Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2023/823
2026/114
5 Şubat 2026
T.C.
ANTALYA
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/823 Esas
KARAR NO : 2026/114 Karar
DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ : 04/12/2023
KARAR TARİHİ : 05/02/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... tarihinde sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı aracı ile ... mahallesi, ... ... caddesini takiben ... ... caddesi istikametine seyir halindeyken kesişim kavşağına ters yön istikametinden giriş yaptığı esnada meydana gelen maddi hasarlı trafik kazasında, 2918 sayılı K.T.K 46/2-h kuralını (aksine bir işaret bulunmadıkça tekyönlü karayollarında araçlarını ters istikamette sürmemek) ihlal ettiğinden Asli ve tam kusurlu olduğunu, kaza sonucu meydana gelen zarar müvekkili sigorta şirketince karşılandığını, ... A.Ş, ZMMS kapsamında sigortalısının verdiği zarardan dolayı üçüncü kişilere ...-TL değer kaybı tazminatı ve ...-TL ... ... A.Ş.'ye rücuen tazminat olmak üzere toplam ...-TL ödemiştir. Bu nedenle haklı nedenlere dayanarak rücu talebinde bulunduğunu, buna dayalı olarak Antalya Genel İcra Dairesi .../... Esas numaralı dosya ile icra takibine başlandığını, ancak davalının haksız yere borca itiraz ettiğini, bu nedenlerle Antalya Genel İcra Dairesi .../... Esas sayılı dosyada davalının kötüniyetli itirazının iptali ile takibin devamına, %20'den aşağı olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesine, ayrıca tarafımız lehine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı tarafa usulüne uygun davetiye tebliğ edilmiş, davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; ... tarihinde Müvekkili Şirket'e ait ... plakalı aracı sevk ve idare eden ... ... mahallesi, ... ... caddesini takiben ... ... caddesi istikametine seyir halindeyken maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, söz konusu kazaya ilişkin fatura ve tutanaklarla sayın mahkemenize sunulan belgelerin içeriği esas alınırsa eğer davacı ... ... A.Ş, üçüncü kişilere ...-TL değer kaybı tazminatı ve ...-TL ... ... A.Ş.'ye rücuen tazminat olmak üzere toplam ...-TL ödediğini, Tazminat yönünden sorumluluk doğrudan aracı sevk ve idare eden kişinindir. Dolayısıyla araç sahibinin doğrudan manevi tazminat yönünden sorumluluğu bulunmamaktadır. TCK'nın 20. Maddesi "cezaların şahsiliği " ilkesi getirilmiştir. Buna göre hiç kimse bir başkasının fiilinden dolayı sorumlu tutulamayacağını bu itibarla, yaralamalı bir kazada cezaların şahsiliği ilkesinin bir sonucu olarak ancak kazaya sebebiyet veren kişinin maddi ve manevi tazminat yükümlülüğünden söz edilebileceğini, kusur ve davanın yöneltilmesi gereken kişi aracı kullanan ...'dır. müvekkil şirket, davanın tarafı ve muhatabı olmadığını, bu nedenlerle, re’sen göz önüne alınacak bilirkişi marifetiyle kaza mahallinde keşif icrasıyla ve savunmalarımız doğrultusunda haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olarak açılmış bulunan davanın reddine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkememizce Antalya Genel İcra Dairesinden .../... Esas sayılı dosyası, davacı ... Şirketinden ... plaka sayılı aracın kasko poliçesinin, davacının ... tarihinde meydana gelen trafik kazası nedeniyle başvurusuna ilişkin evrakların, davacıya ödeme yapılmışsa buna ilişkin belgelerin ve hasar dosyası, dava dışı ... ... dan ... plaka sayılı aracın kasko poliçesinin, davacının ... tarihinde meydana gelen trafik kazası nedeniyle başvurusuna ilişkin evrakların, davacıya ödeme yapılmışsa buna ilişkin belgelerin ve hasar dosyası, Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezinden ... plakalı aracın tramer kayıtları, dava konusu kazaya karışan ... plakalı araç ile ... plakalı araçların ruhsat kayıtları celbedilmiş incelenmiştir.
Mahkememizce re'sen seçilecek bir adet sigorta eksperi bilirkişi, bir adet adli trafik bilirkişisi ve bir adet nöroloji uzmanı bilirkişiden oluşturulacak bilirkişi heyetine tevdii ile tarafların iddia ve savunmaları, hasar dosyası ve dosyada mevcut tüm deliller incelenmek suretiyle kazanın salt alkolün etkisi altında meydana gelip gelmediği, hasar ve kusur durumu, meydana gelen hasar ve kusur ile davacı tarafça yapılan ödemenin uyumlu olup olmadığı, ödemenin gerçek zararı aşıp aşmadığı ve yerindeliği, rücu şartları ve davaya konu uyuşmazlık hakkında rapor tanzim edilmesinin istenilmiş bilirkişiler ... tarihli raporlarını dosyaya sunmuşlardır,
Dosya İstanbul Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi'ne gönderilerek tarafların iddia ve savunmaları, davacı vekilinin dosyada alınan rapora itirazları ile dosyada mevcut tüm deliller ve ATK ... İhtisas Kurulu tarafından hazırlanan rapor da değerlendirilmek suretiyle dava konusu kazanın oluşumunda tarafların alkolün etkisiyle oluşup oluşmadığı hususunda görüş bildirmek ve tarafların kusur durumlarına ilişkin rakamsal olarak değerlendirilme yapılmak üzere ayrıntılı rapor düzenlenmesinin istenilmiş ATK ... tarihli raporunu dosyaya sunulmuştur.
Dava dosyasının Nöroloji Uzmanı Bilirkişiye tevdi edilerek, kazanın salt alkolün etkisi altında meydana gelip gelmediği hususunda rapor düzenlenmesi istenilmiş bilirkişi ... tarihli raporunu dosyaya sunmuştur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
... tarihinde sürücü ... sevk ve idaresindeki, davacı ... ... A.Ş. Tarafından ZMMS'li olan ... plakalı araç ile maliki dava dışı ... ... ve sürücüsü dava dışı ... ... olan ... plakalı aracın karıştıkları kaza nedeniyle davacı ... A.Ş.'nin, ZMMS kapsamında sigortalısının verdiği zarardan dolayı üçüncü kişilere ...-TL değer kaybı tazminatı ve ...-TL ... ... A.Ş.'ye rücuen tazminat olmak üzere toplam ...-TL ödediği, bu nedenle davalıya karşı rücu talebinde bulunduğu ve buna dayalı olarak Antalya Genel İcra Dairesi .../... Esas numaralı dosya ile icra takibine başlandığı, davacının davalı aleyhine başlattığı ilamsız icra takibinin davalının borca itirazı ile durduğu, davacı tarafça davalının icra takibine vaki itirazının iptali istemiyle eldeki davanın açıldığı, davalı tarafın icra dosyasında borçlu olmadıklarından bahisle asıl borca ve ferilerine itiraz ettiği anlaşılmıştır.
Halefiyet kurumu esasen bir borçlar hukuku kurumudur ve TBK. m. 127 ile genel olarak düzenlenmiştir. Halefiyet kurumu daima üçlü hukuki ilişkilerin var olduğu durumlarda gündeme gelir. Çünkü halefiyetin özünde, üçüncü kişinin asıl borçlu yerine borcu ifa etmesi veya etmek mecburiyetinde kalması durumu ortaya çıkar. Özel sigorta hukukunda halefiyete ilişkin özel düzenleme TTK. m.1472 tarafından öngörülmüştür.Halefiyette sigortacı, ifa yaptığı oranda sigorta ettirenin yerine geçtiğinden yine aynı oranda sigorta ettirenin bütün haklarına halef olmakta ve dolayısı ile sigorta ettirenin lehine öngörülen mevcut yasal karinelerden de istifade etmektedir.
TTK m. 1472’de düzenlenen halefiyet, yasal, sınırlı ve cüz’î halefiyet niteliğindedir. Bu maddeden doğan halefiyet hakkına istinaden açılan veya açılacak olan dava, esas itibariyle sigortalının, kendisine zarar verene karşı açacağı tazminat davasının, onun halefi sıfatıyla sigortacı tarafından açılmasıdır. Bu madde uyarınca sigortacı, sigorta bedelini ödedikten sonra hukuken sigorta ettiren yerine geçer ve dava, tazmin ettiği bedel nisbetinde sigortacıya intikal eder. Bu şekilde sigortalısının haklarına halef olan sigorta şirketinin, ödediği tazminat miktarınca hukuken sigortalı yerine geçerek açtığı rücû davası, aslında bir tazminat davası olup, bu niteliği itibariyle aynı zamanda şahsî nitelikte bir eda davasıdır.
İşleten, araç sahibi olan ve aracın trafik kaydında malik olarak görülen kişidir. Uygulamada genellikle aracın işleteni ile aracın sahibi aynı kişidir. KTK 85. maddesine göre aracın işletenini tespit etmek için öncelikle aracın trafik kaydına bakılır. Genel olarak trafik sicilinde araç sahibi olarak görünen kişi işletendir. Bu husus yasal karinedir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun E.2008/10-273, K:2008/275 sayılı, 26.03.2008 tarihli kararında “..Şekli ölçüye göre işleten, satışa esas olan tescil belgesinde (m.19) aracın fenni muayene ve trafiğe çıkmasının temelini oluşturan trafik belgesinde (m.21), sigorta poliçesi ile (m.91) vergi kaydında adı yazılı kişidir.” denilerek işletenin tespiti için bakılması gerekenler belirlenmiştir. Davacının sigorta poliçesinde de adı yazılı olduğu için, işleten olarak anılması kaçınılmazdır.
İşletenin Sorumlu Tutulabilmesi Şartları şunlardır: a - Ortada bir zarar olmalıdır. Zarar, motorlu aracın ya da araçta bulunan yolcunun ya da araç dışındaki bir kişinin malının zarara uğramasıdır. Kişilerin cismani zararları da bu kapsamdadır. b - Zarar Motorlu araç tarafından verilmelidir. c - Zarar Motorlu aracın işletilmesi neden olmalıdır. Yani aracın trafiğe çıkarılmış olması ve kullanılması sırasında zararın meydana gelmesi gerekmektedir. d - Zararın meydana gelmesi ile aracın işletilmesi arasında illiyet bağı bulunmalıdır. e - İşletenin kurtuluş kanıtı getirmemiş ve kanıtlayamamış olması gerekmektedir. Bu bentler gereğince : davacının işleten olarak sorumlu olduğu ortadadır. Dava konusu olayda hasardan davalı işleten sıfatı ile dava dışı sürücü ise kazanın gerçekleşmesine kendi eylemleri ile sebep olması nedeniyle müteselsilen sorumlu oldukları kesindir.
TBK MADDE 49- Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür.’ denilmektedir. TBK m.49 ile KTK madde 85 birlikte değerlendirilmelidir.’ Madde 85 - (Değişik 1. fıkra: 4199 - 17.10.1996) Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.’’ Bu iki madde birlikte değerlendirildiğinde ortaya çıkan sonuca göre sürücü ile davalı işleten ortaya çıkan zarardan sürücü ile müteselsilen ve müştereken sorumludur. Yargıtay kararları da bu yöndedir: “Trafik kazasında birden çok kişinin sorumluluğu söz konusu olabilir; işletici, sürücü, sigortacı, yaya gibi. Karayolları Trafik Kanunu'nun 88. maddesinde aynı zarardan sorumlu olan kişilerin müteselsilen sorumlu olacakları kabul edilmiştir. Müteselsil sorumlulukta BK. 142. madde uyarınca, zarar görenin dilediği borçluya başvurma hakkı vardır; dilerse sorumlulardan birine, dilerse hepsine veya bir kısmına karşı dava açabilir. Müteselsil sorumlulukta kural olarak borçlulardan her biri borcun tamamından sorumludur. (17.HD.21.05.2007, E.2007/1307 - K. 2007/1738)
2918 sayılı KTK.nun 48. maddesine ve buna bağlı Yönetmeliğin 97.maddesine göre “Uyuşturucu veya keyif verici maddeleri almış olanlar ile alkollü içki almış olması nedeniyle güvenli sürme yeteneklerini kaybetmiş kişilerin karayolunda araç sürmeleri yasaktır.” b-2′ bendinde, alkollü içki almış olarak araç kullandığı tespit edilen araç sürücülerinden kandaki alkol miktarı 0.50 promil üstünde olanların araç kullanamayacakları açıklanmıştır. Davaya konu kaza sonrası tutulan kaza tespit tutanağında bakıldığında sigortalı araç sürücüsünün 1.83 promil alkollü olduğu belirtilmiştir. Kaza ile alkol arasındaki illiyet bağı, alkol düzeyinin tespiti kaza tespit tutanağındaki promilden de anlaşılacağı üzere ve bu düzeyin sürüş emniyeti üzerine olan etkisi hakkında belirtilen promil alkol düzeyinin, motor ve serebellar fonksiyonları bozarak güvenli sürüş yeteneğini ortadan kaldıracak düzeyde olduğu anlaşılmaktadır.
Somut olayda rücu şartlarının belirlenmesinde 01/06/2015 tarihinde yürürlüğe giren Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının nazara alınması gereklidir. Sigorta Genel Şartlarından Sigortanın, sigortalıya rücu hakkı "B.4. Zarar Görenlerin Haklarının Saklı Tutulması ve Sigortanın Sigortalıya Rücu Hakkı" başlıklı maddesinde düzenlenmiş, ilgili madde "Sigorta sözleşmesinden veya sigorta sözleşmesine ilişkin kanun hükümlerinden doğan ve tazminat yükümlülüğünün kaldırılması veya miktarının azaltılması sonucunu doğuran haller zarar görene karşı ileri sürülemez.
Ödemede bulunan sigortacı, sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre, tazminatın kaldırılmasını veya azaltılmasını sağlayabileceği oranda sigortalıya rücu edebilir.
Sigortalıya başlıca şu nedenlerle rücu edilir:
a) Tazminatı gerektiren olay, sigortalının veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin kasti bir hareketi veya ağır kusuru sonucunda meydana gelmiş ise,
b) Tazminatı gerektiren olay, aracın ilgili mevzuat hükümlerine göre gereken ehliyetnameye sahip olmayan veya geçerliliğini yitirmiş sürücü sertifikasına sahip ya da ehliyetine geçici/sürekli el konulmuş kimseler tarafından sevk edilmesi veya trafik kurallarının ihlali sonucunda meydana gelmiş ise,
c) Aracın, uyuşturucu madde veya ilgili mevzuatta belirlenen seviyenin üzerinde alkollü içki almış kişilerce veya aynı mevzuatta alkollü içki alamayacağı belirtilen kişilerce alkollü içki alınmak suretiyle kullanılması sırasında meydana gelen zararlar,
ç) Tazminatı gerektiren olay, yolcu taşımaya ruhsatlı olmayan araçlarda yolcu taşınması veya yetkili makamlarca tespit edilmiş olan istiap haddinden fazla yolcu veya yük taşınması veya patlayıcı, parlayıcı ve tehlikeli maddeleri taşıma ruhsatı bulunmayan araçlarda, bu maddelerin parlama, tutuşma ve infilakı yüzünden meydana gelmiş ise,
d) Sigortalının rizikonun gerçekleşmesi halinde bu genel şartların B.1. maddesinde belirtilen yükümlülükleri yerine getirmemesinden dolayı zarar ve ziyan miktarında bir artış olursa,
e) Tazminatı gerektiren olayın aracın çalınması veya gasp edilmesi sonucunda olması halinde, çalınma veya gasp edilme olayında sigortalının kendisinin veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin kusurlu olduğu tespit edilirse,
f) Bedeni hasara neden olan trafik kazalarında sigortalının veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin, tedavi veya yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitme, can güvenliği nedeniyle uzaklaşma gibi zorunlu haller hariç olmak üzere, olay yerini terk etmesi veya kaza tutanağı, alkol raporu vb. kazanın oluş koşullarına ilişkin gereken belgelerin düzenlenmesi yükümlülüğüne aykırı davranması halinde,
Sigortacı rücu sebeplerine dayanarak tazminat sürecini geciktiremez ve bu sebeplere dayalı bilgi ve belgeyi hak sahibinden talep edemez." denilerek, sigortacının sigortalıya rücu edebileceği durumlar belirlenmiştir. İlgili maddede sayılan rücu sebepleri birbirinden bağımsız sebepler olup, rücu sebeplerinden birinin bulunması halinde sigorta şirketi yapılan hasar ödemesinin rücuen tazminini sigortalısından talep edebilir.
Bu çerçevede, 01/06/2015 tarihinden önceki sigorta genel şartlarından kazanın münhasıran alkol etkisi ile meydana gelmiş olması aranırken 01.06.2015 tarihli sigorta genel şartlarında kazanın, aracın, uyuşturucu madde veya ilgili mevzuatta belirlenen seviyenin üzerinde alkollü içki almış kişilerce veya aynı mevzuatta alkollü içki alamayacağı belirtilen kişilerce alkollü içki alınmak suretiyle kullanılması sırasında meydana gelmesi rücu için yeterli sayılmıştır.
Ayrıca, Zorunlu Mali Mesuliyet Sorumluluk Genel Şartları’nın B.4.d maddesinde; tazminatı gerektiren olay, işletenin veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin veya motorlu aracın hatır için karşılıksız olarak kendilerine verilen kişilerin uyuşturucu veya keyif verici maddeler almış olarak aracı sevk ve idare etmeleri esnasında meydana gelmiş veya olay yukarıda sayılan kişilerin alkollü içki almış olmaları nedeniyle aracı güvenli sürme yeteneklerini kaybetmiş bulunmalarından ileri geliyorsa, sigortacının sigorta ettirene rücu hakkı olduğu açıklanmıştır.
Dosya kapsamında yapılan yargılama sırasında birden çok kez bilirkişi raporu ve ATK raporu aldırıldığı, ATK raporlarında kazanın münhasıran alkolün etkisiyle meydana gelip gelmediği hususunun sadece kişinin alkol düzeyinin değerlendirilmesi ile tespit edilemeyeceği, kaza oluşumuna sebep olabilecek yol, araç, iklim durumu gibi diğer koşulların kazadaki rolünün tıbbi bir konu olmadığı hususları tespit edilmiştir. Yine Mahkememizce aldırılan ... tarihli Nöroloji Uzmanı Bilirkişisinin raporunda da ATK raporlarındaki gibi kazanın münhasıran alkolün etkisiyle meydana gelip gelmediği hususunda net bir görüş ifade edilememiştir.
Mahkememizce aldırılan ... tarihli bilirkişi heyeti raporunda, ... Plakalı Davalı ... Şirketi Adına Kayıtlı Otomobil Sürücüsü ...'ın 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunun Madde 46/2-h ve Yönetmeliğin 94/k kusurlar bölümünde yer alan; 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunun Madde 47/1-c ve Yönetmeliğin 95/c bendinde açıklanan; Araç ve hayvan sürücüleri ile yayalar yolu kullanırken; Trafik işaret levhaları, tertipleri ve yer işaretlemelerine uymak zorundadırlar. Maddelerini ihlal ettiği, ... Plakalı (... ...) Otomobil Sürücüsü ...'ın 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunun Madde 52/1-a ve Yönetmeliğin 101/a kusurlar bölümünde yer alan; Kavşaklara yaklaşırken, dönemeçlere girerken, tepe üstlerine yaklaşırken, dönemeçli yollarda ilerlerken, yaya geçitlerine, hemzemin geçitlere, tünellere, dar köprü ve menfezlere yaklaşırken, yapım ve onarım alanlarına girerken, hızlarını azaltmak zorundadırlar. Maddesini ihlal ettiği belirtilmiştir. Ayrıca ... plakalı kamyonet sürücüsü ... kaza anında 1.83 promil alkollüyken araç kullandığı ve ters yönden gittiği için trafikte kusurlu davranışı tespit edilmiştir; ancak ... plakalı ... ... sürücüsü ...’ın da kontrolsüz kavşaktan geçiş yaparken gerekli özen ve dikkati göstermediğinden kazanın oluşmasında katkısı olduğu ve bu nedenle ...’ın bu kazayı salt (münhasıran) alkol etkisi altında yapmadığı, sürücünün alkollü oluşunun bu kazanın tek nedeni olmadığı kanaatine varılmıştır. Yine, ... Plakalı aracın resimleri üzerinden yapılan incelemeye göre aracın onarım bedelinin ... TL olduğu Dosya kapsamında icra dosyasına konu değer kaybı için herhangi bir evrak bulunmadığı buna karşı hesaplama yöntemine göre ... plakalı araç üzerinde ... TL değer kaybı tespiti yapıldığı hususları tespit edilmiştir.
Somut olayda, sigortalı araç sürücüsünün, Mahkememizce aldırılan ... tarihli ATK raporuna göre yüzde 85 kusurlu olması ve 1.00 promil ve üstü alkollü olması (1.83 promil) hususları ve konuya ilişkin olarak Yargıtay 10. Ceza Dairesi E: 2013/5157 K: 2018/73 T: 08.01.2018 "5237 sayılı TCK'nın 179/3. maddesinde düzenlenen; alkol ve uyuşturucu madde etkisiyle veya başka bir nedenle "emniyetli bir şekilde" araç kullanamayacak kişinin, bu halde araç kullanması suçu kasıtla işlenebilecek bir suçtur. Alkol ve uyuşturucu maddenin sırf kullanılmış olması bu suçun oluşması için yeterli olmamakla birlikte Adli Tıp Kurumu ... İhtisas Kurulu raporlarında istikrarlı bir şekilde vurgulandığı üzere; alkollü bir şekilde trafikte seyreden bir sürücünün alkol konsantrasyonu hangi seviyede olursa olsun bireysel farklılıklar göstermekle birlikte trafik güvenliği açısından değişen derecelerde risk oluşturabileceği, ancak bu durumun tehlike arz edecek düzeyde olup olmadığı, dolayısıyla sürücünün tesiri altında bulunduğu alkol seviyesinde araç kullanması halinde, güvenli sürüş yeteneğini kaybedip etmediği, bireyin o andaki sürüş ehliyetini belirleyebilecek dikkat, algı, denge, refleks, psikomotor ve nöromotor koordinasyon gibi nörolojik, nistagmus, akomadasyon, görme gibi oftalmolojik ve genel durumunun tespitine yönelik detaylı dahili muayenesine yönelik tıbbi verilerin değerlendirilmesi ile mümkün olabileceği, ancak böyle bir tespit yapılmamış olsa bile bireysel farklılıkları da elimine edebilecek şekilde 1.00 PROMİLDEN YÜKSEK OLARAK SAPTANAN ALKOL DÜZEYİNİN, GÜVENLİ SÜRÜŞ YETENEĞİNİ KAYBETTİRECEĞİNİN, BİLİMSEL OLARAK KABULÜ GEREKTİĞİ ANLAŞILMAKLA; İncelenen dosyada 1.05 promil alkollü olarak araç kullandığı tespit edilen sanığın, güvenli sürüş yeteneğini kaybettiği, atılı suçun yasal unsurlarının oluştuğu gözetilmeksizin, sanığın mahkûmiyeti yerine, yazılı şekilde beraatine karar verilmesi, Yasaya aykırı, Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün BOZULMASINA, ... tarihinde oybirliğiyle karar verildi." denilmek suretiyle 1.00 PROMİLİN ÜZERİNDE ALKOL OLMASI DURUMUNDA DOĞRUDAN ALKOLÜN ETKİSİYLE GERÇEKLEŞTİĞİNİN KABULÜ GEREKTİĞİNE DAİR İÇTİHATI gözetildiğinde, davalının maliki olduğu aracı kullanan sürücünün kazayı salt alkol etkisi altında yapıp yapmadığına dair bir araştırmaya girilmesinin Yargıtay içtihatlarına aykırı olacağı, davalının maliki olduğu aracı kullanan sürücünün 1.00 promilin üstünde alkol alarak araç kullanmasının güvenli sürüş yeteneğini kaybettireceğinin bilimsel olarak kabulü gerektiği anlaşılmakla, davalının takibe itirazının haksız olduğu anlaşıldığından davanın kabulü ile Antalya Genel İcra Dairesi'nin .../... Esas sayılı icra takip dosyasına davalı tarafça yapılan itirazın asıl alacak yönünden iptaline, davalının Antalya Genel İcra Dairesi .../... sayılı takip dosyasındaki itirazının iptaline, takibin ...-TL asıl alacak ve ...-TL işlemiş faiz alacağı olmak üzere toplam ...-TL üzerinden devamına, bu asıl alacağa takip tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına, davacının fazlaya dair isteminin saklı tutulmasına dair karar vermek gerektiği sonuç ve kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Gerekçesi gerekçeli kararda açıklanacağı üzere;
1-Davanın KABULÜ ile ;
-Davalının Antalya Genel İcra Dairesi .../... sayılı takip dosyasındaki itirazının iptaline,
-Takibin ...-TL asıl alacak ve ...-TL işlemiş faiz alacağı olmak üzere toplam ...-TL üzerinden devamına, bu asıl alacağa takip tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına,
-Davacının fazlaya dair isteminin saklı tutulmasına,
2-Alacağın varlığının yargılamayı gerektirmesi nedeniyle davacının icra inkar tazminat talebinin reddine,
3-Alınması gerekli ... TL harçtan peşin alınan ... TL harç mahsup edilerek bakiye ... TL harcın davalıdan alınarak Hazineye İrad Kaydına,
3-Davacı tarafından iş bu dava dosyasında peşin yatırılan harç toplamı ... TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafından iş bu dava dosyasında peşin yatırılan gider avansından kullanılan tebligat, yazışma ve ATK fatura ücretleri toplamı ... TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı taraf kendini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre ... TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca Hazine tarafından karşılanan ... TL arabuculuk giderinin, davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına,
7-Yatırılan avansın kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde HMK Gider Avansı Tarifesinin 5/1. maddesi gereğince hesap numarası bildirilmiş ise elektronik ortamda hesaba aktarılması, hesap numarası bildirilmemiş ise masrafı avanstan karşılanmak suretiyle PTT merkez ve işyerleri vasıtasıyla adreste ödemeli olarak gönderilmek suretiyle yatıran tarafa iadesine,
Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda verilen kararın gerekçesinin tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Antalya Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 05/02/2026
Katip ...
¸ e-imzalıdır
Hakim ...
¸ e-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.