mahkeme 2023/435 E. 2023/866 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2023/435
2023/866
28 Aralık 2023
T.C.
ANTALYA
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/435 Esas
KARAR NO : 2023/866
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 26/05/2022
KARAR TARİHİ : 28/12/2023
Mahkememizde görülmekte bulunan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili ... Asliye Hukuk Mahkemesi'ne verdiği dava dilekçesinde özetle; Davacıya ait, ... sevk ve idaresindeki ... plakalı ticari araç ile davalı ...'e ait olup aynı zamanda diğer davalı ... sevk ve idaresindeki ... plakalı araç, .. tarihinde ... Cadde kesişiminde maddi hasarlı trafik kazasına karıştığı, Kazanın davalı ...'e ait olup aynı zamanda diğer davalı ...'ın sevk ve idaresindeki araçla ... Cadde üzerinde seyir halinde iken ... Sokak kesişimine kontrolsüz bir biçimde dalış yaparak ilk geçiş hakkına sahip olan davacıya ait olan ...'nin sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın sol ön kısmına çarpması sonucunda meydana geldiğini, Kazanın hemen akabinde taraflarca anlaşmalı kaza tespit tutanağı tanzim edildiğini, Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi tarafından yapılan değerlendirmeler sonucunda ... plakalı araç sürücüsü %100 kusurlu bulunmuş ve davacı araç sürücüsünün kural ihlalinin bulunmadığı tespit edildiğini, Söz konusu kaza nedeniyle gerekli tespitlerin yapılması amacıyla işu dava açılmadan önce yapılan ekspertiz incelemesine yönelik ödenen ekspertiz ücretinden de haksız fiil nedeniyle sorumlu davalıların yükümlü olduğunu, davacının, davaya konu mezkur aracın maliki ve işleteni olup; kazancını kaza gören aracı üzerinden sağladığını, davacının aracının çalışamadığı süre boyunca kazancından mahrum kalmış, davalı araç sürücüsünün kusuru sebebiyle büyük zarara uğradığını, Kaza sebebiyle davacının aracında ortaya çıkan kazanç kaybı bedelinin tespiti bu konuda uzman bilirkişiler marifetiyle tespit edilebileceğinden bilirkişi incelemesi yaptırılmasını, Huzurdaki davada da trafik kazasından kaynaklı tazminat taleplerinde olduğu gibi haksız fiilden kaynaklı davalarda görevli mahkeme asliye hukuk mahkemeleri olup; bu tür davalarda haksız fiilden zarar görenin yerleşim yeri mahkemesi de yetkilidir. Kaza anında kusurlu bulunan araçta meydana gelen kazanç kaybı bedeli ve ekspertiz ücretinden kaza tarihindeki araç sahibi ve sürücüsü müşterek ve müteselsil sorumlu olduğunu, Bu sebeple davalı araç malikinin ve sürücüsünün haksız fiilden kaynaklanan sorumlulukları davacıya karşı devam etmektedir. Kaza sebebiyle davacının aracındaki hasardan kaynaklanan kazanç kaybı bedelinin tespiti bu konuda uzman bilirkişiler marifetiyle tespit edilebileceğinden bilirkişi incelemesi yaptırılmasını, İşbu nedenlerle davalılara karşı fazlaya ilişkin hakkımız saklı kalmak kaydıyla şimdilik 100,00 TL kazanç kaybı bedelinin tazmini ve 440,78 TL bedelli ekspertiz ücretinin yargılama giderlerinden sayılması için işbu davayı açma zarureti doğduğunu, Dava sürecinde karşı tarafın mevcut durumunda bir değişiklik meydana gelmesi halinde davacı lehine hükmedilecek bir tazminatın tahsili zor ve imkansız hale gelebileceğinden 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 389-399 maddeleri gereğince davalı adına kayıtlı ve dava konusu ... plakalı araç üzerine dava kesinleşinceye kadar ihtiyati tedbir şerhi konulmasına karar verilmesini, Yukarıda arz ve izah edilen nedenler muvacehesinde; davalı araç sürücüsünün %100 kusurlu olduğu .... tarihli kazada, müvekkile ait ... plakalı aracın uğramış olduğu zarardan dolayı fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla şimdilik 100,00 TL kazanç kaybı bedelinin kaza tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsiline, 440,78 TL bedelli ekspertiz ücretinin yargılama giderlerinden sayılmasına, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılar üzerinde bırakılmasına ve 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 389-399 maddeleri gereğince davalı adına kayıtlı ... plakalı araç üzerine dava kesinleşinceye kadar ihtiyati tedbir şerhi konulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili Cevap Dilekçesinde özetle; Dava dilekçesinde belirtilen kusur oranlarına itirazda bulunmakta ve belirtilmiş bulunan kusur oranını kabul etmediklerini, Kazanın meydana gelmesinde kesinlikle kusurunun bulunmadığını, kusurlu olan davacı taraf olduğunu, kaza tespit tutanağı tek taraflı olarak düzenlendiğini, Kazanın meydana geldiği olay mahallinde kusur durumunun tespiti bakımından bu konuda uzman bilirkişininde refakate alınması ile yapılacak olan keşif neticesinde bana ait olan ... plakalı aracın gidiş istikametine göre geçiş üstünlüğü bulunmakta olup buna rağmen davacı tarafa ait araç ara sokaktan çıkarak benim aracıma vurmuş ve maddi hasarlı trafik kazasının meydana gelmesine sebebiyet verdiğini, mahallinde öncelikle kusur durumunun belirlenmesi yönünden keşif yapılmasını, Dava dilekçesinin 2 nolu bendini kabul etmemekte ve bu yönden itiraz ettiğini, Olayın meydana gelmesinde kusurunun bulunmamasına rağmen tek taraflı olarak düzenlenmiş bulunan kaza tespit tutanağına göre kusurun tamamının tarafına yüklenilmiş olması nedeni ile tarafınca talep edilen Ekspertiz ücretine de itirazının bulunduğunu, davacı tarafa ait aracı kullanmakta olan ... hakkında bu davanın davacı tarafça açılmış olması gerektiğini, kusur durumu nedeni ile davacı tarafın kazanç kaybı talebinde bulunmasının da yasal olarak mümkün olmadığını, Aracın kaç günde tamir edildiği,günlük kazanç kaybının ne miktarda olduğu hususlarında dava dilekçesinde bir açıklıkta bulunmamakta olup,olayda kusurunun bulunmasının yasal olarak mümkün olmaması nedeni ile davacı tarafın bu talebinin yerinde olmadığını, Kazanç kaybı talebini ancak aracını kullanmakta olan ...'den talep etmesinin mümkün olduğunu, Dava dilekçesinin 4 nolu bendinin de kabulü mümkün olmadığını, Dava dilekçesinin deviler kısmında hasara uğrayan araca ilişkin kiralama formu belirtildiği, Kiralama formununa göre araç davacı tarafından kiraya verilmiş olup aracı kiralayan sürücü tarafından kazanç kaybının ödenmesi sözkonusu olup, davacı kazanç kaybını aracını kiraya verdiği kişiden talep edebileceğini, Davacı tarafın kusurlu olması nedeni ile aracında meydana gelen hasar ile ilgili olarak maddi talep hakkı saklı kalmak kaydı ile davacı tarafın davasının reddine,yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına , tarafından yapılan yargılama giderinin bulunması halinde.davacı taraftan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
... Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonucu, ... Karar sayılı ilamı ile davacının Rent A Car işletmesi sebebiyle ticari amaçla hareket ettiği, kazanç kaybı talebine ilişkin açtığı bu davada Antalya Asliye Ticaret Mahkemelerinin görevli olduğu gerekçeleriyle görevsizlik kararı verilmiş, kararın istinaf edilmeksizin 10/05/2023 tarihinde kesinleşmesi ve davacının başvurusu üzerine dosya mahkememize gönderilmiştir.
Dava, trafik kazasından kaynaklı değer kaybı, hasar bedeli ve aracın kullanılamamasından kaynaklı zarara dayalı maddi tazminat davasıdır. Dava sadece gerçek kişi olan sürücü ve işletene açılmıştır.
Tarafların tacir olup olmadığının tespiti için Kumluca Ticaret Sicil Müdürlüğüne, Kumluca ve ... Gelir İdaresi Başkanlığı ve ... Esnaf ve Sanatkarlar Odasına müzekkereler yazılmış olup, gelen cevaplarda tarafların ticaret sicil kayıtlarının bulunmadığı, davalıların esnaf kaydının bulunmadığı, davacının 2022 yılı gayrisafi hasılat miktarının 224.762,57.-TL olduğu, davalıların ise potansiyel mükellef kayıtlarının bulunduğu hususlarının bildirildiği görülmüştür.
01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanununun 4. maddesinde ticari davalar belirlenmiş olup, 5. Maddede ticari davalara Ticaret Mahkemelerince bakılacağı düzenlenmiştir. Mahkemelerin görevlerini belirleyen usul hukuku kuralları kamu düzenine ilişkin olup, davaya bakan mahkeme görevli olup olmadığı hususunu kendiliğinden değerlendirmelidir.
Mutlak ticari davalar yanında nisbi ticari davalar da bulunup, TTK'nun 4 maddesi 1 bendine göre, bir davanın nisbi ticari dava sayılabilmesi için her iki tarafın tacir olması ve uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili olması gerekir. Maddedeki ticari işletme kavramının neyi ifade ettiği hususunun değerlendirilmesi gerekmektedir. 6102 Sayılı TTK'nun 11 maddesinde ticari işletme tanımı yapılmış ticari işletme ile esnaf arasındaki sınır Bakanlar Kurulunca çıkartılacak kararnamede gösterilir hükmüne binaen, 21/07/2007 tarih 26589 sayılı resmi gazetede yayınlanan 2007/12362 sayılı Bakanlar Kurulu kararı ile esnaf, sanatkar ve tacir sanayici ayrımı belirlenmiştir.
Bu belirlemeye göre VUK 177.maddesinde belirtilen hadlerden 1. ve 3. bendindeki konularda faaliyette bulunanların yarısını, 2.bendindeki faaliyetlerde bulunanların tamamı dikkate alınarak bu rakamları aşanlar tacir olarak kabul edilmiştir. TÜİK verilerine göre davacının yaptığı işe göre 2.bentteki sınırlara ilişkin 2022 yılında defter hadlerine göre gayrisafi hasılat 200.000,00.-TL olarak belirtilmekle davacının en son (2022) gayrisafi hasılatı vergi beyannamesi ile bu rakamın üzerinde gelir elde ettiği bildirildiğinden davacının tacir olduğu ancak davalıların ticaret sicil müdürlüğünde kaydının bulunmadığı, potansiyel vergi numaralarının olup ticari kazançlarının olmadığı ve bu nedenle davalıların tacir olmadığı kabul edilmiştir.
Nispi ticari dava yönünden yukarıdaki açıklamalara göre gerçek kişi olan davacı ve davalıların durumları incelendiğinde, davacının tacir olduğu, davalıların ise potansiyel vergi numarası ile vergilendirildikleri, ticaret sicil müdürlüğünde kayıtlı olmadıkları, dolayısıyla tacir olmadıkları anlaşılmıştır.
Yukarıdaki tespitlere göre, olayda TTK 4.maddesi anlamında mutlak ve nispi ticari davanın söz konusu olmadığı, her ticari işin de ticari dava olmayacağı, yine görev hususunun kamu düzenine ilişkin olup yorum yolu ile genişletilemeyeceği, davacı tacir olup, uyuşmazlık kendi işletmesini ilgilendirse de; davalıların tacir olmaması sebebi ile mahkememizin görevli bulunmadığı, görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğu anlaşılmakla, göreve ilişkin dava şartının olayda bulunmaması ve tamamlanmasının da mümkün olmaması sebepleri ile karşı görevsizlik kararı vermek gerekmiştir.
H Ü K Ü M : Neden ve kanıtları yukarıda açıklandığı üzere,
Dava dilekçesinin görev yönünden REDDİNE;
Mahkememizin görevsizliğine, davaya bakmaya ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin GÖREVLİ OLDUĞUNA,
Mahkememizce verilen karar, taraflarca istinaf kanun yoluna başvurulması halinde; dosyanın Antalya Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Hukuk Dairesi'ne GÖNDERİLMESİNE,
Kararın istinaf edilmeksizin kesinleşmesi halinde; olumsuz görev uyuşmazlığının giderilmesi için, dosyanın Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi Başkanlığına gönderilmesine,
Harç ve yargılama giderlerinin görevli mahkemede nazara alınmasına,
Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, tarafların yokluğunda, tarafların 6100 sayılı HMK'nun 345 maddesi uyarınca bu gerekçeli kararın kendilerine tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde kararın Bölge Adliye Mahkemeleri ilgili hukuk dairesince incelenmesi için istinaf kanun yoluna başvurma haklarının bulunduğuna dair karar verildi. 28/12/2023
Katip ...
(E-imzalıdır)
Hakim ...
(E-imzalıdır)
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.