mahkeme 2025/518 E. 2026/10 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2025/518
2026/10
6 Ocak 2026
T.C.
ANTALYA
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/518 Esas
KARAR NO : 2026/10
DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 04/07/2025
KARAR TARİHİ : 06/01/2026
Mahkememizde görülmekte bulunan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; takibe konu bononun bedelsiz olduğunu, müvekkili şirketin ...'ın senedi takibe koyan ...'ın şahsı ile herhangi bir ticari ilişkisi söz konusu olmadığını, hiçbir zaman borç almadığını, bononun malen mi yoksa nakden mi alındığının yazılı olmadığını, bononun hatır senedi olarak düzenlendiğini, ... A.Ş. Şirketindeki ortaklıkları döneminde ...'ın, abisi ...'ın çok zor durumda olduğunu, piyasaya olan borçları nedeniyle başının belaya girebileceğini ifade etmesi üzerine, keza ...'ın da bonoyu en kısa sürede iade alacağına dair yeminler etmesi üzerine, müvekkili nezdinde bu ikili tarafından en kısa zamanda bononun iade edileceğine dair güven uyandırılması neticesinde düzenlendiğini, ...'ın ...'da tefecicilik yapan, yani yüksek faizle yasa dışı borç para verme işiyle iştigal ettiği bilinen ... karşısında düşeceği müşkül ve nahoş durum, içinde bulunduğu ekonomik baskı ve zorda kalma halinden dem vurularak, müvekkili ...'nın bu bonoyu vermeye ikna edildiğini, ...'ın bonoyu ... yerine, malvarlığı olan ... şirketinin tanzim etmesini istemesi ve bunun dışında bir şirketi asla kabul etmemesi üzerine, bono tarafların o tarihte ortak olduğu ... şirketi değil, ... şirketinden düzenlendiğini, müvekkilinin mağdur edilmeye çalışıldığını belirterek Antalya Genel İcra Dairesi'nin .../... sayılı takip dosyasına konu bono bakımından müvekkillerinin borçlu olmadığının tespitine, bono asıl alacağının ve feri niteliklik faiz kadar borçlu olmadığının tespitine, asıl borç mevcut olmadığından, kefaletin feriliği nedeniyle diğer müvekkilinin kefil sıfatıyla bir borcunun olmadığının tespitine, %20’den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminata hükmedilmesine, ayrıca alacağın %10 oranında para cezası verilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalıya usulüne uygun tebligat yapılmış olup, davalı vekili ibraz ettiği cevap dilekçesinde özetle; takibe konu bononun kambiyo senedi vasfında olduğunu, davacıların tanık dinletme hakkının olmadığını, tanık dinletilmesine muvafakatlarının olmadığını, defter ve kayıtların incelenmesinin davaya yenilik katmayacağını, bedelsizlik iddiasının kişisel def'i olması sebebiyle kural olarak ancak senet lehtarına karşı ileri sürülebileceğini, davacıların itirazlarının haksız olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE :
Dava menfi tespit talebine yöneliktir.
Takip dayanağı senedin tanzim tarihi itibariyle uygulanması gereken 6100 sayılı TTK'nın 776. maddesine göre bononun, kambiyo senedi vasfı taşıyabilmesi için, düzenleme yeri unsurunu ihtiva etmesi gereklidir. Aynı Kanun'un 777/4. maddesine göre ise, düzenlendiği yer gösterilmeyen bir bononun, düzenleyenin adının yanında yazılı olan yerde düzenlenmiş sayılacağı hükme bağlanmıştır. Senette bulunması zorunlu olan düzenleme yeri ve düzenleme yeri unsurunu içeren düzenleyenin adresi, senedi düzenleyen için geçerli olup, kimin için taahhüt altına girmiş ise tıpkı onun gibi senetteki borçtan sorumlu olan avalistin, düzenleme yeri unsurunu içeren adresinin senette yazılı olması hali, yukarıda açıklanan zorunluluğu gidermez.
Eldeki uyuşmazlıkta da icra takibine konu senedin düzenleme yerinin olmadığı ve düzenleyen kısmında düzenleyenin adres bilgisinin bulunmadığı, anılan belgenin bono vasfını taşımadığı değerlendirilmiştir. Bu hali ile takibe ve davaya konu bononun, kambiyo senedi vasfında olmadığı senet metninden açıkça anlaşıldığından, senedin kambiyo vasfında bir senet olup olmadığı hususunda yapılacak bir yargılama da bulunmamaktadır. Bu nedenle davaya bakma görevi genel yetkili asliye hukuk mahkemesine ait olup, mahkemenin görevli olmaması halinde davanın usulden reddine karar verilmesi gerekeceğinden, mahkememizce aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. ( Benzer mahiyette Antalya Bam 16. Hukuk Dairesinin 2024/2744 Esas 2024/641 Karar sayılı, Yargıtay 13. H.D.'nin 2016/2345 E. 2017/6774 K. sayılı ilamı )
HÜKÜM: Neden ve kanıtları yukarıda açıklandığı üzere,
1-Dava dilekçesinin göreve ilişkin dava şartı yokluğu nedeniyle usulden REDDİNE, mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE,
2-HMK'nın 20. maddesi gereğince karar kesinleştiğinde ve süresinde (iş bu kararın kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde) başvurulması halinde dava dosyasının yetkili ve görevli Antalya Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
3-HMK'nın 331/2 maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra:
a-Davaya görevli mahkemede devam edilmesi halinde yargılama giderlerinin görevli mahkemece değerlendirilmesine,
b-Dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesi talep edilmezse talep üzerine dosya üzerinden bu durumun tespitine ve davacının yargılama giderlerine mahkum edilmesine ilişkin karar verilmesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda, tarafların 6100 sayılı HMK'nun 345 maddesi uyarınca bu gerekçeli kararın kendilerine tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde kararın Bölge Adliye Mahkemeleri ilgili hukuk dairesince incelenmesi için istinaf kanun yoluna başvurma haklarının bulunduğuna dair, verilen karar, açıkça okunup, anlatıldı.06/01/2026
Katip ...
(e-imzalıdır)
Hakim ...
(e-imzalıdır)
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.