın 114/1-d maddesinde açıkça düzenlendiği üzere dava ve taraf ehliyeti dava şartlarındandır. Bu düzenlemeye göre husumet ya da bir başka deyişle taraf sıfatı dava şartlarından değildir. Taraf sıfatının özelliği, tıpkı dava şartı gibi, davanın esastan görülüp karara bağlanabilmesi için, varlığı ya da yokluğu hakim tarafından davanın her aşamasında kendiliğinden gözetilen ve taraflarca noksanlığı davanın her aşamasında ileri sürülen nitelikte olmasıdır. (Yargıtay 15. Hukuk Dairesi, 2015/2781 Esas ve 2015/3597 Karar sayılı ilamı). Çek istirdadına ilişkin davalarda taraf sıfatına (husumete) değinilmesinde yarar bulunmaktadır. 6102 sayılı TTK’nın 792. maddesi kapsamında çek istirdadı istemiyle açılacak davalarda husumet kural olarak çeki elinde bulunduran kimseye (hamile) yöneltilir. Başka bir anlatımla, çeki muntazam bir ciro zinciri ile elinde bulundurması nedeniyle şekli anlamda meşru hamil sıfatını haiz kimseler, kendilerine karşı, çekin iktisabında 6102 sayılı TTK’nın 792. maddesi anlamında kötü niyetli veya ağır kusurlu oldukları iddiasıyla açılacak davalarda davalı olarak yer alırlar. Bu anlamda yeni hamilin çeki devraldığı kimsenin çeki iktisabındaki kötü niyetine veya ağır kusuruna dair iddia, çekin istirdadı istemine ilişkin olarak yeni hamile karşı açılan davada uyuşmazlık konusu olmadığından mahkemece yapılacak değerlendirmede nazara alınmaz. Bu tür davalarda uyuşmazlık, çeki elinde tutan hamilin çeki iktisabında kötü niyeti yahut ağır kusurunun mevcudiyeti noktasında toplanmakta olup yargılama, çekin istirdadını talep eden davacı ile çeki elinde bulunduran hamil arasında görülüp karara bağlanır.
Davalı şirketin 6102 sayılı TTK’nın 790. maddesine göre hak sahipliğinin belirlenmiş olması karşısında, çeki istirdadına ilişkin talebin kabulü için davalı şirketin çeki iktisabında TTK’nın 792. maddesi anlamında kötü niyetli veya ağır kusurlu olduğunun ispatı gerekmekte olup bu hususta ispat yükü davacı üzerindedir. Zira TTK’nın 792. maddesi içeriği itibariyle önceki hamilin elinden herhangi bir şekilde çıkan çeki iktisap eden yeni hamilin, TMK’nın 3. maddesi anlamında iyi niyetli olduğunu kabul etmiştir.
Somut olay değerlendirildiğinde; davacının ciro ile ... Bankasına ait ... seri nolu ... keşide tarihli ... TL bedelli çeki ... Ltd. Şti'den teslim aldığı, çekin ... Ltd. Şti'ne ve daha sonra da son olarak ... Ltd. Şti'ne ciro edildiği ve çekteki ciro zincirinde herhangi bir kopukluk bulunmaması nedeniyle davalı ... Ltd. Şti'nin kanuna uygun olarak muntazam bir ciro zinciri ile 6102 sayılı TTK’nın 790. maddesi (6762 sayılı TTK m. 702) anlamında çekin yetkili hamili olduğu , ilgili çekin defter kayıtlarında yer aldığı, diğer davalı ... ... Ltd. Şti ile ticari ilişkilerine dair cari hesap ekstrelerinin dosyaya ibraz edildiği, davacı tarafça işbu davalının kötü niyet ve ağır kusurunun ispatlanamadığı kanaatine varılmıştır. Davacı taraf savcılığa suç duyurusunda bulunmuş ise de, ... Ltd. Şti., ... hakkında şikayetçi oldukları, davalı şirketelere ait beyan ve şikayetlerinin bulunmadığı da görülmüştür. Davacı tarafça her ne kadar ıslah dilekçesi sunulmuş ise de dava dilekçesinde çekin davalılardan istirdadı olmadığı takdirde çek bedelinin davalılardan tahsili talep edilmiş, ıslah dilekçesinde de aynı şekilde çek bedelinin davalılardan tahsili talep edilmiştir.
Yukarıda açıklanan tüm gerekçelerle davalı ... Ltd. Şti. yönünden davanın reddine, diğer davalı ... Ltd. Şti yönünden ise davanın husumet nedeniyle reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuş, red sebebi ayrı olan davalılar yönünden ayrı ayrı vekalet ücreti takdir edilmiştir.
HÜKÜM: Ayrıntıları yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın ... ...SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ yönünden husumet yokluğundan REDDİNE,
2-... LİMİTED ŞİRKETİ yönünden esastan REDDİNE,
3-Alınması gerekli 269,85 TL harcın, peşin alınan + ıslah ile alınan toplam 3.474,80 TL'den mahsubu ile 3.204,95 TL'nin kararın kesinleşmesinin ardından istek halinde davacıya İADESİNE,
4-Davalı ... Şirketi kendilerini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT gereğince hesaplanan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya ÖDENMESİNE,
5-Davalı ... Limited Şirketi kendilerini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT gereğince hesaplanan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya ÖDENMESİNE,
6- Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendisi üzerinde BIRAKILMASINA,
7-Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan bakiye kısmın HMK 333. maddesi gereğince karar kesinleştikten sonra masrafı kendisine ait olmak üzere gösterecekleri bir IBAN/hesap numarasına yatırılmasına ancak hesap numarası bildirilmemiş veya bildirilmez ise masrafı avanstan karşılanmak suretiyle PTT merkez ve işyerleri vasıtasıyla adreste ödemeli olarak gönderilmesine veya taraflara iadesine,
Dair, davacı vekili Av. ...'ün yüzüne karşı diğer davalıların yokluğunda verilen kararın tebliğinden itibaren 6100 Sayılı Kanunun 345.maddesi gereğince 2 hafta içerisinde ilgili İstinaf Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile İstinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.17/10/2023

Katip ...
e-imza

Hakim ...
e-imza

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim