Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2025/38

Karar No

2026/153

Karar Tarihi

5 Şubat 2026

T.C.
ANTALYA
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/38
KARAR NO : 2026/153

DAVA : Tazminat (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 17/01/2025
KARAR TARİHİ : 05/02/2026

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin içecek sektöründe faaliyet göstermekte olduğunu, davalı şirket ile aralarında ticari ilişki mevcut olduğunu, müvekkili şirket ticari faaliyeti kapsamında ... Şti ile "..." marka bardak su alımı konusunda anlaştıkların ve toplam 36144 koli bardak su aldığını, alınan bardak sulardan her tırda 1728 kolu olmak üzere toplam 8 tır ile 13824 koli bardak su hatalı çıktığını, hatalı üretim olarak gelen toplam 8 tır sudan 1 tır su karşı tarafça iade alınmış ki bu bile davalının kusurlu olduğunu kabul ettiğini gösterdiğini, ancak 7 tıra denk gelen 11159 koli su ise müvekkili şirketin tüm taleplerine rağmen karşı tarafça iade alınmadığını, müvekkili şirketin toplam 11159 koli bardak sudan dolayı zararı bulunduğunu, alınan bardak sulardaki hata ise bardak suların üst alüminyum folyo kapaklarının üretim hatasından dolayı paletteki paket suların su sızdırdığını, sızan sudan dolayı karton kutuların ıslanarak ezilmekte ve bu nedenle paletteki tüm karton kutuların çöktüğü ve bardak sular patladığını ve ürünlerin tamamının telef olduğunu, müvekkilinin hatalı üretimden kaynaklanan sebeplerle hem davalıya ödediği paradan dolayı hem de aldığı ürünleri satamadığı için elde edemediği kâr kaybından dolayı maddi zarara uğradığını, müvekkili şirketin satın aldığı davaya konu bardak sularda ve karton kutularda hata bulunduğuna ve maddi zarara ilişkin Antalya ... ATM'nin .../... D.iş sayılı dosyasından tespit yapıldığını ve müvekkili şirketin zararının ... TL tutarında olduğu yönünde rapor düzenlendiği, müvekkili şirketin satın aldığı suların zarar görmesinde kusurunun bulunmadığını, bu sebeple müvekkilin kâr kaybından davalının sorumlu olduğunu bildirerek müvekkili şirketin uğradığı ... TL maddi zarar ile ... TL kâr kaybının zarar tarihinden, aksi halde tespit tarihinden itibaren ticari temerrüt faizi ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davanın davalının yerleşim yerinde açılmadığını, yetkili mahkemelerin ... mahkemeleri olduğunu, davanın usulden reddinin gerektiğini, müvekkili ile davacı arasındaki dava konusu ticaretin ... tarihinde başladığını, müvekkili şirket ilk ... tarihinde faturasını keserek malı davacıya sevk ettiğini, davacı ile yapılan son alışverişin ... tarihinde gerçekleştiğini ve fatura kesildiğini, bu tarihler arasında davacıya 71.712 adet koli bardak su sevkiyatı yapıldığını, davacının delil tespit dosyasında 12096 koli suyun tüm taleplere rağmen iade alınmadığını beyan ettiğini, davacı tarafın ticari defterlerinin incelenmesi sonrasında davacının elinde kalan su miktarının ortaya çıkacağını, somut olayda alıcı ürünleri gereği gibi saklama koşullarında saklamadığını, alıcı şirket satılan ürünün muhafaza edilmesi koşullarını sağlaması gerektiğini ve suların üzerinde gerekli uyarıların bulunduğunu, müvekkili şirketin sattığı ürünlerin ...-... tarihleri arasında ...'da yağışın ve sıcak havanın fazla olduğunun bilinen bir husus olduğunu, alıcı şirket satılanı saklama borcunu ihlal ederek ürünlerin üzerindeki kolide belirtilen şekilde muhafaza etmediğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte ürünlerin ayıplı olduğu varsayımında dahi davacı taraf ayıp ihbarında bulunmadığını, davacının hukuki yararının bulunmadığını bildirerek öncelikle davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine, mahkeme aksi kanaatte ise davanın esastan reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE :
Davacı vekili tarafından Antalya ... Asliye Ticaret Mahkemesi .../... Değ.İş dosyası, e-faturalar delil olarak sunulmuş olup, mahkememizce Antalya ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin .../... D.iş sayılı dosyası dosyamız arasına alınmış, bilirkişi incelemesi yapılarak tüm deliller toplanmıştır.
Dava, ayıplı ürün satımı iddiasına dayalı ayıp oranında bedelde indirim ve kar kaybı bedeli istemine ilişkindir.
Antalya ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin .../... Değ.iş sayılı dosyasının incelenmesinde, delil tespiti isteyen ... A.Ş tarafından karşı taraf ... Şti'ye karşı açılan tespit dosyasında Kimya Mühendisi bilirkişi ... ... tarafından aldırılan ... tarihli bilirkişi raporunda, bardak suların bulunduğu paletlerin hasarsız olduğu tespit edilen 13 paleti hariç diğerlerinin üretim bandında kaynaklanmış olabilecek teknik bir arızadan dolayı yapıştırıcısının yetersiz olmasından dolayı tespit konusu bardak su kolilerinin açılmış, kullanılamaz, istiflenemez durumda olduğu, keşif sırasında hasarsız olduğu görülen 13 palette bulunan 936 koli suyun dosya ve eklerinde bulunan 12096 Koli hatalı su beyanından düşüldüğünde toplam zarar gören bardak su kolisinin 11.159 tane olduğunun hesaplandığı, yine faturalardan yola çıkarak zarar gören 11.159 koli suyun bedelinin ... TL tutarında olduğu bildirilmiştir.
Mahkememizce davacı tarafın defterleri incelenerek bilirkişi heyetinden aldırılan ... tarihli raporda; davaya konu olan su bardaklarının kapağındaki yapıştırıcının yetersiz olduğu bu nedenle ayıbın gizli ayıp olduğu, davaya konu olan su kolilerinin kapağının yapıştırıcı yetersizliği sebebiyle oluştuğu, davacı şirketin ticari defterlerine göre, davacının davalı şirketten mal satın alınması şeklinde taraflar arasında ticari bir ilişkinin mevcut olduğu, dava dosyasına sunulan tespit raporuna göre davacı şirketin davalı şirketten satın aldığı ve bedelini ödediği dava konusu olan bardak suyun 11.159 adet kolisinin zarar gördüğünün tespit edildiği, bu zarar gören bardak sularının alış bedelinin Kdv.dahil ... TL olduğu, davacının davalı taraftan satın aldığı ve bedelini ödediği 11.159 adet zarar gören bardak suyun, davacı şirket tarafından satılamaması nedeniyle uğradığı brüt kar kaybının ... TL olduğu, dava konusu bardak suların bozuk olduğu ile ilgili olarak davalı şirket tarafından yasal itiraz süresi olan 8 günlük sürede davalı şirketin uyarıldığına dair dava dosyasına tevsik edici bir belge ibraz edilmediği bildirilmiştir.
Davacı vekili tarafından sunulan ... tarihli ıslah dilekçesi ile,, dava dilekçesinde talep ettikleri ... TL maddi zarar taleplerini ... TL, ... TL kar kaybı taleplerini ... TL arttırarak toplam ... TL'nin tahsiline talep ettikleri, ıslah dilekçesinin davalıya tebliğ edildiği, eksik harcın yatırıldığı anlaşılmıştır.
Satıcının ayıptan sorumluluğu, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 219-231. maddeleri arasında düzenlenmiştir. Ayıp kavramının tanımı kanunda tam olarak bulunmamakla birlikte, ayıptan sorumluluk halleri bu maddelerde hüküm altına alınmıştır. Ayıp kavramı hakkındaki genel tanım, sözleşme gereği edimin taşıması gereken nitelik ile mevcut nitelik arasındaki fark şeklindedir.
TBK. m. 219’da sözleşmeye aykırılık halinde iki ayrı durum mevcuttur. Bunların ilki, satıcının alıcıya birtakım nitelikler bildirmesi ve bu niteliklerin söz konusu şeyde bulunmamasıdır. İkincisi ise sözleşme konusu şeyden beklenen faydayı azaltan veya ortadan kaldıran durumların mevcut olmasıdır. Buna dürüstlük kuralı çerçevesinde karar verilmektedir. Alıcının beklediği faydanın dürüstlük kuralı çerçevesinde değerlendirilmesi gerekmektedir. Burada objektif değer baz alınır.
Satıcının ayıptan sorumluluğunun doğması için aranan şartlar:a) Ortada bir ayıp bulunmalıdır Ayıp; maddi, ekonomik veya hukuki olabilir. Satılanın yırtık, bozuk, kırık, lekeli olması gibi haller maddi ayıp teşkil eder. Hukuki ayıp ise, satılanın değerini ve ondan beklenen faydaları etkileyen eksikliklerdir. Satıcının bildirimi yoksa fakat eşyanın niteliği gereği, eşyadan beklenen bir fayda varsa, dürüstlük kuralı çerçevesinde beklenen bu faydanın sağlanamaması durumunda ayıptan bahsedilebilir.b) Satılandaki ayıp önemli olmalıdır.Ayıp sonucunda, söz konusu şeyin değerinin veya elverişliliğinin önemli şekilde azalması veya tamamen ortadan kalkması gereklidir. Bu gibi durumlarda, satılan şeydeki ayıp önem kazanmış olur. Önemsiz ayıplardan dolayı satıcı sorumlu tutulamaz.c) Alıcı malın ayıplı olduğunu bilmiyor olmalıdır.Bu konu, TBK. m. 222’de düzenlenmiştir. Buna göre, “Satıcı, satış sözleşmesinin kurulduğu sırada alıcı tarafından bilinen ayıplardan sorumlu değildir. Satıcı, alıcının satılanı yeterince gözden geçirmekle görebileceği ayıplardan da, ancak böyle bir ayıbın bulunmadığını ayrıca üstlenmişse olur.” Böylece alıcı, sözleşmenin kurulması esnasında ayıpları biliyorsa, bunları kabul etmiş sayılır ve satıcı ayıptan sorumlu olmaz. Ancak bunların gerçekleşebilmesi için, alıcının sözleşmeden önce, satın aldığı şeyi gözden geçirme imkânını bulabilmesi gereklidir . Burada gözden geçirmeden kasıt, olağan bir muayenedir.Alıcının satın aldığı şeyde, dikkatli özeni gösterseydi fark edebileceği ayıplardan da satıcı sorumlu değildir. Alıcının, malın ayıplı olduğunu bilmiyor olması gerekmektedir. Gizli ayıplarda, alıcının malın ayıplı olduğunu bilmesi mümkün değildir. Olağan gözden geçirme, malın alınırken kabaca gözden geçirilmesidir. İlk bakışta görülebilecek olan ayıplar mevcutsa, satıcının ayrıca bunu üstlenmesine gerek yoktur. Bu gibi durumlarda, sorumluluk aranmaz.d) Ayıptan sorumluluk sözleşme ile kaldırılmıyor olmalıdır e) Alıcı ayıbı kabul etmemiş olmalıdır f) Alıcı ayıptan doğan sorumluluk hükümlerinden yararlanabilmek için kanunun kendisine yüklediği külfetleri yerine getirmiş olmalıdır Alıcıya kanunen yüklenen külfetler, satılanı gözden geçirme ve varlığı iddia edilen ayıpları satıcıya bildirme külfetleridir. Alıcı, satın aldığı malı gözden geçirmek ve herhangi bir ayıp halinde de bunu satıcıya bildirmek zorundadır . Bu zorunluluklar TBK. m. 223’te düzenlenmiştir.
TBK. 223’e göre, “Alıcı, devraldığı satılanın durumunu işlerin olağan akışına göre imkân bulunur bulunmaz gözden geçirmek ve satılanda satıcının sorumluluğunu gerektiren bir ayıp görürse, bunu uygun bir süre içinde ona bildirmek zorundadır.” Burada kesin bir süre belirlenmemiştir, ancak alıcı ayıbı en kısa sürede bildirmekle yükümlüdür.
Tacirler arası ticari satımlarda, satılanın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli değilse, alıcı teslimden itibaren 8 gün, diğer hallerde ise 2 gün içinde satılanın gözden geçirilmesini sağlamakla yükümlüdür. Bu hüküm 6102 Türk Ticaret Kanununda düzenlenmiştir. TTK. m. 23/1.c’ye göre, “Malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı iki gün içinde durumu satıcıya ihbar etmelidir. Açıkça belli değilse alıcı malı teslim aldıktan sonra sekiz gün içinde incelemek veya incelettirmekle ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa, haklarını korumak için durumu bu süre içinde satıcıya ihbarla yükümlüdür. Diğer durumlarda, Türk Borçlar Kanununun 223’üncü maddesinin ikinci fıkrası uygulanır.” Bu durumda, TBK. m. 223 burada da uygulama alanı bulacaktır. TBK. m. 225’e göre, satıcının ağır kusurlu olması halinde ayıbın kendisine zamanında bildirilmediğini ileri sürerek sorumluluktan kurtulamayacaktır. Aynı hüküm, satıcılığı meslek edinmiş kişiler için de geçerlidir. Alıcı, satılanın durumunu gecikmeksizin usulüne göre tespit ettirmekle yükümlüdür. Bunu yaptırmazsa, ileri sürdüğü ayıbın, satılanın kendisine ulaştığı zamanda var olduğunu ispat yükü alıcıya düşer.Bir sözleşmede ayıbın şartları mevcut ise ve alıcı da kendisinden beklenen külfetleri yerine getirmişse, bu durumda alıcı TBK. m. 227’de kendisine tanınan haklardan birini kullanabilir.
TBK'nın 227. maddesine göre; Satıcının satılanın ayıplarından sorumlu olduğu hâllerde alıcı, aşağıdaki seçimlik haklardan birini kullanabilir:1. Satılanı geri vermeye hazır olduğunu bildirerek sözleşmeden dönme.2. Satılanı alıkoyup ayıp oranında satış bedelinde indirim isteme. 3. Aşırı bir masrafı gerektirmediği takdirde, bütün masrafları satıcıya ait olmak üzere satılanın ücretsiz onarılmasını isteme.
4. İmkân varsa, satılanın ayıpsız bir benzeri ile değiştirilmesini isteme. Alıcının genel hükümlere göre tazminat isteme hakkı saklıdır.
Ayrıca 6098 sayılı TBK'nın 230. maddesinde "birden çok mal veya birden çok parçadan oluşan bir mal birlikte satılmış olup da bunlardan bazıları ayıplı çıkarsa dönme hakkının bunlardan ancak ayıplı çıkanlar için kullanılabileceği, ancak alıcıya veya satıcıya önemli bir zarar vermeksizin ayıplı parçanın diğerinden ayrılmasına imkan yoksa dönme hakkının satılanın tamamını kapsamasının zorunlu olduğu" düzenlenmiştir.
Türk Borçlar Kanunu 225.maddesi uyarınca; "ağır kusurlu olan satıcı, satılandaki ayıbın kendisine süresinde bildirilmemiş olduğunu ileri sürerek sorumluluktan kısmen de olsa kurtulamaz Satıcılığı meslek edinmiş kişilerin bilmesi gereken ayıplar bakımından da aynı hüküm geçerlidir.''
TTK'nın 18/3. maddesindeki tacirler arasındaki bildirim usulleri geçerlilik şartı değil ispat şartıdır. Kaldı ki ayıp ihbarı TTK'nın 18. maddesinde sayılan işlemlerden değildir. (Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2020/4077 Esas- 2021/3351 Karar sayılı kararı da benzer mahiyettedir.)
Mahkememizce yapılan yargılama, toplanan deliller, delil tespiti dosyası ve alınan bilirkişi raporlarının birlikte değerlendirilmesi neticesinde; Davacı taraf, satın alınan bardak su kolilerinin bardak suların üst alüminyum folyo kapaklarının üretim hatasından dolayı su sızdırdığı, sızan sudan dolayı karton kutuların ıslanarak ezildiğini ve çöktüğünü, bu şekilde bardak suların patladığından zarar gördüğü iddiasıyla oluşan zarardan kaynaklı maddi tazminat ve ürünler satılamadığı için oluştuğu iddia olunan kazanç kaybının davalıdan tahsili talebi ile dava açmış, davalı taraf bardak kolilerin açıkta muhafaza edildiği bu nedenle zarar görmesinde kusurun alıcı davacıya ait olduğu, ayıp ile ilgili herhangi bir ihbarın yapılmadığından davanın reddini savunmuştur. Bilirkişi heyet raporunda belirtildiği üzere, davaya konu olan su bardaklarının kapağındaki yapıştırıcının yetersiz olduğu bu nedenle ayıbın gizli ayıp olduğu, davaya konu olan su kolilerinin kapağının yapıştırıcı yetersizliği sebebiyle oluştuğu, davacının muhafazasından kaynaklı olmadığı, davacı şirketin ticari defterlerine göre, davacının davalı şirketten mal satın alınması şeklinde taraflar arasında ticari bir ilişkinin mevcut olduğu, dava dosyasına sunulan tespit raporuna göre davacı şirketin davalı şirketten satın aldığı ve bedelini ödediği dava konusu olan bardak suyun 11.159 adet kolisinin zarar gördüğünün tespit edildiği, bu zarar gören bardak sularının alış bedelinin Kdv.dahil ... TL olduğu, davacının davalı taraftan satın aldığı ve bedelini ödediği 11.159 adet zarar gören bardak suyun, davacı şirket tarafından satılamaması nedeniyle uğradığı brüt kar kaybının ... TL olduğu ve bardak suların bedelinin de davalıya ödendiği, bilirkişi heyet raporunun denetime ve hüküm kurmaya elverişli olduğu değerlendirilerek hükme esas alınmış, 6098 sayılı Kanunun 219. maddesi ve devamı maddelerinde, satıcının ayıptan sorumlu olduğu, ayıbı bilmemesi halinin satıcının sorumluluğunu ortadan kaldırmayacağı ve gizli ayıp halinde alıcıya herhangi bir süre öngörülmediği, delil tespiti bilirkişi raporunun ... tarihinde tebliğ olduğu, tebliğ ile gizli ayıbı öğrendiği anlaşıldığından bu savunmaya itibar edilmemiş, davacının talep arttırım dilekçesi doğrultusunda davanın kabulüne karar vermek gerekmiş,dava tarihinden önce davalının temerrüte düşürüldüğüne dair bir ihtarname dosyaya sunulmadığından dava tarihinden itibaren her iki taraf tacir olduğundan yerinde görülen davacı talebi gereğince işletilecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere,
1-Davanın KABULÜ ile, ... TL maddi tazminat ile ... TL kar kaybı bedeli olmak üzere toplam ... TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2-Alınması gerekli ... TL harçtan peşin alınan ... TL ile tamamlama harcı ... TL olmak üzere toplam ... TL harcın mahsubu ile bakiye ... TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan ... TL ilk masraf, ... TL tebligat ve müzekkere gideri, ... TL bilirkişi ücreti olmak üzere ... TL yargılama gideri ile peşin harç ile ıslah harcı toplamı ... TL toplamı olan ... TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Arabuluculuğa ilişkin dava şartı nedeniyle Adalet Bakanlığı Bütçesinden ödenen ... TL yargılama giderinin 6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/a-13 maddesi gereğince davalıdan alınarak hazineye irat kaydedilmesine,
5-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan ... TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı tarafından yatırılan gider avansı bakiyesinin karar kesinleştiğinde talep halinde davacıya iadesine,
Dair, taraf vekillerinin e-duruşma yoluyla yüzlerine karşı, HMK'nun 345 maddesi uyarınca gerekçeli kararın kendilerine tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde Antalya Bölge Adliye Mahkemesi ilgili hukuk dairesinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça, okunup, usulen anlatıldı. 05/02/2026

Katip ...
¸e-imzalıdır

Hakim ...
¸e-imzalıdır

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim