Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2014/859

Karar No

2026/89

Karar Tarihi

29 Ocak 2026

T.C.
ANTALYA
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2014/859 Esas
KARAR NO : 2026/89 Karar
DAVA : Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 13/09/2014
KARAR TARİHİ : 29/01/2026

Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin ... ili ... ilçesinde inşaat ve emlak sektöründe faaliyet gösteren bir tacir olduğunu Bankalar ve kredi kurumları nezdinde de kredibilitesi yüksek olduğunu, davalı ... de aynı emlak sektöründe faaliyet gösteren bir şahıs olduğunu, müvekkili ile davalı ... İli ... İlçesi ... Mahallesinde ... ... ada 2 parselin satışı konusunda ... TL bedelle anlaşılmış olup ... TL si tapu devri ile peşin, kalan ... TL' si dava konusu bono ile ödeneceği konusunda ön görüşme yapıldığını, dava konusu bono düzenlenmiş ancak müvekkili ... imzalamadan davalı ...'e teslim ettiğini, tapu devri yapılacağı zaman Tapu Müdürlüğünde arsa devri yapıldığı an dava konusu bono imzalanacak ve ... TL nakit para verileceği konusunda taraflar anlaştıklarını, daha sonra devir işleminden tarafların vazgeçtiklerini, müvekkilinin dava konusu bonoda imzası olmadığı için de müvekkilinin banoyu geri istemediğini, anılan hususa dair Antalya Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulacağını, müvekkilinin davalı ... ile herhangi bir ticari ilişkisi ve alacak borç ilişkisi de bulunmadığını, zira dava konusu bono, sahte imza ile davalı ... tarafından kullandarak Antalya ... . İcra Müdürlüğü'nün ... /... Esas sayılı icra dosyası ile icraya konulduğunu, bu nedenle, öncelikle imzada sahtecilik sebebiyle HMK 209 hükmü uyarınca ... keşide tarihli ... ödeme tarihli ... TL bedelli bonodan kaynaklı Antalya ... . İcra Müdürlüğü'nün ... /... Esas sayılı icra dosyasının dava sonuna dek telafisi mümkün olmayan zararların önüne geçmek amacıyla durdurulması yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep ettiklerini, bu nedenlerle imza ile tanzim edilmiş olan ... keşide tarihli ... ödeme tarihli ... TL bedelli bonodan kaynaklı Antalya ... . İcra Müdürlüğü'nün ... /... Esas sayılı icra dosyasının dava sonuna dek telafisi mümkün olmayan zararların önüne geçmek amacıyla DURDURULMASI yönünde İHTİYATİ TEDBİR kararı verilmesini ve dava konusu bonodan dolayı borçlu olmadığı yönünde menfi tespit kararı verilmesi ile dava değerinin 9,20'sinden aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesi ile yargılama giderleri ile vekalet ücretinin de karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı tarafa usulüne uygun davetiye tebliğ edilmiş, davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: davacının dilekçesinde takibe konu senedin verilme amacına dair beyanları tamamen geçersiz ve mesnetsiz olduğunu, taraflar arasında iddia edilen taşınmaz hususunda herhangi bir satış ilişkisi olmadığı gibi bahsi geçen taşınmaz ile müvekkilinin doğrudan bir bağlantısı olmadığını, davacının imza itirazına gelindiğinde ise takibe konu senet bizzat davalı tarafından müvekkilinin oğlu ... ... ait “... Mah. ... Cad. No:... /... ... /... ” adresinde mukim ... ... isimli işyerinde tanıklar huzurunda keşide edilip imzalandığını, senet üzerindeki yazı ve imzalar davacıya ait olduğunu, ancak eldeki davadan davacının senet üzerine kendi orijinal imzasını değil başka bir İmza attığı ve bu oldu u kötüniyetli olarak senet bedelini ödememek için kullandığını, davacının senetteki yazıları yazıp müvekkiline vermesi hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, senet üzerinde vapılacak kriminal inceleme sonucu yazı ve imzanın davacıya ait olduğu ortaya çıkacağını, ayrıca senedin tanzimine yönelik tanık beyanları ile de bu husus ortaya konulacağını, bu nedenlerle öncelikle davacı tarafa dava değerinin ilgili icra takip tutarı miktarı olması zorunluluğu nedeniyle eksik yatırdığı harcın tamamlaması için kesin mehil verilmesine, Tedbir kararına itirazlarımızın kabulü ile Mahkemece İ.İ.K. Mad:72 hükmü gereği takibin durdurulması yönündeki kanuna aykırı tedbir kararının kaldırılmasını, Davacının imzaya dair köyüniyetli itirazı ve davasının REDDİNİ, Kötüniyetli davacının 20'den az olmamak üzere İcra inkar tazminatı ödemesine hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkememizce Antalya ... . İcra Müdürlüğünün ... /... esas sayılı takip dosyası, ... Tapu Müdürlüğünden belgenin asılları celbedilmiş incelenmiştir.
Antalya ... . Ağır Ceza Mahkemesinin .../... esas sayılı dosyası Mahkememizce bekletici mesele yapılarak kesinleşmesi beklenilmiş ilgili dosyanın ... tarihinde kesinleştiğinin bildirildiği anlaşılmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
TMK'nın 6. maddesinde ''Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür.'' denmektedir. İspat yükü başlıklı HMK'nın 190. maddesi " (1) İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir.
(2) Kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı taraf, kanuni karinenin aksini ispat edebilir. " şeklinde düzenlenmiştir.
Menfi tespit davası, 2004 sayılı İcra ve İflâs Kanunu’nun (İİK) 72. maddesinde düzenlenmiştir. Bu maddeye göre, borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında ya da icra takibinden sonra borçlu bulunmadığını ispat için menfi tespit davası açabilir. Bu dava maddi hukuk ve usul hukuku bakımından genel hükümlere dayalıdır ve normal bir hukuk davası olarak açılır.
Eş söyleyişle kendisine karşı icra takibi yapılmış olan borçlu, ödeme emrine itiraz edilmemiş veya itiraz edilmiş olmakla birlikte yerinde görülmemiş olması sebebiyle icra takibi kesinleşse dahi maddi hukuk bakımından borçlu olmadığını ileri sürebilir. Bunun için, takip devam ederken alacaklıya karşı menfi tespit davası açabileceği gibi, böyle bir menfi tespit davası açmamış ve borcu cebri icra tehdidi altında ödemiş ise ödemiş olduğu paranın kendisine verilmesi için alacaklıya karşı istirdat davası açabilir (Kuru, Baki: İcra ve İflâs Hukukunda Menfi Tespit Davası ve İstirdat Davası, Ankara 2003, s. 233).
Başka bir şekilde ifade etmek gerekirse, menfi tespit davası icra takibinden önce sonuçlanmaz ve ihtiyati tedbir kararı verilmemiş olması (veya ihtiyati tedbir kararının kaldırılması) nedeniyle, (menfi tespit davası görülmekte iken) borç alacaklıya (davalıya) ödenmiş olursa, menfi tespit davasına istirdat davası olarak devam edilir (m.72/6); yani menfi tespit davası (kendiliğinden) istirdat davasına dönüşür; bu hâlde mahkeme menfi tespit davasına istirdat davası olarak devam eder (Kuru, Baki: İstinaf Sistemine Göre Yazılmış İcra ve İflâs Hukuku Ders Kitabı, Ankara, 2017, s. 146). Bu durumda İİK’nın 72/6 maddesi gereğince bedele dönüşen isteminin temeli menfi tespit davasıdır.
Menfi tespit davasında ispat yükü, kural olarak davalı alacaklıya düşer. Davacı (borçlu), davalının (alacaklının) varlığını iddia ettiği hukukî ilişkiyi (meselâ borcu) sadece inkâr etmekle yetinmekte ise, yani bu hukukî ilişkinin (borcun) hiç doğmadığını ileri sürmekte ise ispat yükü davalıya düşer. Çünkü hukukî ilişkinin (borcun) varlığını iddia eden davalı olduğu için, ispat yükü davalı alacaklıdadır (6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) m. 190; 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu (TMK) m.6). Fakat, menfi tespit davasını açan davacı (borçlu), davalının (alacaklı) varlığını iddia ettiği hukukî ilişkinin hiç doğmadığını iddia etmeyip, bilakis bu ilişkinin doğduğunu bildirerek başka bir nedenle hukukî ilişkinin geçersiz olduğunu veya son bulduğunu ileri sürmekte ise bu iddiayı ispat yükü TMK’nın 6. maddesi gereğince davacıdadır. Örneğin; alacaklının dayandığı senedin karşılıksız olduğunu ispat yükü, davacıya (borçluya) düşer. Bunun gibi, davacı (borçlu), davalının (alacaklının) iddia ettiği alacağın ödeme, ibra ve takas gibi bir nedenle son bulduğunu ileri sürerse, bu iddiayı ispat yükü de davacı borçluya aittir (Kuru-El Kitabı, s.370 ilâ 372).
Mahkememizce yapılan yargılama, toplanan deliller, tutanaklar, Antalya ... . Ağır Ceza Mahkemesinin ... /... Esas - .../... Karar sayılı dosyası içindeki ... tarihli bilirkişi raporu, ... tarihli bilirkişi raporu, ... tarihli ekspertiz raporu, gerekçeli karar ve ... tarihli kesinleşme şerhi ve dosyada mevcut diğer delil ve belgelerin bir arada irdelenmesi sonucu;
Davacı ...'ın ... İli ... İlçesinde emlak işleriyle uğraştığı ve olay tarihinden önce davalı ... ile ... İlçesi ... Mahallesi ... ada ... parselde kayıtlı taşınmazın satışı konusunda haricen anlaştıkları, arsanın bedeli olarak da ... TL kararlaştırdıkları, tapu devredileceğinde ... TL'sinin davacı tarafından davalıya elden verileceği, ancak kalan ... TL için taraflarca anlaşma anında ... tarihli bononun hazırlandığı, davacının da belirttiği üzere bononun içeriğinin davacı tarafından kendi el yazısı ile yazılarak ancak imzalanmaksızın sanığa verildiği, imzanın tapu devri sırasında tapuda atılacağı, bu anlaşmadan sonra tarafların ayrıldıkları ancak bir süre sonra da tespit edilemeyen bir nedenle gayrimenkul satışının gerçekleşmediği anlaşılmış olup davacı bono zaten imzasız olduğu için geri isteme konusunda herhangi bir girişimde bulunmadığı, aradan bir süre geçtikten sonra sanık tarafından bu bononun Antalya ... . İcra Müdürlüğünün ... /... esas sayılı dosyası ile icra takibine konulduğunun yapılan tebligatla davacıya bildirildiği, davacının icra takibine itiraz ederek Mahkememizde menfi tespit davası açtığı, Antalya ... . Ağır Ceza Mahkemesinin ... /... Esas - ... /... Karar sayılı dosyasında yapılan yargılamada yaptırılan incelemelerde bono altındaki imzanın davacı tarafından atılmadığının tespit edildiği, soruşturma sırasında Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yaptırılan incelemede imzanın sanık tarafından atılmadığı da anlaşılmış olmakla beraber ilgili dava dosyasında mevcut ... tarihli adli tıp uzmanı bilirkişi raporuna göre de bonodaki imzanın davacının eli ürünü olmadığı da belirlenmiş olup davalının ilgili dosyadaki savunmasında suça konu bononun bizzat davacı tarafından kendisine verildiğini, kendisinin davacıya ... TL borç para vermesi karşılığında senet aldığını, senedi huzurunda imzaladığını, dava dışı ... ... de buna tanık olduğunu belirttiği, ilgili dosyada dinlenen dava dışı tanık ... ... beyanında davalının dükkanında tesadüfen bulunduğu sırada davacı ...'in elinde bir senet olduğunu, senedi doldurduğunu, ancak senedin üzerine ne yazdığını görmediğini, imzaladı mı imzalamadı mı onu da görmediğini belirttiği, Antalya ... . Ağır Ceza Mahkemesince yaptırılan inceleme sonucu Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesi tarafından düzenlenen ... tarihli raporda bono üzerinde mevcut tarih rakamlarının diğer ön yüz yazı ve imzadan farklı fiziki evsafta kalem kullanılarak yazılmış olduğu, diğer yazılar ile imzanın ayırt edilebilecek farklı kalemler ile yazıldığını gösterir bulgu saptanmadığının bildirildiği, davacının zaten senet üzerindeki yazıların kendisine ait olduğunu belirttiği, davalı vekilinin ... tarihli celsede ... TL'lik senedin müvekkilinin emlakcılık yapması nedeniyle davacının kendisine verdiği komisyon bedeli olduğunu belirttiği görülmüş olup, davalının ... TL borç verdiğine ilişkin soyut ve hayatın olağan akışına aykırı beyanı dışında taraflar arasında senedin verilmesini geçerli kılacak hukuki bir vakanın ileri sürülmediği, kanıtlanamadığı, davalının savunmasında ... TL borç verdiğini belirtmiş olmasına karşın müdafinin savunmasında aralarındaki arsa alım satımı nedeniyle bedelin komisyon karşılığı olarak verildiğinin savunulduğu, oysa toplam bedeli ... TL eden bir arsanın satımında anlaşılsa da ... TL gibi yüksek miktarda bir komisyonun hiçbir şekilde kabul edilemeyeceği hususları bir arada değerlendirildiğinde davalının, davacı ile arasında gerçekleşecek arsa satımı nedeniyle kendisine ön yüzü doldurulup imzalanmaksızın verilen senedi üçüncü kişiye imzalatarak icraya koymak suretiyle üzerine atılı nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarını işlediği ve suçların sübut bulduğu vicdani kanısına ulaşılarak Mahkememizce bekletici mesele yapılan Antalya ... . Ağır Ceza Mahkemesinin ... /... Esas - ... /... Karar sayılı ilamı ile davalı hakkında mahkumiyet kararı verildiği anlaşılmakla, davacının davasının haklı olduğu anlaşılmakla, Antalya ... . İcra Müdürlüğü’nün ... /... esas sayılı icra takip dosyasına konu olan ... keşide tarihli ... vade tarihli ... -TL'lik bonodan dolayı davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, asıl alacak ... TL'nin %20 oranındaki .... -TL kötüniyet tazminatının davalı ...'den alınarak davacıya verilmesine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
H Ü K Ü M : Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
1-Davanın KABULÜ İLE,
-Davacının Antalya ... . İcra Müdürlüğü’nün ... /... esas sayılı icra takip dosyasına konu olan ... keşide tarihli, ... vade tarihli, ... -TL'lik bonodan dolayı davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine,
-Asıl alacak ... -TL'nin %20'si oranındaki ... -TL kötüniyet tazminatının davalı ...'den alınarak davacıya verilmesine,
2-Alınması gerekli ... TL harçtan peşin alınan ... TL harç mahsup edilerek bakiye ... TL'harcın davalıdan alınarak Hazineye İrad Kaydına,
3-Davacı tarafından peşin yatırılan harç toplamı ... TL 'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafından iş bu dava dosyasında peşin yatırılan gider avansından kullanılan tebligat, yazışma ücretleri toplamı ... TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı taraf kendini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre ... TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Yatırılan avansın kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde HMK Gider Avansı Tarifesinin 5/1. maddesi gereğince hesap numarası bildirilmiş ise elektronik ortamda hesaba aktarılması, hesap numarası bildirilmemiş ise masrafı avanstan karşılanmak suretiyle PTT merkez ve işyerleri vasıtasıyla adreste ödemeli olarak gönderilmek suretiyle yatıran tarafa iadesine,
Dair; davacılar vekili ile davalılar vekilinin yüzüne karşı, diğer davalının yokluğunda verilen kararın gerekçesinin tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde, mahkememize ya da mahkememize gönderilmek üzere herhangi bir Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile Antalya Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı.29/01/2026

Katip ...
¸ e-imzalıdır

Hakim ...
¸ e-imzalıdır

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim