Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2024/117

Karar No

2024/814

Karar Tarihi

3 Aralık 2024

T.C.
ANTALYA
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2020/317 Esas
KARAR NO : 2021/84
DAVA : Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 20/06/2018
KARAR TARİHİ : 02/02/2021

Mahkememizde görülmekte bulunan Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili mahkememize verdiği dava dilekçesinde özetle; müvekkilini dolandırmak ve silahla korkutmak suretiyle müvekkilinden alınan bonoya dayalı olarak takibe girişildiğini, bu dosya kapsamında müvekkilin ikamet ettiği evine haciz konulup satış aşamasına gelindiğini, yine müvekkiline ait aracında satıldığını, müvekkilinin zaman zaman korkutulmak zaman zamanda evinin satılmayacağı yönünde telkinlerde bulunularak sürekli oyalandığını, müvekkilinin ... şirketinde muhasebeci olarak çalışmaktayken şirketin ekonomik acze düşmesi sonrasında şirket ortaklarının yatırımcı arayışına girdiklerini, bu süreçte ... isimli şahsın patron sıfatı ile geldiğini, bu kişinin şirketi borçtan kurtaracağını söylemesi üzerine müvekkilinin umutlanarak bu kişinin emir ve talimatı doğrultusunda hareket etmeye başladığını, şirketin durumunun daha kötü hale geldiğini, ...'in eniştesi üzerine ... A.Ş adlı bir şirket kurduğunu, müvekkilinin de bu şirkette sigortalı olarak çalışmaya başladığını, ...'in gayrimenkul ve araç alım satım işleriyle uğraştığını, müvekkiline sonradan öğrendiği kadarıyla ...'in bu işleri yaparken gayrimeşru ve sabıkalı kişilerle ticaret yapmaya başladığını, ...'in güçlü bağlantılarının olduğu yönünde izlenim yarattığını, ...'in, ... ile irtibata geçtiğini, bu kişinin eskiden avukat olup işlediği suçlar sebebiyle meslekten ihraç edildiğini, hakkında çete lideri olmakla ilgili soruşturma yürütüldüğünü, bu kişi ve ...'ün davalı ... Şti.'nin yetkilileri olduğunu, ... plakalı ... model ... marka jeepin bu şirket tarafından ...'e ....-TL bedel karşılığında satımı hususunda tarafların anlaştığını, yapılan anlaşma gereği ...'in aleyhine birçok takip bulunduğundan aracın müvekkili adına alınacağı ve ödemesinin de ... Tic. Ltd. Şti'ye ait ... tarihli ....-TL bedelli ve ... tarihli ....-TL bedelli çekler ile yapılacağının kararlaştırıldığını, resmi satışın noterde yapıldığını satış sırasında ...'ın müvekkilinden çekleri ciro etmesi gerektiğini istediğini, müvekkilinin ilk başta kabul etmediğini ancak ...'in hiçbir sorun çıkmayacağı beyanı üzerine müvekkilinin güvenerek çekleri ciro ettiğini, söz konusu aracın ...'in talimatı üzerine ... tarihinde ....-TL karşılığında ... isimli şirkete satıldığını, müvekkilinin aracı hiçbir zaman görmediğini, yapılan ticaretlerin düzmece olduğunu, ... tarihli çekin ödendiğini, müvekkilinin bir nebze rahatlık duysa da diğer çek için halen riskin mevcut olduğunu, diğer ... tarihli çekin ibraz günü gelmeden çalıntı olduğuna dair şikayet üzerine savcılık tarafından tedbir kararı verildiğini ve çekin ibrazı imkansız hale geldiğini, ...'ın müvekkilini iş yerine çağırarak çekin çalıntı olduğunu belirtip müvekkilinde sanık sıfatı ile yargılanabileceğini bu yüzden geçmişe yönelik protokol ve araç satış sözleşmesi yapılması gerektiğini söyleyerek kandırmaya çalıştığını, müvekkilinin ...'i aradığını, ...'in ne gerekiyorsa yapılması gerektiği yönünde talimat verdiğini, müvekkilinin protokol ve bonoya imza atmak istememesi üzerine ...'ın belindeki tabancayı çıkararak müvekkiline protokolü ve altında bulunan bonoyu imzalattığını, bononun üst kısmının kesik olduğunun anlaşılacağını, ... tarihli çekin ... şirketine ait başka bir çek ile değiştirildiğini bununda karşılıksız çıktığını, takip dosyası alacağının diğer davalı ...'a temlik edildiğini, esasında temlik alan kişinin ... olduğunu, Antalya Cumhuriyet Başsavcılığının ... soruşturma sayılı dosyanın bu dosyayla dolaylı olarak bağlantısının olduğunu, olayla ilgili olarak müvekkilinin yaptığı şikayet üzerine Antalya Cumhuriyet Başsavcılığının ... soruşturma sayılı dosyasına açıldığını belirterek öncelikle tedbiren takibin durdurulmasına akabinde müvekkilinin takip ve takip konusu bonodan dolayı davalılara borçlu olmadığının tespitine, davalı ... şirketinin kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılara usulüne uygun tebligat yapılmış olup, davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; borçlunun icra takibinin kesinleştiği 2017 yılı ocak ayında yaklaşık bir buçuk yıl sonra bu davayı açtığını, bu süre zarfında irade bozukluğu ile ilgili olarak ne bir şikayette nede icra takibine itirazda bulunduğunu, bononun ... tarihinde düzenlendiğini, 18 ay boyunca herhangi bir şikayet ve davanın bulunmadığını, evin satılacağı günün belirlenmesi sonrasında davacının bu satışı durdurmak için türlü senaryolarla borçtan kurtulmaya çalıştığını, TBK'nın 39. maddesinde öngörülen 1 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiğini, müvekkilinin iyi niyetli üçüncü kişi olup ...'i, ... Şirket yetkililerinin ve davacıyı tanımadığını, icra dosyasında haczedilmiş taşınmazı satın alma içerisinde olan kişinin esasında ... olduğunu, konutu alabilmek için kredi çekmesi gerektiğinden temliğin müvekkili ...'a yapıldığını, müvekkilinin icradan evi aldıktan sonra ...'a satış olarak gösterip devredeceğini, bu aşamada ...'ın da konut kredisi çekebilmesinin mümkün hale gelebileceğini, ortada muvazaalı bir durum olmadığını, müvekkilinin ...'ın çalışanı olduğunu, ...'ın konut ihtiyacı doğması üzerine söz konusu icra takip dosyasından haberdar olunca dosyanın kesinleşmiş olmasına güvenerek eve sahip olabilmek için dosya alacağını temlik aldığını, temlik bedelinin ileri tarihli çeklerle ödendiğini, müvekkilinin ayrıca ....-TL tutarında araç vereceğini vaat ettiğini, bundan hariç masraflar içinde ....-TL ödediğini, taşınmazın alınamaması sebebiyle çeklerin ... tarafından ödenmek zorunda kalındığını, aracın da temlik alana verilemediğini, savcığın ... soruşturma sayılı dosyasının dolandırıcılık iddiası ile yürütülen bir dosya olmadığını, örgüt üyeliği ile ilgili olduğunu, davacının ... tarafından dolandırıldığı ve ... şirket yetkilisinin zorlaması ile bonoyu imzaladığı iddialarının gerçek dışı olduğunu, zira davacının delil olarak gösterdiği soruşturma dosyasındaki iletişim tespit tutanaklarından anlaşılacağı üzere davacının ... tarihinde dahi ... ile birlikte hareket ettiğini, davacının baskı ve korku altında olmadığını, davacının ...'in yanında hareket ederek onu korumaya çalıştığını, bonoda tahrifat olmadığını belirterek davanın reddini davacının tazminata mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... şirket vekili cevap dilekçesinde özetle; takibin kesinleşmesinden bu yana 18 aylık süreç geçtiğini, bir yıllık zaman aşımı süresinin dolmuş olduğunu, iddiaların yersiz olup bunca süre sonra dile getirilmesininde manidar olduğunu, davacı ile müvekkili şirket yetkilisi ...'ün 25 yıla yakın bir süredir birbirlerini tanıdıklarını, müvekkilini ... ile tanıştıran kişinin de davacı olduğunu, davacının ...'in muhasebe işlerini yaptığını belirterek müvekkili ile ... arasındaki ticaretlere aracılık ettiğini, öncelikle bir taşınmaz alım satımına aracı olduğunu sonrasında ... plaka sayılı ticaretinin gerçekleştiğini, davacının bu aracı satın almak istemesi üzerine ... tarihli araç satış sözleşmesi ve ekindeki kambiyo senedinin imzalanarak resmi satışın gerçekleştiğini, davacının aracı daha sonra başkasına sattığını, bu satış için alınan ... tarihli senedin uzun süre ödenmemesi üzerine ... tarihinde dava konusu takibin başlatıldığını, takip sonrası ihtilafa konu davacıya ait dairenin satışı için davacının ...'e vekalet vererek ibralaşmak istediğini, fakat aynı gün bundan vazgeçip müvekkiline azlettiğini, bononun imzalanmasından yaklaşık 21 ay sonra ileri sürülen hile ve tehdit iddialarının hayatın olağan akışına dahi aykırı olduğunu, müvekkiline iftira atıldığını, davacının bir yazışmasında "Artık hanıma yalan söylemekten sıkıldım" bile dediğini, davacının müvekkili ...'dan bile borç istediğini, yine temlik alacaklısı ile görüşmeye çalıştığını araya anne babasını da soktuğunu, dosya alacağının davalı ...'a temlik edildiğini, davacının bizzat kendisinin suç örgütü kadrosunda olduğunu belirterek davanın reddine, davacının kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesin talep etmiştir.
Mahkememizce yapılan yargılama neticesinde ... Karar sayılı ilam ile; davanın hak düşürücü süre yönünden reddine karar verilmiş, davacının istinaf başvurusu üzerine Antalya Bölge Adliye Mahkemesi ... Hukuk Dairesi'nin ... Karar sayılı ilamı ile; "Antalya Cumhuriyet Başsavcılığının ... soruşturma sayılı dosyasının incelenmesinde; davacının müşteki olduğu, davalıların şüpheliler arasında bulunduğu, soruşturma dosyasında gizlilik kararının bulunduğu, soruşturma dosyasının derdest olduğu anlaşılmaktadır. Kural olarak hukuk mahkemesi ceza mahkemesinin kusur ve sorumluluk ile ilgili hükümleriyle bağlı değildir. Ancak ceza mahkemesi tarafından maddi olaya ilişkin saptanan olgular hukuk mahkemesini de bağlar. İlk Derece Mahkemesince davacının müştekisi olduğu Antalya Cumhuriyet Başsavcılığının ... soruşturma sayılı dosyası sonucu beklenmeksizin davanın hak düşürücü süre içerisinde açılmadığı gerekçesiyle reddine karar verilmişse de, bu karar Dairemizce yerinde görülmemiş olup, davacı vekilinin istinaf başvurusunun re'sen nedenlerle kabulü gerekmiştir. İlk Derece Mahkemesince yapılması gereken iş Antalya Cumhuriyet Başsavcılığının ... soruşturma sayılı dosyasının sonucunun beklenerek ceza davası açılması halinde, ceza mahkemesi sonucunda yapılacak yargılama sonucu verilecek karara göre oluşacak sonuç dairesinde bir karar vermekten ibarettir."gerekçeleriyle Mahkememiz kararı kaldırılarak dosya Mahkememize iade edilmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE :
Davacı vekili tarafından bono sureti, resmi şekilde yapılan araç satış sözleşmeleri, çek suretleri, basında yer alan haber yazıları, davalı ... tarafından da temlik sözleşmesi, çek suretleri, bir kısım tapu kayıtları, yargıtay ilanları delil olarak sunulmuş, mahkememizce Antalya Cumhuriyet Başsavcılığının ... soruşturma sayılı dosyası (eski ... soruşturma sayılı dosya) ile ... soruşturma sayılı dosyası celp edilmiş takip dosyası getirtilmiş, istinaf sonrası Antalya Cumhuriyet Başsavcılığının ... soruşturma sayılı dosyası da getirtilerek tüm deliller toplanmıştır.
Antalya ... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasının incelenmesinde; davalı ... şirketi tarafından davacı aleyhine ... tarihinde bonoya dayalı olarak ferileri ile birlikte toplam ....-TL alacağın tahsili için kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takibe girişildiği, alacağın ... tarihinde davalı ...'a temlik edildiği, takip konusu ... düzenleme tarihli, ... vade tarihli, ....-TL bedelli bononun keşidecisinin davacı, lehtarının ... ... A.Ş. olduğu görülmüştür.
Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... soruşturma nolu dosyasında gizlilik kararı bulunduğundan ve dosya kapsamlı olduğundan gönderilemediği belirtilerek sadece düzenlenen iddianamenin ve talep üzerine ...'ın ifadesinin gönderildiği görülmüş olup yapılan incelemede; soruşturmanın mağdur ve müştekilerinin ... oldukları şüpheliler ... hakkında suç işlemek amacıyla örgüt kurma, üye olma ve yönetme ile örgüt kapsamında yağmaya teşebbüs suçlarından iddianame düzenlendiği, iddianamenin iade edilmesi sonrasında ... numarasını aldığı ve itiraz aşamasında olduğu, aynı soruşturmada aralarında ..., ... ve davacı ...'ın da bulunduğu birçok kişi hakkında takipsizlik kararı verildiği anlaşılmıştır.
Antalya Cumhuriyet Başsavcılığının ... esas sayılı dosyasının incelenmesinde; davacı vekili tarafından dava dilekçesine konu olaylarla ilgili ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında örgüt kapsamında yağma, dolandırıcılık suçundan şikayette bulunulduğu, şikayet tarihinin ... olduğu görülmüştür. Antalya BAM ... Hukuk dairesince bu soruşturma dosyasının sonucunun beklenmesi gerektiği gerekçesiyle Mahkememiz kararı kaldırılmış olup, iade sonrası dosyanın akıbeti hakkında celp edilen bilgilere göre; suç işlemek amacıyla örgüt kurma, yönetme ve üye olma suçundan tüm şüpheliler hakkında ... tarihli ek kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, itiraz üzerine Antalya ... Sulh Ceza Hakimliğinin ... değişik iş sayılı ... tarihli kararıyla itirazın reddedilerek kararın kesinleştiği; birden fazla kişi tarafından birlikte yağma suçundan haklarında soruşturma yürütülen şüpheliler ..., ... ve ... hakkında da ... tarihinde kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, itiraz üzerine Antalya .. Sulh Ceza Hakimliğinin ... değişik iş sayılı ... tarihli kararıyla itirazın reddedilerek kararın kesinleştiği ve bu şekilde soruşturma dosyasının kapandığı anlaşılmıştır.
İstinaf sonrası davacı vekili olayla ilgili yeniden şikayetçi olduklarını ve Antalya Cumhuriyet Başsavcılığının ... soruşturma sayılı dosyasının açıldığını belirtmiş olup, celp edilen ilgili soruşturma dosyasının incelenmesinde; davacının ... tarihli şikayet dilekçesi üzerine ..., ..., ... ve ... hakkında güveni kötüye kullanma ve dolandırıcılık suçlarından soruşturma başlatıldığı, soruşturma sonucu; konuyla ilgili daha önce Antalya CBS'nin ... sayılı dosyası üzerinden soruştuma yürütüldüğü ve takipsizlik kararı verildiği, şikayete konu olayın isnat edilen suçlar kapsamında değerlendirilmeyeceği, suç unsurlarının oluşmadığı gerekçeleriyle ... tarihinde yeniden takipsizlik kararı verildiği görülmüştür.
İstinaf sonrası yargılamada davacı vekili ... havale tarihli dilekçesi ile korkunun ve baskının hangi tarihler arasında sürdüğüne ilişkin tanık dinletme talebinde bulunmuş ise de; korkunun devam ettiğine yönelik ileri sürülen iddianın dava dilekçesinde yer almaması ve Mahkememizin bu konuyu da gerekçe yaptığı ilk kararından sonra ileri sürülmesi sebebiyle talebin, iddianın değiştirilmesi ve genişletilmesi yasağına takıldığı anlaşılmış, bu konuda beyanlarına başvurulan davalı vekilleri duruşmadaki beyanlarında, davacının talebine muvafakat etmediklerini belirtmişlerdir. Davalıların rızası bulunmadığından dinletilmek istenen konu dikkate alınarak davacının tanık dinletme talebi Mahkememizce reddedilmiştir.
Dava, takip konusu bononun hile ve silah zoruyla alındığı iddiasına dayalı olarak açılmış menfi tespit davasıdır.
TBK'nın 37./1 Maddesine göre; Taraflardan biri, diğerinin veya üçüncü bir kişinin korkutması sonucu bir sözleşme yapmışsa, sözleşmeyle bağlı değildir. Aynı yasanın 38. Maddesinde korkutmanın şartları düzenlenmiş olup, buna göre; Korkutulan, içinde bulunduğu durum bakımından kendisinin veya yakınlarından birinin kişilik haklarına ya da malvarlığına yönelik ağır ve yakın bir zarar tehlikesinin doğduğuna inanmakta haklı ise, korkutma gerçekleşmiş sayılır.(1)Bir hakkın veya kanundan doğan bir yetkinin kullanılacağı korkutmasıyla sözleşme yapıldığında, bu hakkı veya yetkiyi kullanacağını açıklayanın, diğer tarafın zor durumda kalmasından aşırı bir menfaat sağlamış olması hâlinde, korkutmanın varlığı kabul edilir.(2) Aynı yasanın 39. Maddesinde dava açma süresi düzenlenmiş olup, buna göre; Yanılma veya aldatma sebebiyle ya da korkutulma sonucunda sözleşme yapan taraf, yanılma veya aldatmayı öğrendiği ya da korkutmanın etkisinin ortadan kalktığı andan başlayarak bir yıl içinde sözleşme ile bağlı olmadığını bildirmez veya verdiği şeyi geri istemezse, sözleşmeyi onamış sayılır.
Somut olayda; davacı taraf bononun hileyle ve silah zoruyla imzalatıldığını ileri sürmektedir. Bononun tanzim tarihi ..., eldeki davanın açıldığı tarih ise ...'dir. Hile ile korkutmanın aynı anda gerçekleşmiş olması işin niteliğine aykırı olmakla birlikte hile hukuksal nedenine göre 1 yıllık hak düşürücü süre zaten çoktan geçmiştir. Korkutma halinde 1 yıllık hak düşürücü süre, korkutmanın etkisinin ortadan kalktığı andan itibaren başlamaktadır. Somut olayda davacı korkutmanın ne şekilde devam ettiğini belirtmediği gibi, korkutmanın ne zaman ve ne şekilde ortadan kalktığıyla ilgili somut herhangi bir açıklama yapmamıştır. İcra takibi ... tarihinde başlatılmış, itiraz olmaksızın kesinleşmiş, satış aşamasına gelindiğinde öncelikle ... tarihinde savcılığa konuyla ilgili suç duyurusunda bulunulmuş, akabinde de tedbir talepli eldeki dava açılmıştır. Süregelen bu zaman zarfında korkutmanın ne şekilde devam ettiği ve nasıl sona erdiğiyle ilgili incelemeye elverişli somut verilere dayalı tek bir iddia yoktur. Bilakis daha önceden niçin harekete geçilmediği ile ilgili olarak dava dilekçesinde, borcun ... tarafından ödeneceğine olan inanç ileri sürülmüştür. ...'ın ifadesinin içeriğindeki tape kayıtlarının incelenmesinde ; davacının, kendisini bu işin içine sürüklediğini iddia ettiği ... ile olan iletişiminde samimi konuşarak ...'in yanında hareket edercesine ...'ten şikayetçi olmayacağını ifade ettiği görülmüştür. Konuşmalar bononun imzalanmasından sonra yani Ekim 2017 tarihine ilişkin olup davacının iddia ettiği tehdit ve hile olayıyla ilgili karşı tarafla olan herhangi bir görüşme içeriğine de rastlanılmamıştır. Korkutmanın ne şekilde devam ettiği ve nasıl sona erdiğiyle ilgili olarak atılı bir iddia bulunmadığından bononun tanzim tarihinden itibaren 1 yıllık hak düşürücü süre geçtiğinden davanın reddine karar verilmiş, mahkememizce verilen ihtiyati tedbir kararı infaz edildiğinden ve bu nedenle İİK 72/4 maddesi uyarınca yasal koşullar oluştuğundan takip alacaklısı davalı ...'ın tazminat talebi kabul edilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Neden ve kanıtları yukarıda açıklandığı üzere,
1-Davanın hak düşürücü süre yönünden usulden reddine,
2-Davalı alacaklı ...'ın tazminat talebinin kabulü ile; İİK 72/4 maddesi uyarınca dava değeri olan ...-TL asıl alacağın takdiren %20'si oranında hesaplanacak olan tazminatın davacıdan alınarak davalı ...'a verilmesine,
3. Alınması gerekli ...-TL harcın peşin alınan ....-TL harçtan mahsubu ile bakiye ...-TL harcın karar kesinleştiğinde talep halinde davacıya iadesine,
4. Bu dava nedeniyle davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendisi üzerinde bırakılmasına,
5-Davalı ... tarafından yapılan bozmadan önce 5 tebligat gideri ve bozmadan sonra yapılan 7 tebligat gideri ....-TL'nin davacıdan alınarak davalı ...'a verilmesine,
6-Davalı ... A.Ş tarafından yapılan 2 tebligat gideri ve bozmadan sonra yapılan 7 tebligat gideri ...-TL'nin davacıdan alınarak davalı ... A.Ş'ye verilmesine,
7. Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 7/2 maddesi uyarınca hesaplanan ... TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
8. Taraflarca yatırılan gider avansı bakiyesinin karar kesinleştiğinde talep halinde ilgiliye iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Bölge Adliye Mahkemesi'nde ilgili Hukuk Dairesi'nde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı.
03/02/2021

Katip ...
(e-imzalıdır)

Hakim ...
(e-imzalıdır)

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim