Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2022/633
2026/115
5 Şubat 2026
T.C.
ANTALYA
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/633 Esas
KARAR NO : 2026/115 Karar
DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 26/01/2022
KARAR TARİHİ : 05/02/2026
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Keşidecisi davacı şirket olan, ... ... Şubesi'ne ait ... nolu çekte yer alan imzanın şirket yetkilisi ...'na ait olmadığını, çekin müvekkili şirketin bilgisi ve rızası dışında elden çıktığını, çekte yer alan keşideci imzasının kim veya kimler tarafından atıldığının bilinmediğini, müvekkil ile davalı arasında ticari bir ilişkinin bulunmadığını belirterek , müvekkilin davalıya borcu olmadığının tespit edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı tarafa usulüne uygun davetiye tebliğ edilmiş davalı vekili verdiği cevap dilekçesinde özetle; ticaret sicil kayıtlarından da anlaşılacağı üzere müvekkili şirketinin yerleşim yerinin-merkezinin bulunduğu yerin ... olduğunu, görülmekte olan davaya bakmakla yetkili ve görevli mahkemenin Antalya Asliye Ticaret mahkemeleri olduğunu bu nedenle yetki itirazında bulunduklarını, dava dışı ... Şti'ne mal ve hizmet verdiklerini, karşılığında sözkonusu şirketten ciro yoluyla dava konusu çeki aldıklarını belirterek açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmişlerdir.
Mahkememizce ... ... Şubesinden dava konusu edilen ... seri nolu, keşidecisi ... Şti olan çekin bankaya ibrazına ilişkin bilgi ve belgeler, ... Bankası ... Şubesinden davaya konu çekin ibrazına ilişkin tüm belgeler ile çekin arkalı önlü fotokopisinin ve ibraz edenin kimlik bilgileri, ... Bankası ... Şubesinden davaya konu çekin ibrazına ilişkin tüm belgeler ile çekin arkalı önlü fotokopisinin ve ibraz edenin kimlik bilgileri, ... Ticaret Sicil Müdürlüğünden davacı şirketin kuruluşundan bugüne kadar yetkililerini gösterir ticaret sicil kayıtlarının ve çek keşide yetkisi verilmesine ilişkin vekaletnamenin örneği, ... Asliye Hukuk Mahkemesinden .../... Esas sayılı dosyası, celbedilmiş incelenmiştir.
Dava konusu çekin keşide edildiği tarihte davacı şirketin çek keşide etme yetkisi bulunan yetkililerinin adresi mahkemelerine talimat yazılarak şirket yetkililerinin sağ ve sol el, ayakta, oturarak ve çömelerek toplam 6 sayfa imza ve yazı örnekleri alınmıştır.
Dosya ATK Fizik İhtisas Dairesine gönderilerek tüm dosya kapsamı nazara alınarak davaya konu çekteki keşideci imzasının davalı şirket yetkilisi ... veya çek keşide etme yetkisi bulunan ... ...'na ait olup olmadığının tespiti hususunda rapor tanzim edilmesinin istenilmiş ATK ... tarihli raporunu dosyaya sunmuştur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
TMK'nın 6. maddesinde ''Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür.'' denmektedir. İspat yükü başlıklı HMK'nın 190. maddesi " (1) İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir.
(2) Kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı taraf, kanuni karinenin aksini ispat edebilir. " şeklinde düzenlenmiştir.
Menfi tespit davası, 2004 sayılı İcra ve İflâs Kanunu’nun (İİK) 72. maddesinde düzenlenmiştir. Bu maddeye göre, borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında ya da icra takibinden sonra borçlu bulunmadığını ispat için menfi tespit davası açabilir. Bu dava maddi hukuk ve usul hukuku bakımından genel hükümlere dayalıdır ve normal bir hukuk davası olarak açılır.
Eş söyleyişle kendisine karşı icra takibi yapılmış olan borçlu, ödeme emrine itiraz edilmemiş veya itiraz edilmiş olmakla birlikte yerinde görülmemiş olması sebebiyle icra takibi kesinleşse dahi maddi hukuk bakımından borçlu olmadığını ileri sürebilir. Bunun için, takip devam ederken alacaklıya karşı menfi tespit davası açabileceği gibi, böyle bir menfi tespit davası açmamış ve borcu cebri icra tehdidi altında ödemiş ise ödemiş olduğu paranın kendisine verilmesi için alacaklıya karşı istirdat davası açabilir (Kuru, Baki: İcra ve İflâs Hukukunda Menfi Tespit Davası ve İstirdat Davası, Ankara 2003, s. 233).
Başka bir şekilde ifade etmek gerekirse, menfi tespit davası icra takibinden önce sonuçlanmaz ve ihtiyati tedbir kararı verilmemiş olması (veya ihtiyati tedbir kararının kaldırılması) nedeniyle, (menfi tespit davası görülmekte iken) borç alacaklıya (davalıya) ödenmiş olursa, menfi tespit davasına istirdat davası olarak devam edilir (m.72/6); yani menfi tespit davası (kendiliğinden) istirdat davasına dönüşür; bu hâlde mahkeme menfi tespit davasına istirdat davası olarak devam eder (Kuru, Baki: İstinaf Sistemine Göre Yazılmış İcra ve İflâs Hukuku Ders Kitabı, Ankara, 2017, s. 146). Bu durumda İİK’nın 72/6 maddesi gereğince bedele dönüşen isteminin temeli menfi tespit davasıdır.
Menfi tespit davasında ispat yükü, kural olarak davalı alacaklıya düşer. Davacı (borçlu), davalının (alacaklının) varlığını iddia ettiği hukukî ilişkiyi (meselâ borcu) sadece inkâr etmekle yetinmekte ise, yani bu hukukî ilişkinin (borcun) hiç doğmadığını ileri sürmekte ise ispat yükü davalıya düşer. Çünkü hukukî ilişkinin (borcun) varlığını iddia eden davalı olduğu için, ispat yükü davalı alacaklıdadır (6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) m. 190; 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu (TMK) m.6). Fakat, menfi tespit davasını açan davacı (borçlu), davalının (alacaklı) varlığını iddia ettiği hukukî ilişkinin hiç doğmadığını iddia etmeyip, bilakis bu ilişkinin doğduğunu bildirerek başka bir nedenle hukukî ilişkinin geçersiz olduğunu veya son bulduğunu ileri sürmekte ise bu iddiayı ispat yükü TMK’nın 6. maddesi gereğince davacıdadır. Örneğin; alacaklının dayandığı senedin karşılıksız olduğunu ispat yükü, davacıya (borçluya) düşer. Bunun gibi, davacı (borçlu), davalının (alacaklının) iddia ettiği alacağın ödeme, ibra ve takas gibi bir nedenle son bulduğunu ileri sürerse, bu iddiayı ispat yükü de davacı borçluya aittir (Kuru-El Kitabı, s.370 ilâ 372).
İşbu dava dosyasında, ... ... şubesine ait, ... seri numaralı, keşidecisi ... Şti olan, ...-TL bedelli çekte yer alan imzanın davacı şirket yetkilisi olan ...'na ait olmadığı, söz konusu çekin davacı şirketin bilgisi ve rızası dışında elden çıktığı, davacı şirketin mevcut durumdan çekin bankaya ibrazı sonrasında haberdar oldukları beyan edilerek, ilgili çekten dolayı davacının davalıya borçlu olmadığının tespiti istemiyle dava açıldığı anlaşılmıştır.
Mahkememizce, davacı şirket yetkilisi ...'nun imzasının bulunduğu kurumlar olan, ... ... Şubesinde bulunan sözleşme, ... ... ilçe seçim kurulu, ... İl Nüfus ve Vatandaşlık Müdürlüğü, ... ilçe Nüfus ve Vatandaşlık Müdürlüğü'nden imza örnekleri celp edilmiştir.
Davacı şirket yetkilisi ... ve çek keşide etme yetkisi bulunan ... ...'nun yazı ve imza örnekleri ile dava dosyamız, ATK Fizik İhtisas Dairesine gönderilmiş, Mahkememize gönderilen ... ve ... tarihli raporlarda, inceleme konusu çekin ön yüzünde yer alan imzalar ile ...'nun mevcut mukayese imzaları arasında ilgi ve irtibat tespit edilemediği, yine aynı şekilde inceleme konusu çekte yer alan keşideci imzası ile ... ...'nun mevcut mukayese imzaları arasında ilgi ve irtibat tespit edilemediği hususlarını tespit edilmiştir.
Yazılan müzekkerelere verilen cevaplar, alınan ... ve ... tarihli ATK Fizik İhtisas Dairesi raporları ve tüm dosya kapsamı birlikte göz önünde bulundurulduğunda, inceleme konusu çekin ön yüzünde yer alan imzalar ile ...'nun mevcut mukayese imzaları arasında ilgi ve irtibat tespit edilemediği, yine aynı şekilde inceleme konusu çekte yer alan keşideci imzası ile ... ...'nun mevcut mukayese imzaları arasında ilgi ve irtibat tespit edilemediği anlaşıldığından ... ... şubesine ait, ... seri numaralı, keşidecisi ... Şti olan, ...-TL bedelli çekten dolayı davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
H Ü K Ü M: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
1-Davanın KABULÜ İLE,
-... ... şubesine ait, ... seri numaralı, keşidecisi ... Şti olan, ...-TL bedelli çekten dolayı davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine,
2-Alınması gerekli ... TL harçtan peşin alınan ... TL harç mahsup edilerek bakiye ... TL harcın davalıdan alınarak Hazineye İrad Kaydına,
3-Davacı tarafından iş bu dava dosyasında peşin yatırılan harç toplamı ... TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafından iş bu dava dosyasında peşin yatırılan gider avansından kullanılan tebligat, yazışma ve ATK fatura ücretleri toplamı ... TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı taraf kendini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre ... TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Yatırılan avansın kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde HMK Gider Avansı Tarifesinin 5/1. maddesi gereğince hesap numarası bildirilmiş ise elektronik ortamda hesaba aktarılması, hesap numarası bildirilmemiş ise masrafı avanstan karşılanmak suretiyle PTT merkez ve işyerleri vasıtasıyla adreste ödemeli olarak gönderilmek suretiyle yatıran tarafa iadesine,
Dair; davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karı verilen kararın gerekçesinin tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde, mahkememize ya da mahkememize gönderilmek üzere her hangi bir Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile Antalya Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı.05/02/2026
Katip ...
¸ e-imzalıdır
Hakim ...
¸ e-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.