Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2026/5

Karar No

2026/101

Karar Tarihi

29 Ocak 2026

T.C.
ANTALYA
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2026/5 Esas
KARAR NO : 2026/101 Karar
DAVA : Eser Sözleşmesi
DAVA TARİHİ : 15/11/2025
KARAR TARİHİ : 29/01/2026

Mahkememizde görülmekte olan Eser Sözleşmesi davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekilinin sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle;Müvekkilinin (vekili aracılığıyla) davalı şirket ile arasında ... tarihinde yapılan ve müvekkilinin maliki olduğu ... İli, ... İlçesi, ... Mahallesi, ... Ada ... Parsel'de yer alan binanın komple yenilenmesi amacıyla adi yazılı bir Hizmet Sözleşmesi (Eser Sözleşmesi) imzaladıklarını, davalı tarafın, müvekkilinin ve vekilinin Türk Kanunlarını, ülkemizdeki işleyişi ve Türkçe Dilini bilmemesinden istifade ederek müvekkili (vekilini) sözleşmeye "güvene dayalı olarak" imza atmaya ve bu sözleşmenin formalite olduğuna ikna ettiğini, müvekkilinin vekili aracılığı ile malzeme, işçilik ve diğer giderlerin karşılanması amacıyla davalının yönlendirdiği kişilere ödemeleri, davalının %20 hak edişlerini de ekleyerek peşin ve düzenli olarak yaptığını, 2023 yılının ... aylarında bir defaya mahsus olarak ödemede aksama yaşanmasına rağmen bu durumun hallolduğunu ve ödemelerin yapılmaya devam ettiğini, ilerleyen süreçte davalının işleri aksatmaya başladığını, müvekkilinin kendisine malzeme, işçilik ve %20 hak ediş için gönderdiği paraların akıbetini sormaya başladığında davalı şirket sahibinin tavırlarının değiştiğini ve nihayetinde davalının inşaatı durdurduğunu, müvekkilinin güvenini oldukça zedeleyen bu davranışlar sonucunda müvekkilinin davalıyı defalarca "parasını ödediği malzemeleri" şantiyeye getirmesini yada en azından malzeme alındı ise faturaları ve malzemeyi "yerinde" göstermesini, malzemelerin güvenliğinden kendisinin sorumlu olacağını, sorumluluğunu yüklendiği ancak parasının ödenmesine rağmen yarım bırakılan işleri tamamlamasını" istediğini, ancak davalı taraftan hiçbir karşılık bulamayan müvekkilinin vekili aracılığıyla tarafına başvurduğunu, yaşananları ve mağduriyetini anlatması üzerine davalı şirkete ihtarname keşide edildiğini, ihtarnamelere rağmen mağduriyetlerinin giderilmediğini beyanla öncelikle; HMK 400/2 gereğince hemen tespit edilmemesi halinde kaybolacağı muhakkak olan mevcut halin, müvekkilin inşaata başka bir yüklenici ile devam etmesi halinde doğması muhtemel zararın ve kıymetinin belirlenmesinde zaruret olduğundan ivedi tespit taleplerinin kabulü ve bilirkişi marifeti ile en kısa sürede mahallen keşif icrasına, davanın kabulü ile müvekkilin uğradığı ve fazlasına ilişkin haklarının saklı kalmak kaydıyla şimdilik ... -TL zararın (bilirkişi marifetiyle zarar belirlendiğinde ve dava tarihinde ulaştığı alım gücü, enflasyon, tüketici eşya fiyat endeksi, altın, döviz kurlarındaki artış, maaş artışları vs gibi ekonomik etkenlerin ortalamalarının alınarak uzman bilirkişi vasıtasıyla hesaplaması suretiyle aradaki farkın ıslah edilerek dava değerini artırmak üzere ve fazlasına ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla) davalı tarafından müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Antalya ... . Tüketici Mahkemesi'nin ... tarih ... /... Esas ... /... karar Karar sayılı kararı ile; "1-Davanın HMK.nun 114/1-c ve 115/2 maddeleri uyarınca dava şartı yokluğu nedeniyle görev yönünden usulden REDDİNE, 2-Antalya Ticaret Mahkemesi'nin görevli olduğuna, 3-Karar kesinleştiğinde, iki haftalık süre içerisinde talep halinde dosyanın görevli Antalya Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesi'ne gönderilmesine, HMK'nun 20. Maddesi uyarınca taraflardan birinin 2 hafta içerisinde Mahkememize başvurarak talep etmeleri halinde dava dosyasının görevli mahkemeye gönderileceği, talep etmemeleri halinde ise davanın açılmamış sayılacağına karar verileceği hususunun ihtarına,," karar verildiği, dosyanın mahkememize gönderildiği ve mahkememizce ... /... sayılı esasına kaydı yapılarak yargılamaya devam olunduğu görülmüştür.
28/3/2023 tarihli ve 7445 sayılı Kanunun 31 inci maddesiyle değişik 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5/A maddesinin 1. fıkrası " (1) Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır." hükmünü içermektedir.
6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 'Dava Şartı Olarak Arabuluculuk' başlıklı 18/A maddesinde ise "(1) İlgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması, dava şartı olarak kabul edilmiş ise arabuluculuk sürecine aşağıdaki hükümler uygulanır.
(2) Davacı arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması halinde mahkemece davacıya son tutanağın 1 haftalık kesin süre içerisinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması halinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir." şeklindeki yasal düzenlemeye yer verilmiştir.
Dava dosyası incelendiğinde; dava dosyasının mahkememize tevzi edilmeden önce arabuluculuğa başvurulmayıp, dava şartı arabuluculuk sürecinin tamamlanmadığı anlaşılmıştır. Ayrıca tensip zaptında alınan ve tebliğ edilen ara karara rağmen arabuluculuk tutanağı kesin süre içerisinde dava dosyasına ibraz edilmemiştir. Arabuluculuğa ilişkin dava şartının gerçekleşmediği anlaşıldığından 6102 sayılı TTK'nın 5/a maddesi, 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/a-2 maddesi ile HMK'nın 114/2 ve 115. maddeleri uyarınca davanın dava şartı yokluğu nedeni ile usulden reddine karar vermek gerektiği sonuç ve kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçeleri yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın arabuluculuk dava şartı yokluğu nedeniyle USULDEN REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu ve Harçlar Tarifesi gereğince alınması gereken ... -TL maktu karar ve ilam harcının peşin alınan ... -TL harçtan mahsubu ile bakiye ‬... -TL harcın karar kesinleştiğinde talep halinde davacıya iadesine,
3-Taraflarca yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA,
4-Taraflarca Mahkememiz veznesine depo edilen ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya İADESİNE,
Dair; dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Antalya Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.29/01/2026

Katip ...
¸e-imza

Hakim ...
¸e-imza

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim