Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2024/10
2024/777
11 Aralık 2024
T.C.
ANTALYA
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/10 Esas
KARAR NO : 2024/777
DAVA : Menfi Tespit (Ticari İşletme Kirası Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 05/01/2024
KARAR TARİHİ : 11/12/2024
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Ticari İşletme Kirası Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
I. İDDİANIN ÖZETİ:
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket tarafından 2020 ve 2021 yılları için ... isimli teknenin ... işletmeciliği kiralama yoluyla davalıya verildiğini, taraflar arasında aksi kararlaştırılmadığı için ve ülkemizde 2020 ve 2021 yılları arasında etkin olan COVİD-19 pandemisi nedeniyle 2020 yılına ilişkin düzenlenen kira sözleşmesi 2021 yılı için de aynı şekilde geçerli kabul edilerek davalı tarafından anlaşmaya konu ... işletilmeye devam edildiğini, kira sözleşmesi sürecinde müvekkil şirket tarafından taahhüt edilen 15.000 misafir (müşteri) sayısının çok üzerinde bir sayı teknede misafir edilmiş olmasına rağmen davalı tarafından kira sözleşmesi sürecinde yalnızca 788 müşteri sayısına ulaşıldığı iddia edilerek ... € ceza bedelinin ödenmesi istemiyle müvekkil şirkete ihtarname gönderildiğini, öncelikle davalı tarafından müşteri sayısına dair yapılan hesaplamanın herhangi bir dayanağı bulunmadığını, yine ... tarihli ihtarnamede belirtilen ... tarihli sözleşmenin içeriği de belirsiz olduğunu, ihtarnameye konu kira sözleşmesinin yapıldığı tarihte müvekkil ..., müvekkili şirketin yetkilisi olmadığı gibi şirket adına sözleşme imzalama yetkisine de haiz olmadığını, davalı tarafından müvekkiller aleyhine Antalya Genel İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyası ile icra takibi başlatılmıştır. Müvekkillerin davalıya böyle bir borcu bulunmadığını, kira sözleşmesinin imzalandığı ... tarihinde müvekkil ...'nin yetkilisinin tespitine, ... tarafından müvekkil şirkete fazla yolcu taşımacılığı nedeniyle kesilen cezalara ilişkin belgelerin teminini, davanın kabulünü, haksız ve kötüniyetli olarak açılan takibin öncelikle teminatsız; mahkeme aksi kanaatteyse uygun görülecek bir teminat karşılığında durdurulması amacıyla ihtiyati tedbir kararı verilmesine akabinde takibin iptaline, davalı aleyhine alacağın % 20’si üzerinden kötüniyet tazminatına mahkum edilmesini talep ve dava etmiştir.
II. SAVUNMANIN ÖZETİ:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili aleyhine Antalya Genel İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı icra takibine ilişkin menfi tespit davası açıldığını, kira sözleşmelerinden kaynaklanan uyuşmazlıklarda görevli mahkemenin Sulh Hukuk Mahkemeleri olduğunu, davacının takibe süresinde itiraz etmediğini, zamanaşımı itirazını ileri sürmediğini, borcu kabul edip ödeme yaptığı için hukuki yararı bulunmayan kişinin menfi tespit davası açmasının mümkün olmadığını, borçlunun ödeme emrine itiraz etmeyerek ödeme yapmasının borcu kabul ettiği anlamına geldiğini, müvekkili ile karşı şirket arasında; ... isimli teknenin ... işletmeciliğinin kiralanmasına ilişkin ... tarihli kira sözleşmesi akdedildiğini, ilgili sözleşme ile taraflarca, müvekkilinin toplamda ... EURO karşılığında ...-... tarihleri arasında söz konusu teknenin ... kiracı olarak işletmesi hususunda anlaşıldığını, işbu sözleşme uyarınca müvekkili tarafından ... EURO ... tarihinde davacı ...'ün kişisel hesabına ödendiğini, ancak söz konusu sözleşme süresi içinde, kiraya veren davacı şirket tarafından taahhüt edilen 15.000 müşteri getirilmediğini, süre içerisinde yalnızca 788 müşteri sayısına ulaşıldığını, işbu sebeplerle karşı taraf şirkete Antalya ... Noterliği ... yevmiye numaralı ... tarihli ihtarname gönderilmiş ise de davacı şirket tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığını, davacının ihtiyati tedbir talebinin hukuka aykırı olduğunu, söz konusu olayda ihtiyati tedbir şartları oluşmadığını, öncelikle görevsiz mahkemede açılan davada görevsizlik kararı verilmesini, bu talep yerinde görülmez ise davanın reddini, davacının % 20 den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
III. ÇEKİŞMELİ VAKIALAR HAKKINDA TOPLANAN DELİLLER
Antalya Genel İcra Dairesinin .../... Esas sayılı dosyasının UYAP sistemi üzerinden celp edilmiş, ... Ticaret Sicil Müdürlüğünden davacı ...' nin sicil dosyası ve 2020 ve 2021 yılına ilişkin şirket yetkililerini gösterir belgeler istenmiş, gelen müzekkere cevapları dosya arasına alınmıştır.
IV. DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEPLER VE VARILAN SONUÇ
Dava icra takibinden sonra açılan menfi tespit davasıdır.
Davacı borçlulardan ...'nin yetkilisi ...'ün imzası ile ... ile davalı arasında ...-... tarihleri arasında davacı şirkete ait ... isimli tekninin ... işletmeciliğinin davalıya kiralanmasına dair kira sözleşmesi mevcuttur. Taraflar arasında kira bedelinin diğer davacı ... hesabına ödendiği ve sözleşmenin 2021 yılı için aynı şartlarda devam ettiği ihtilafsızdır. ... Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün kayıtlarından anlaşıldığı üzere sözleşme devam ederken ... tarihinde ... davacı şirketin yetkilisi haline gelmiştir. Sözleşmenin 2021 yılında aynı şartlarda devam etmesi TBK 46.madde anlamında işlemin onandığı anlamına gelmektedir. Şu halde davacının sözleşmedeki imzanın şirketin yetkili temsilcisine ait olmadığı yönündeki iddialarını kıymet verilmemiştir.
Antalya Genel İcra Müdürlüğü'nün .../... E. sayılı icra dosyasında takibin dayanağı belge yoktur. Davalı takip dayanağının Antalya ... Noterliği ... yevmiye numaralı ... tarihli ihtarnamede açıklananlar olduğunu savunmaktadır. Buna göre; davalı kiracı, kiraya veren ... ile arasındaki ... tarihli kira sözleşmesinin cezai şartlar başlıklı 6. Maddesinin " kiraya veren, kiracıya kira süresi içerisinde 15.000 misafir (müşteri) getireceğini taahhüt eder. Taahhüt edilen misafir sayısına ulaşılamaması durumunda, gelen misafir kişi sayısı ... Euro ile çarpılarak ödenmiş olan kira bedelinden düşülür, geri kalan miktar kiracıya geri ödenir.” şeklindeki hükmü uyarınca 15.000 müşteri yerine sadece 788 müşteri gelmesine ve icra takip borcunun cezai şart alacağı olduğunu savunmaktadır.
Cezai şart, sözleşmede kararlaştırılan ve sözleşme koşullarını ihlal eden tarafın karşı tarafa ödemeyi yükümlendiği bir edim borcu olup, sözleşmedeki asıl edim borcunun fer'i niteliğindedir. Borçlar Kanunu'nun 158. (6098 sayılı TBK m. 179) maddesinde üç fıkra halinde düzenlenen cezai şartı, kural olarak uygulama alanı itibariyle üç grupta toplamak mümkündür. Buna göre; seçimlik ceza, ifaya ekli ceza ve dönme cezasıdır.
Seçimlik ceza, sözleşme ile üstlenilen edim borcunun hiç ifa edilmemesi veya noksan ifası ile, edimden borçlu kalan taraf için cezai şart kararlaştırılmış ise, edim borcunu yerine getirmeyen borçlu hakkında edim alacaklısı akdi feshetmek koşulu ile cezai şartın kendisine ödenmesini talep edebilir. Böylece akti bağlantısını sürdüren tarafın seçimlik cezaiyi isteyemeyeceğini kabul etmiştir. Ancak, bu kuralın aksi taraflarca kararlaştırılabilir.
İfaya ekli ceza, sözleşme ile üstlenilen edimin belirlenen zamanda tamamlanıp teslim edilmemesi veya sözleşmede kararlaştırılan koşullarla edimin yapılmamış olması halinde ödenmesi kabul edilen cezadır. Edimin yüklenici tarafından sözleşme süresinden sonra gecikmeli olarak yapılması üzerine ifaya ekli cezai şartın istenebilmesi için Yasa'nın hükmünde açıkça belirtildiği üzere, teslim sırasında iş sahibinin cezai şart hakkını saklı tuttuğunu bildirmesi ve sözleşmeden dönülmemiş olması gerekir. İhtirazi kayıt beyan edilmeden edimin alınması, teslimi, ceza hakkından vazgeçilmesi niteliğindedir.
Dönme cezası, yapılan sözleşmede belli bir cezanın ödenmesi suretiyle taraflara veya taraflardan birine akitten dönme hakkı tanınabilir. Bu takdirde kendisine bu hak tanınan taraf veya hakkın her iki tarafa tanındığı durumlarda, taraflardan biri bu cezai şartı ödemek suretiyle akitteki yükümlülüğünden kurtulur.
Cezai şarta ilişkin, yukarıda yapılan açıklamalardan sonra somut olaya gelindiğinde, davacının dayandığı sözleşme maddesindeki cezai şart, ifaya ekli cezai şarttır. Somut olayda davacı taraflar cezai şart başlıklı maddede geçen 15.000 müşteri kıstasının tarafınca sağlandığını, davalı taraf ise sağlanmadığını iddia etmektedir. Menfi tespit davasında ispat yükü, kural olarak davalı alacaklıya düşer; fakat davacı borçluya düştüğü hâller de vardır; davacı, davalının varlığını iddia ettiği hukukî ilişkiyi sadece inkâr etmekle yetinmekte ise yani bu hukukî ilişkinin hiç doğmadığını ileri sürmekte ise ispat yükü davalıya düşer. Çünkü hukukî ilişkinin varlığını iddia eden davalı olduğu için ispat yükü davalı alacaklıya düşer (6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) m. 190; 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu (TMK) m.6) Fakat, menfi tespit davasını açan davacı (borçlu), davalının (alacaklı) varlığını iddia ettiği hukuki ilişkinin hiç doğmadığını iddia etmeyip, bilakis bu ilişkinin doğduğunu bildirerek başka bir nedenle hukuki ilişkinin geçersiz olduğunu veya son bulduğunu ileri sürmekte ise bu iddiayı ispat yükü TMK'nın 6. maddesi gereğince davacıya düşer. Örneğin; alacaklının dayandığı senedin karşılıksız olduğunu ispat yükü, davacıya (borçluya) düşer. Somut olayda da davacı tarafından akdi ilişki inkar edilmeyip 15.000 müşterinin davalıya sağlandığı iddia edildiğinden, bu müşterilerin sağlanmadığından ziyade sağlandığının iddia edilmesi ile başka bir ifade ile olmayan bir şeyin aksine var olan bir durum ileri sürüldüğünden ispat yükü davacı üzerine geçmiştir. Davacı taraf ticari defterlerini ibraz etmediğinden, müşteri tedarikinin gerçekleştiğini HMK 200. Ve devamı maddeleri uyarınca yazılı delille ispat edemediğinden ve yemin deliline de dayanmadığından davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. Davacı yararına ihtiyati tedbir kararı verilmediğinden davalı yanın İİK 72/4 uyarınca tazminat talebinin reddi gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın REDDİNE,
2-Davalı yanın İİK 72/4 uyarınca talep ettiği kötü niyet tazminatı talebinin reddine,
3-Alınması gerekli ... TL harçtan peşin alınan ... TL harcın mahsubu ile artan ... TL harcın istemi halinde davacıya iadesine,
4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
5-Davalı tarafından yapılan ... TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan ... TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
7- 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13. Maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen ... TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
8-Yatırılan avanstan kullanılmayan kısmın, HMY’nin 333/1. maddesi gereğince karar kesinleştikten sonra, re’sen ilgilisine geri verilmesine, gider avansı tarifesi’nin 5. maddesi gereğince hesap numarası bildirilmiş ise ödemenin elektronik ortamda hesaba aktarmak suretiyle yapılmasına, hesap numarası bildirilmemiş ise artan kısmın masrafı avanstan karşılanmak suretiyle PTT merkez ve işyerleri aracılığıyla adreste ödemeli olarak ilgilisine gönderilmesine,
Dair, Davacılar vekili ile Davalı vekilinin yüzlerine karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Antalya Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 11/12/2024
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.