mahkeme 2024/133 E. 2024/285 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2024/133

Karar No

2024/285

Karar Tarihi

16 Nisan 2024

T.C.
ANTALYA
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/133 Esas
KARAR NO : 2024/285
DAVA : Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli)
DAVA TARİHİ : 21/02/2024
KARAR TARİHİ : 16/04/2024

Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Müvekkili ...'un ... yılında ilk ortağı ... ile birlikte ... Limited Şirketi'ni kurduğunu ve şirkete bağlı olarak ... ilçesinde bulunan ... isimli oteli büyük inşa edip işletmeye başladığını, akabinde gerek geniş aile fertlerinin de hissedar olarak söz hakkına sahip olması için, gerekse çocukları tarafından yapılan şantajlara boyun eğerek hisse devirleri yapkığını, ancak ... yılından sonra müvekkilinin şirketin %5'inin üvey oğlu (önceki eşi ...'nin önceki evliliğinden olan) ...'da, kalan %95 hissesinin ise kendisinde kalması sonucunda şirketi ... ile birlikte yönetmeye, ona rehberlik edecek şekilde yönetim kurulu başkan yardımcısı olarak devam ettiğini, müvekkilinin ... tarihinde toplam ... adet hissesinden ... adet hissesini eşi ...'ya devrettiğini, bu kararın şirket ortağı ... ile birlikte ... Ve ... tarafından imzalandığını ve Antalya ... Noterliği tarafından ... tarih ve ... yevmiye numarasıyla tasdik edildiğini, müvekkili ...'nin eski eşinin sahte belgelere dayanarak müvekkiline karşı boşanma davası (Antalya ... Aile Mah. ... E.) ve Mal. Rejiminin Tasfiyesi ve katılma alacağı davası (Antalya ... Aile Mah. ... E.) açtığını ve müvekkilinin ... ve .. A.Ş.'de bulunan hisselerine tedbir konulmasını talep ettiğini, mahkemenin bu talebi kabul ettiğini müvekkilinin hisselerine tedbir koyulduğunu, bununla birlikte; ...'un ve şirketin genel müdürü ... tarafından hakaret, tehdit v.s. şikayetlerle müvekkiline yönelik bir karalama kampanyası gerçekleştirildiğini ve müvekkilnin yoğun bir şikayet ve dava yüküyle karşı karşıya bırakıldığını, iş bu davaya konu olan ve ... tarihinde gerçekleştirilen sahte ve sözde genel kurulda; ... haricindeki kişiler ..., ... ve ...'nin hisse, pay ve oy hakkı olmadan kendilerini oy sahibi/hissedar gibi göstererek ... tarihli genel kurul kararına imza attıklarını, şirketin toplam %95 hissesine sahip müvekkilinin ve eşinin hissedar olmaktan çıkarıldığını ve bu aşamada müştekilerin şirketin uzun zamandır hissedarı değilmiş gibi sahte bir algı yarattıklarını, yukarıda adı geçen kişilerin ve aşağıda ismi belirtilecek olan kişilerin iştirak halinde yaratılan bu illizyona katıldıklarını, özetle hisselerinin/haklarının gaspedildiğini öğrendiğini, yaşanan gelişmeler karşısında kendisini korumaya almaya çalışan müvekkilinin ... tarihli genel kurula katılan; ... (şirketin %5 hissesine sahip), ... (müvekkilin eski eşi, şirkette hissesi yok), ... (şirketin müdürü), ... (... tarihli genel kurulun yazmanı), ... (şirketin mali müşaviri), ... (...'nin oğlu, şirkette hissesi yok) ve ... (...'nin oğlu, şirkette hissesi yok) hakkında şikayetçi olduğunu Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı'nca ... soruşturma numarasıyla yürütülen soruşturma neticesinde şüpheliler ile müvekkili arasında birinci derece akrabalık bulunduğu gerekçesi ve eksik araştırma ile Kovuşturmaya Yer Olmadığına Karar verildiğini ve karara itiraz ettiklerini, itiraz incelemesinin halen sürdüğünü, yukarıda izah edildiği üzere bahsi geçen kişiler her ne kadar ... ve ...'nın şirkette hisselerinin olmadığını iddia etmişler ise de durumun öyle olmadığı, müştekilerin şirkette hisselerinin bulunduğu hususunu ... ve ...'nın ikrar ettiklerini, Müvekkilinin açtığı ve Antalya ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nde ... E. numarasıyla görülen ve Antalya ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... E. numarasıyla görülen davalarda yine ... cevap dilekçesinde; "müvekkilin tek derdinin Aile mahkemesinde görülen mal paylaşımı davasından kurtulmak ve bunun için şirketi iflas eşiğine getirip kelepir fiyatına üçüncü kişilere devredip Türkiye'deki mülkünden kurtulmaktır" ve "Davacı taraf (...) mal paylaşımı davasının sonuçlarından kurtulmak ve ve görünüşte hisselerini bir an önce hukuk dışı yollarla üçüncü kişilere veya şirkete devretmek niyetini ortaya koyduğundan ...... Ticaret Sicilindeki görünen paylarını şirketin iktisap etmesinin talep etmesi...." ifadelerini kullandığını müvekkilinin, şirketin hissedarı olduğunu istemeden de olsa ikrar ettiğini, ...'un aynı zamanda Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... numaralı soruşturması kapsamında verdiği ifadede; ... tarihinde müvekkilin toplam ... adet hissesinden ... adet hissesini eşi ...'ya devrettiği toplantıda kararın altına ve diğer kararların da altına babası (...) tarafından "zorla" imza attırıldığını iddia etmiş ise de hem öğretide hem Türk Ticaret Kanununda yerini alan "Basiretli Tacir" olma ilkesi gereğince şirketin "Yönetim Kurulu Başkanı" sıfatını uzun süredir taşıyan ...'un kendisine "zorla" imza attırılmasını iddiasının arkasına saklanmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, zira kanunda tanımı yapıldığı üzere; “Her tacirin, ticaretine ait bütün faaliyetlerinde basiretli bir iş adamı gibi hareket etmesi lazımdır. (T.T.K. madde 20/2)." bu nedenle ...'un bu iddiasının dinlenilmeden, imzası bulunan hisse devrine ilişkin kararın geçerli olduğunun kabulünün gerektiğini, tüm bu hususlara taraflarınca dikkat çekilmesine rağmen Savcılık tarafından gerekli araştırmaların yapılmadığını ve şüpheliler tarafından verilen çelişkili ifadelerin göz ardı edilerek takipsizlik kararı verildiğini, diğer kişiler ... ve ...'nın ise şirkete başından beri ortak (hatta kurucu ortak) olduğunu, müvekkilinin ... yılından beri şirkette ortak olmadığını" beyan etmiş ise de ... tarihli genel kurula kadar olan süreçte, ticaret sicil gazetesi kayıtlarından da anlaşılacağı üzere; alınan kararlarda ve yapılan toplantılarda bahsi geçen kişilerin son yıllarda adının geçmediği, alınan tüm kararlarda ... ve ...'ın olduğu, müvekkilinin tüm toplantılarda hazirun listesinde yer aldığı, ...'nin hisselerinin bir kısmını ...'ya devrettikten sonra bu kişilerin ortaya çıktığı ve sözde genel kurula katılarak kararların altına imza attıklarının görüldüğünü, davalı şirketin ... tarihli Genel Kurulunun ve devamında yapılan tüm Genel Kurulların ve alınan her Yönetim Kurulu Kararının "Batıl" olduğuna ilişkin tespiti bakımından:
A- Bilindiği üzere Türk Ticaret Kanunu, Anonim Şirket Genel Kurullarının bazı hallerde "Batıl"olduğunu belirtmiş ve ilgilisine herhangi bir süreye tabi olmaksızın dava açma hakkı tanımıştır. Bu doğrultuda TTK'nun 447. Maddesinde "Butlan" başlığı altında düzenlenen bu kanun maddesinde;
"Genel kurulun, özellikle;
a) Pay sahibinin, genel kurula katılma, asgari oy, dava ve kanundan kaynaklanan vazgeçilemez nitelikteki haklarını sınırlandıran veya ortadan kaldıran,
b) Pay sahibinin bilgi alma, inceleme ve denetleme haklarını, kanunen izin verilen ölçü dışında sınırlandıran,
c) Anonim şirketin temel yapısını bozan veya sermayenin korunması hükümlerine aykırı olan,
kararları batıldır." şeklinde açık bir hüküm bulunduğunu, müvekkili ile eşi ...'nın genel kurula katılmasını sınırlandıran ve vazgeçilmez nitelikteki haklarını ortadan kaldıran ... tarihli genel kurulun Mahkemece Batıl olarak tespit edilmesi açısından söz konusu düzenlemenin nazara alınması kanaatinde olduklarını,
B- Aynı şekilde TTK'nun 433. Maddesinde "yetkisiz katılma" başlığı altında düzenlenen maddede:
"Oy hakkının kullanılmasına ilişkin sınırlamaları dolanmak veya herhangi bir şekilde etkisiz bırakmak amacıyla, payların veya pay senetlerinin devri ya da pay senetlerinin başkasına verilmesi geçersizdir.(2) Yetkisiz katılmalarla ilgili olarak her pay sahibi, toplantı başkanlığına itirazda bulunabilir, itirazını ve yönetim kuruluna da itirazda bulunmuş olduğunu tutanağa geçirtebilir." şeklindeki açık hüküm de göz önüne alındığında ... tarihli Genel Kurul'a katılması gereken ancak katılmaları engellenen müvekkil ve eşi ...'nın yerine genel kurula katılarak oy kullanan ve gerçekte oy sınırlaması olan ..., ... ve ...'nin ve onların hukuksuz davranışına iştirak eden ...'un ... tarihli genel kurulda ve devamındaki süreçte aldıkları kararlarda kullandıkları oyların geçersizliğinin tespitini talep ettiklerini,
C- ... tarihli ve Batıl sayılması gereken Genel Kurul ile birlikte ve devamında alınan tüm yönetim kurulu kararlarının da aynı Genel Kurul gibi BATIL olarak tespit edilmesi gerekmektedir. Zira TTK'nda "Batıl Kararlar başlığı altında "391. Maddede yer alan düzenlemede;
"(1) Yönetim kurulunun kararının batıl olduğunun tespiti mahkemeden istenebilir. Özellikle;
a) Eşit işlem ilkesine aykırı olan,
b) Anonim şirketin temel yapısına uymayan veya sermayenin korunması ilkesini gözetmeyen,
c) Pay sahiplerinin, özellikle vazgeçilmez nitelikteki haklarını ihlal eden veya bunların kullanılmalarını kısıtlayan ya da güçleştiren,
d) Diğer organların devredilemez yetkilerine giren ve bu yetkilerin devrine ilişkin,
kararlar batıldır." şeklinde açık hüküm bulunduğunu, buna göre Yasaya aykırı olarak yapılan genel
kurul ile birlikte oluşturulan yönetim kurulu ve devamında alınan yönetim kurulu kararlarının da Batıl olarak tespitinin yapılmasını talep ettiklerini,
Müvekkilin ve Eşi ...'nın davalı şirketin hissedarı olduğuna ilişkin tespit bakımından:
... tarihli Genel Kurul'a katılması gereken ancak katılmaları engellenen müvekkili ve eşi ...'nın yerine genel kurula katılarak oy kullanan ..., ... ve ...'nin ve onların hukuksuz davranışına iştirak eden ...'un arz edilen bilgiler ışığında çeşitli soruşturma ve dava dosyalarında müvekkilinin davalı şirketin %95'ine hissedar iken hissesinin %45'ini ...'ya devrettiği, kalan hisselerini başkalarına devretme riski bulunduğuna ilişkin ikrarlarının, bu ikrarları neticesinde Antalya ... Aile Mahkemesince ... E. numaralı dosya kapsamında müvekkilinin hisselerine tedbir konulması durumunun aslında müvekkilinin ve ... şirketin hissedarı olduğu gerçeğinin bu kişilerin de kabulünde olduğunu ve bu hususun ... Aile mahkemesi vasıtasıyla konulan tedbirin var olmayan hisselere konulamayacağı gerçeğini de gösterdiğini, Antalya Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün ... tarih ve ... sayılı ve şirket hisselerinin ...'inin müşteki ... ve ...'inin ise şüphelilerden ...'a ait (%95'e %5) olduğu tespit ve beyan edildiğine ilişkin yazı ile birlikte müvekkilinin ... tarihinde toplam ... adet hissesinden ... adet hissesini eşi ...'ya devrettiği, ...'un "basiretli Tacir" ve yönetim kurulu başkanı olarak imzaladığı ve Antalya ... Noterliği tarafından ... tarih ve ... yevmiye numarasıyla tasdik edilen kararın da müvekkilinin davalı şirket hissedarı olduğunu ortaya koyan güçlü, inkar edilemez ve yazılı deliller olduğunu, davalı şirketin usulsüz ve kanunsuz şekilde fiilen ele geçirilmesi karşısında büyük hissedarı olduğu şirkette hiç bir kontrolü ve etkisi kalmayan müvekkilinin ve eşi ...'nın şirketteki haklarının zayi olmaması, şirketin telafisi güç zararlara uğramaması ve müvekkilinin de bu zarardan etkilenmemesi için TMK ve TTKNda düzenlenen kayyımlık müessesesinin işletilerek davalı şirketin işbu dava sonuçlanıncaya kadar kayyım (Yönetim Kayyımı) atanmasını talep ettiklerini, neticeten, müvekkili ... ve eşi ...'nın ...nin hissedarı olduğunun tespitine, ...nin ... tarihli genel kurulunun Batıl olduğunun tespitine, ...nin ... tarihli genel kurulu neticesinde oluşturulan yönetim kurulunun bu tarih itibariyle alınan tüm kararlarının Batıl olduğunun tespitine, ...ne dava sonuçlanıncaya kadar yönetim kayyımı atanmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: Davacının gerçekte ve usulüne uygun şekilde hisse sahibi olmadığından, hile ve aldatma yolu ile kendi adına yazdığı hisselerini hızlı bir şekilde üçüncü kişilere devretme şanslarının olmadığını, gerçek manada hisseye sahip olmayan davacının, üçüncü kişilere hisselerini satabilmeleri için öncelikle şeklen kendi adına yazdırdığı hisselere sahip olduğunu ispat etmesi gerektiğini, şirketteki paylarını mali yağmalamaları için davacının tek engelinin, usulsüzlüklerini öğrenen yönetim kurulu başkanı olduğunu, bu sebeple muvazaalı şekilde genel kurul toplantısını tertiplemek maksadıyla şirkete karşı Antalya ... Ticaret Mahkemesinde dava açtıklarını, davacı ...'un Antalya ... Ticaret Mahkemesi'nin ... E, ... K sayılı kararına istinaden, usulsüz bir genel kurul toplantısını yapmaya çalıştığını, şirketin yönetim kurulu başkanının ... tarihinde kayyım gözetiminde yapılmaya çalışılan genel kurul toplantısında usulsüzlük yapılacağını anlayınca, öncelikle genel kurul için tayin olunan kayyım ...’e uyarı mahiyetinde noter marifetiyle ihtarnameler yollayıp TTK’daki usule uymaya davet ettiğini, akabinde atanan kayyım ...’ün cevap vermediğini görünce, Antalya ... Ticaret Mahkemesi ... E, ... K sayılı kararına istinaden usulsüz bir şekilde yapılmaya çalışılan genel kurul toplantısına iştirak edilmesi için resmi talebi ile kayyımın sahte pay sahipleri ile yapmaya çalıştığı genel kurula “Bakanlık Temsilcisini” davet ettiğini, genel kurul toplantısına Bakanlık Temsilcisinin, asayişi sağlamak maksadıyla kolluk kuvvetlerinin, avukatların, tercümanın, hatta ... basın mensuplarını geldiğini gören kayyım ...'ün, şirketin ortaklık yapısı belirsiz olduğundan davacı ile genel kurul toplantısının yapılması mümkün olmadığını beyan ederek, Antalya ... Ticaret Mahkemesi ... K sayılı dosyaya bu yöndeki raporunu sunduğunu, bu tarihten sonra davacının bütün haksız gayretinin boşa çıktığını ve şirket yönetimini ele geçiremeyeceğini anlayınca yeni davalar ikame etmeye başladığını, davacının sadece hisse devrine ilişkin sözleşme ve karşılığında ödediği paranın ispat edilmesiyle bütün davalar sonuçlanabilecek iken, 2013 yılından sonra hiçbir şekilde hisse devir yapılmadığından dolayı davacının HMK 29. m, ve 327/2 hükümlerini ihlal ederek davalarını açmaya devam ettiğini, davacının ileri sürdüğü diğer tüm hususların hem dava konusu ile bir ilgisi olmadığından dolayı hem de beyan edilen vakıaların soyut ve mesnetsiz olduğundan bütün iddialarını reddettiklerini, davacı tarafından aynı konuda ikame edilen Antalya ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası bulunması sebebiyle derdestlik itirazlarının kabulüne ve davacının tüm iddiaları ve taleplerinin haksız ve kötüniyetli olması nedeniyle davanın usulden reddine, Mahkeme aksi kanaatte ise davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
HMK'nun 166/1 maddesi "Aynı yargı çevresinde yer alan aynı düzey ve sıfattaki hukuk mahkemelerinde açılmış davalar, aralarında bağlantı bulunması durumunda, davanın her aşamasında, talep üzerine veya kendiliğinden ilk davanın açıldığı mahkemede birleştirilebilir." hükmünü, aynı kanunun 166/4 maddesi ise "Davaların aynı veya birbirine benzer sebeplerden doğması ya da biri hakkında verilecek hükmün diğerini etkileyecek nitelikte bulunması durumunda , bağlantı var sayılır" hükmünü içermektedir.
Antalya ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasının UYAP sistemi üzerinden temini ile yapılan incelemesinde; Davacı ... tarafından davalılar ....A.Ş., ... aleyhine açılan davada;
" Antalya ...Noterliğinin ... tarih ve ... yev.nolu tasdikine konu Pay ve Paydaş kaydının sahteliği ve yolsuz tescil olduğu gerekçesi ile mesnet Yönetim Kurulu pay ve paydaş kaydına dair kararının butlan nedenli iptaline,davalılara ... tarihli genel kurul kararında gösterilen paylarına dair devir işlemlerinin iptallerine,
- Butlana konu Yönetim kurulu kararı nedeni ile Sahte pay ve paydaş listesine göre genel kurul yapılamayacağından ... tarihli Genel Kurul'un iptaline,
- ... tarihli genel Kurul kararlarının yokluk hükmünde olması nedeni ile iptaline,
- Ticaret Sicil Gazetesi ... tarih-... sayı-... sayfa ilanının terkinine,
- Antalya ...Noterliği'nin ...tarih ve ... yevmiye numara tasdikli Olağanüstü genel Kurul kararında belirtilen pay ve paydaş kaydının geçerliliğini Koruduğuna ve pay defterine aynen yazılmasına," karar verilmesinin talep edildiği, dava tarihinin ... olduğu belirlenmiştir.
Tüm dosya kapsamı birlikte incelendiği ...; mahkememizde Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli) talebiyle açılan dava dosyası ile Antalya ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası dosyası arasında, hukuki ve fiili irtibat bulunduğu anlaşıldığından, Mahkememiz dosyasının Antalya ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Mahkememizin bu dosyasıyla Antalya ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası arasında şahsi ve fiili irtibat bulunduğu anlaşılmakla, her iki dosyanın HMK.'nun 166. maddesi gereğince hukuki irtibat nedeniyle BİRLEŞTİRİLMELERİNE,
2-Yargılamaya Antalya ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosya üzerinden DEVAMINA,
3-Mahkememiz dosyanın Antalya ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dava dosyası içerisine GÖNDERİLMESİNE,
4-Harç, yargılama gideri ve vekalet ücretinin birleştirilen dosyada nihai kararla değerlendirilmesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı esas hakkında verilen karar ile birlikte yasa yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 16/04/2024

Başkan ...
¸e-imzalı
Üye ...
¸e-imzalı
Üye ...
¸e-imzalı
Katip ...
¸e-imzalı

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim