Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2025/318
2026/101
29 Ocak 2026
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 35. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/318 - 2026/101
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
35. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2025/318
KARAR NO : 2026/101
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 07/02/2025
NUMARASI : 2024/745 Esas 2025/106 Karar
DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali
KARAR TARİHİ : 29/01/2026
GEREKÇELİ KARAR
YAZILMA TARİHİ : 29/01/2026
Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı aleyhine Ankara 3. İcra Müdürlüğü’nün 2024/58593 Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalı tarafın bu takibe itiraz ettiğini, kazaya konu ... plaka sayılı aracın ... Filo Kiralama Şirketine ait olduğunu, ... Filo Kiralama Şirketi tarafından davalı şirkete uzun süreli olarak kiralandığını, 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 3. maddesi gereği söz konusu rücu dosyalarında ödenilen tazminatın rücusunun talep edilebileceği kişinin araç işleteni olduğunu, dosya kapsamında ve ekte sunulu delillerde de davalı şirketin aracın uzun süreli olarak kiralaması nedeni ile araç işletenin davalı taraf olduğunu, dosyada bulunan ve taraflarca düzenlenen maddi hasarlı trafik kazası tespit tutanağı raporu ile olay yeri krokisi; ''24/07/2024 tarihinde saat 17:00 sularında sürücü ... idaresindeki ... plakalı araçla Atatürk Bulvarını takiben Kızılay istikametine seyri sırasında ön ilerisinde seyreden ... plakalı araca arka kısımdan çarpması sonucu gerçekleşen maddi hasarlı trafik kazasında; sürücü ...'ın 2928 sayılı KTK'nun 56/1-c maddesini ihlal ettiğini, sürücü ...'in bu kazada kusur ihlalinin olmadığı kanaatine varıldığını, dava dışı sürücü ... KTK 56/1-C maddesi gereği güvenli ve yeterli mesafeden izleme kurallarını ihlal ederek trafik güvenliğini tehlikeye düşürmüş olup, %100 asli kusurlu olduğunu, Türkiye Dış İşleri Bakanlığı'nın internet sayfasında açıkça; ''Dış ülkelerden alınmış olan sürücü belgeleri ile ülkemizde araç kullanılması ve türk sürücü belgeleri ile değiştirilmesi, b) Yabancıların dış ülkelerden aldıkları sürücü belgeleri ile ülkemizde araç kullanmaları; 1) Dış ülkelerden alınan sürücü belgeleri ile ülkemize giriş yapıldığı tarihten itibaren en fazla altı ay süreyle araç kullanılabilir. 2) Altı ayın sonunda ülkemizde araç kullanılabilmesi için dış ülkelerden alınan sürücü belgelerinin ülkemiz sürücü belgesi ile değiştirilmesi zorunludur.'' denildiğini, dava dışı sürücünün Çin uyruklu olduğunu, pasaport giriş çıkış ve ehliyet bilgileri kaza tutanağında yahut sair evraklarda bulunmadığını, taraflarınca davalı taraftan işbu pasaport ve ehliyet belgesi, icra takibi öncesinde ve sonraki süreçte talep edilmiş olup, söz konusu evrakların davalı tarafça sunulmadığını, dava dışı sürücünün ehliyetinin Türkiye'de geçerli olmadığını, dava dışı sürücü ... idaresindeki ... plakalı araç müvekkil şirket nezdinde 1070494923 numaralı Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi ile ... Filo Kiralama Şirketi adına sigortalı olduğunu, dava dışı başvurucu ... Otomotiv Turizm İnşaat Sanayi Limited Şirketinin müvekkili şirkete değer kaybı ve hasar tazminatı başvurusunda bulunulduğunu, müvekkili şirket tarafından işbu başvuru neticesinde ödeme yapıldığını, dava dışı başvurucu tarafından işbu ödemenin akabinde Sigorta Tahkim Komisyonu'nun 2023.E.390397 Esas ve K-2024/86753 Karar sayılı kararı ile başvuruda bulunulduğunu ve müvekkili şirket aleyhine değer kaybı ve hasar tazminatına hükmedilmediğini, söz konusu hükmün dava dışı başvurucu tarafından Ankara Batı İcra Dairesi'nin 2024/10080 E. sayılı dosyası ile ilamlı icra takibine konu edildiğini ve müvekkili şirket tarafından işbu icra dairesine ödeme yapıldığını, müvekkili şirket tarafından dava dışı başvurucunun hasar ve değer kaybı zararlarının tazmin edildiğini, bu kapsamda yapılan ödemelerin de tevkifat kapsamında ödendiğini, 7194 sayılı Kanun'un 16.maddesi ile 193 sayılı Gelir Vergisi Kanun'un 94.maddesine, ikinci fıkrasından sonra gelmek üzere fıkra eklenmiş, değişiklik 07.12.2019 tarihinde yürürlüğe girdiğini, Avukatlık hizmetleri karşılığı yapılan ödemelerden 193 Sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun 94'üncü maddesi uyarınca gelir vergisi tevkifatı, 3065 sayılı KDV Kanunu'nun 9'uncu maddesi ve KDV Genel Uygulama Tebliği Hükümleri uyarınca belirli hallerde KDV tevkifatı yapılmadığını, Gelir Vergisi tevkifatı ile ilgili olarak 7194 sayılı Kanun'un 16'ncı maddesi ile, KDV tevkifatı ile ilgili olarak da 35 Seri Nolu KDV Genel Tebliği ile çeşitli değişiklikler yapıldığını ve bu değişikliklerin uygulanmaya başlandığını, hükmün yürürlüğe girdiği tarihten itibaren söz konusu ödemelerde tevkifat yapılması zorunlu olduğunu, bu kapsamda sunulan ödemeye dair belgelerde bu hususun da göz önüne alınması gerektiğini, dava dışı başvurucuların zararının giderildiğini, dava dışı sürücünün pasaport giriş çıkış ve ehliyet bilgilerinin bulunamadığını, bu nedenle müvekkili şirket tarafından yapılan ödemelerin rücusunun tahsili amacıyla müvekkili şirket bünyesinde ... FİLO KİRALAMA şirketi kapsamında poliçesi bulunan ... Makine Sanayi ve Ticaret A.Ş aleyhine Ankara 3. İcra Müdürlüğü’nün 2024/58593E sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, ... Makine Sanayi ve Ticaret A.Ş. tarafından kötü niyetli ve haksız itirazları sonucu takibin durdurduğunu belirterek, davalı tarafın Ankara 3. Genel İcra Dairesi'nin 2024/58593E sayılı dosyasına haksız ve yersiz olarak yaptığı itirazların iptaline ve takibin devamına, %20'den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili şirketin huzurdaki işbu davanın tarafı olamayacağını, davacının davayı aracı idaresinde bulunan kişiye yöneltmek yerine müvekkiline yönelttiğini, davanın husumet yönünden reddi gerektiğini, davaya konu Ankara 3. İcra Dairesi 2024/58593 sayılı dosyanın takip talebi incelendiğinde, davanın kaynağını oluşturan kazaya ilişkin hakem heyeti kararı, faiz ve ödemeler ile takip talebinde yer alan kalemler ve tutarların örtüşmediğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte, basit hali ile hakem heyeti kararına istinaden kazaya karışan ... plakalı araç için ödenmesi kararlaştırılan hasar değeri ve değer kaybı için ile masraf ve vekalet ücretinin toplamı 55.732,34-TL olmakla birlikte takip talebinde 67.177,87 TL değerinde bir kalemin bulunduğu ve faiz işletildiğinin görüldüğünü, davacının bu tutara nasıl ulaştığına ilişkin bir açıklama ve dekontun dosyada bulunmadığını, davacının gerçekten bu ödemeleri yapıp yapmadığının da bilinmediğini, davada taraf sıfatının bulunmaması nedeniyle daha sonra yasal zemini oluşmayan alacak yönünden başlatılan icra takibine konu itirazın iptali davasının esastan reddini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre; dava dışı sürücü ... idaresindeki ... plakalı aracın, davacı sigorta şirketi tarafından 1070494923 numaralı Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi ile dava dışı ... Filo Kiralama Şirketi adına sigortalı olduğu, sigortalı aracın karıştığı 24.07.2024 tarihli trafik kazası neticesinde, kazada zarar gören aracın dava dışı maliki ... Otomotiv Turizm İnşaat Sanayi Limited Şirketi tarafından davacı sigortacı şirkete yapılan başvuru ve akabinde yapılan ödemeye rağmen, dava dışı zarar gören tarafından işbu ödemenin akabinde Sigorta Tahkim Komisyonu'nun 2023.E.390397 Esas ve K-2024/86753 Karar sayılı kararı ile başvuruda bulunulduğu, verilen kararın Ankara Batı İcra Dairesi'nin 2024/10080 E. sayılı dosyası ile ilamlı icra takibine konu edildiği, davacı şirket tarafından icra dairesine ödeme yapıldığı, akabinde davalı (uzun süreli kiralayan) şirkete rücuen tahsil amacıyla icra takibi başlatıldığı, sigortacının, sigortalısına rücu hakkının Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının B.4 maddesinde düzenlenmiş olup, B.4. Zarar Görenlerin Haklarının Saklı Tutulması Ve Sigortacının Sigortalıya Rücu Hakkı başlıklı maddede; ödemede bulunan sigortacının, sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre, tazminatın kaldırılmasını veya azaltılmasını sağlayabileceği oranda kazaya sebebiyet veren sigortalıya rücu edebileceği, sigortalıya ........ bedeni hasara neden olan trafik kazalarında sigortalının veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin, tedavi veya yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitme, can güvenliği nedeniyle uzaklaşma gibi zorunlu haller hariç olmak üzere, olay yerini terk etmesi veya kaza tutanağı, alkol raporu vb. kazanın oluş koşullarına ilişkin gereken belgelerin düzenlenmesi yükümlülüğüne aykırı davranması halinde rücu edilebileceğinin hüküm altına alındığı, ZMSS şirketi tarafından sadece sigorta sözleşmesinin tarafı (akidi, sigortalısı) hakkında belirtilen sebeplere dayanılarak dava açılabilecek olup, herhangi bir nedenle araç işleteninin değişmesi husumetin sigortalı yerine işletene ait olmasını sağlamadığı (Ankara BAM 35 HD. 28.11.2022 tarih, 2022/459 Esas ve 2022/701 Karar), somut olayda, davacı, dava dışı sigortalı (kendi akidi ) ... Filo Kiralama şirketince aracın uzun süreli olarak kiraya verildiğini, kendi akidinin işleten sıfatı bulunmadığını bu nedenle icra takibini davalı uzun süreli kiralayan şirket hakkında yaptıklarını iddia etmişse de, Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Poliçe Genel Şartlarının B.4/2 maddesinde; “Ödemede bulunan sigortacı, sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre, tazminatın kaldırılmasını veya azaltılmasını sağlayabileceği oranda sigorta ettirene rücu edebilir” hükmü mevcut olup, şu halde, davacı sigorta şirketinin söz konusu davayı ancak kendisiyle sözleşme yapan akidine karşı açabileceği, eldeki davanın davalıya yöneltilemeyeceği gerekçesiyle; "Davanın REDDİNE" karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı ... Sigorta Şirketi vekili istinaf dilekçesinde; kazaya konu ... plakalı araç, ... Filo Kiralama A.Ş.'ye ait olup, uzun süreli kiralama sözleşmesi kapsamında davalı şirkete kiralandığını, söz konusu kiralama sözleşmesi, dava dilekçesi ekinde mahkemeye sunulmuş olup, davalı şirketin araç üzerinde uzun süreli kullanım hakkına sahip olduğu ve fiili işleten sıfatını haiz olduğunu, yerel mahkeme kararında, Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın B.4/2 maddesine atıfta bulunularak, davanın yalnızca sigortalıya yöneltilebileceğini belirtildiğini ve bu gerekçeyle davanın reddine karar verildiğini, ancak, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 85. maddesinde; "bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne, yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, işleten sayılan kişi (veya kişiler) bu zarardan sorumludur ve sigorta şirketleri tarafından ödenen tazminatlar bu kişilere rücu edilebilir" denildiği gibi, aynı Kanun'un 3. maddesinde işletenin kim olduğu açık bir şekilde düzenlenmiş olup, yerel mahkemenin işbu kanun maddeleri karşısında yalnızca genel şartlara dayanarak karar vermesinin normlar hiyerarşisine aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE
Davacı vekilinin HMK.nın 355. maddesi gereğince, istinaf sebepleri ile sınırlı olarak, dosya içerisindeki bilgi ve belgeler, mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonunda;
Dava, davacı sigorta şirketi tarafından, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta poliçesi kapsamında zarar gören üçüncü kişiye ödenen tazminatın Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının B.4. maddesi gereğince rücuen tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Karayolları Trafik Kanunu’nun 85/1'inci maddesinde; “Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar”; 85/son maddesinde ise, “işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur” hükümlerine yer verilmiş ve kanun koyucu 91/1' inci maddede işletenlerin, bu Kanun’un 85/1 maddesine göre, olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmalarını zorunlu kılmıştır.
Anılan maddede düzenlenen ve uygulamada “trafik sigortası” olarak da adlandırılan zorunlu mali mesuliyet sigortası, karayollarında motorlu araç işletenin üçüncü kişilere verdiği bedensel zararlar ve eşya zararlarından dolayı onun mali ve hukuki sorumluluğunu üçüncü kişilere karşı güvence altına alan, bir yandan sigorta ettirenin üçüncü kişilere verebileceği zararlardan dolayı sigorta ettirenin mal varlığındaki azalmayı önlemeyi, diğer yandan da sigorta ettirenin eyleminden zarar gören üçüncü kişilerin zararlarının giderilmesini amaçlayan, hem sigorta ettiren hem de onun eylemiyle zarar gören kişilerin menfaatlerini dengeleyen kendine özgü bir sigorta türüdür (Rauf Karasu: Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası, Ankara 2016, s. 22).
2918 sayılı Kanun’un 95'inci maddesi ile sigorta sözleşmesinden veya sigorta sözleşmesine ilişkin Kanun hükümlerinden doğan ve tazminat yükümlülüğünün kaldırılması veya miktarının azaltılması sonucunu doğuran hâllerin zarar görene karşı ileri sürülemeyeceği, ödemede bulunan sigortacının, sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre, tazminatın kaldırılmasını veya azaltılmasını sağlayabileceği oranda sigorta ettirene başvurabileceği hüküm altına alınmıştır.
Burada düzenlenen rücu hakkı kaynağını sigorta sözleşmesi ilişkisinden almaktadır.
Eş söyleyişle; bu rücu hakkının kaynağını halefiyet ilkesinden almamakta, sözleşme ve Kanun gereği sigorta ettirene karşı defi hakkı bulunan sigortacının, bu hakka dayanarak kendi akidine dönmesini sağlamaktadır (Işıl Ulaş: Uygulamalı Zarar Sigortaları Hukuku, Ankara 2012, s:1010 ).
Bu yönde açılan rücu davası, temelinde sözleşmeye aykırılık hükümlerine dayalı bir davadır ve dava konusu talebin muhatabı sözleşmenin karşı tarafı yani sigorta ettirendir. Sigortaya konu aracın uzun süreli kiraya verilmesi nedeniyle sigorta ettirenin işleten sıfatını haiz olup olmaması sigorta ettiren ile kiracı arasındaki iç ilişkiyi ilgilendirir ve 2918 sayılı Kanun’un 95/2'inci maddesine dayalı olarak görülen rücu davası (menfi tespit ) yönünden hüküm ifade etmez. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 13.12.2023 tarih ve 2022/4-1129 Esas, 2023/1234 Karar sayılı ilamı)
Poliçe tanzim tarihinde uygulanan Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının B.4. c. maddesinde, “tazminatı gerektiren olay, aracın Karayolları Trafik Kanunu hükümlerine göre gereken ehliyetnameye sahip olmayan kimseler tarafından sevk edilmesi” nedeniyle meydana gelmesi halinde sigorta şirketinin sigortalısına üçüncü kişiye ödediği tazminatı rücu edebileceği düzenlenmiştir.
Talebin dayanağı 2918 sayılı Kanun’un 95/2 ve Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın B.4. c.maddesi olup, ileri sürülen bu sübjektif hakkın muhatabı,“sigorta ettiren” olduğundan davalının taraf sıfatının bulunmadığı açıktır.
Açıklanan nedenlerle usul ve yasaya uygun ilk derece mahkemesi kararına karşı davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK’nın353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;
1-Davacı Sigorta vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL karar harcından peşin alınan 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 116,60 TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
3-Davacı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-Gider avansından artan kısım varsa karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
5-Kararın tebliği, kesinleştirme, harç ve gider avansı iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK.nın 362/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 29/01/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Başkan
Üye
Üye
Katip
- Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.