mahkeme 2024/337 E. 2024/368 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2024/337
2024/368
20 Mayıs 2024
T.C.
ANTALYA
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/337 Esas
KARAR NO : 2024/368
DAVA : Kayyımlık (Ticari Şirkete Kayyım Atanması)
DAVA TARİHİ : 06/05/2024
KARAR TARİHİ : 20/05/2024
Mahkememizde görülmekte olan Kayyımlık (Ticari Şirkete Kayyım Atanması) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Yönetim, ticari ve idari işleri için kayyım atanmasını talep ettikleri ... A.Ş.'nin müvekkili ... ile diğer ortak ... tarafından ... tarihinde tescil edildiğini, her iki hissedarın da işbu şirkette %50 hisse ile ortaklı olduğunu, tescil edilen şirketin esas sözleşmesinde her iki ortağın da yönetim kurulu üyesi olarak seçildiklerini, şirket esas sözleşmesinin temsile ve yönetime ilişkin hükümlerin bulunduğu 7. ve 9. bölümde müvekkili ... 'un temsile yetkili kişi olarak seçildiğini ve temsil süresinin 3 yıl olduğunun belirtildiğini, 3 yıllık temsil yetkisinin ... tarihi itibari ile sona erdiğini, şirketin yönetiminde 5 aya yakın bir süredir boşluk bulunduğunu, şirketle ilgili maaş ödemeleri, borç ödemeleri, bankacılık hizmetlerinin kullanılması vb. tüm idari ve ticari işlerin müvekkili tarafından yerine getirilemediğini, diğer hissedarın müvekkile karşı duyduğu öfke ve yersiz güvensizliği nedeniyle şirket içinde ortak karar almanın imsansız hale eldiğini, hissedar ... tarafından; ''... A.Ş. İsimli şirketin feshi ve şirket ortaklığından ayrılma'' talebiyle dava ikame edildiğini, Antalya ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasında derdest olduğunu, yine hissedar ... tarafından; ''... A.Ş. Yetkilisi müvekkil ...'un azli için başkaca bir dava ikame edildiğini, iş bu dosyanın Antalya ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasında yargılaması yapıldığını ve davanın reddine dair hüküm kurulduğunu, şirket hissedarları arasında husumet bulunduğunu, şirketin kuruluşundan bu yana, şirketle ilgili tüm iş ve işlemlerin müvekkili ... tarafından eksiksiz olarak yerine getirildiğini, sonuç olarak öncelikle; dava sonuçlanana kadar şirketin olağan iş ve işlemlerine , ticari hayatına devam edebilmesi adına ihtiyati tedbir kararı verilerek, müvekkili ...'un şirketi idare ve temsili için atanmasını, mahkemece gerekli görülmesi halinde müvekkili denetlemek adına bağımsız bir kayyım atanmasını, mahkeme aksi kanaatte ise şirketi temsil ve idare için bağımsız ve tarafsız bir kayyımın atanmasına karar verilmesini, davanın kabulü ile müvekkilinin, şirketi idare ve temsili için atanmasını, gerekirse müvekkili denetlemek adına bağımsız bir kayyım atanmasını, iş bu talebin yerinde görülmemesi ve mahkemenin aksi kanaatte olması halinde, şirketi temsil ve idare için tarafsız bir kayyımın atanmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Antalya Ticaret Sicil Müdürlüğü'nden ... A.Ş'nin ticari kayıtları celp edilmiş, tetkikinden; şirketin ... tarihinde sicili tescil edldiği, davacının ... tarihinden ... tarihine kadar şirketi münferiden temsile yetkili olduğu, daha sonra şirket genel kurulunca alınmış bir karar bulunmadığı belirlenmiştir.
Antalya ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası UYAP sistemin temin edilmiş, tetkikinden; davacı ... tarafından davalı ... aleyhine şirket ortağı ve yöneticisinin yönetim ve temsil yetkisinin haklı sebeple kaldırılması talebiyle dava açıldığı, davanın reddine dair verilen ... K sayılı ... tarihli kararın istinaf aşamasında olduğu,
Antalya ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası UYAP sistemin temin edilmiş, tetkikinden; davacı ... tarafından ... A.Ş aleyhine açılan davada TTK 531.maddesi uyarınca şirketin haklı nedenle feshinin talep edildiği, davanın derdest olduğu görülmüştür.
TMK nun 427. Maddesinde " Bir tüzel kişilik gerekli organlardan yoksun kalmış ve yönetim başka yoldan sağlanamamış" ise yönetim kayyımı atanabileceği hüküm altına alınmıştır. Gerekli organın mevcut olmaması ile kastedilen bu organın gerçekten bulunma- masıdır. Yönetim kurulunun süresi sona ermiş olmasına rağmen, yeni bir yönetim kurulunun seçil(e)memiş olması veya yönetim kurulu üyelerinin istifaları ile kurulun boşaldığı ve yerlerini doldurma imkânının bulunmadığı hâllerde yönetim organının mevcut olmadığı kabul edilmelidir. Yine 6102 sayılı TTK'nın anonim şirketlere ilişkin hükümleri değerlendirildiğinde de; yönetim kurulu üyelerinin kötü yönetim yada başka bir haklı sebeple mahkeme kararı ile geçici yada nihai olarak görevden alınmaları ve dolayısı ile yerlerine tedbiren kayyım atanmasına cevaz veren bir düzenleme mevcut olmayıp ancak organ eksikliği nedeni ile TTK 530/2.maddesi uyarınca tedbiren kayyım atanmasının mümkün olduğu anlaşılmaktadır.
Nitekim TTK Madde 410 :
(1) Genel kurul, süresi dolmuş olsa bile, yönetim kurulu tarafından toplantıya çağrılabilir. Tasfiye memurları da, görevleri ile ilgili konular için, genel kurulu toplantıya çağırabilirler.
(2) Yönetim kurulunun, devamlı olarak toplanamaması, toplantı nisabının oluşmasına imkân bulunmaması veya mevcut olmaması durumlarında, mahkemenin izniyle, tek bir pay sahibi genel kurulu toplantıya çağırabilir. Mahkemenin kararı kesindir.
Şeklinde düzenlenmiş olup, somut olayda süresi dolmuş olan davacının, şirket genel kurulunu toplantıya çağırma yetkisi vardır.
Yine TTK Madde 409:
(1) Genel kurullar olağan ve olağanüstü toplanır. Olağan toplantı her faaliyet dönemi sonundan itibaren üç ay içinde yapılır. Bu toplantılarda, organların seçimine, finansal tablolara, yönetim kurulunun yıllık raporuna, kârın kullanım şekline, dağıtılacak kâr ve kazanç paylarının oranlarının belirlenmesine, yönetim kurulu üyelerinin ibraları ile faaliyet dönemini ilgilendiren ve gerekli görülen diğer konulara ilişkin müzakere yapılır, karar alınır.
(2) Gerektiği takdirde genel kurul olağanüstü toplantıya çağrılır.
(3) Aksine esas sözleşmede hüküm bulunmadığı takdirde genel kurul, şirket merkezinin bulunduğu yerde toplanır.
Şeklinde düzenlenmiş olup, somut olayda şirketin kuruluşundan bu yana genel kurul toplantısı yapılmadığı, bu halde şirket yetkilisi davacının TTK 410.maddenin kendisine verdiği yetkiye dayalı olarak şirket genel kurulunu toplantıya çağırması, yapılacak toplantıda kanunda aranan nisapla yönetim kurulunun seçilememesi halinde yönetim organının mevcut olmadığından bahisle şirkete kayyum atanabileceği anlaşılmış ve bu nedenle davacının "şirketi idare ve temsili için atanması, gerekirse kendisinin denetlenmesi adına bağımsız bir kayyım atanması, iş bu talebin yerinde görülmemesi ve mahkemenin aksi kanaatte olması halinde, şirketi temsil ve idare için tarafsız bir kayyımın atanmasına karar verilmesi " talebi ile açtığı davada hukuki yararının bulunmadığı ( HMK 114/1-h) anlaşıldığından, davanın usulden reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın USULDEN REDDİNE,
2-Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendisi üzerinde bırakılmasına,
4-Sarf edilmeyen gider avansının HMK 333.maddesi uyarınca davacıya iadesine,
Dair, TARAFLARIN YOKLUĞUNDA gerekçle ikararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde İstinaf yasa yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.20/05/2024
Başkan ...
¸e-imzalı
Üye ...
¸e-imzalı
Üye ...
¸e-imzalı
Katip ...
¸e-imzalı
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.