mahkeme 2022/754 E. 2024/217 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2022/754
2024/217
19 Mart 2024
T.C.
ANTALYA
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/754 Esas
KARAR NO : 2024/217
DAVA : İtirazın İptali
DAVA TARİHİ : 01/03/2018
KARAR TARİHİ : 19/03/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalının mülkiyeti davacıya ait olan ancak şirket adına yapılacak harcamalar için müdürlerin adına düzenlenmiş olan kredi kartından şahsi harcamalar yaptığını, bu harcamaları yaparken şirketi temsil etme konusunda yetkilendirilmediğini, diğer şirket yetkililerine danışmadığını bu şekilde şirketi zarara uğrattığını, muhasebe tarafından davalıya ihtarname çekildiği, davalının ihtarnameye cevap vermediğini, bunun üzerine davacının söz konusu borcun tahsili için Antalya ... İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyasında icra takibine girişildiğini, davalının borca itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptalini, takibin devamını, asıl alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu, davalının iade etmesi gerektiği iddia edilen harcamalar yıllar öncesinin harcamalarıdır. ... tarihinde ... Euro, ... tarihinde ... Euro, ... tarihinde ... Euro, tüm bu bahsi geçen harcamaların üzerinde 1 yıllık hakdüşürücü süre geçmiş bulunmakla, davacının dava açma hakkı ortadan kalktığını, Dava konusu edilen tüm harcamalar Almanyada düzenlenen turizm fuarı için, şirketi temsilen yapılan harcamalar olduğunu, Harcamaların sebebi bulunan Turizm Fuarına şirketi temsilen katılım için bahsi geçem fuar giriş bileti ve konaklama harcamaların dışında vekileden davalı uçak biletleri, şehir içi ulaşım ve hatta yemek gibi zaruri ihtiyaçlarını dahi kendi cebinden karşılamış olup, işbu bedellerin dahi davacı şirket tarafından ödenmesi gerektiğini belirterek davanın reddi ile kötü niyetli takip yapan davacı aleyhine %20 den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
Dava, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunun 67. maddesine dayanan itirazın iptali istemli davadır.
Dava, 01/03/2018 tarihinden Antalya ... Asliye Hukuk Mahkemesinde açılmış, anılan mahkemenin ... tarih ... E. ... K. sayılı kararı ile görevsizlik kararı verilmiş, karar kesinleşmekle dosya mahkememize tevzi olmuştur.
Antalya ... İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı takip dosyasının incelenmesinde; alacaklının davacı, borçlunun davalı olduğu, ... TL fatura alacağına istinaden ilamsız takiplere mahsus icra takibinin yapıldığı itiraz üzerine takibin durdurulmasına karar verildiği görülmüştür.
Bilirkişi SMMM ... ve hukukçu ...'ın 27/11/2019 tarihli müşterek raporunda özetle; "... tarihli ... nolu ortaklar kurulu kararı ile şirket müdürleri görevden alındığı, karar tarihinden itibaren 10 yıl süre ile ..., ..., ...'in atanmasına, yetki şeklinin şirket müdürlerinin herhangi ikisinin müşterek imzası ile müdürlerin şirketi temsil ve ilzama yetkili olduğuna karar verildiği, davacı şirketin ... tarihli 2011, 2012, 2013, 2014, 2015, 2016, 2017 yıllarına ait olağan genel toplantısında gündemin 3. maddesinde 2011, 2012, 2013, 2014, 2015, 2016, 2017 yıllarına ait faaliyet raporunun oybirliği ile onaylanmasına karar verildiğini, gündemin 4. maddesinde 2011, 2012, 2013, 2014, 2015, 2016, 2017 yıllarına ait bilanço ve gelir tablolarının oybirliği ile onaylanmasına karar verildiğini, gündemin 6. Maddesinde şirket müdürlerinin seçiminin yapıldığını, ..., ... Ltd. Şti. (gerçek kişi temsilcisi ...), ... Ltd. Şti. (gerçek kişi temsilcisi ...)in seçildiği, şirket müdürlerinden herhangi ikisinin müşterek imzası ile şirketin temsiline karar verildiği, şirket müdürü olarak TTK 623/2. Maddesi gereği davalı değil ... Ltd. Şti'nin seçildiği, davalının ise TTK 623/2 gereği tüzel kişi ... Ltd. Şti. Tarafından görevi tüzel kişi adına yerine getirmek üzere belirlendiğini, icra takibinin ve davanın şirkete yöneltilmesi gerektiği, davacı şirketin 15/04/2019 tarihli 2018 yılına ait olağan genel kurulu toplantı tutanağında gündemin 3. Maddesinde 2018 yılı hesap dönemine ilişkin müdürler kurulunun yıllık faaliyet raporunun müzakere edildiği ve oy birliği ile kabul edildiğini, gündemin 4. Maddesinde 2018 yılı hesap dönemine ilişkin bilanço, finansal tablolar, gelir tablosu ve kar/zarar hesaplarının müzakere edildiği ve oy birliği ile kabul edildiği, aynı maddede ... A.Ş. Adına ...'ın ve ... Ltd. Şti. Adına ...'in ayrı ayrı ibra edilmesine oybirliği ile karar verildiğini, ... Ltd. Şti. Adına gerçek kişi temsilcisi ...'un ibra edilmemesine ve sorumluluk davası açılmasına oybirliği ile karar verildiğini, şirketin sorumluluk davası açabilmesi için TTK 618/1-c gereği, genel kurul kararının alınmasının gerektiği, genel kurul kararı alınmasının giderilebilir dava şartı olarak belirlendiğini, TTK 644/1-a maddesi göndermesi ile 558. Maddeye yapılan atfın 424. Maddeyi de kapsadığı göz önüne alındığında ... tarihli çağrısız genel kurul toplantısının 3. ve 4. Maddeleri ile 2011, 2012, 2013, 2014, 2015, 2016, 2017 yıllarına ait faaliyet raporları ile aynı yıllara ait bilanço ve gelir tablolarının müzakere edildiği ve oybirliği ile kabul edildiğine ilişkin kararın bilanço ve faaliyet raporunda yer alan hususlara ilişkin TTK 424. Madde gereği müdürler kurulunun ibrası sonucunu doğuracağı, örtülü ibra kararının diğer müdürler tarafından alındığı gözetildiğinde müdürlerin kurul olarak görev yapma yükümlülüğü çerçevesinde dava konusu işlemin bilinmediğine ilişkin savunma getirilmesinin TTK 625. madde gereği mümkün olmadığını, icra takibinin 16/02/2018 tarihinde, itirazın iptali davasının 01/03/2018 tarihinde yani üstü kapalı ibra kararından önce açıldığı, buna karşın ... tarihinde şirketin müdürler hakkında üstü örtülü ibra kararı alındığını, dava ve takipten sonra alınan zımni ibra kararının TBK 132. Maddesi gereği borcu ortadan kaldıracağı, bu tarihten sonra 15/04/2019 tarihli 2018 yılı olağan genel kurul toplantısının 4. Maddesi ile alınan ibra etmeme ve sorumluluk davası açılması yönündeki kararın, ... tarihli genel kurulda alınan zımni ibra kararını TTK 558/1 gereği ortadan kaldırmayacağını, TTK 560. Maddesini değerlendirme yetkisinin mahkemede olduğunu, TTK 553. maddesi gereği davalının kusur değerlendirmesinin mahkemede olduğunu, davalının tüzel kişi temsilcisi sıfatıyla 2013, 2015, 2016, 2017 yıllarında Mart ayında turizm fuarına katıldığı ve buna ilişkin bir kısım masrafları şirket kredi kartı ile ödediği, takip tarihine dek davacı şirket tarafından yapılan giderlere her hangi bir itiraz yapıldığına dair dosyada bilgi ve belgeye rastlanmadığını, yapılan harcamalara ilişkin faturaların şirket ticari defter ve kayıtlarında gider olarak işlendiğini; davalının dava konusu harcamaların yapıldığı 2013, 2015, 2016, 2017 yıllarında davacı şirket müdürlerinden olduğunu, şirketi şirket müdürlerinden her hangi ikisinin müşterek imzaları ile temsil ve ilzama yetkili olduklarını, davacı şirketin ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğunu, dava konusu edilen fatura ve ödemelerin tamamının kayıtlarda yer aldığı, ödemelerin tamamının davada sözü edilen kredi kartı ile yapıldığını, davalı tarafından yapılan harcamalara ilişkin ortaklar kurulu kararının olmadığı, davalının münferiden şirketi temsil ve ilzama yetkili olmadığı, dava konusu edilen tutar ile ilgili fatura ve belgelerin şirkete ait davalı adına çıkarılan kredi kartı ile ödendiği, davalının bu harcamaları şirket adına yapıldığına ilişkin belge tevsik edemediği, davalının davacı şirketi zarara soktuğunun değerlendirilmesi halinde 15.094,11TL'lik kısım kadar sorumlu olacağını" belirtmişlerdir.
Mahkememizce davanın reddine dair verilen kararın istinaf incelemesi sonucunda;Antalya BAM ... Hukuk Dairesinin ... tarih ve ... Esas - ... Karar sayılı ilamı ile; "....Belirtilen Yargıtay içtihatlarında da açıklandığı üzere; davalının sorumlu olduğu dönemler yönünden usulüne uygun ibranın bulunup bulunmadığı, sorumluluğa esas işlem veya faaliyetin genel kurulda ayrıca ve açıkça tartışılıp tartışılmadığı, normal düzeydeki bir ortağın anlayacağı şekilde ortaya konulup konulmadığı araştırılıp bu konu üzerinde yeterince durularak ibranın geçerli olup olmadığı, geçerli değil ise iddia ve savunmalar, dosyadaki deliller bir bütün olarak değerlendirilerek sonucuna göre yargılamaya devamla esas hakkında karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve araştırmaya dayanarak karar verilmesi usul ve yasaya uygun değildir..." gerekçesiyle mahkememizce verilen kararın kaldırılması üzerine dosya mahkememizin yukarıdaki esas sırasına kaydedilerek yargılamaya devam olunmuştur.
Mahkememizce BAM karar ilamında belirtildiği üzere bilirkişi heyetinden rapor aldırılmış, Mali Müşavir Bilirkişi ... ve Hukukçu Bilirkişi ... tarafından düzenlenen 04/12/2023 tarihli raporda sonuç olarak;
Davacı tarafın 2013-2015-2016-2017-2018 yılları ticari defterlerine göre; açılış ve kapanış kayıtlarını zamanında yaptırdığı, beratlarını zamanında oluşturduğu,
Davalı ortağın, şirket kredi kartından yapılan harcamaların davacı şirket defterlerine gider olarak kaydının yapıldığı, daha sonra ise bu harcamaların şirket gideri olmadığı gerekçesi ile ... tarih ... seri nolu 15.094,11.-TL kredi kartı harcama bedeli yansıtma bedeli, 2.885,06.-TL kredi kartı harcama faiz geliri, 519,31.-TL KDV olmak üzere toplam ....-TL fatura ile faizi ile birlikte davalı ...'a yansıttıkları,
Takip tarihi itibariyle davacı firma defterlerine göre davalı ...'un ....-TL borcu olduğu,
Şirket müdürlerinin herhangi ikisinin çift imza ile şirketi temsile yetkili kılındığı, m.624/1 gereği birden fazla müdür olması halinde mi lerin kurul olarak çalışmasının öngörüldüğü,
Davalı tarafından yapılan harcamalar hakkında, davalının tek başına yaptığı harcamaların kabulüne dair alınmış bir ortaklık kararının bulunmadığı,
Davalı tarafından yapılan harcamaların davacı şirkete ait kredi kartı ile yapıldığı, yapılan harcamalara ilişkin faturaların şirket ticari defter ve kayıtlarına gider olarak işlendiği, icra takibi yapılana kadar herhangi bir itirazda bulunulduğuna dair dosyada bilgi belge olmadığı,
... tarihli Olağan Genel Kurul toplantısından önce 2013, 2015, 2016 ve 2017 yıllarına ait davalı harcamalarının şirket defter ve kayıtlarında kaydının olduğu, davacı şirket tarafından 16.02.2018 tarihinde icra takibine başlandığı,
... tarihli olağan genel kurul toplantısında bilançonun hiç veya gereği gibi belirtilmediği, bilançonun şirketin gerçek durumunun görülmesine engel teşkil edecek hususları içerdiği ve bu hususta bilinçli hareket edildiğine ilişkin dosyada bilgi belge ya da itirazın olmadığı,
Genel kurulda, davalının yaptığı harcamalara ilişkin işlemlerin ortakların bilgisine açık olarak sunulmaması durumunda ortağın bu tür işlemlerden haberdar olmasının mümkün olmayacağı ancak şirket ortaklarının tamamının aynı zamanda şirket müdürü olduğu hususunda takdirin Mahkemeye ait olduğu,
Genel kurul toplantı tutanağına göre dava konusu edilen tüm harcamaların genel kurulun bilgisine sunulmadığı, harcamaların kabul edilip edilmediğine yönelik ve ibra konusunda açıkça bir kararın alınmadığı, teamül olarak limited şirket genel kurullarında görüşülen yıla ait tüm gider kalemlerinin tek tek görüşülmediği,
... tarihli genel kurul toplantısından önce, ... tarihli yansıtma fatura düzenlenmesi ve icra takibine geçilmesi nedeniyle davacı şirket tarafından bilinen ve ... tarihli genel kurul kararlarına konu 2013, 2015, 2016, 2017 yıllarındaki bilançoların onayı kararının örtülü ibra olup olmadığı ve zararın varlığı hususunda takdirin mahkemeye ait olduğu mütalaa edilmiştir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 644/1-a maddesi gereğince; kurucuların, yönetim kurulu üyelerinin, yöneticilerin ve tasfiye memurlarının sorumluluğunu düzenleyen 553 üncü; denetçilerin sorumluluğuna ilişkin 554 ilâ 561 inci maddeler anonim şirketlere ilişkin hükümler limited şirketlere de uygulanacaktır.
Anonim şirketlerde yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğuna ilişkin temel düzenleme 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 553/1. maddesinde düzenlenmiştir. Anonim şirketlerde yönetim kurulunun üyelerinin ve yöneticilerin sorumlulukları kusursuz sorumluluk değildir. Yönetim kurulu üyelerinin kusurları bulunması halinde ancak sorumlulukları ortaya çıkabilir. Sorumluluk için kasti bir davranış içinde bulunması gerekmez, hafif kusurlu bir davranış bile onların hukuken sorumluluklarının doğması için yeterlidir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 369. maddesi gereğince yönetim kurulu üyeleri görevlerini tedbirli bir yöneticinin özeniyle yerine getirmek zorundadır. Yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğu iki halde sona erer, bunlardan ilki zamanaşımı (6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 560. madde) diğeri ise ibradır. Ortaklıklar hukukunda ibra Türk Borçlar Kanunundaki ibradan farklıdır. Ortaklıklar hukukunda ibra, genel kurul tarafından alınan bir kararla, yönetim kurulu üyelerinin son dönemdeki işlemlerinin hukuka ve ortaklık ana sözleşmesine uygunluğunun kabul edilmesi demektir. İbra kararı almaya yetkili organ genel kuruldur. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 408/II - b maddesi yönetim kurulu üyelerinin ibraları hakkında karar verilmesini genel kurulunun devredilemez yetkileri arasında kabul etmiş, aynı kanunun 409/I. Maddesi gereğince gündemin bir maddesini de ibra kararı teşkil eder. Genel kurul tarafından ibra açık bir kararla alınabileceği gibi örtülü ibra da olanaklıdır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 424. Maddesine göre, bilançonun onaylanmasına ilişkin genel kurul kararı, kararda aksine açıklık bulunmadığı takdirde yönetim kurulu üyelerin ibrası sonucunu doğurur. Genel kurulun ibra kararı sadece bilinen olaylar için etki gösterir. İbra karanının yeni bir genel kurul kararı ile geri alınması olanağı yoktur (6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 558. Maddesi). İbra kararı sırasında 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 436/II'de düzenlenen oy yasağına aykırı olarak oy kullanılır ve bu oylar ibra kararına etkili olursa, söz konusu ibra kararı iptal edilebilir (Şener, Oruç Hami; Teorik ve Uygulamalı Ortaklıklar Hukuku 4. Bası, Ankara 2019, s. 419 vd.).
Davaya konu eylem ve işlemlerin davalının müdür olduğu döneme ilişkin olması halinde, davaya sorumluluk davası olarak bakılması gerekir. Mülga 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunun 556. maddesinde şirket yöneticilerinin sorumlulukları hakkında anonim şirketin bu hususlara ilişkin hükümlerinin uygulanacağı öngörülmüş olup, bu yollama ile uyuşmazlığa aynı Yasa'nın 341. maddesi uygulanacaktır. Bu maddeye göre sorumluluk davasının açılabilmesi için, bu yönde alınmış bir ortaklar kurulu kararı bulunması gerekmekte olup, bu husus dava şartıdır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu uygulaması da aynı yöndedir ( m. 618/son). Sorumluluk davası açılması için alınmış bir genel kurul kararı bulunması gerekir, bu husus yargılama sırasında tamamlanabilir (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 29/11/2018 tarih 2016/14101E. 2018/7479K. sayılı kararı, aynı mahiyette Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 26/09/2018 tarih 2016/13974E. 2018/5713K. sayılı kararı).
Anonim şirketlerde ibranın hukuki niteliği, kural olarak ‘menfi/olumsuz borç ikrarı’dır. Genel kurulun ibra kararı ile ibra edilenlerin ilgili faaliyet dönemindeki yaptıkları iş ve işlemlerden dolayı şüpheli görülen veya borçlu tarafından reddedilen alacak ortadan kaldırılmaktadır. Bu da menfi borç ikrarının niteliğini ortaya koyar. İbra kararında oy hakkından yoksunluk, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 436. maddesinde iki fıkra halinde düzenlenmiştir. Buna göre, “(1) Pay sahibi kendisi, eşi, alt ve üstsoyu veya bunların ortağı oldukları şahıs şirketleri ya da hakimiyetleri altındaki sermaye şirketleri ile şirket arasındaki kişisel nitelikte bir işe veya işleme veya herhangi bir yargı kurumu ya da hakemdeki davaya ilişkin olan müzakerelerde oy kullanamaz. (2) Şirket yönetim kurulu üyeleriyle yönetimde görevli imza yetkisini haiz kişiler, yönetim kurulu üyelerinin ibra edilmelerine ilişkin kararlarda kendilerine ait paylardan doğan oy haklarını kullanamaz.” Yönetim kurulu üyeleri, genel ya da özel nitelikteki açık ibra kararlarında ve örtülü ibra kararlarında oy hakkından yoksundur. Oy hakkından yoksun bulunan paylar ibra kararı için toplantı yeter sayısının oluşumunda dikkate alınır, fakat karar yeter sayının oluşumunda dikkate alınmaz. Buna göre ibra oylamasında karar yeter sayısı oy hakkından yoksun kişiler dışında kalan kullanılabilir oy sayısına göre saptanır. Oy hakkından yoksunluk kurallarına aykırılığın yaptırımı, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 445. maddesi gereğince alınan kararın iptalinin dava yoluyla ileri sürülebilmesidir (Önder, M. Fahrettin/ Karademir, Halis; İbra Kararında Oy Hakkından Yoksunluk, Ömer Halisdemir Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Dergisi Ekim 2017 Cilt-Sayı: 10(4) s. 173 vd.).
Yönetim kurulu üyelerinin kendi ibralarında oy kullanması mümkün değil ise de, yönetim kurulu üyelerinin kendi ibralarında oy kullanması tek başına kararın geçersizliği sonucunu doğurmaz. Kararın geçersiz kılınması için kanuna aykırı olarak kullanılan oyların kararın sonucunu etkilemiş olması gerekir (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 24/10/2014 tarih 2013/13148E. 2014/16463K. sayılı kararı; aynı mahiyette Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 06/11/2019 tarih 2018/5417E. 2019/6910K. sayılı kararı).
İptal edilebilirlik yaptırımı butlan ve yokluk hallerinden farklıdır, hakim iptal edilebilirlik durumunu kendiliğinden gözetemez, kararın ortadan kaldırılması için kanunda belirtilen kişilerce (6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 446. maddesi) iptal davası açılması zorunludur. İptal edilebilir kararlar bakımından, dava açılarak hüküm verilene kadar alınan genel kurul kararları geçerliliğini korur (Şener, Oruç Hami; Teorik ve Uygulamalı Ortaklıklar Hukuku 4. Bası, Ankara 2019, s. 536).
Davalı vekili cevap dilekçesi ile hak düşürücü süre ve zamanaşımı itirazında bulunmuş ise de davanın 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 560. maddesinde düzenlenen süreler içinde açıldığı ve dava şartı olan sorumluluk davası açmak için genel kurul tarafından alınması gereken kararının yargılama devam ederken alındığı anlaşılmakla dava esastan incelenmiştir. Davacı şirketin ... tarihli ... nolu ortaklar kurulu kararı ile şirket müdürleri görevden alınmış, karar tarihinden itibaren 10 yıl süre ile ..., ..., ...'in atanmasına, yetki şeklinin şirket müdürlerinin herhangi ikisinin müşterek imzası ile müdürlerin şirketi temsil ve ilzama yetkili olduğuna karar verilmiş; davacı şirketin ... tarihli 2011, 2012, 2013, 2014, 2015, 2016, 2017 yıllarına ait olağan genel toplantısında gündemin gündemin 6. maddesinde şirket müdürlerinin seçimi yapılmış, ..., ... Ltd. Şti. (gerçek kişi temsilcisi ...), ... Ltd. Şti. (gerçek kişi temsilcisi ...)in seçilmiş, şirket müdürlerinden herhangi ikisinin müşterek imzası ile şirketin temsiline karar verilmiştir. Davacının yansınma fatura olarak düzenlediği davalının davacının şirket müdürü görevinde iken teslim edilen kredi kartı harcamalarından kaynaklanan masraflara ilişin sorumluluk davası olduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda her ne kadar ... tarihinde yapılan genel kurulda yönetim kurulu ibra edilmişse de; Genel kurul toplantı tutanağına göre dava konusu edilen tüm harcamaların genel kurulun bilgisine sunulmadığı, harcamaların kabul edilip edilmediğine yönelik ve ibra konusunda açıkça bir kararın alınmadığı, teamül olarak limited şirket genel kurullarında görüşülen yıla ait tüm gider kalemlerinin tek tek görüşülmediği bu durumda ibranın geçersiz olduğu, davalı ortağın, şirket kredi kartından yapılan harcamaların davacı şirket defterlerine gider olarak kaydının yapıldığı, daha sonra ise bu harcamaların şirket gideri olmadığı gerekçesi ile ... tarih ... seri nolu 15.094,11.-TL kredi kartı harcama bedeli yansıtma bedeli, 2.885,06.-TL kredi kartı harcama faiz geliri, 519,31.-TL KDV olmak üzere toplam ....-TL den dolayı sorumlu olduğu, ancak davalının şirketin takipten önce temerrüde düşürülmemiş olması dikkate alınarak takip öncesi faiz talebi kabul edilmemiştir.
İtirazın iptali davasında icra inkar tazminatına karar verilebilmesi için; geçerli bir ilamsız icra takibinin bulunması, borçlunun süresi içinde ödeme emrine itiraz etmiş olması, süresi içinde açılmış bir itirazın iptali davası olması, icra inkar tazminatı talep edilmiş olması ve alacağın likit olması gerekir. Alacağın davalıya fatura dayandığı dikkate alınarak likit olduğu anlaşıldığından davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KISMEN KABULÜ ile;
Davalının Antalya ... İcra Dairesinin ... Esas sayılı icra takibine yapmış olduğu itirazın KISMEN İPTALİNE,
Takibin ....-TL asıl alacak üzerinden DEVAMINA,
Alacağa takip tarihinden itibaren yasal faiz UYGULANMASINA,
Fazlaya ilişkin alacak isteminin REDDİNE,
Alacak likit olduğundan asıl alacağın %20'sine tekabül eden 3.699,69.-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ÖDENMESİNE,
2-Alınması gerekli 1.263,63.-TL nispi karar ve ilam harcından peşin alınan 223,53.-TL harcın mahsubu ile bakiye 1.040,10.-TL harcın davalıdan tahsili ile hazine adına gelir KAYDINA,
3-Davacı tarafça yatırılan 223,53.-TL peşin harç ve 35,90.-TL başvuru harcının toplamı 259,43.-TL'nin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
4-Davacı tarafından yapılan (davetiye, müzekkere, bilirkişi gideri olmak üzere) toplam 6.281,50.-TL yargılama giderinden davanın kabul ve ret oranı gözetilerek hesaplanan 6.218,68.-TL'nin davalıdan alınarak davacıya ÖDENMESİNE,
Bakiye kısmın davacı üzerinde BIRAKILMASINA,
5-Davacı vekille temsil olunduğundan karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 17.900,00.-TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ÖDENMESİNE,
6-Davalı vekille temsil olunduğundan karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 9,12.-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ÖDENMESİNE,
7-Gider avansının kullanılmayan kısmının hükmün kesinleşmesine müteakip davacı tarafa İADESİNE,
Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, miktar itibariyle kesin olmak üzere oybirliği ile verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 19/03/2024
Başkan ...
¸e-imzalıdır
Üye ...
¸e-imzalıdır
Üye ...
¸e-imzalıdır
Katip ...
¸e-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.