mahkeme 2025/455 E. 2025/695 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2025/455
2025/695
7 Ekim 2025
T.C.
ANTALYA
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/455 Esas
KARAR NO : 2025/695
DAVA : Tazminat
DAVA TARİHİ : 20/04/2010
KARAR TARİHİ : 07/10/2025
Mahkememizden verilen ... tarih ve .../... Esas, .../... Karar sayılı kararı Yargıtay ... H.D'nin ... tarih ve .../... Esas, .../... Karar sayılı Yargıtay BOZMA ilamı ile bozulmuş olmakla, Mahkememizin yukarıdaki esas sırasına kaydedilerek yapılan yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Müvekkili ile davalılar arasında ... tarihinde bir "ortaklık sözleşmesi" imzalandığım, o tarihte ortaklar ... (.../...), ... (.../...) ve ... ... (.../...) isimli kişilerden oluştuğunu, sözleşmeye göre ... .../... pav için ... Euro. ... ... .../... için ... avro nakit sermaye, ... .../... pay için aslen kendilerine ait; ... ili ... Köyünde bulunan ... ruhsat nolü ... ... imtiyazım (... ve ... ... işletmesini) sermaye olarak koyacaklarını, ...'nin koyacağı kıymet, ... belgesi de temin edilmiş şekilde, işletilmeye hazır hale getirilecek, ortaklığın ancak bundan (işletmeye başlandıktan) sonraki giderleri ortaklıkça karşılanacağım, kuruluşta kararlaştınlan ve taahhüt edilen ortaklık sermayesinin ... avro karşılığı (.../...) tüm giderleri karşılanmış, çalıştınlmaya hazır maden işletmesi, ... avro (.../...) ... tarafından nakdi sermaye, ... avro (.../...) ... tarafından nakdi sermaye olmak üzere toplam ... avro olduğunu, sözleşmeye göre ortaklık işletmesinin tüm gider ve gelirleri ayn bir cari hesapta takip edilecek ve üçer aylık dönemler için raporlar hazırlanarak ortaklara sunulacağını, ortaklar bu üçer aylık toplantılarda "yazılı olarak ve konsensüs sağlayarak kararlar alacak ve bu kararlar uygulamaya konulacaktır" diyerek, müvekkil işbu sözleşmenin imzasını takiben, sözleşme taahhüdüne karşılık olmak üzere, ...'ye toplam ... avro sermaye katkısını teslim etmiş olduğunu, ödenen paraların ... +... avrosu, yani toplam ... avrosunun makbuzlarının ekte olduğunu, ... avrosu ise elden ödendiğini, bu bedele o günün koşullan ve aradaki güven nedeniyle makbuz alınmamış sonradan düzenlenmek üzere geçiştirildiğini, müvekkil ile davalıların özellikle ...'nin ilişkisi yukarıda açıklanmaya çalışılan ortaklık ile sınırlı kalmamış olduğunu, tam burada diğer iki ilişkiden de bahsetmek gerektiğini; çünkü davalılardan ...'nin (ve işbirliği içerisinde olduğu diğer paydaş ...) işbu diğer iki ilişki ve sözleşmeyi çarpıtarak ortaklık haklarının kapsamım daraltmaya çalışmakta olduğunu, ortaklık sözleşmesine göre, müvekkil ve davalı ... başlangıçta sadece birlikte kurdukları ortaklık işletmesi ve varlıklara ortak olacaklarım, hakim ortak ... ve yakınlarına ait ... Şti taşınır mal ve araçlarına paydaş sayılmayacaklardı diyerek, bu durumun ek.l sözleşmede çok açık bir biçimde ifade edildiğini, "Ek.3" işaretiyle sunulan sözleşmenin ise işte bu ilk sözleşmeden bağımsız olarak ve yeni bir "kurucu etki yaratarak", ... Şti ile müvekkil arasında, başlangıçta ... Şti ne ait olup personelin kullandığı nakliye araçları dışındaki diğer tüm varlık ve ekipman mülkiyetine de, ayrıca %25 ortaklık oluşturmuş olduğunu, hatta bu ilişkide müvekkil yararına ödenmemiş leasing borçlarının bile hariç tutulmuş olduğunu, müvekkilinin bu sözleşme kapsamında yer alan ortaklık (mülkiyet) ilişkisi içinde ayrıca, yine ...' ye, ... avro ödemiş olduğunu, bu sözleşmenin diğerlerinden ayrı ve bağımsız bir sözleşme olduğunu, bu sözleşmeyle müvekkilinin ilk önce kurulan adi ortaklık ilişki ve statüsünden farklı olarak, ... Şti ne ait bir kısım aktif varlığa da ortak olmasının sağlanmış olduğunu, bu sözleşmenin başka bir anlamı olmadığım, müvekkilce "ek 3" sözleşme ile elde edilenler fazladan ödenen ... avro nun karşılığı olduğunu, ... Şti varlıklarına ilişkin %25 paylarım ve talep haklarım saklı tuttuklarını; davalıların özellikle savcılık soruşturmalarında verdiği ifadelere bakılırsa daha sonra kurulmuş bir başka şirketin de kötüniyetli olarak bu ilişkilere karıştırılmak istendiğini ve bu ilişkinin de suiistimal edileceği anlaşılmakta olduğunu, davalı ...'nin Müvekkilinden para almak için sürekli "... ..." öne sürerek yeni fırsatlar öneren ve yeni ve ilginç ticari teklifler getirdiğini, müvekkilini ayrıca iki ... şirkete daha ortak ettiğini, bunların paylarının birisim, noter devir senedinden çok kısa bir süre sonra geri alındığını, diğer ise ... Şti unvanlı şirkete ait olduğunu, ... Şti nin kuruluş nedeninin ortaklığa ait maden işletmesinin bu şirkete çök iyi bir para ile satılacağı (devir edileceği) ve bu paranın ... Şti nin diğer ortaklarından temin edileceği vaadi olduğunu, hatta ... Şti nde bu konuda kararlar dahi alındığını, ancak uygulanamadığım, maden sonuna kadar davalılarca (gerçekte) kendi nam ve hesaplarına işletildiğini, ... Şti inin sermaye miktarı, sermaye yapısı ve ortaklan resmi belgeler üzerinde belli olduğunu, îş bu davanın konusunu oluşturan adi ortaklık ilişkisi ile ... Şti.'nin de doğrudan ilgisi bulunmamakta olduğunu, davanın konusunun taraflar arasında ... tarihinde kıırulan ortaklık ilişkisi olduğunu, ... başlangıç tarihli ortaklık ilişkisinin (adi ortaklık), müvekkil dışındaki paydaşlar tarafından baştan itibaren engellendiğini, işletilmediğini, bu ortaklığın eylemsel olarak hiç yaşama geçirilmediğinden söz edilebileceğini, ... Şti ne ait olup ortaklık sermayesi olarak taahhüt edilen maden işletmesinin ortaklık çıkarlarına uygun işletilmek üzere teslim edilmediğini, böylece ortaklığa konulması gereken sermayenin %50 sinin eda edilmediğini, gerçekte ...' nin de taahhüt ettiği sermayeyi getirmediğini, ya da savcılık ifadelerine bakıldığında en iyi ihtimalle taahhüt ederek getirdiği sermaye kendisine geri ödenmiş olduğunu, her iki ihtimalde de müvekkilinin ve parasının suistimal edildiğini, maden işletmesinin hep ... Şti ne ait kalmış ve bu şirketin hesabına çalıştınldığım, hatta bu maden işletmesinin ... Şti. ne ... avro ya satılmak istendiğini, ancak ...' nin ve diğer şirket yetkililerinin bu satışa fiilen engel olduğunu, gerçekte ...'nin ortaklığı temsil ve yönetmekle yetkili kılınmadığım, ancak diğer ortak ...'nın desteğini sağlayarak ortaklığı fiilen yönettiğim ve ne yazık ki kişisel çıkarl'an için gerçekte var olmayan ortaklık ilişkisinin suiistimal edildiğini, ...'nin "normal" ve "olağan" haller ve hatta olağanüstü kararlar için dahi kendisini yetkili saydığını ve bu kararlar hep ortaklık aleyhine kullandığını, yasal zeminde zorunlu kılındığı, hatta ... tarihli sözleşmede de açıkça yazıldığı halde diğer paydaşların, özellikle ...'nin hiçbir karan müvekkile danışarak almadığım, ortaklık namına ve çıkarlan yönünde herhangi bir karar almamış olduğunu, ortaklığın sözde faaliyetlerinin hiçbir şekilde raporlanmadığım, ortaklığın sadece varmış gibi gösterilip, diğer harici menfaatler için kullanıldığını, müvekkilin ... dışında yaşamasını davalıların firsat olarak bilip, kendisini bu güne kadar hep oyaladıklannı, 2007 yılından bu yana müvekkilin doğru dürüst ilişki kuramadığını, diğer iki ortak tarafından savet yapılmış bir borçlanma veva üstlenilen vüklenim varsa bunlann kesinlikle ortaklığa ait olmadığını, tamamının kendileriyle ilgili olduğunu, ... önderliğindeki bu işbirliğinin taahhüt ettikleri sermayeyi gerçekte ortaklığa getirmemiş olduğunu, haricen gerçekleştirilen tüm ticareti kendi nam ve hesaplarına yaptığını, diğer "kardeş şirket" yetkilileri ile anlaşarak onlara piyasanın çok allında fiyatlarla mal satıldığım, nakliye faaliyetlerinin aynca kullanılarak gerçek hasılat ve kar'ın ortaklıktan kaçırıldığını, ortaklık faaliyet ve geliri sorulduğunda sadece, sözlü olarak gider ve zarardan bahsedildiğini, yapılacak yargılamada tüm bu hususların kanıtlanacağını, ancak öncelikle kendilerinin varsa ortaklık adma ve hesabına ticari faaliyet ile ortaklık amacına ve etkinliklerine uygun giderleri kanıtlamaları gerekeceğini, gerçekte bu ortaklığın hiç yaşama geçirilmediğini, bir an için geçirildiği kabul edilse dahi ortaklığın eylemsel olarak son bulduğunu, mahkemenin bu durumu: ortaklımın feshinin tespitiyle, aksi halde feshivle haksız duruma son vermesi gerektiğini, kendilerinden ortaklaşa ve zincirleme olarak başlangıç için ... TL tazminat talep ettiklerini, fazlaya ilişkin haklarını saklı tuttuklarını neticeten fiili olarak son bulmuş ortaklığın işbu durumunun saptanmasını, aksi halde haklı nedenlerle feshini, öncelikle ortaklık için konulan sermaye (katta) payının olduğu gibi iadesini, aksi halde ortaklığın tasfiyesini, iade edilecek katkı paylarına kendilerine (diğer ortaklara) ödendiği günden itibaren T.C Merkez Bankasının reeskont işlemlerine uyguladığı avans faiz oranının uygulanmasını, haksız,.özensiz davranan davalıların ortaklığa ve müvekkile verdiği zararlara karşılık olmak üzere şimdilik kaydıyla ... TL tazminatın ortaklaşa ve zincirleme davalılardan alınarak müvekkile verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle: Davacının belirttiği şekilde bir ortaklık sözleşmesi imzalandığını, bu ortaklık sözleşmesince diğer davalı ... nin yetkilisi olduğu şirketin ruhsat sahibi olduğu madenin maden arama imtiyazının, müvekkili ve davacının belirlenen ortaklık paylan karşılığı olan paranın elden ...'ye ödenmesi konusunda anlaştıklarını, müvekkilinin ödemesi gereken payı diğer davalıya ödediğini ve karşılığında da ekte bulunan makbuzları aldığını, ayrıca bu ödemelerin ...'nin Antalya Asayiş Müdürlüğüne verdiği ifade ile sabit olduğunu, dava dilekçesinin gereksiz ayrıntılarla dolu olup, bazı gerçekleri gizlemek için davacının olayları birbirine karıştırdığını, dava konusunun karışık olmayıp basit olduğunu, ortaklık konusu işletmenin davalı ... tarafından yaşama geçirilmiş olduğunu, ancak gerek maden ocağının çevresindeki köylülerin girişimleri sonucu mahkeme karan ile bir süre üretimin durması, gerekse kriz sonucu maliyetlerin artması ve üretilen malın değerinin düşmesi sonucu müvekkilinin ortaklıktan ayrılma kararını diğer ortaklara bildirdiğini, diğer davalının ... tarihli Antalya Asayiş Müdürlüğüne verdiği ifade de müvekkilin ayrılmak istediğini kendisine bildirmesinden yaklaşık bir ay sonra ... ile ortaklık yaptıklarını ve bu ortaklıkta davacının %25 hisse ile ortak olduğunun belirtildiğini, ayrıca müvekkilinin adi ortaklık için vermiş olduğu ... TL bedelli teminat çeki de müvekkil ortaklıktan ayrıldığı için bankadan alınıp yerine yeni ortak ...'a ait çekin bankaya ibraz edildiğini, yeni kurulan ... Şti. nin şirket merkezinin dava konusu ... ... yani ... Köyü ... Mevkii ... olup şirketin kuruluş amacının bu maden ocağının işletilmesi olduğunu, davacı ve ortaklan tarafından maden ocağının bir süre işletildiğini, davacının bizzat maden ocağında çalışmış olduğunu, ancak şirketin büyük ortağı olan ..., ... ve ...'ya ait ... şirketinin mali sıkıntıya girmesi ve şirket aleyhine iflas erteleme karan alınmış olması sebebiyle ... Şti. nin faaliyetlerinin durmuş olduğunu, BK 535/4 maddesi uyarınca ortaklık tarafların anlaşması ile sonlandmlabilir ve bu işlem hiçbir şekil şartına bağlı olmadığını, diğer davalı...'nin ... tarihli ifadesinde; -müvekkilinin ortaklıktan çıkma iradesini kendisine ilettiğini, bu hususu davacıya bildirdiğini onun da kabulü ile ... tarihli dava konusu ortaklığı sona erdirdiklerini ve davacı ile birlikte dava konusu madenin işletilmesi için veni bir ortaklık olan ... Sti. ni kurduklarım- belirttiğini, müvekkilin bu ortaklıktan aynlırken bu ortaklığa sermaye olarak koyduğu ... avro parasını alamadığı gibi bu alacağının ödenmesi için ortaklardan almış olduğu herhangi bir belge bulunmadığını ileri sürerek, ortaklığın BK 535/4 maddesi gereğince ittifakla sona ermesi sebebiyle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... duruşmadaki beyanında: "Benim de ortak olduğum ... Şirketi adına olan kum ocağı arama ruhsatının işletilmesi amacı ile davacı ve ... ile bir araya gelerek bir adi ortaklık kurduk. Bu adi ortaklığın .../... sı bana .../... sa ... ve .../... sı davacı ...'e ait olacaktı. ... bunun karşılığında ... Euro para ödedi. Biz kum ocağını faaliyete geçirdik. Arama ruhsatını İşletme ruhsatına çevirdik ve kum ocağını işletmeye başladık. Bu arada kum ocağını işletilmesi için gerekli makinaların alınması gerekiyordu bunun içinde şirket üzerinden benim ve babam ...'in de şahsi kefilliği ile yaklaşık ... Euro Leasing yöntemi ile kredi çektik ve makinaları aldık. Davacı makinaların alımı ile ilgili tarafımıza herhangi bir ödeme yapmamıştır. Kum ocağı işletilmeye başlandıktan sonra 5-6 aylık müşteri çekleri ile işler çevrilmeye çalışılmasına rağmen sıkıntı yaşanmaya başlandı işletme sermayesi ihtiyacı doğdu. Davalırdan ... ortaklıktan ayrılmak istediğini söyledi. Davacı önce ...'nın hissesini satın almak istediğini söyledi sonra vazgeçti biz bunun üzerine işletmeye devredebileceğimiz şirket aramaya başladık ve o dönemde ... şirketi sahibi ..., ..., ... ... ile konuştuk, onlar işletmeyi yeni bir şirket kurarak devralmayı kabul ettiler. Bunun üzerine ... ismindeki yeni bir şirketi kurduk bu şirkette benim %25, davacının da %25 geri kalan %50 hissede ... oldu. Kum ocağı işletme ruhsatını da yeni kurulan şirkete devrettik. Yönetim de ... geçti. ... da zamanla maddi sıkıntıya düştü ve şu anda da ... ... kum ocağı işletme faaliyitini durdurmuştur demiş, Sorulduğunda: " ...'nın ortaklıktan ayrılması hususunda bir araya gelerek karar verdik. Davacının da bundan haberi vardır. Hatta bir değil birden fazla bir araya gelerek bu hususu konuştuk. Biz ... ya ortaklığa girerken verdiği parayı henüz iade edemedik. Ayrıca çektiğimiz krediyi ödeyemedik. Benim bu konudaki şahsi borcum devam etmektedir makina parkı da haciz yolu ile satılmıştı demi, Sorulduğunda: Davacı %33 hissesinin Leasing kredisi borcunun ödememesi karşılığında %25 e düşürülmesi ve ... ... %25 hisse verilmesi ni kabul etmiştir. Bu konuda yazılı belge vardır. Davacı hem Leasing kredisi borcunu hemde o dönemdeki işletme giderlerini ödememe karşılığında hissesinin düşürülmesini ve %25 ... ... te hisse verilmesini kabul etmiştir" demiştir.
Davacı ... duruşmadaki beyanında: "...'yi komşum olması nedeniyle tanıyordum. Kendisi bizim paramız olduğunu bildiği için ve babasının ... ... olduğunu söyleyerek bir ortaklık kurma teklifinde bulundu. Bu ortaklık ... ın ortağı olduğu şirket adına olan kum ocağı ruhsatının ortaklığa devredilmesinden sonra kum ocağı işletme amacı ile kurulacaktı. ortaklığın .../... hissesi bana, .../... hissesi ...'ya .../... hissesi de ... ye ait olacaktı ben bu ortaklık karşılığında ... Euro, daha doğrusu hisse başına ... Euro ödenecekti. Dolayısıyla benim hisseme ... Euro düşüyordu. Ben paranın hepsini ...ye verdim. Bildiğim kadarı ile ... da kendi hissesine düşen ... Euroyu verdi. Ancak şirket üzerine olan kum ocağı ruhsatının devri uzamaya başladı. ... bize işlerin uzadığını, hatta şirket üzerindeki ruhsatının devrinin sorun çıkaracağını söylüyordu. Biz bu şekilde aylarca bekledik. Sonra kum ocağı işletilmeye başlandı ancak kum ocağını şirket işletiyordu bizim adi ortaklığa kum ocağı devredilmedi. bizim adi ortaklık hiçbir faaliyette bulunmadı kum ocağını da hiçbir şekilde işletmedi. Ben bu işlerin uzaması üzerine olayların üzerine gitmeye başlayınca beni içeriye dahi almamaya başladılar bir süre sonra ... nın ortaklıktan ayrıldığını söyledi. Ben ...'nan nasıl ayrıldığını bilemiyorum bu konuda bizim aldığımız bir karar yoktu demiş, davacı vekilinin talebi üzerine sorulduğunda: ... ayrıca başka bir şirket kurarak kum ocağından çıkacak malzemenin pazarlanması işini yapabileceğimizi ve burdan da para kazanacağımızı söyledi ben bunun üzerine kendisine ... TL daha para verdim, demiş, sorulduğunda: Benim adi ortaklıktaki payımın veya koyduğum sermayenin bu şirkete aktarılması söz konusu değildir zira ben ... Euro adi ortaklığa para verdim kurulan şirket sadece ... Tl sermaye ile kurulmuştur demiş, davalı vekilinin talebi üzerine sorulduğunda: Ben kurulan şirketin kum ocağı ruhsatını devraldığını ve faaliyet alanının kum ocağı işletmesi olup olmadığını bilmiyorum. Zira, ben bu şirketin kurulması aşamasında da dışarıda idim çok fazla malumatım yok, ben sadece para koydum karşılığında hiçbir şey alamadım. Ben bu şirketin faaliyet alanın pazarlama olduğunu biliyorum ayrıca ... bana buradan iyi para kazanırız sonrada ruhsatını devrederiz dedi" demiştir.
Davalı ... duruşmadaki beyanında:" Ben davacı ve ... ile birlikte kum ocağı işetmek üzere adi ortaklığa girdik. .../... hisse karşılığında ... Euroyu ödedim. Adi ortaklık kurulduktan sonra kum ocağının işletilmesi için tesis kurmak gerekiyordu ancak kum ocağının ruhsatı ...nin ortağı olduğu şirket adınaydı bu nedenle kum ocağı tesisindeki makineler Lesing yöntemi ile yaklaşık ... Euroya alındı. Ruhsat şirket adına olmasına rağmen biz adi ortaklık olarak kum ocağını işletmeye başladık Kum ocağı aylık ... ... ton yaklaşık üretim yapmak üzere kurulmuştu. Ancak yapılan harcamalar peşin yapılmasına rağmen mallar 5-6 ay vade ile satılıyordu dolayısı ile tesisin işletilmesi konusunda sıkıntı yaşanmaya başlandı sermaye gerekiyordu bu nedenle oturup konuştuk kimse sermaye koymaya yanaşmadı önce tesisin satılması hususunda bir görüş ortaya çıktı iyi bir firma talip oldu ancak ... ben ... Euro daha vereyim sıkıntıyı giderelim tesise .../... daha hisse alayım tesisi çalıştıralım bu tesis iyi para kazanacak satmayalım dedi birkaç ay sonra daha tesisi işletmeye devam ettik sonra vazgeçtim dedi bende bunun üzerine leising borcunu ödemem diye söyledim. Bana o zaman sen ortaklıktan ayrıl dediler. Bende bunun üzerine ortaklıkdan ayrıldım dolayısı ile benim ortaklıktan ayrılmama diğer iki ortak birlikte karar verdiler. Benim ortaklıktan ayrılmama muvafakat ettiler. Verdiğim parayı da geri alamadım. Daha sonra bunlar ayrı bir şirket kurup kum ocağını o şirkete devretmişler daha sonra da ... isimli bir şirketle ortaklık kurmuşlar ... da maddi sıkıntı nedeniyle işleri bozulunca bu şirkete de sirayet etti bu şekilde işler bozuldu demiş, sorulduğunda: Ben ... şirketi kurulduğunda adi ortaklıkta yoktum o yüzden benim bu şirkette hissem yoktur beni bu şirket kurulurken çağırmadılar hissem olsaydı çağırırlardı demiş, davalı vekilinin talebi üzerine sorulduğunda: Leising Sözleşmesi ...'nin şirketi üzerinden yapılmış ve kum ocağı tesisi bu şekilde kurulmuştur. Ancak borçlar adi ortaklıktaki hisseler oranında ödenecektir" demiştir.
TANIK ... BEYANINDA:"Ben davalı ...'yi kendisinin babası ... ... ... olması nedeniyle tanıyordum, kendisi kardeşlerime gelmiş ve ... köyündeki taş ocağını (...) işletmek için destek istemiş ve kardeşlerim talebini kabul etmişler, biz taş ocağının ...'ye ait olduğunu biliyorduk, bunun üzerine şirket kurulmasına karar verildi, bizim daha önceden ne ...'den ne de ...'dan haberimiz yoktu, kendi aralarındaki ticaretten ya da ortaklıktan da haberimiz yoktu, hatta ... ismini şu an sizden duyuyorum, şirketin kurulma aşamasında ... ...'ye maden ocağı nedeniyle vermiş olduğu paradan bahsetti, bunlar altlı üstlü komuşularmış haricen ... Euro, ... Euro gibi paralar geçti ancak bizim şirkete giren herhangi bir para yoktur, bunun üzerine kendisi şirkete %25 hisse ile ortak edildi, şöyle ki; aslında bunlar tesisi kurmuşlardı, tesis çalışır vaziyetteydi, ancak işletmede maddi sıkıntıya girmişler, su problemi yaşanıyordu, şöyle ki; madenin çalıştırılması için hatırladığım kadarıyla saate ... ton/1 saat gerekiyordu ve suyun deşarj edilmesi problemi vardı, yine bizim haberimiz yoktu, köylülerin de madenin çalıştırılmaması yönünde girişimleri olmuş, aslında ... zarar edilecek bir işe kardeşlerimi ikna etmiş, kardeşlerimle birlikte çalıştığımız için ben de mecburen ortaklığı onaylamak zorunda kaldım, sonra madenin çalıştırılması maliyetli olduğu için çalıştıramadık, zarar ettik, ... şirketinin çekleri yazılmaya başlandı, hacizler geldi, hep beraber battık, makinalar da icradan satıldı, zaten ruhsat uyarınca maden çıkarmaya devam etmezseniz ruhsat da bir süre sonra iptal ediliyor, biz ... ... olarak bu madene yaklaşık ... TL para yatırdık, hem paramız hem itibarımız gitti, şirketin kuruluşundaki ... TL'lik ana sermaye sadece ticari kayıtlarda gösterilen rakam olup biz leasing borçları dahil olmak üzere dediğim gibi yaklaşık ... TL para harcadık anladığım kadarıyla başlangıçta ...'ın hiç parası yokmuş, ...'i de şirketin kurulması aşamasında öğrendik ve şirkete ortak ettik, ... daha sonraki masraflara katılmadı, ... şirketi olarak yapılması gereken tüm masrafları ... olarak biz karşıladık, dediğim gibi şirket kurulurken ... herhangi bir para vermedi, ...'a vermiş olduğu paraya binaen kendisini şirkete ortak ettik. ... şirketin ticari defterlerinin nerede olduğunu bilmiyorum" demiştir.
TANIK ... BEYANINDA:"Ben ...'i tanımıyorum, hiç de görmedim, biz ... ... inşaat malzeme işinde birlikte çalışırız, ... Şti isminde bir şirketimiz vardı, ... daha önceden ağabeyim ...'yı tanıyormuş, kardeşim ... ile birlikteyken bize geldi, maden ocağı işinde ortak olmamazı istedi, bizimle konuşurken maden ocağının ortak olduğunu söyledi, sadece ...'den bahsetti, ... köyündeki kum-çakıl ocağını işletmek üzere ... şirketini kurduk, ... daha önce ... ile ortak olduğunu söyledi bunun üzerine şirketin %50'si bizim %50'si de onların oldu, %25'i ...'a %25'i de ...'e verildi, ...'yı hiç bilmiyorum, tanımıyorum, şirket kurulurken ne ... ne de ... şirkete para koymadılar, yatırım için biz yaklaşık ...-... ... TL para koyduk, biz şirketi kurduğumuzda maden ocağı işlemeye başlatılmıştı, ancak başaramıyorlardı, bize madenin karlı olduğu ancak ortağa ihtiyaçları olduğunu ... söyledi ve ikna etti, biz de karlı bir işe girdiğimizi düşünürek ... ile kabul ettik, ağabeyim ... da onaylayınca bu iş başladı, 3-5 ay ancak sürdü, ocak verimli değilmiş, bu yüzden zarar ettik, ... şirketi çeklerini ödeyemez hale geldi, haciz geldi, kum-çakıl ocağındaki makinelere alet - edevata haciz geldi, ... aslında bizi kandırmış gibi birşey oldu, biz de yeteri kadar araştırmadan bu işe girmişiz, önceden de bu iş koluyla ilgili bir bilgimiz yoktu, ...'i ben hiç görmedim, şirkete hiçbir parası da girmedi, ancak dediğim gibi ... ile ... alet edavatı almışlar gerekli izinleri ruhsatları almışlar, bunlarla ilgili harcamalar yapmışlar ancak madenin verimsiz olduğunu görünce tabiri caizse maden ocağını birine kakalamaya çalışmışlar, adeta bizi enayi yerine koydular, geri kalan leasing borçlarını aslında biz elden ...'a verdik, o da güya ödedi, ödeyip ödemediğini de bilmiyoruz yani dediğim gibi haricen bu işletmeyi devam ettirebilmek için o zamanın parasıyla ... TL'ye yakın paramız gitti, ancak battık. ... şirketin ticari defterlerinin nerede olduğunu bilmiyorum" demiştir.
TANIK ... BEYANINDA:"Ben ... Şti' nin ve ... Şti' nin muhasebeciliğini yapmaya başladığımda her iki şirkette benden önce kurulmuş idi. Davacı ...' i hiç görmedim, tanımadım. Yine davalılar ... ve ...'yı da tanımıyorum. Ben sadece ... şirketinin sahipleri ..., ... ve ...' yı tanırım. ... daha sonra kurulan bir şirkettir. ... fiilen en fazla 1 yıl kadar aktif kaldı. Ortakların kendi aralarında resmi olmayan alışverişleri bilemiyoruz. Ancak şirket adına kayıtlı banka hesaplarına yada makbuz vs. İle belgelenmiş ödemeleri biz defterlere zaten işliyoruz. ...'in ... şirketinin faaliyeti sırasında para koyup koymadığını bilmiyoruz. ... şirketinin yetkilileri bana ... şirketi için vermiş oldukları teminat çeklerinin ödenememiş olması nedeniyle ... firmasının zor durumda kaldığını daha sonra iflas erteleme aşamasına geldiğini bildirdiler. ... iflas sürecine kadar ben muhasebecileriydim. Zaten bu firmaya tasfiye memuru atandıktan sonra da bizim yetkimiz de sona erdi. Şuan kayıtları ayrıntılı bir şeklide hatırlayamıyorum. ... şirketi kurulurken herkezin taahhüt ettiği parayı ödedimi bilmiyorum. Bu %25 hissenin davacıya verildiği tarihte ben şirket muhasebecisi değildim. Dolayısıyla kendi aralarındaki alışverişleri bilemiyorum. Ticari kayıtların incelendiğinde ortakların taahhüt ettikleri sermaye borcunu ödeyip ödemedikleri, ne şekilde ödedikleri belirlenebilir" demiştir.
Maden mühendisi ... ..., ..., mali müşavir ... tarafından düzenlenen ... tarihli bilirkişi raporunda özetle:
- Davacı öncelikle ortaklık için konulan sermaye (katkı) payının olduğu gibi iadesini, aksi halde ortaklığın tasfiyesini istemesine rağmen hayata geçirilmiş bir ortaklıktan söz etmeyi gerektirecek hiçbir delil bulunmamaktadır. Ortaklığına herhangi bir malvarlığı da bulunmamaktadır. Her ne kadar ortaklık sözleşmesinde maden ocağının tüm ekipmanlarının % 25'ine davacı ...'in ortak olduğundan söz edilmesine ve ortak olmadığı malvarlığının açıkça belirtilmesine rağmen daha sonradan Leasing ile alman tüm ekipmanlar ... ŞTİ. adına alınmış ve bu şirketin malvarlığındadır. Bu nedenle malvarlığından söz edilemez.
Ortaklığın borç altına girmesi ise ortaklığı temsile yetkili kişilerin imzalanyla olması gerekir. Davaya dayanak teşkil eden Ortaklık Sözleşmesinde ise ortaklığın temsili düzenlenmemiştir. Buna göre özden organ ilkesi gereği tüm ortaklan yönetici ve temsilci konumundadır (TBK m.625). Buna göre davacının imza veya onayı olmadan ortaklığın borç altına girmesi mümkün görünmektedir. Oysa dava dosyasından bu hususta ne bir iddia ne de bir delil bulunmaktadır.
Dolayısıyla haklı sebeple feshe konu olan adi ortaklığın tasfiye edilecek bir malvarlığı bulunmamaktadır.
2)Dava konusu adi ortaklığın tasfiye konusu olacak herhangi bir malvarlığı bulunmadığına göre ortada sadece davacı tarafından davalı ...'ye ödenen meblağlar bulunmaktadır. Dava dilekçesinde davacı ... ... Avro ödediğin ileri sürmesine rağmen bunun ... ... Avrosunu ancak belgelendirebilmiştir.
Dolayısıyla davacının ancak ... ... Avro ödeme yaptığını ispat edebildiğinin kabulü gerekir.
3)Ortaklık Sözleşmesinin tarafları davacı ile diğer iki davalıdır. Buna göre haklı sebeple feshi söz konusu olan ortaklığın herhangi bir malvarlığı olmadığına göre iade edilecek bir tasfiye payının olmayacağı akla gelirse de bu düşünce tarzı yanlıştır. Zira,
Davacı ile davalı ... adi ortaklık için ödediği bütün meblağları davalı ...'a yapmışlardır. Her ne kadar davacının leasing sözleşmelerine ilişkin ödemelere katılmadığı iler sürülmesine rağmen söz konusu mallar, ...-... ... adına değil ... ŞTİ. adına alındığından dolayı davacının ortak olmadığı bir şirket için alınan mallar için bir ödeme yapması düşünülemez. Dolayısıyla ortaklık için herhangi bir şey alınmadığına göre bu meblağlar ... uhdesinde kalmıştır.
Davalı ...'ın davacı ve diğer davalıdan bir farkı bulunmaktadır ki, o da dava konusu sözleşme ile kurulan adi ortaklığın işletmeyi planladığı maden ocağının ruhsatının sahibi ... ŞTt.nin müdürü olmasıdır. Bu nedenle davalı ..., ruhsatın dava konusu adi ortaklık tarafından işletilmesini sağlamayı, adi ortaklık sözleşmesiyle üstlenmiştir. Davalı ...'ın bu davranışı üçüncü kişinin fiilini taahhüt olarak nitelendirilmelidir. Ancak davalı ... bu taahhüdünü yerine getirmediğinden dolayı TBK m. 128/1 gereği davacının zararını gidermekle yükümlüdür.
Ortaklık hayata geçirilemediği için davalı ..., en azından sebepsiz zenginleşme hükümleri gereğince de kendisine yapılan ödemeleri iade etmekle yükümlüdür (TBK m.77 vd.).
... ŞTİ. nin ana sözleşmesi incelendiğinde ... ... ... ile işletme devri, malvarlığı devri, malvarlığının sermaye olarak konulması adi ortaklığının ticaret şirketine dönüşmesi gibi herhangi bir bağlantısı olmadığı, amacının ve faaliyet konusunun farklı olduğu, kaldı ki adi ortaklığın herhangi bir malvarlığına sahip olduğuna dair bir delil ve iddia da bulunmamaktadır. Bu nedenle davacı tarafından yapılan ödemelerin tamamının davalı ...'ta kaldığı sonucuna varılmaktadır.
Dolayısıyla davacı tarafından ödendiği ispat edilen ... Avronun tamamından sorumlu olan kişinin davalı ... olduğu kanaati oluşmaktadır.
4)Faiz talebi bakımından davalıların ve özellikle dava konusu ödemeleri iade ile yükümlü olan ...'ın temerrüde düşürüldüğüne dair herhangi bir ihtarname çekildiği tespit edilemediğinden dolayı davacının alacağı miktar üzerinden dava tarihinden itibaren 3095 sayılı kanun uyarınca ticari işlere uygulanması gerekmektedir.
Yukarıda arz ve izah edilen gerekçelerle aşağıdaki sonuçlara varılmıştır.
Dolayısıyla ortada yazılı geçerli bir adi ortaklık sözleşmesi bulunmasına rağmen bunun üzerinden hiçbir hukuki işlemin yapılmadığı, kurulduğu anda bile bir üçüncü kişi olan ... ŞTÎ.ye ait bir ruhsatın işletilmesinden söz edilmesi ve üçüncü kişiye borç yüklenmesinin mümkün olmaması (TBK m. 129), ayrıca söz konusu ruhsatın halihazırda diğer bir üçüncü kişi olan ... ŞTÎ.ye devredilmiş olması nedeniyle halihazırda da hayata geçirilmesi mümkün olmadığından dolayı fesh talebinin haklı gerekçelere dayandığı,
Haklı sebeple feshe konu olan adi ortaklığın tasfiye edilecek bir malvarlığı bulunmadığı,
Davacının ancak ... ... Avro ödeme yaptığım ispat edebildiği,
Davacı tarafından ödendiği ispat edilen ... Avronun tamamından sorumlu olan kişinin davalı ... olduğu, diğer davalı bakımından herhangi bir yükümlülüğün doğmadığı,
Daha önce temerrüde düşürüldüğüne dair herhangi bir ihtarname çekildiği tespit edilemediğinden dolayı davacının alacağı miktar üzerinden dava tarihinden itibaren 3095 sayılı kanım uyarınca ticari işlere uygulanması gerektiği sonuç ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
Bilirkişi heyetinin ... tarihli 1.ek raporunda özetle:
Dolayısıyla ortada yazılı geçerli bir adi ortaklık sözleşmesi bulunmasına rağmen bunun üzerinden hiçbir hukuki işlemin yapılmadığı, kurulduğu anda bile bir üçüncü kişi olan ... ŞTl.ye ait bir ruhsatın işletilmesinden söz edilmesi ve üçüncü kişiye borç yüklenmesinin mümkün olmaması (TBK m. 129), ayrıca söz konusu ruhsatın halihazırda diğer bir üçüncü kişi olan ... ŞTİ.ye devredilmiş olması nedeniyle halihazırda da hayata geçirilmesi mümkün olmadığından dolayı fesh talebinin haklı gerekçelere dayandığı,
Haklı sebeple feshe konu olan adi ortaklığın tasfiye edilecek bir malvarlığı bulunmadığı,
Davacının ancak ... ... Avro ödeme yaptığını ispat edebildiği,
Davacı tarafından ödendiği ispat edilen ... Avronun tamamından sorumlu olan kişinin davalı ... olduğu, diğer davalı bakımından herhangi bir yükümlülüğün doğmadığı,
Daha önce temerrüde düşürüldüğüne dair herhangi bir ihtarname çekildiği tespit edilemediğinden dolayı davacının alacağı miktar üzerinden dava tarihinden itibaren 3095 sayılı kanun uyarınca ticari işlere uygulanması gerektiği,
İlgili ... Şti.nin ticari defterlerinde, ortaklığın devam ettiği ... - ... tarihleri arasında dava konusu olan maden ocağı ile ilgili yapılan yatırım ve maliyetler toplamının ...-TL. olduğu sonuç ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
Bilirkişi heyetinin ... tarihli 2.ek raporunda özetle:
İlgili ... Şti.nin ticari defterlerinde, ortaklığın devam ettiği ... - ... tarihleri arasında dava konusu olan maden ocağı ile ilgili yapılan yatırım ve maliyetler toplamının ...-TL. ...-EURO olduğu sonuç ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
Mahkememizce .../... Esas sayılı dosyada yapılan yargılama sonunda;
"Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde davacının iddiası ... tarihinde adi ortaklık kurulduktan sonra bu ortaklıktan bağımsız iki ayrı sözleşme yapılması bu sözleşmeler ile ; ... Şti'nin personelin kullandığı nakliye araçları dışındaki diğer tüm ekipmanların mülkiyetine %25 hisse ile davacı tarafça ortak olunması ve adi ortaklıktan bağımsız ... şirketinin kurulması olmakla, ... tarihli adi ortaklığın geçersizliğinin tespiti ile yatırılan sermayenin iadesi, bu olmadığı takdirde adi ortaklığın feshi ve tasfiyesine ilişkindir.
Davalı ise adi ortaklık hissesinin kurulan ... Şti'ye aktarıldığına ilişkin savunmada bulunmuştur.
Bilirkişi raporları ve tarafların beyanları ve sunulan adi ortaklık sözleşmesi nazara alındığında; taraflarca kurulan dava konusu adi ortaklığın '' ... Köyünde bulunan ... Şti.'ye ait maden arama sahasına kum ve çakıl ocağı işletmesi yapılması ve işletilmesi'' işine ilişkin olduğu, adi şirketin faaliyet alanı ve konusunun münhasıran bu yer ve faaliyet kolu ile sınırlı olduğu anlaşılmaktadır. Yine adi ortaklığının fiilen faaliyete geçmediği de tüm kayıtlar ve raporlar uyarınca sabittir.
Adi ortaklık fiilen faaliyete geçmediğinden maden ocağının işletilmesine ilişkin işlerin ... ŞTİ . adına yapıldığı, maden ruhsatının ... Şti'ye geçtiği tarihten itibaren ise bu şirket adına devam ettiği görülmüştür.
Taraflar arasında yapılan sözleşmeler nazara alındığında ... tarihinde adi ortaklığın davacı ve davalılar ... ve ... arasında yukarıda izah edilen konuda kurulduğu, ... de davacının, ... Şti.'nin adi ortaklığın konusunu teşkil eden maden ruhsatına ilişkin alanlardaki ekipmanlarına %25 hisse ile ortak olduğu, davacının bu ortaklık için ayrıca ... Euro ödeme yaptığını iddia ettiği, ancak buna ilişkin ödeme belgesi bulunmadığı, davalıların da bu hususu kabul etmediği ve adi ortaklık kurulduğu tarihten itibaren, madenin adi ortaklık yerine ... Şti tarafından işletilmesine yönelik işlemler yapıldığı, maden ruhsatına ilişkin iptal davası ve yaşanan ekonomik zorluklar nedeniyle ortaklardan ...'in ortaklıktan ayrıldığı, davacının ... şirketi ekipmanlarına %25 hisse ile ortak olduktan iki ay kadar sonra ... de ... Şti'nin kurulduğu, ortaklarının ise Ticaret Sicil Müdürlüğü kayıtlarından anlaşıldığı üzere; davacı, davalı ... ve dava dışı ... ... olduğu, kuruluştan 2 ay kadar sonra münhasıran adi ortaklığın konusunu oluşturan maden işletme ruhsatının ... tarihinde ... Şti'den , davacının da ortağı olduğu ... Şti'ye devredildiği, eldeki davanın ise dava konusu madene ilişkin Antalya ... İdare Mahkemesinin ruhsat iptalinin reddi kararının davacı ve ortağı olduğu ... Şirketi aleyhine ruhsatının iptali yönünde bozulmasının ardından karar düzeltme süreci içindeyken ... tarihinde açıldığı, Danıştay ... Dairesinin ... tarihli ve .../... E. .../... K. Sayılı ilamı ile karar düzeltme isteminin reddedildiği anlaşılmaktadır.
Yukarıda ayrıntısı ile anlatılan olayların kronolojik sıralaması, tanık olarak dinlenen ... ve ...'nın beyanları ile birlikte değerlendirildiğinde hayatın olağan akışına göre davacının ... Euro yatırdığını iddia ettiği ve konusunu ... Köyünde maden arama faaliyetiyle sınırladığı adi ortaklık bulunmasına rağmen 3. kişileri ortaklığa dahil edecek şekilde ayrı bir şirket kurup, maden ruhsatının bu şirkete devredilmesini kabul etmesi veya bu devre sessiz kalması basiretli davranması gereken bir tacir olarak kendisinden beklenemez. Adi ortaklıkta daha fazla hissesi varken ... Şti.'yi kurup madencilik ruhsatını bu şirkete aktarmak suretiyle bir bakıma adi ortaklığın içini boşaltması ve buna ruhsat devrinin yapıldığı tarihten dava tarihine kadar sessiz kalması mümkün değildir. Olayların gelişimi, tanık beyanları ve tüm dosya kapsamı nazara alındığında Mahkememizce davacının adi ortaklıktaki hissesine karşılık ... Şti.ye ortak olduğu kanaatine varıldığından tasfiye alacağı bulunmadığı kabul edilmiştir.
Adi ortaklık yönünden yağılan değerlendirmede şirketin kurulduğu ve varlığını kağıt üzerinde de olsa sürdürdüğü dönemde yürürlükte olan 818 sayılı BK 520. Madde uyarınca ''Şirket bir akittir ki onunla iki veya ziyade kimseler, saylerini ve mallarını müşterek bir gayeye erişmek için birleştirmeği iltizam ederler.'' aynı yasa 535/4 madde uyarınca adi şiketin sona erme nedenlerinden bir de ''Bütün şeriklerin ittifak etmesi'' olarak düzenlenmiştir.
Somut olayda adi ortaklığın fiilen faaliyete geçmediği ve mahkememizce taraflardan davalı ...'in adi ortaklıktan ayrıldığı, davacı ve davalı ...'ın ise hisselerini adi ortaklıktan ... Şti.ye aktardıkları kabul edildiğinden, 818 sayılı yasa 535/4 uyarınca ortaklığın ittifakla sona ermiş olduğu kabul edilmekle bu yönden de sübut bulmayan davanın reddine dair aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur." gerekçesi ile verilen karara karşı,
Davacı ile davalı ... vekilleri tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş, Antalya BAM ... Hukuk Dairesinin ... gün ve .../... E - .../... K sayılı ilamı ile istinaf taleplerinin reddine karar verilmiş ise de;
Antalya Bölge Adliye Mahkemesi ... H.D. kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle;
Yargıtay ... HD'nin ... tarih ve .../... Esas, .../... Karar sayılı Yargıtay ilamı ile; ".... Somut olayda; davacı ve davalılar arasında imzalanan "Ortaklık Sözleşmesi" başlıklı sözleşmede sözleşmenin konusu; ..., ..., ... köyünde bulunan, ... numaralı, sahibi ... şirketi olan maden arama ruhsat sahasına kum ve çakıl ocağı yapılması ve işletilmesi işi olarak tanımlanmış, sözleşmenin "genel şartlar" kısmında orlaklığın oluşması için davalı ...'a diğer davalı ...'in .../... hisseye karşılık ... Euro , davacının .../... hisseye karşılık ... Euro elden ödeme yapacakları belirtilmiştir. Sözleşmenin "özel şartlar" kısmının 1. maddesinde " Ocak kurulması aşamasındaki ve işletilmesi süresindeki ortaklıkça karşılanacaktır.", 2. maddesinde " İşletmenin tüm gider ve gelirleri ayrı bir cari hesapta takip edilecek ve 3'er aylık ay bazında raporlar hazırlanıp, ortakları sunulacaktır. Daha sonraki gider ve gelir için alınacak kararlar 3'er aylık toplantılarda yazı altına alınıp konsensus sağlandığı takdirde uygulamaya koyulacaktır.", 3. maddesinde " ... ve ... yapılan iş bu ortaklık mukavelesinde yanlıca ... Şti. ne ait ocak işletmesine ortaklardır. Bunun dışında adı geçen şirketin diğer hiçbir işine ortak değillerdir." hükümlerine yer verilmiş, taraflarca imzalanmış olup tarafları bağlayıcıdır.
10. Davacı tarafından yukarıda bahsi geçen ortaklık sözleşmesi kapsamında davalı ...'a ... Euro ödeme yapıldığı ileri sürülmüş, ... Euro bakımından ödeme belgeleri sunulduğu gibi davalı ... tarafından da ikrar edilmiştir.
11. Taraflar arasında ortaklığın ittifakla sona erdirildiğine dair yazılı delil sunulmamış, adi ortaklığın yeni kurulacak bir şirketle sona ereceği yahut yeni bir şirket kurulana kadar geçerli olacağına dair hükme de adi ortaklık sözleşmesinde yer verilmemiş, davacı ile davalı ... arasında imzalanan "Anlaşma" başlıklı ... tarihli sözleşmede ve ... şirketinin kuruluşuna dair belgelerde taraflar arasındaki adi ortaklık sözleşmesine atıfta bulunulmamış, davacı tarafından adi ortaklık payına karşılık ... tarihli sözleşmenin imzalandığı yahut yeni kurulan ... şirketine ortak olunduğu savunmalarına yönelik yazılı delil ibraz edilmemiştir. Yine davalı ..., adi ortaklıktan tarafların oybirliği neticesinde ayrıldığını ispat edememiştir.
O halde İlk Derece Mahkemesince; davacının talebinin adi ortaklığın fesih ve tasfiyesine ilişkin olduğu ve ... Euro sermaye getirdiği dikkate alınarak tasfiye hükümlerinin uygulanması ve hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken; eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme ile ortaklığın ittifakla son bulduğu ve davacının ortakları da adi ortaklık ile aynı olmayan ... şirketine ortak olduğu ve ortaklık payının bu şirketteki ortaklığa aktarıldığı gerekçesiyle yazılı şekilde karar verilmiş olması doğru görülmemiş,
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 373/1 maddesi uyarınca ortadan kaldırılmasına, İlk Derece Mahkemesi kararının aynı Kanun'un 371. maddesi uyarınca davacı yararına bozulmasına..." gerekçesi ile bozulmuş ise de;
Mahkememizce, .../... Esas - .../... Karar sayılı ... tarihli kararının usul ve yasaya uygun olduğu vicdani kanaatine varıldığından, bu kararın gerekçesine bağlı kalınarak aşağıdaki şekilde direnme kararı verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Mahkememizin .../... Esas - .../... Karar sayılı ... tarihli kararında DİRENİLMESİNE,
2-Davanın REDDİNE,
3-Alınması gerekli ... TL harcın, peşin ve tamamlama harcı olarak alınan ... TL harçtan mahsubu ile artan ... TL'nin istemi halinde davacıya iadesine
4-Davalı tarafından yapılan ... TL yargılama giderlerinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
6-A.A.Ü.T. uyarınca hesaplanan ... TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
7-Sarf edilmeyen gider avansının HMK 333.maddesi uyarınca davacıya iadesine
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde TEMYİZ yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, anlatıldı.07/10/2025
Başkan ...
e-imza
Üye ...
e-imza
Üye ...
e-imza
Katip ...
e-imza
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.